Rezervlerde büyük düşüş

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) haftalık para banka ve menkul kıymet istatistiklerini yayımladı.
Rezervlerde büyük düşüş

10 Nisan - Yatırım Finansman - Exante
Yatırım Finansman ile birlikte

Yatırım Finansman 'da YF Yüzyüze ile görüntülü görüşme yaparak kolayca hesabınızı açabilir ve sermaye piyasalarında anında işlem yapmaya başlayabilirsiniz.

Daha fazlasını öğren →

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) haftalık para banka ve menkul kıymet istatistiklerini yayımladı. TCMB’nin döviz rezervi erimeye, Borsa İstanbul’daki yabancı yatırımcılar ise çıkmaya devam ediyor.

💵 Döviz rezervi: TCMB’nin toplam döviz rezervi 12 Mayıs ile biten haftada 9 milyar USD birden azalarak 105,1  milyar USD’ye geriledi. Veriyle birlikte, toplam rezervde yıl başından bu yana yaşanan erime 23,6 milyar USD’ye yükseldi. Rezervde azalış trendi 14 Nisan ile biten haftadan bu yana devam ediyor ve bu süreçte yaşanan toplam erime 16,4 milyar USD’ye ulaşmış durumda. Bu hafta yaşanan azalışın 7,6 milyar USD’lik kısmı döviz, 1,4 milyar USD’lik kısmı ise altın rezervlerinde gerçekleşti. Veriyle birlikte TCMB’nin net döviz rezervi Şubat 2002’den bu yana görülen en düşük seviyeye geriledi ve 2,3 milyar USD oldu. Swaplar hariç net rezervler ise -57,8 milyar USD seviyesinde.

💰 Kur korumalı mevduat: Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından yayımlanan haftalık verilere göre toplam mevduat hacmi 10,4 trilyon TL ile sabit kalırken, kur korumalı mevduat hesaplarının toplam hacmi 144 milyar TL’lik rekor girişle 2,35 trilyon TL’ye ulaştı. Veriyle birlikte kur korumalı mevduat hacminin toplam mevduat pastası içinden aldığı pay %22,6 oldu. Söz konusu hacimde artış trendinin güçlü şekilde devam etmesi, özellikle son dönemde iyileşen mevduat faizleri ile olası bir kur şokuna karşı güvence olarak değerlendiriliyor.

📉 Portföy yatırımları: Yurt dışında yerleşik yatırımcılar, 14 Mayıs ile biten haftada 135 milyon USD tutarında daha hisse senedi satışı yaptı. Böylelikle endekste çıkış serisi üçüncü haftasına taşınırken bu süreçte yaşanan toplam satış 357 milyon USD oldu. Veriyle birlikte, yıl başından bu yana yaşanan çıkış 1,1 milyar USD’yi aştı. Ayrıca Borsa İstanbul’da yabancı satışı üçüncü haftasına taşındı. Veriyle birlikte, yabancı yatırımcıların hisse senedi portföyü içindeki payı %30 seviyesinde bulunuyor. Yatırımcıların toplam stoku ise 24,9 milyar USD.

Borsa İstanbul 100 endeksinde dünkü %3,4’lük kayıpla birlikte haftalık düşüş %7,1’e ulaştı. Endekste aylık değer kaybı %10,3; yıl başından bu yana görülen kayıp ise %18,3 seviyesinde.

Devlet iç borçlanma senedi piyasasında ise 31 milyon USD tutarında bir satış söz konusu. Yabancı yatırımcıların devlet iç borçlanma senedi stoku 2,1 milyar USD seviyesindeki seyrini koruyor.

💲Uluslararası Yatırım Pozisyonu: Ülkemizin yurt dışı varlıklarıyla yurt dışına olan yükümlülüklerinin netleştirilmesi ile hesaplanan uluslararası yatırım pozisyonu (UYP) mart ayı sonu itibarıyla -247,4 milyar USD oldu. Bu açık, yıl sonunda 277,7 milyar USD seviyesindeydi.


Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

EXANTEEXANTE
∙

BÜLTEN SAYISI

💰 Rezervlerde büyük düşüş

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından açıklanan haftalık verilerde döviz rezervinde düşüş serisinin devam ettiği görülüyor. Geçtiğimiz hafta yaşanan 9 milyar USD’lik düşüşle net rezervler son 21 yılın en düşük seviyesine geriledi.

19 May 2023

Guardian

YAZARLAR

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

Kalkınmanın jeoekonomisi: Küresel ticarette yeni dönem

ABD-İran savaşının ve artan korumacılığın etkisiyle küresel ticarette dengeler değişirken, ülkelerin ulusal güvenlik ve jeopolitik öncelikleri ekonomik kararlarında giderek daha belirleyici hale geliyor. Ancak teknolojik dönüşüm ve stratejik sektörlerdeki yatırımların gelişmiş ülkelerde yoğunlaşması, gelişmekte olan ülkelerin kalkınma ve gelir farkını kapatma çabalarını zorlaştırıyor.

Kalkınmanın jeoekonomisi: Küresel ticarette yeni dönem
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

Rekorlar kıran küresel tahvil faizleri neden artıyor ve bunu ne durdurabilir?

Küresel ekonomide en önemli gündem maddesi, uzun vadeli tahvil faizlerindeki önlenemeyen yükseliş olmaya devam ediyor. Sadece ABD’de değil, birçok gelişmiş ülkede on yıllık tahvil faizlerinin çok sert yükseldiği görülüyor. Peki neden ve bu gidişi ne durdurabilir?

Erhan Aslanoğlu

·

15 Eki 2026

Rekorlar kıran küresel tahvil faizleri neden artıyor ve bunu ne durdurabilir?
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

ABD'nin akaryakıt krizi nasıl Putin’e yaradı?

ABD Başkanı Donald Trump’ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı dizel tedarik anlaşması, ABD Kongresinde Cumhuriyetçiler ile Demokratların hükümetin kapanması sürecinde dahi yaşamadıkları ölçüde bir ortak mutabakat sağlamalarına neden oldu. Peki Trump neden böyle bir karar aldı? Rusya bu anlaşmadan ne kazanacak ve ABD’nin Ukrayna politikasında nasıl bir değişiklik yaşanıyor?

Emircan Yaman

·

14 Eki 2026

ABD'nin akaryakıt krizi nasıl Putin’e yaradı?
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

Sanayide yaz ayı bilançosu: İmalatta büyüme sıfıra yaklaştı

İmalat sanayiinde ilk dört ayda %1,3’e ulaşan üretim artışı, Ağustos ayında %0,2’ye geriledi. Giyim ve makine sektörlerinde daralma tüm şiddetiyle sürerken, önceki yıllarda büyüyen bazı sanayi kolları da yaz aylarında üretim kaybetmeye başladı.

Emircan Yaman

·

13 Eki 2026

Sanayide yaz ayı bilançosu: İmalatta büyüme sıfıra yaklaştı
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

2026 Nobel Ekonomi Ödülü: İnsan davranışları ekonomi politikalarını nasıl şekillendiriyor?

Nobel Ekonomi Ödülü’nü alan Robert Hall ve Michael Woodford’un çalışmalarının ortak noktası, ekonomik istikrarın yalnızca bugün alınan kararlara değil, insanların geleceğe ilişkin beklentilerine de bağlı olduğu düşüncesi oldu. Ödülün gerekçesinde “makroekonomik istikrarın mikroekonomik temellere yaptığı katkılar” ifadesi yer alırken burada Türkiye açısından da önemli çıkarımlar var. Bu teze göre, ekonomik istikrarın toplumsal karşılığı tek başına enflasyonun düşmesi değil.

Pelin Cengiz

·

12 Eki 2026

2026 Nobel Ekonomi Ödülü: İnsan davranışları ekonomi politikalarını nasıl şekillendiriyor?