

Bakım, onarım ve kişiselleştirme hizmeti: Decathlon Atölye
Mutlu kullanıcı kaygısıyla tüm hizmetlerini yürüten Decathlon , kullanıcılarına sunduğu ürünler kadar pek çok sporda teknik destek verdiği atölyeler üzerinden sunduğu servis kalitesini de bir o kadar önemsiyor ve atölyelerine bir kilit…
Daha fazlasını öğren →
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
Batılı dünyanın Ukrayna için bir araya geldiğini iddia edebiliriz — kampanyalar düzenleniyor, komşu ülkeler sınırlarını Ukrayna için açıyor. Fakat maalesef önümüze düşen yüzlerce haber, sınırların o sırada sadece Ukraynalı vatandaşlar için açıldığını ve diğer ülke vatandaşlarının sınırlarda bekletildiğini ortaya koyuyor. Ukrayna vatandaşı siyahi kişilerin dahi sınırda bekletildiği üzerine haberler de yayılıyor. Sanıyorum ki savaş gibi bir durumda bile ırkçılığın devam ettiğini görmek ve haberlerde ayrımcı dil kullanımına maruz kalmak çoğumuz için kendimizi ve etrafımızı sorgulamaya başlamamız için yine ve yeniden bir sebep oluyor.
Polonya sınırında ırkçılık
Savaş ve savaş mağdurları üzerine konuşmayı bırakmamamız gerekiyorken acaba gerçekten her savaşa aynı derecede odak veriyor muyuz? Mesela Batı'daki medya, sadece Akdeniz sularında çoğunlukla sınırdan itildiği için ölen 1,500 mülteciye ne kadar görünürlük tanıdı? Ya da ben, günümüzdeki veya tarihteki diğer insanlık krizlerini öğrenmek için gerçekten ne kadar uğraştım? Tam da bu soruları düşünürken Milano’da insani krizleri fotoğraflayan sanatçıları bünyesinde barındıran Magnum Photography’nin sergisine denk geldim. Özellikle savaş içerisinde ırkçılığın devam ettiği bir dönemde bu sergiyle karşılaşmak aslında kendimin de başka birçok ülkeye gereken önemi vermediğimi ve geçmişleri hakkında öğrenmemeyi tercih ettiğimi gösterdi.

Fotoğraf: Eylül Aytan
Mesela 1994 yılındaki 100 gün içerisinde 800,000 Tutsi’nin Hutular tarafından soykırıma uğradığını, Müslüman Arakan halkının 2017 yılında soykırıma uğradığını ve 600,000 kişinin Bangladeş’e göç ettiğini bilmiyordum. Bu bana şunu dilettiriyor: Umuyorum, kendimizi ve etrafımızdakileri ayrımcılıklar ve ayrıcalıklı konumlar konusunda sorgulamaya devam eder, daha fazlasını öğrenmeye alan açarız.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
NEREDE YAYIMLANDI?
Yeşil aklayan politikalar; agroekolojik kozmetikçi Otama Kırkpınar; Polonya sınırında ırkçılık.
15 Mar 2022

YAZARLAR

Eylül Aytan
Yazar - Apéro

Angst
Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
İnsanların hikayelerini çoğu zaman başarıları, kazandıkları ödüller ve kariyerlerindeki dönüm noktaları üzerinden anlatıyoruz. Peki sahip oldukları imkanlarla başkalarının hayatında neyi değiştirdiler? "Etki Alanı" yazı dizisinin ilk bölümünde doğduğu bölgede binlerce insana geçim kapısı açan ve milyonlarca çocuğa kitap ulaştıran bir program başlatan country müziğin en tanınmış isimlerinden Dolly Parton var.

İstanbul’da dere yatakları yıllar içinde beton, yol, sanayi tesisleri ve konutlarla kuşatılırken kentin doğal su yolları giderek daraldı. İmar kararları, plansız yapılaşma ve altyapı yetersizlikleri, şiddetli yağışları sel felaketine dönüştüren riskleri büyüttü. İstanbul’un kayıp dereleri, kentin doğayla kurduğu ilişkinin nasıl değiştiğini ve yağmur suyunun önündeki engellerin nasıl biriktiğini gözler önüne seriyor…

Deniz kabuğunun derinliklerinde yankısını dinleyen özne, kendi sesiyle birlikte dışarıdaki dünyanın çok sesli çağrısını da işitmeye başladığında, artık ne tamamen içeridedir ne de tamamen dışarıda... Kabuk, hapishanesi olmaktan çıkar, bir köprü hâline gelir. Ve bu köprüden geçenler, içeride biriktirdikleri yankıyı yanlarında götürerek, onu müşterek bir dünyanın inşasında kullanmayı öğrenirler.

Yıllar geçtikçe sorumluluklar, kariyer, statü ve güvenlik uğruna bir zamanlar karşı çıktığımız düzenin parçası olurken verdiğimiz tavizler giderek alışkanlıklara, alışkanlıklar da karakterimize dönüşebiliyor. Gündüz Vassaf’tan Étienne de La Boétie’ye, Žižek’ten Byung-Chul Han’a uzanan düşünsel bir hat üzerinden, düzenin dışına çıkamasak bile ona bütünüyle teslim olmadan kendimize ait özgürlük alanları yaratmanın önemi üzerine...

İnsan Hakları İzleme Örgütü, bugün yayımlanan raporunda, Kasım ayında COP31'e ev sahipliği yapmaya hazılanan Türkiye'de çevre protestolarına katılanların gözaltı, para cezası ve ceza soruşturmalarıyla karşı karşıya kaldığına dikkat çekti. Kurum, bu uygulamaların ifade ve toplantı özgürlükleri üzerinde caydırıcı etki yarattığını vurguladı.
13 Eki 2026





