Sepete ekle


Coffee Department’ta yeni yıla özel lezzetler Kahve tutkunuzu Brezilya'nın doğu kıyısındaki Espirito Santo'dan, Orta Amerika'nın tam ortasındaki El Salvador'dan, Amazon yağmur ormanlarından Pasifik Okyanusu'na uzanan Peru'nun bereketli topraklarından gelen kahveleri deneyerek genişletmeye nasıl bakarsınız? Dünyanın en nitelikli kahvelerini İstanbul’a getiren, Balat’taki kavurmahanesinde işleyen ve Balat ve Nişantaşı’ndaki dükkânlarından ya da internet üzerinden kahve tutkunlarına ulaştıran Coffee Department, size bu olanağı sağlıyor. Hikâyesini bildiğiniz kahvelere ve lezzetli atıştırmalıklara erişmek için Coffee Department’ın yeni yıla özel lezzetlerini göz atmak isteyebilirsiniz. Coffee Department: Balat ve Nişantaşı'nda yer alan iki kahve dükkânıyla hizmet veren ve Balat'taki kavurmahanesinde nitelikli kahveler kavuran Coffee Department, İstanbul'un en güzel lokasyonlarının uğrak kahvecisi olarak öne çıkıyor. Brezilya'dan Pedra Azul, Peru'dan El Remanzo, El Salvador'dan Cuzcachapa, Etiyopya'dan Aricha, Kolombiya'dan Finca El Paraiso gibi nitelikli kahveleri kahve tutkunlarıyla buluşuyor. Coffee Department'ın özenle kavurduğu her kahve kendine has lezzetleriyle farklı deneyimler yaşatıyor. Çikolatalı mus, karadut, limon, nektarin, çikolata, taze fındık, portakal, kayısı gibi yöresel aromaları duyuran kahvelerin yanı sıra Coffee Department'tan Rooibos, Ayurveda, Huckleberry, Irish Malt gibi özel çaylar; Aeropress gibi kahve ekipmanları ve kahvenin, çayın yanına yakışan lezzetli atıştırmalıklar satın alınabiliyor. Balat ve Nişantaşı’da şu an yalnızca takeaway hizmet verebilen Coffee Department’ın ürünleri, internet sitesinden de satın alınabiliyor. Tazeler: Coffee Department’ın yeni yıla özel taze lezzetler de sunuyor. Kolombiya'da Diego Samuel Bermudez Tapia tarafından 1.930 metre yükseklikte yetiştirilen ve "bölgesel muamma" olarak adlandırılan Finca El Paraiso kahveye Bu Kız Hep Aç'ın ürettiği zencefil, kakule, organik Seylon tarçını, karanfil, muskat ve karabiberin uyumlu birlikteliğiyle ürettiği Pepparkakor Kurabiye eşlik ediyor. Fooders'ın granolası ve Marsel'in lokumları da lezzetli eşlikçiler arasında yer alıyor. 125 lira ve üzeri siparişlerde ücretsiz kargo fırsatı ve 1 kiloluk kahve alımlarında %10 fiyat avantajı sunan Coffee Department'tan yeni yıla özel lezzetleri satın almak için bu bağlantıyı ziyaret edebilir, Coffee Department'ı Instagram'da takip edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

Fiziksel mağazalardan alışveriş yapmanın maske takmak, ürünleri dokunmadan incelemek, elbiselere denemeden karar vermek ve kasada beklerken önümüzdekiyle aramıza mesafe koymak gibi yeni kurallarla tanıştığı pandemi sürecinde, tüketiciler dijital kanallara doğru büyük bir göç başlattı. Karantina uygulamaları nedeniyle evde kalan birçok tüketici, hayatındaki ilk defa çevrim içi alışverişi deneyimlerken beklenmedik şekilde yüksek bir taleple karşılaşan e-ticaret platformlarında ise dijital kuyruklar oluştu. Küresel çapta e-ticaret hacmi geçen yıla göre neredeyse iki kat artarak 7 trilyon dolara yaklaşırken Çin, ABD ve Kuzey Avrupa ülkeleri “sepete ekle” tuşunun en çok kullanıldığı ülkeler olarak öne çıkıyor.
- Detay: Pek çok sektörü zora sokan pandemi sürecinin perakende sektörüne ekstra acımasız olduğunu söylemek mümkün. Hatta mağazaların hemen hemen hepsinin kapalı olduğu yılın ikinci çeyreğinde ödenemeyen kiralar, işten çıkarmalar, iptal olan anlaşmalar, elde kalan mallar ve iflaslarla boğuşan perakendecilerin pandeminin kaybedenleri arasına adını altın harflerle yazdırdığını bile söyleyebiliriz. Ancak çevrim içi alışveriş opsiyonunun şirketlere hayata tutunma şansı verdiği de muhakkak; zira 2019’da tüm dünyada gerçekleşen toplam perakende satışlar içinde e-ticaretin oranı %10’lardayken bu oran, 2020’de iki katından fazla arttı. E-ticaretin toplam ticaret içindeki oranının %40’lara yaklaştığı Çin’de tam anlamıyla bir e-ticaret devrimi yaşanıyor. ABD’de 794,50 milyar dolarlık e-ticaret hacmi, toplam satışların %14,4’üne; Türkiye’de ise son bir yılda %70 büyüme gösteren e-ticaret hacminin 200 milyar liraya yaklaştığı tahmin edilirken bu rakamın toplam satışlar içindeki payı %14’e denk geliyor.
- Market alışverişi: 2020’de e-ticarette büyümeyi tetikleyen en büyük nedenlerden biri, pandeminin başında marketlerde son tuvalet kağıdını kapmak için birbirleriyle yarışan tüketicilerin hızlı sipariş ve market alışverişi uygulamalarını keşfi oldu. Türkiye’de Migros Sanal Market, Getir ve Banabi gibi uygulamaların kullanıcı sayıları hızla artarken önce diğer market zincirleri sonra da Türkiye’de adı e-ticaretle eş değer olarak görülen Trendyol, market işine girişti. Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD) Yönetim Kurulu Başkanı Emre Ekmekçi’nin verdiği verilere göre, Türkiye’de market kategorisinde hacim, marttan bu yana beş kat artarken yıl sonunda 30 milyar lirayı geçmesi bekleniyor. ABD’de ise 2020’de çevrim içi satışlarını %79 artıran market zinciri Kroger, ülkenin en büyük 10 e-ticaret sitesi arasına girdi. Hızlı bir büyüme sürecine giren ABD merkezli çevrim içi market alışverişi platformu Instacart ise haziranda 225 milyon dolar, temmuzda 100 milyon dolar, ekimde ise 200 milyon dolar yatırım alarak değerlemesini 17,7 milyar dolara çıkardı.
- Mecburiyet mi yoksa kalıcı bir devrim mi? IBM’in ağustos ayında yayımladığı bir rapora göre pandemi fiziksel mağazalardan çevrim içi alışverişe geçişi en az beş yıl öne çekti. Beklentiler, e-ticaret hacminin 2021’de de ivmesini artıracağı yönünde ancak bazı analistler pandeminin sona ermesiyle tüketici alışkanlıklarının hızlı bir şekilde eskiye döneceğini savunuyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
28 Aralık Pazartesi sabahından herkese günaydın. Yılın son, Pareto’nun ise kırkıncı sayısında 2020’nin piyasalar analizi, öne çıkan sektörler, trendler ve 2021 öngörüleri var.
28 Ara 2020

YAZARLAR

Nurefşan Kutlu
Business Editor

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Gün bittiğinde o yapılacaklar listesindeki bütün tikleri atmış olmak profesyonel hayatın gereği olabilir. Müşterinizin, yöneticinizin memnuniyeti elbette önemli… Ancak bir şekilde kendi düşüncelerinizle baş başa kalma lüksünü bulabildiğiniz bir an olursa kendinize şu soruyu sorabilirsiniz: "Bugün sadece önüme yığılan işleri mi erittim, yoksa ortaya gerçekten bana ait bir şeyler koyabildim mi?"

Polaroid, üst üste ikinci yaz kampanyasını da yapay zeka karşıtı hissiyata ayırdı. Markanın sahillerdeki billboardlara yerleştirdiği reklamları "Veri merkezleri hepsini içip bitirmeden gidip denize atla" diyor; "yapay zekanın parmaklarımızın arasındaki kumu üretip üretemeyeceğini" sorguluyordu. Peki teknoloji liderlerinin kendilerini "tastewashing" ile yeniden paketlemeye çalıştığı bir dönemde markaların yapay zekayla mesafesi nasıl inandırıcı olur?

Ticaret Bakanlığı, yerli üretimi desteklemek ve cari açığı azaltmak amacıyla pek çok ithal üründe ek gümrük vergisi oranlarını artırdı. Her ne kadar bu düzenlemeler iç pazarda Çin ürünlerinin oluşturduğu haksız rekabetten kaynaklanan dezavantajları gidermeye yönelik olsa da, tüketiciye etkisinin zam olarak yansıyacağı beklentisi hâkim. Kur baskısıyla ithalatın üretmeye göre daha avantajlı olduğu Türkiye’de alınan bu kararların enflasyonla mücadeleye, cari açığın düşürülmesine ve yerli üretime etkileri ne olacak?

Türkiye’de kurumsal dönüşüm yönetimi denince akla ilk gelen isimlerden biri olan Burhan Karaçam’ın "Değişim, İnsan, CEO" kitabı, yakın zamanda okuruyla buluştu. Yeni kitabı vesilesiyle Aposto editörleriyle biraraya gelen Karaçam, yöneticilik serüveninden çıkardığı en önemli dersleri ve geleceğin yöneticilerine tavsiyelerini paylaştı.

Yıllarca bir girişimin ciddiyetini ölçmenin en kestirme yolu ekip büyüklüğüydü. "Kaç kişisiniz?" sorusu aslında "Ne kadar gerçeksiniz?" demekti. Yapay zeka, bu denklemi sessizce bozdu. Bugün en hızlı büyüyen şirketlerin bazıları, bir toplantı odasına sığacak ekiplerle yönetiliyor. Peki küçük bir ekip nasıl büyük iş çıkarıyor ve bu modelin görünmeyen bedeli ne?




