Tahvil piyasalarında bu hafta

Bu hafta tahvil piyasalarında hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerden dikkat çeken ihraçlar ve stratejik hamleler gözlemlendi
Tahvil piyasalarında bu hafta

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

Bu hafta tahvil piyasalarında hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerden dikkat çeken ihraçlar ve stratejik hamleler gözlemlendi. Hem ekonomik hem de sosyal sorumluluk projelerine fon sağlamak adına yapılan ihraçlar, piyasalardaki küresel belirsizliklere rağmen yatırımcı ilgisini çekmeyi başardı.

ABD’de hazine tahvili getirilerinde önemli bir artış yaşandı. Özellikle 10 yıllık Hazine tahvilinin getirisi %4,35 seviyelerine kadar genişledi. ABD’deki bütçe açığı ve enflasyonist baskılar tahvil getirilerini destekliyor. Hatta bu oran önümüzdeki aylarda %5’e kadar genişleyebilir. Bu yükseliş, küresel tahvil piyasasında dengeleri yeniden şekillendirebilir, zira gelişmekte olan piyasalar da benzer stratejilerle kendi getirilerini artırma eğilimine girebilir.

Avrupa’da ise Avustralya, %4,25 faiz oranı ile 7 milyar Avustralya doları (yaklaşık 4,7 milyar USD) değerinde ilk yeşil tahvil satışı gerçekleştirdi. Bu tahviller, Avustralya'nın yeşil enerji, yenilenebilir altyapı projeleri ve çevre koruma programlarına fon sağlamak amacıyla ihraç edildi ve yatırımcıların yoğun ilgisini çekerek fiyatını daraltmayı başardı. 

Gelişmekte olan piyasalarda tahvil ihraçları, özellikle sosyal ve çevresel projeler için yapılan sürdürülebilirlik tahvilleri şeklinde gerçekleşti. Katar, Körfez İşbirliği Konseyi'nde (GCC) yeşil tahvil ihraç eden ilk ülke olarak 2,5 milyar dolar değerinde yeşil tahvilini piyasaya sürdü. Tahvil, 5 ve 10 yıllık vadeli iki bölümde sunuldu ve toplamda 14 milyar dolarlık talep gördü. Aynı zamanda Sırbistan, sosyal sorumluluk projelerini desteklemek amacıyla 1,5 milyar dolarlık sürdürülebilirlik tahvili ihraç etti. Bu tahvil, sosyal sorumluluk projeleri için uluslararası yatırımcılardan yoğun talep gördü.

Gelişmekte olan piyasalarda, faiz oranlarının yüksek olması ve ABD dolarının güçlenmesi, tahvil ihraçlarını etkileyen başlıca risk unsurları arasında yer alıyor. Özellikle El Salvador, Kenya gibi ülkelerde %10’un üzerinde getirilerle tahvil ihracı gerçekleşmekte ancak ihraç edilen tahvillerin piyasa erişimi sınırlı kalabiliyor. Bu nedenle, birçok gelişmekte olan ülke, uluslararası kuruluşlar ve kalkınma bankaları aracılığıyla finansmana erişim sağlıyor. Örneğin, IMF'in Sağlamlık ve Sürdürülebilirlik Tesisi gibi fonlarda, gelişmekte olan ülkelerin borçlanma maliyetlerini azaltmak için genişleme görebiliriz.

Öte yandan, gelişmekte olan ülkeler yerel para birimi cinsinden tahvil ihraçlarını artırarak dış borç riskini azaltmayı hedefliyor. Yerel tahvil getirileri, ABD'de faiz oranlarının düşme beklentisiyle daha cazip hale geliyor. Brezilya ve Hindistan gibi ülkelerde yerel para cinsinden tahvil ihraçlarının sürmesi beklenirken, Orta Doğu, Afrika ve Latin Amerika gibi bölgelerde faiz indirimlerinin alanı genişliyor.

Gelişmekte olan piyasalarda sürdürülebilirlik bağlantılı tahvillerin (GSS) payı hızla artıyor. 2024’ün ilk yarısında, gelişmekte olan ülkelerde GSS tahvilleri toplam tahvil ihraçlarının %13’ünü oluşturdu ve bu oran giderek artıyor. Yatırımcılar için bu tahviller, sosyal sorumluluk projelerine doğrudan katkı sağlama avantajı sunduğu için cazip hale geliyor. 

Bu tür tahviller, aynı zamanda yatırımcılara ek bir prim getirmese de geniş bir çeşitlilik sunarak portföyleri daha sağlam bir hale getirmekte. Tahvil piyasalarında riskler devam etse de, gelişmekte olan ülkeler güçlü bir büyüme potansiyeline sahip. Özellikle Çin ekonomisinin istikrar kazanması, diğer büyük gelişmekte olan ekonomilere olumlu yansıyabilir. Brezilya ve Hindistan gibi ülkelerde beklenen güçlü büyüme, yatırımcı ilgisini bu ülkelere yönlendirebilir ve bu piyasalarda borçlanma maliyetlerini daha uygun hale getirebilir. 

Kabaca özetlersek; doların güçlü seyretmesi ve ABD'deki faiz oranlarının yüksek kalması nedeniyle Brezilya, Hindistan ve Güney Afrika gibi ülkeler yerel para birimi cinsinden tahvil ihraçlarını artırabilir. Yüksek getirili tahvillere olan talep, gelişmekte olan piyasalarda ABD hazine tahvillerine kıyasla daha cazip bir "carry" (getiri farkı) sunabilir. Özellikle yüksek riskli ülkelerde, getiriler %10’u aşarken, Kenya ve Nijerya gibi ülkelerdeki tahvil ihraçlarının ABD'de faiz indirimleri beklentisiyle daha fazla ilgi görebileceği öngörülüyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

EXANTEEXANTE
∙

BÜLTEN SAYISI

∙

PREMIUM'A ÖZEL

⛱️ Turizmde hedefler yukarı

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, beklentilerin üzerinde gelen turizm verilerini yorumlarken, "Yıl sonu ziyaretçi hedefini 61 milyon kişiye çıkardık" ifadelerini kullandı.

01 Kas 2024

AA

YAZARLAR

Eren Kuru

Sipay Hazine Müdürü ve yatırım danışmanı. Daha önce Borsa İstanbul’da İş Geliştirme Departmanı’nda, Vakıf Yatırım'da Yatırım Danışmanlığı ve Algoritmik Trading Departmanı'nda, Ziraat ve Allbatross Portföy tarafında da Fon Yönetimi'nde çalıştı.

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

Kalkınmanın jeoekonomisi: Küresel ticarette yeni dönem

ABD-İran savaşının ve artan korumacılığın etkisiyle küresel ticarette dengeler değişirken, ülkelerin ulusal güvenlik ve jeopolitik öncelikleri ekonomik kararlarında giderek daha belirleyici hale geliyor. Ancak teknolojik dönüşüm ve stratejik sektörlerdeki yatırımların gelişmiş ülkelerde yoğunlaşması, gelişmekte olan ülkelerin kalkınma ve gelir farkını kapatma çabalarını zorlaştırıyor.

Kalkınmanın jeoekonomisi: Küresel ticarette yeni dönem
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

Rekorlar kıran küresel tahvil faizleri neden artıyor ve bunu ne durdurabilir?

Küresel ekonomide en önemli gündem maddesi, uzun vadeli tahvil faizlerindeki önlenemeyen yükseliş olmaya devam ediyor. Sadece ABD’de değil, birçok gelişmiş ülkede on yıllık tahvil faizlerinin çok sert yükseldiği görülüyor. Peki neden ve bu gidişi ne durdurabilir?

Erhan Aslanoğlu

·

15 Eki 2026

Rekorlar kıran küresel tahvil faizleri neden artıyor ve bunu ne durdurabilir?
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

ABD'nin akaryakıt krizi nasıl Putin’e yaradı?

ABD Başkanı Donald Trump’ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı dizel tedarik anlaşması, ABD Kongresinde Cumhuriyetçiler ile Demokratların hükümetin kapanması sürecinde dahi yaşamadıkları ölçüde bir ortak mutabakat sağlamalarına neden oldu. Peki Trump neden böyle bir karar aldı? Rusya bu anlaşmadan ne kazanacak ve ABD’nin Ukrayna politikasında nasıl bir değişiklik yaşanıyor?

Emircan Yaman

·

14 Eki 2026

ABD'nin akaryakıt krizi nasıl Putin’e yaradı?
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

Sanayide yaz ayı bilançosu: İmalatta büyüme sıfıra yaklaştı

İmalat sanayiinde ilk dört ayda %1,3’e ulaşan üretim artışı, Ağustos ayında %0,2’ye geriledi. Giyim ve makine sektörlerinde daralma tüm şiddetiyle sürerken, önceki yıllarda büyüyen bazı sanayi kolları da yaz aylarında üretim kaybetmeye başladı.

Emircan Yaman

·

13 Eki 2026

Sanayide yaz ayı bilançosu: İmalatta büyüme sıfıra yaklaştı
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

2026 Nobel Ekonomi Ödülü: İnsan davranışları ekonomi politikalarını nasıl şekillendiriyor?

Nobel Ekonomi Ödülü’nü alan Robert Hall ve Michael Woodford’un çalışmalarının ortak noktası, ekonomik istikrarın yalnızca bugün alınan kararlara değil, insanların geleceğe ilişkin beklentilerine de bağlı olduğu düşüncesi oldu. Ödülün gerekçesinde “makroekonomik istikrarın mikroekonomik temellere yaptığı katkılar” ifadesi yer alırken burada Türkiye açısından da önemli çıkarımlar var. Bu teze göre, ekonomik istikrarın toplumsal karşılığı tek başına enflasyonun düşmesi değil.

Pelin Cengiz

·

12 Eki 2026

2026 Nobel Ekonomi Ödülü: İnsan davranışları ekonomi politikalarını nasıl şekillendiriyor?