

Dünyahali, Yuvam Dünya ve Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Araştırma Merkezi iş birliğinde, BMWi’nin desteğiyle yayınlanmaktadır. BMWi sürdürülebilir mobilite için kapsamlı çözümler sunar .
Daha fazlasını öğren →
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
Prof. Dr. Mine Durusu Tanrıöver
Merhaba! Okumakta olduğunuz Dünyahali’nin 100. Sayısında sizlerle beraber olmaktan dolayı çok heyecanlı ve mutluyum. Bu yola çıkarken pusulam topraktı, ‘Toprağın Bilgeliği’ yoluma ışık tutsun niyeti ile kaleme sarılmıştım. Bu sayıda da beni sizlerle buluşturan toprağı onurlandırmak istedim. Toprak, görünen dünyanın görünmeyen evrenidir. Canlı ve cansız organizmalar, mineral, su ve gaz içeren bir karışımdır. Ancak bu cümlenin basitliği sizi aldatmasın, tüm bu bileşenlerin birbirleriyle ve ev sahipliği yaptıkları bitkiler ile muazzam bir etkileşimi vardır.
Toprak, yaşamdır.
Bir çay kaşığı toprak milyonlarca mikroorganizma, binlerce mikroskobik hayvan ve kilometrelerce mantar iplikçiği içerir. Özellikle bitki kökleri etrafında ‘rizosfer’ olarak isimlendirilen bölgede yoğunlaşan bakteri ve mantarlar bitkinin gereksinimlerine göre besin maddesi, antimikrobiyal maddeler, hormonlar salgılayarak bitkinin sağlıklı bir şekilde büyüyüp gelişmesine ve hayatta kalmasına yardımcı olurlar. Bitki de köklerinden saldığı karbohidratlarla bu mikroorganizmaları besler ve onları köklerinin yakınında tutar. Mantar iplikçikleri toprak altında kilometrelerce uzunluğunda iletişim ağları kurarak bitkiler arasında haber taşır ve hangi bitkinin neye gereksinimi varsa birinden diğerine iletilmesini sağlar. Toprak, işbirliği ve karşılıklı faydaya dayanan, her şeyin yaşam için dönüştürüldüğü barış dolu bir toplumsal yapı sergiler.
Toprak, insandır.
Latince’de ‘humus’ kelimesi ‘toprak’ anlamına gelen dişil bir kelimedir, insan anlamına gelen ‘humanus’ kelimesi ile ilişkilidir. Toprak ‘Ana’dır, dünyadaki yaşam ağı canlıları besleyen toprak sayesinde örülür. Sevgili Buket Uzuner, Tabiat Dörtlemesi’nin ikinci romanı Toprak’ta “Toprak Ana: Yeryüzünün Rahmi’dir” der ve toprağa pek haklı övgüler yağdırır. Aynı zamanda toprak etiğine ve hakkına saygı göstermemiz için yüzlerce yıllık kökenimizden gelen bilgeliği bize hatırlatır.
Toprak, sağlık, mutluluk ve iyiliktir.
Toprakta bulunan bakterilerin beyinden mutluluk hormonu olarak bilinen serotoninin salgılanmasını sağladığı, strese karşı dayanıklılığı artırdığı ve bağışıklık sistemi üzerinde olumlu etkileri olduğu gösterilmiştir. Toprak işleri ile uğraşmanın antidepresan, antiinflamatuar ve antialerjik etkileri olduğunu söylemek yanlış olmaz.
Toprak, doğadır, özgürlüktür.
Doğada olmayı düşünmek, hayal etmek bile sakinleştirici ve iyileştirici bir etki yaratır. Kendimi hayatın içinde sıkışmış hissettiğimde birkaç derin nefesle gözlerimi kapar ve hayalimdeki imgede bulurum kendimi. Neredeyse tepeye varmak üzere olan güneşin altın ışınlarının yeryüzü ile kavuştuğu her noktada hareler oluşturduğu yemyeşil bir ova! Bir tarafta ulu, yalnız bir ağaç, diğer tarafta ise rengarenk çiçeklerin arasında mırıl mırıl akan bir dere. Zihnimde ya o derenin kenarındaki bir taşta oturur, ya da yemyeşil ovada koşar olurum. Bu zamanın ve mekânın ötesinde tarifsiz bir huzur ve mutluluk dolu bir dünyada bir başka türlü anlam bulurum.
Peki, hayallerimizde bile toprak, su, doğa imgeleri varken kendi zamanımızda, bu gerçeklikte neden dünyamızı betondan bir hapishane haline dönüştürdük? Dünya üzerindeki canlılığın kaynağı olan toprağı nasıl öldürdük? Köklerimizle olan bağımızı ne zaman ve ne uğruna kaybettik? Toprakla olan bağımızı kaybettikçe, topraktaki köklerimizi ve bizi dünyaya ve diğer canlılara bağlayan özümüzü unutuyoruz. İklim krizi, biyoçeşitlilik kaybı ve ekoyıkımın hepsinin kök nedeninde insanı her şeyin üstünde gören bu yıkıcı ve tüketici sistem içerisinde, insanlığın toprağa olan saygısı ve sevgisini yitirmesi yatıyor. İnanıyorum ki insanlık, adının geldiği toprak ile olan bağını hatırladıkça, aynı hayali kuran kolektif bilinç Vandana Shiva’nın deyişiyle ‘dünyayı geri kazanmak için’ değişim ve dönüşüm için güç bulacak. Bizim de o ana kadar yapmamız gereken durmadan, yorulmadan insanlığa topraktaki köklerimizi hatırlatmak ve toprağı yüceltmek için çabalamak olacak.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Dünyahali
Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
İLGİLİ OKUMALAR



