Rezervlerde büyük düşüş


Yatırım Finansman 'da YF Yüzyüze ile görüntülü görüşme yaparak kolayca hesabınızı açabilir ve sermaye piyasalarında anında işlem yapmaya başlayabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) haftalık para banka ve menkul kıymet istatistiklerini yayımladı. TCMB’nin döviz rezervi erimeye, Borsa İstanbul’daki yabancı yatırımcılar ise çıkmaya devam ediyor.
💵 Döviz rezervi: TCMB’nin toplam döviz rezervi 12 Mayıs ile biten haftada 9 milyar USD birden azalarak 105,1 milyar USD’ye geriledi. Veriyle birlikte, toplam rezervde yıl başından bu yana yaşanan erime 23,6 milyar USD’ye yükseldi. Rezervde azalış trendi 14 Nisan ile biten haftadan bu yana devam ediyor ve bu süreçte yaşanan toplam erime 16,4 milyar USD’ye ulaşmış durumda. Bu hafta yaşanan azalışın 7,6 milyar USD’lik kısmı döviz, 1,4 milyar USD’lik kısmı ise altın rezervlerinde gerçekleşti. Veriyle birlikte TCMB’nin net döviz rezervi Şubat 2002’den bu yana görülen en düşük seviyeye geriledi ve 2,3 milyar USD oldu. Swaplar hariç net rezervler ise -57,8 milyar USD seviyesinde.
💰 Kur korumalı mevduat: Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından yayımlanan haftalık verilere göre toplam mevduat hacmi 10,4 trilyon TL ile sabit kalırken, kur korumalı mevduat hesaplarının toplam hacmi 144 milyar TL’lik rekor girişle 2,35 trilyon TL’ye ulaştı. Veriyle birlikte kur korumalı mevduat hacminin toplam mevduat pastası içinden aldığı pay %22,6 oldu. Söz konusu hacimde artış trendinin güçlü şekilde devam etmesi, özellikle son dönemde iyileşen mevduat faizleri ile olası bir kur şokuna karşı güvence olarak değerlendiriliyor.
📉 Portföy yatırımları: Yurt dışında yerleşik yatırımcılar, 14 Mayıs ile biten haftada 135 milyon USD tutarında daha hisse senedi satışı yaptı. Böylelikle endekste çıkış serisi üçüncü haftasına taşınırken bu süreçte yaşanan toplam satış 357 milyon USD oldu. Veriyle birlikte, yıl başından bu yana yaşanan çıkış 1,1 milyar USD’yi aştı. Ayrıca Borsa İstanbul’da yabancı satışı üçüncü haftasına taşındı. Veriyle birlikte, yabancı yatırımcıların hisse senedi portföyü içindeki payı %30 seviyesinde bulunuyor. Yatırımcıların toplam stoku ise 24,9 milyar USD.
Borsa İstanbul 100 endeksinde dünkü %3,4’lük kayıpla birlikte haftalık düşüş %7,1’e ulaştı. Endekste aylık değer kaybı %10,3; yıl başından bu yana görülen kayıp ise %18,3 seviyesinde.
Devlet iç borçlanma senedi piyasasında ise 31 milyon USD tutarında bir satış söz konusu. Yabancı yatırımcıların devlet iç borçlanma senedi stoku 2,1 milyar USD seviyesindeki seyrini koruyor.
💲Uluslararası Yatırım Pozisyonu: Ülkemizin yurt dışı varlıklarıyla yurt dışına olan yükümlülüklerinin netleştirilmesi ile hesaplanan uluslararası yatırım pozisyonu (UYP) mart ayı sonu itibarıyla -247,4 milyar USD oldu. Bu açık, yıl sonunda 277,7 milyar USD seviyesindeydi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından açıklanan haftalık verilerde döviz rezervinde düşüş serisinin devam ettiği görülüyor. Geçtiğimiz hafta yaşanan 9 milyar USD’lik düşüşle net rezervler son 21 yılın en düşük seviyesine geriledi.
19 May 2023

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Fed’in 25 baz puanlık faiz artışı, küresel tahvil piyasalarında yalnızca politika faizinin bir kademe daha yükselmesi anlamına gelmiyor. Kararın piyasa açısından daha önemli tarafı, ABD’de para politikasının beklenenden daha uzun süre sıkı kalabileceğine yönelik algının güçlenmesi. Bu noktada küresel tahvil piyasasının en önemli referansı ABD 10 yıllık tahvil faizi olmaya devam ediyor.

SPK'nın 131 fonu tasfiye etmesiyle 455 bini aşkın yatırımcının birikimi askıda kaldı. Türkiye'nin derin bir sermaye piyasası kurabilmesi için haksız kazanç geri alınmalı, zarar mükellefe yüklenmemeli. Bu kriz, doğru dersler çıkarıldığında Türkiye sermaye piyasası için bir eşik olabilir.

ABD’den Türkiye’ye, fiyatların gelirlerden hızlı arttığı bir dönemde tüketici harcamaktan vazgeçmek yerine alışveriş biçimini değiştiriyor. Daha küçük sepetler, market markaları, daha sık alışveriş ve kredi kartına yayılan ödemeler hane bütçesindeki baskının giderek daha görünür hâle gelen sonuçları. Tüketim verileri canlılığını korurken, bu canlılığın arkasında gelir dağılımı, borçlanma ve sürekli sonraya bırakılan harcamalar var.

Ülkemiz fon piyasasında önceki hafta adeta deprem yaşandı. Teknik detaylara ilişkin çokça yazılıp çizilse de dip toplamda tasarruf sahiplerinin “paramı ne zaman ve hangi değer üzerinden geri alabileceğim?” sorusu yanıtlanmayı bekliyor. Bu noktada benzer yaşanmışlıkları yakın geleceğe dair belirsizlikleri azaltabilecek bir ayna olarak kullanabiliriz. 2008'de ABD'de yaşanan Reserve Primary Fund krizi de öğretici bir örnek olarak karşımıza çıkıyor.

TCMB verilerine göre Türkiye, Ocak-Temmuz döneminde toplam 34,8 milyar dolarlık cari açık verdi. Geçen yılın aynı dönemine kıyasla 10,6 milyar dolar büyüyen açığın finansmanında bankaların ve şirketlerin dış borçlanması öne çıktı. İlgili dönemde açığın finansmanı için yurt dışından kullanılan krediler önemli ölçüde artarken, rezervlerden de geçen yıl kullanılanın iki katından fazla kaynak kullanıldı.



