

Bakım, onarım ve kişiselleştirme hizmeti: Decathlon Atölye Mutlu kullanıcı kaygısıyla tüm hizmetlerini yürüten Decathlon , kullanıcılarına sunduğu ürünler kadar pek çok sporda teknik destek verdiği atölyeler üzerinden sunduğu servis kalitesini de bir o kadar önemsiyor ve atölyelerine bir kilit noktası titizliğiyle yaklaşıyor. Neler var? Decathlon, atölyelerinde; bisiklet, kaykay, scooter, kayak, snowboard, raket sporları, su sporları ve kamp alanında profesyonel hizmet vermesinin yanı sıra basketbol potaları, fitness ekipmanları, masa tenisi masalarının satın alım sonrası teknik destek ve kurulum hizmeti de veriyor. Tüm bu hizmetlere ek olarak kişiselleştirme ve baskı hizmetleriyle de atölyelerine renk katıyor. Neden önemli? Sunduğu atölye hizmetleri ve ürünlerin her zaman arkasında duran Decathlon, tamir ve bakım hizmetleriyle sürdürülebilirlik temasına dokunuyor. Decathlon’un atölye hizmetlerinin mağazadan mağazaya ve dönemsel olarak farklılık gösterdiğini hatırlatarak sizi bakım, onarım, kişiselleştirme hizmetleriyle ilgili detaylı bilgi almak üzere bu bağlantıya davet ediyoruz. Decathlon’un bir mesajı var: Sağlıkla ve sporla kal …
Daha fazlasını öğren →
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
Batılı dünyanın Ukrayna için bir araya geldiğini iddia edebiliriz — kampanyalar düzenleniyor, komşu ülkeler sınırlarını Ukrayna için açıyor. Fakat maalesef önümüze düşen yüzlerce haber, sınırların o sırada sadece Ukraynalı vatandaşlar için açıldığını ve diğer ülke vatandaşlarının sınırlarda bekletildiğini ortaya koyuyor. Ukrayna vatandaşı siyahi kişilerin dahi sınırda bekletildiği üzerine haberler de yayılıyor. Sanıyorum ki savaş gibi bir durumda bile ırkçılığın devam ettiğini görmek ve haberlerde ayrımcı dil kullanımına maruz kalmak çoğumuz için kendimizi ve etrafımızı sorgulamaya başlamamız için yine ve yeniden bir sebep oluyor.
Polonya sınırında ırkçılık
Savaş ve savaş mağdurları üzerine konuşmayı bırakmamamız gerekiyorken acaba gerçekten her savaşa aynı derecede odak veriyor muyuz? Mesela Batı'daki medya, sadece Akdeniz sularında çoğunlukla sınırdan itildiği için ölen 1,500 mülteciye ne kadar görünürlük tanıdı? Ya da ben, günümüzdeki veya tarihteki diğer insanlık krizlerini öğrenmek için gerçekten ne kadar uğraştım? Tam da bu soruları düşünürken Milano’da insani krizleri fotoğraflayan sanatçıları bünyesinde barındıran Magnum Photography’nin sergisine denk geldim. Özellikle savaş içerisinde ırkçılığın devam ettiği bir dönemde bu sergiyle karşılaşmak aslında kendimin de başka birçok ülkeye gereken önemi vermediğimi ve geçmişleri hakkında öğrenmemeyi tercih ettiğimi gösterdi.

Fotoğraf: Eylül Aytan
Mesela 1994 yılındaki 100 gün içerisinde 800,000 Tutsi’nin Hutular tarafından soykırıma uğradığını, Müslüman Arakan halkının 2017 yılında soykırıma uğradığını ve 600,000 kişinin Bangladeş’e göç ettiğini bilmiyordum. Bu bana şunu dilettiriyor: Umuyorum, kendimizi ve etrafımızdakileri ayrımcılıklar ve ayrıcalıklı konumlar konusunda sorgulamaya devam eder, daha fazlasını öğrenmeye alan açarız.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
NEREDE YAYIMLANDI?
Yeşil aklayan politikalar; agroekolojik kozmetikçi Otama Kırkpınar; Polonya sınırında ırkçılık.
15 Mar 2022

YAZARLAR

Eylül Aytan
Yazar - Apéro

Angst
Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Bağımlılık denince ilk akla gelenlerden biri alışveriş değil şüphesiz. Ya da spor. Bazen bir hafta boyunca oyun oynamak. Çoğumuz sosyal medyada geçirdiğimiz saatleri sorun olarak bile görmüyoruz. Oysa bağımlılık artık kendini pek çok farklı alanda gösteriyor ve işsizlik, gelecek kaygısı, anksiyete arttıkça bağımlı olduğumuz şeylerin sayısı ve çeşidi de artıyor.

Travma sadece olayın içinde olanların değil, ona tanık edilenlerin de bedenine yerleşir. Çünkü güven duygusunun yıkılışını görmek de insanın sinir sistemine yazılır. Bu yüzden bazı anksiyeteler kişisel değil; toplumsal ve politiktir. Çünkü sürekli alarmda yaşamak politiktir.

Farklı politikaları aynı şekilde uygulayarak liseyi kendi başına değer taşıyan bir yaşam alanı olmaktan çıkarıp üniversitenin bekleme salonuna dönüştürdük. Şimdi çocuklara hangi liseye gireceklerini soruyoruz; dört yıl sonra da hangi üniversiteyi kazanacaklarını soracağız. Déjà vu! Peki üniversite, bu bekleyişin sonunda başlayan bir başka bekleme odası olmasın?

1 Temmuz’da başlayan "Depozitosu Olan Ambalajlar" uygulamasıyla iade edilen her plastik, cam ve alüminyum içecek ambalajı için vatandaşlara 1 TL ödeniyor. Ancak uygulama ile tekrar kullanılabilen ambalajlar sistem dışına itilirken tek kullanımlık ambalajlar yaygınlaşıyor. "Ambalaj tasarımından bağımsız olarak ambalaj atığı sistemi tasarlanamayacağını" belirten Prof. Dr. Sedat Gündoğdu’ya göre 1 TL iade çok düşük, üretilen ürünün yüzde 20’sine yakın bir ödeme yapılması gerekiyor.

Deniz Göktaş, bize mizahın bildiğimiz hâlinin ne olduğunu hatırlattı. Bir zamanlar prime time’da politikacılarla kıyasıya dalga geçildiğini, bunun bir halüsinasyon olmadığını Yedi Uyurlar Mağarası'ndan çıkmış gibi hatırladık. Bu açıdan da Deniz Göktaş’a "sonunu düşünmeyen kahraman" değil, hoşgörünün ve gülüp geçmenin mümkün olduğu zamanların gerçek olduğunu hatırlatan biri gibi yaklaşmak gerek belki de.





