

Dünyaca Ünlü Fonlardan Midas’a 11 Milyon Dolarlık Yatırım Bireysel yatırım alanında oyunun kurallarını değiştiren, Amerikan Borsalarına yatırımı hızlandırıp kolaylaştıran Midas , ikinci yatırım turunu tamamladı. Midas, Spark Capital, Earlybird Digital East, Revo Capital ve Capital One’ın kurucusu Nigel Morris’ten 11 milyon dolar yatırım aldı. SPK lisansıyla Türk ve ABD hisselerine kolay yatırım imkânı sunan Midas büyümeye devam ediyor. Türkiye’nin en büyük "Unicorn" girişimlerine yatırım yapan Earlybird Digital East Fund, Twitter ve Snapchat’in yatırımcıları arasında yer alan Spark Capital, UiPath, Peak ve Getir’in ilk yatırımcıları arasında olan Revo Capital’in de aralarında bulunduğu girişim sermaye fonlarından 11 milyon dolar yatırım alan Midas , bu yatırımı yeni iş modelleri geliştirmek ve yatırım alanındaki yeni teknolojilere yönlendirmeyi hedefliyor. Midas, ilk yatırımını 2021’de DenizBank’ın Girişim Sermayesi Fonu Deniz Ventures’tan almıştı. Yerli ve Yabancı Fonlardan İlgi Midas’ın Kurucu ve CEO’su Egem Eraslan yatırım hakkında; “ Türkiye’nin en kapsamlı yatırım uygulaması olmak için çalışıyoruz, bir yıldan kısa bir süre içerisinde yerli ve yabancı önemli fonlardan 11 milyon doların üzerinde bir yatırım aldık. Son 3 ay içerisinde %150 büyüdük ve 70 kişilik bir mühendislik takımı kurduk. Bugün on binlerce kullanıcımızın yatırım yolculuğuna eşlik ediyoruz. Twitter ve Snapchat’in yatırımcıları arasında yer alan, fintech alanında Coinbase, Plaid, Wealthfront, Alpaca, Marqeta gibi şirketlere yatırımları bulunan Spark Capital’ın Türkiye’deki ilk yatırımıyız! Bu yatırımı TL bazlı enstrümanları ve kriptopara ürünlerini geliştirmek, diğer finans uygulamalarına yatırım altyapısı sağlamak için kullanmayı planlıyoruz. ” dedi. Dünyaca Ünlü Şirketlere Yatırım İmkânı Türkiye'de kullanıcıların yatırım sürecini kısaltan ilk ve tek SPK lisanslı aracı kurum olduğunu, tüm yatırım işlemlerini hızlandırdıklarını, altyapı ve teknolojiyi sıfırdan ürettiklerini belirten Egem Eraslan, “ Alt limit sınırı olmadan, 1,5 Dolar gibi düşük işlem ücreti ile bireysel yatırımcılar için Amerikan Borsalarında işlem olanağı sunuyoruz. Midas kullanıcıları; Google, Apple, Starbucks, Facebook, Tesla gibi dünyaca ünlü şirketlere yatırım yaparak kazançlarına da ortak olabiliyor. ” dedi. Tüm detaylar için bu habere göz atabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Pandeminin ilk zamanları; herkesin evde vakit geçirmek zorunda kaldığı, dijital platformların altın çağını yaşadığı dönemler… Podcast dinlemenin zevkini keşfedenlerin yanı sıra yüklemenin kolaylığına aldanıp kendi düzenekleriyle podcast çekmeye çalışan kişilerin sayısı da hızla artıyor. Her gün, yeni bir ünlü isim podcast çekimlerine başlıyor. Bir gün, “Spotify, dünyanın en çok dinlenen podcast yayımcısı Joe Rogan’la 100 milyon dolarlık dev bir anlaşma yaptı,” haberleri yayılıyor. Herkes, Spotify’ın bu hamleyle sektördeki yerini güvence altına aldığını konuşuyor.
Yaklaşık 2 sene sonrası… Joe Rogan’ın podcast’lerinin her bir bölümü, ortalama 11 milyon kişi tarafından dinleniyor. Tarihler, Şubat 2022’yi gösteriyor. Spotify, “Joe Rogan Experience” isimli podcast serisinin 113 bölümünü platformdan kaldırıyor. Peki, neden? Gelin birlikte inceleyelim.
Neler oldu? Bölümlerin kaldırılmasına kadar uzanan olaylar, birkaç hafta önce 250’den fazla bilim insanı ve sağlık uzmanının Rogan’ın podcastini “temelsiz komplo teorilerini teşvik etmekle” suçladığı bir açık mektup yayınlamasıyla başladı.
- Açık mektubun dayanağı, Rogan’ın Aralık 2021’de Twitter’da birçok kez "Covid-19 hakkında yanlış bilgi yaydığı" gerekçesiyle hesabı kapatılan Dr. Robert Malone’u konuk eden podcast bölümüydü.
- Bir süre sonra rock yıldızı Neil Young, Covid-19 hakkında yanlış bilgi yayan bir platformda bulunmak istemediğini belirterek Spotfiy’dan kendi müziğini platformdan kaldırmasını istedi. Joni Mitchell, Dave Crosby and Stephen Sills gibi birçok müzisyen de aynı talepte bulundu.
Spotify’ın yanıtı ne oldu? Tepkilerin ardından Spotify, Covid-19’la ilgili bilgi içeren tüm podcast’lere uyarı niteliğinde tavsiyeler ekleneceğini açıkladı. Ayrıca, "Platform Kuralları" yayımlayarak içerik sağlayıcılara, Spotify'ın neyi "tehlikeli" ya da "aldatıcı" bulduğu konusunda rehberlik edeceğini belirtti. Joe Rogan ise Instagram’da bir özür videosu yayınlayarak “gelecekte dengeleri sağlamaya çalışacağını” söyledi.
Sansür gelecek mi? Verdiği bir röportajda durumu iyi yönettiğini belirten Spotify CEO’su Daniel Ek, aslında meselenin bir “ifade özgürlüğü” sorunu olduğunu ileri sürerek şirketin gelecek stratejisi konusunda da ipucu verdi. Spotify’ın içerik üreticilerinin yaratıcılığını desteklemeye devam edeceğini söyleyen Ek, “içerikleri sansürleyen” bir şirket haline gelmek istemediklerini belirtti.
Asıl sorun ne? TIME’dan Joanne Lipman’a göre, bu açıklamalar Spotfiy’ın asıl sorununun başladığı yere işaret ediyor. Hâlihazırda 3,2 milyon podcast’e sahip olan Spotify’a isteyen herkes, kolaylıkla podcast yükleyebiliyor. Rogan’ın aksine çoğu üretici, podcast’ler için ödeme almıyor ve şu anda şirket, istediği takdirde bu podcast’leri kaldırabileceğini söylüyor. İşte tam bu noktada; “Spotify, başkaları tarafından oluşturulan içerikleri dağıtan bir platform mu yoksa içeriklere dair yasal sorumluluğu olan bir yayıncı mı?” sorusu gündeme geliyor.
Platform mu, yayıncı mı? Spotify, her ne kadar uzun bir süre boyunca kendini bir platform olarak görse de aslında Joe Rogan anlaşması, şirketin yayıncılığa doğru attığı ilk adımdı. Kâr amacıyla bir içeriği satın almak için ödeme yapmak, o içeriğin şirketinizle anılması ve o içerikten sorumlu olmak anlamına geliyor. Ne var ki; Spotify’ın kendini nasıl konumlandırdığı henüz pek açık değil. Joe Rogan deneyiminin, Spotify’ın pozisyonunu yeniden sorgulamasına yol açacağı muhakkak. Cevabın ise sadece Spotify için değil Snapchat ve TikTok gibi içerik üreticilerine ödeme yapmaya başlayan birçok platform için önemli çıktıları olacak.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Türkiye'de enflasyon, 20 yılın zirvesine çıktı. Meta, Amazon ve Alphabet, 2021’in son çeyreğine ilişkin bilançolarını açıkladı. Spotify, 100 milyonluk anlaşma ile transfer ettiği Joe Rogan'ın podcast'lerini platformdan kaldırdı.
07 Şub 2022

YAZARLAR

Nurefşan Kutlu
Business Editor

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Polaroid, üst üste ikinci yaz kampanyasını da yapay zeka karşıtı hissiyata ayırdı. Markanın sahillerdeki billboardlara yerleştirdiği reklamları "Veri merkezleri hepsini içip bitirmeden gidip denize atla" diyor; "yapay zekanın parmaklarımızın arasındaki kumu üretip üretemeyeceğini" sorguluyordu. Peki teknoloji liderlerinin kendilerini "tastewashing" ile yeniden paketlemeye çalıştığı bir dönemde markaların yapay zekayla mesafesi nasıl inandırıcı olur?

Ticaret Bakanlığı, yerli üretimi desteklemek ve cari açığı azaltmak amacıyla pek çok ithal üründe ek gümrük vergisi oranlarını artırdı. Her ne kadar bu düzenlemeler iç pazarda Çin ürünlerinin oluşturduğu haksız rekabetten kaynaklanan dezavantajları gidermeye yönelik olsa da, tüketiciye etkisinin zam olarak yansıyacağı beklentisi hâkim. Kur baskısıyla ithalatın üretmeye göre daha avantajlı olduğu Türkiye’de alınan bu kararların enflasyonla mücadeleye, cari açığın düşürülmesine ve yerli üretime etkileri ne olacak?

Türkiye’de kurumsal dönüşüm yönetimi denince akla ilk gelen isimlerden biri olan Burhan Karaçam’ın "Değişim, İnsan, CEO" kitabı, yakın zamanda okuruyla buluştu. Yeni kitabı vesilesiyle Aposto editörleriyle biraraya gelen Karaçam, yöneticilik serüveninden çıkardığı en önemli dersleri ve geleceğin yöneticilerine tavsiyelerini paylaştı.

Yıllarca bir girişimin ciddiyetini ölçmenin en kestirme yolu ekip büyüklüğüydü. "Kaç kişisiniz?" sorusu aslında "Ne kadar gerçeksiniz?" demekti. Yapay zeka, bu denklemi sessizce bozdu. Bugün en hızlı büyüyen şirketlerin bazıları, bir toplantı odasına sığacak ekiplerle yönetiliyor. Peki küçük bir ekip nasıl büyük iş çıkarıyor ve bu modelin görünmeyen bedeli ne?

Bugüne kadar liderlikle ilgili binlerce kitap ve makale yazıldı; pek çok farklı liderlik tanımı yapıldı. Yapılan onca tanımın içinde sanırım çoğunluğun hemfikir olduğu bir açı var: Kurumsal hayatta liderlik “insanlardan en yüksek verimi alabilmekle” ilgili. Bu verimlilikte doğru sorulara odaklanmanın payı da büyük.




