Ruhani ve içe dönük: Ghostly Kisses


Boyada sanat cesaret ister : Nippon Paint Decomaster Art Academy Duvarlar elbette sadece bizi çevrelemek için yoklar; büyüleyici detaylarıyla mekânlara heyecanlandıran dokunuşlar sağlayabilmeleriyle de ilgiyi üzerlerine çekiyorlar. Ne harika ki bu özellikleriyle yepyeni ustalık alanlarını da beraberinde getiriyorlar. Öte yandan dekoratif boyamada talebin çok, usta sayısınınsa yetersiz olduğuna dikkat çeken Nippon Paint , bu ihtiyacı karşılamak üzere Decomaster Art Academy ’i hayata geçirdi. Nedir? Akademi, standart boya uygulamasına kıyasla daha fazla gelir imkânı sağlayan dekoratif boyama alanında; desenlere ve renklere ilgisi olan, yeteneğini farklı bir kariyere çevirmek isteyen sanat, tasarım, resim, seramik gibi bölümlerde okuyan ve mezun olan üniversitelilerin, sanatlarını duvarda bambaşka bir yaratıcılığa taşımalarına imkân sağlamak için kuruldu. Tamamen ücretsiz olan ilk dönem eğitimleri başladı, gelecek eğitimler ise kasım ayında. Neler var? Dekoratif boya uygulamacısı yani decomaster olarak yetiştirilecek öğrenciler iki haftalık yoğun uygulamalı eğitim sürecinde boyanın inceliklerini, özgün dokuların ve etkileyici efektlerin nasıl yaratılacağını kapsamlı bir şekilde öğrenebilecek. Akademi, üniversiteli genç istihdamına katkı sağlamak dışında kadın usta yetiştirmeyi ve erkeklerle kadın ustaların birlikte çalışacağı bir iş modeli yaratmayı da amaçlıyor. Dahası: Katılımcılara kendi işini yapabilmenin kapısını aralamayı hedefleyen akademide iletişim, sosyal medya kullanımı, finansal okuryazarlık, girişimcilik gibi eğitimler de veriliyor. Detaylı bilgi almak için burayı ziyaret edebilirsin.
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Kanada-Quebec merkezli şarkıcı ve söz yazarı Margaux Sauvé’nin 2015 yılında yayımladığı Never Know isimli ilk teklisiyle hayata getirdiği müzikal projesi Ghostly Kisses, adını William Faulkner’in Une ballade des dames perdues şiirinde yer alan "And brush my lips with little ghostly kisses." dizesinden aldı. Bir dizi kısaçalar yayınladıktan sonra 2019 yılında SXSW’daki performansının hemen ardından kendi adını taşıyan ilk albümünü Ghostly Kisses’ı yayımladı. Bu aynı zamanda müzikal kariyerine dair kendisine sunduğu bir kanıt niteliğindeydi.
Bazı sanatçılar vokalleri ve şarkı sözlerini kullanarak dışavurdukları kırılganlıklarıyla zaman denklemini rafa kaldırıp mesafeleri de bir çırpı da yok edebilir. Margaux Sauvé’nin duygusal sığınağı olan Ghostly Kisses da onlardan biri. Geçtiğimiz yıl Salon İKSV’de verdiği konserle ilk kez Türkiye’deki sevenleriyle buluşan Ghostly Kisses’ın en sadık dinleyici kitlesine İstanbul’da sahip (Spotify’daki en çok dinlenilen şehirler sıralamasına göre).
Geçtiğimiz yıl ocak ayında ikinci albümü Heaven, Wait’i paylaşan Ghostly Kisses, mart ayında gerçekleşmesi planlanan ancak deprem dolayısıyla ertelenen konseri için yeniden İstanbul’da sevenleriyle bir araya gelecek. 28 Ekim’de Maximum Uniq Box’ta gerçekleşecek konser öncesinde duygusal ifade alanları, sade anlatımın gücü ve hikâye anlatıcığının çeşitliliği üzerine bir sohbet gerçekleştirdik.

Ghostly Kisses | Fotoğraf: Fred Gervain
Uzun bir turnedeydin. Eve döndün mü? Bu soruları nerede cevaplıyorsun?
Şu anda oturma odamda, Quebec’teki evimde bu soruları yanıtlıyorum. Yolda olmak hem heyecanlı hem de yorucuydu. Yeni deneyimler ve insanlarla dolu sonsuz bir macera. Ancak aynı zamanda oldukça yorucu. İçe dönük bir insan olarak evde biraz vakit geçirmekten keyif alıyorum.
Son dönemde müzik sana nasıl bir enerji veriyor?
Müziğimin enerjisi en iyi şekilde ruhani ve yine içe dönük olarak tanımlanabilir. Sizi duygusal olarak birçok yere götüren yumuşak bir dalga hissinde diyebilirim. Müzik her zaman hayatımın derin bir parçası ve farklı duyguları ifade etmenin bir yolu oldu. Son birkaç yılda benim için daha da derin bir anlam kazandı. Yaşlandıkça hislerimi ve duygularımı fark etmeye başlıyorum. Kim olduğumu daha iyi anlıyorum. Daha az güvensizlik hissediyorum. Tüm bunların hepsi de müziğe dönüşüyor.
Son şarkın Comme un saule’de biten bir ilişkiyi anlatıyorsun. Şarkı sözlerinde biraz sinirli ve melankolik bir tavır var. Şarkılarında kendini bu kadar net ifade etmek senin bir terapi gibi mi?
Bazen… Comme un saule geçmişteki zehirli bir ilişkinin peşini bırakmayan, bu anılardan her zaman rahatsız olan ve hâlâ acı çeken birinin düşüncelerini anlatıyor. Fransızca yazdığım ilk şarkıydı. İstismarcı ilişkilerden bahsederken kelimelerin, fikirlerin doğruluğuna ve inceliğine sahip olmak için bu konuyu Fransızca, yani ana dilimde ifade etmem gerektiğini hissettim. Zamanın ruhuna uygun, artık sessiz kalamayan, benimle ilgili olmasa da beni etkileyen bir konu. Herkesin bununla ilişki kurabileceğini ve bu tür ilişkiler konusunda kendi deneyimlerine sahip olabileceğini düşünüyorum. Bu da kapsayıcı bir alan yaratıyor.

Ghostly Kisses | Fotoğraf: Alex Dozois
Yaşadığın şehir senin müzikal diline de etki ediyor mu?
Quebec’te yaşamak her zaman bana ilham vermiştir. Çok sakin ve doğaya yakın bir yer. Ayrıca bana yaratıcı olabileceğim ve dikkatimi dağıtacak her türlü şeyden izole kalacağım huzurlu bir zihinsel alan sağlıyor. Burada derin ve duygusal konular, insani bağlantılar hakkında yazarken kendimi daha rahat hissediyorum.
Oldukça minimal kompozisyonlarla müzik yapıyorsun. Bu kadar yalın düşünmenin ve bunu müzikal bir kimlik hâline dönüştürmenin ilhamı nedir?
Sadeliğin saf bir ifade biçimi olduğunu ve minimalist yaklaşımla güçlü bir müzik yaratabileceğini düşünüyorum. Yalın hâl, şarkının temel duygularının dikkat dağıtmadan parlamasına olanak tanır. Daha azının daha fazla olabileceği fikrinden ilham alıyorum ve hem minimal hem de duygusal açıdan yankı uyandıran müzik yaratmaya çalışıyorum.

Ghostly Kisses
Kendini nasıl müzisyen olarak tanımlarsın? Duygusal mı, yoksa gerçekçi mi?
Daha çok duygusal bir müzisyen olduğumu söyleyebilirim. Şarkılarım çoğunlukla kişisel deneyimlerden ve bunların uyandırdığı duygulardan doğar. Etrafımdaki dünyayı gözlemlerken yaratıcılığımı besleyen şey duygusal manzaralardır.
Şarkı yazmaya gelince. Her zaman kendi deneyimlerimden ve duygularımdan ilham aldım. Müziğim son derece kişisel bir yolculuk oldu. Benim için hissettiklerimi ve yaşadıklarımı keşfetmenin ve ifade etmenin bir yolu oldu. Ancak önümüzdeki albümde işlerin benzersiz bir şekilde değiştiğini söylemeliyim.
Geleneksel olarak daha çok kendi hayatımın gözlemcisi olsam da bu yeni proje farklı bir hâl aldı. Bu albüm için ilhamım doğrudan dünyanın her yerindeki insanlardan geldi. Websitemde yer alan Box of Secrets aracılığıyla dünyanın farklı yerlerinden iletilen binlerce içten duyguyla karşılaştım. Farklı geçmişlerden ve kültürlerden bireylerin paylaştığı bu hikâyeler beni derinden etkiledi. Başka türlü karşılaşmayacağım birçok deneyime ve duyguya dair gözlerimi açtı. Yani bir bakıma sadece kendi hayatımın gözlemcisi olmaktan, başkalarının dinleyicisi ve hikâye anlatıcısına dönüştüm.
Bu durum benim için her zamanki şarkı yazma sürecimden bir sapmamama ancak inanılmaz derecede ödüllendirici ve anlamlı bir yolculuk yapmama neden oldu. Gelecekte albümüm dünyanın dört bir yanından gelen seslerin ve duyguların bir koleksiyonu olacak. Bu albümü herkesle paylaşmak için sabırsızlanıyorum.

Ghostly Kisses
Sinematografik bir müziğin de var. Hangi tür filmin müziğini yapmak isterdin?
Kesinlikle filmler benim için önemli bir ilham kaynağı. Büyüleyici görsellere ve duygu yüklü hikaye anlatımına sahip filmlere ilgi duyuyorum. İnsan ilişkilerinin karmaşıklığını araştıran veya sizi yepyeni bir dünyaya götüren, güzel çekilmiş, atmosferik bir film için müzik yapmayı çok isterim.
Hayalindeki festivalin kadrosu nedir?
Indie folk, dream pop ve elektronik etkinliklerin bir karışımı olurdu. Aklıma gelen isimlerden bazıları Lana Del Rey, Caroline Polachek, Bonobo, Bjçrk, Rufus du Sol, Röyksopp, Frou Frou, Romy, Fred again..
Daha önce İstanbul’a geldin. Bu şehir hakkında ne hatırlıyorsun?
İstanbul’un kalbimde özel bir yeri var. Bir şekilde bana evim gibi hissettiriyor. Zengin tarihi, göz kamaştıran mimarisi ve insanlarının sıcaklığı en çok aklımda kalanlar. Hikâyelerle dolu bir şehir. Geri döndüğüm için çok heyecanlıyım.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Müziğin bir sanat formundan eğlence amaçlı bir metaya dönüşmesi toplumsal olaylar karşısında konumunu gün geçtikçe zayıflattı. Öte yandan yeniden İstanbul'a gelmeye hazırlanan Ghostly Kisses, söyleşi konuğumuz oldu.
23 Eki 2023

YAZARLAR

Eda Solmaz
Müzik yazarı

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR



