

Parçalı yatırımlarla sanat yatırımcısı olun: Artiox Pandeminin başlarında, Covid-19 vakalarının artışa geçtiği dönemde Londra'daki FTSE, New York’taki Dow Jones ve Japonya'daki Nikkei endeksi başta olmak üzere küresel piyasalar zor zamanlar geçirdi. Bunun aksine Sotheby’s, Christie’s gibi müzayede evleri çevrim içi ortamlarda gerçekleştirdikleri müzayedelerde rekor satışlara imza attı. Küresel piyasalar politik hamlelerden, doğal durumlardan, küresel krizlerden kolaylıkla etkilenebilirken kendi arz ve talep dengesi içinde var olan sanat piyasası, uzun vadeli yatırım yapmayı düşünenler için iyi bir alternatif sunuyor. Peki, sanat piyasasını teknolojiyle bir araya getirmek ve sanat yatırımını daha erişilebilir hâle getirmek mümkün mü? İşte tam burada Artiox devreye giriyor. Sanat yatırımı konseptini çağdaş teknolojiyle birleştiren ve blokzincir tabanlı platformuyla sanat eserlerine dilediğiniz kadar yatırım yapmanızı mümkün kılan Artiox, iOS ve Android mobil uygulamalarıyla sanat yatırımını mobilken de erişilebilir kılıyor. Artiox nedir? Hisse senedi alıp satar gibi, eksper onaylı ve sigortalı sanat eserlerine ait token'ları kolayca alıp satmayı mümkün kılan Artiox, yatırımcılara aşağıdaki avantajları sunuyor: Yatırımcılar, bir eserin tümüne yüklü bir fon yatırmak yerine eserin bir kısmına ortak olabiliyor ve bu sayede daha geniş bir portföy oluşturabiliyor. Bu parçalı yatırımları diledikleri zaman anında piyasa fiyatından alıp satabiliyor. Tüm bunlar, sanat yatırımlarını geleneksel yöntemlere göre daha etkin yönetmeyi mümkün kılıyor. Nasıl çalışıyor? Uzmanlar tarafından değerlendirilerek seçilen eserler, sigortalanıyor ve blokzincir üzerinde oluşturulan akıllı kontrat ile tokenize ediliyor. Ön satış ve satış süreçlerinin ardından da Artiox platformunda listelenerek 7/24 alınıp satın alınabilir hâle geliyor. Öne çıkan eserler Sauna Emerging 1: Artiox ve Art.Ist Sauna iş birliğiyle oluşturulan Sauna Emerging 1 sepeti, genç ve bağımsız 11 sanatçının eserlerinden oluşuyor. Bu sepete yatırım yapan yatırımcılar, gelecek vadeden sanatçılara da destek olmuş oluyor. Erdinç Sakin, Erhan Karagöz, Küntay Tarık Evren, Mine Akçaoğlu, Mr. Hure, Muhammet Bakır, Saniye Özbek, Süleyman Engin gibi isimlerin işlerinden oluşan Sauna Emerging 1 Sepeti'ndeki eserler, UniqExpo bünyesinde sürekli sergileniyor ve yatırımcılar, çeşitli etkinliklerde sanatçılarla vakit geçirme fırsatı da yakalıyor. Sauna Emerging 1 Sepeti'nin yanı sıra Artiox'ta şu sıralar öne çıkan eserler arasında Nuri Abaç'ın Apartman, Devrim Erbil'in Süleymaniye'den İstanbul'a, Adnan Turani'nin Orchestra, Ahmet Güneştekin'in Pegasus'un Bulutu, Nejad Melih Devrim'in Abstrait Marron ve Yalçın Gökçebağ'ın Bodrum isimli eserleri de bulunuyor. Artiox’a kaydolarak webden ve mobilden sanat eseri alım satımlarına başlamak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Financial Times, birkaç gün önce “Türkiye'nin teknoloji şirketleri nasıl Avrupa'nın yıldızı oldu?" başlıklı bir makale yayımladı. Ertesi gün, Türkiye’de girişimcilik ekosisteminde yer alan hemen hemen herkesin sosyal medya hesaplarında benzer paylaşımlar vardı. Makaleyi alıntılayanlardan bazıları, Türk bayrakları ve nazar boncukları ile gururunu belirtiyordu. Aynı zamanda, Türkiye’deki girişimlerin potansiyeline dair hararetli yorumlar da yapılıyordu.
Makale, elbette durduk yerde yayımlanmadı. Türkiye'de son iki senede dört şirket, 1 milyar dolar değerlemeyi aşarken geçen hafta Trendyol, SoftBank Vision Fund 2 liderliğinde gerçekleşen yatırım turundan aldığı 1,5 milyar dolar yatırımla değerlemesini 16,5 milyar dolara çıkararak “decacorn” statüsüne ulaştı.
- Decacorn nedir? 1 milyar dolar değerlemeye ulaşan şirketler için tek boynuz anlamına gelen “unicorn”, 10 milyar dolar değerlemeye ulaşan şirketler için ise on boynuz anlamına gelen “decacorn” terimi kullanılıyor.
Türkiye’nin karnesi
Türkiye merkezli girişimler, 2021’de toplam 1,3 milyar dolar yatırım alarak son dört yılın toplamından daha fazla sermaye artırdı.
- Peak Games, Haziran 2020’de ABD merkezli oyun şirketi Zynga tarafından 1,8 milyar dolar karşılığında satın alındı.
- Getir, 2021’deki üç yatırım turunda toplam 983 milyon dolar yatırım alarak değerlemesini 7,5 milyar dolara çıkardı.
- Dream Games, Haziran 2021’de gerçekleşen yatırım turunda 155 milyon dolar yatırım alarak 1 milyar dolar değerlemeye ulaştı.
- Hepsiburada, Temmuz 2021’de Nasdaq borsasında gerçekleşen halka arzının ardından 4,4 milyar dolar değerlemeye ulaştı.
Hasat mevsimi
Yeni yatırım dalgası, İstanbul’u Londra, Paris ve Berlin gibi teknoloji merkezlerinin arasına katarken bu başarının uzun yıllar süren çabaların karşılığı olduğunu da unutmamak gerekiyor. 2000'de kurulan Hepsiburada, 20 seneyi aşkın bir süredir faaliyette. Trendyol ve Peak Games 2010'da; Getir 2015'te, Dream Games ise 2019 yılında kuruldu.
“10 unicorn” hedefi
Teknoloji şirketlerinin başarısı, yabancı yatırımcıların Türkiye’ye ılımlı yaklaşmasında da etkili oluyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, 2019’da açıkladığı strateji belgesinde 2023’e kadar Türkiye’den “10 unicorn” çıkarma hedefini ortaya koymuştu. Bakan Mustafa Varank, iki gün önce Trendyol'u ziyaret ederek bu hedefini yineledi ve yatırımların çoğunun Türkiye’de kullanılacağını söyledi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
TCMB, politika faizini %19'da sabit tuttu. Trendyol, 16,5 milyar dolar değerlemeyle "decacorn" oldu. Dr. Soner Canko, veri bilimciliğini Pareto için yazdı.
16 Ağu 2021

YAZARLAR

Nurefşan Kutlu
Business Editor

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Polaroid, üst üste ikinci yaz kampanyasını da yapay zeka karşıtı hissiyata ayırdı. Markanın sahillerdeki billboardlara yerleştirdiği reklamları "Veri merkezleri hepsini içip bitirmeden gidip denize atla" diyor; "yapay zekanın parmaklarımızın arasındaki kumu üretip üretemeyeceğini" sorguluyordu. Peki teknoloji liderlerinin kendilerini "tastewashing" ile yeniden paketlemeye çalıştığı bir dönemde markaların yapay zekayla mesafesi nasıl inandırıcı olur?

Ticaret Bakanlığı, yerli üretimi desteklemek ve cari açığı azaltmak amacıyla pek çok ithal üründe ek gümrük vergisi oranlarını artırdı. Her ne kadar bu düzenlemeler iç pazarda Çin ürünlerinin oluşturduğu haksız rekabetten kaynaklanan dezavantajları gidermeye yönelik olsa da, tüketiciye etkisinin zam olarak yansıyacağı beklentisi hâkim. Kur baskısıyla ithalatın üretmeye göre daha avantajlı olduğu Türkiye’de alınan bu kararların enflasyonla mücadeleye, cari açığın düşürülmesine ve yerli üretime etkileri ne olacak?

Türkiye’de kurumsal dönüşüm yönetimi denince akla ilk gelen isimlerden biri olan Burhan Karaçam’ın "Değişim, İnsan, CEO" kitabı, yakın zamanda okuruyla buluştu. Yeni kitabı vesilesiyle Aposto editörleriyle biraraya gelen Karaçam, yöneticilik serüveninden çıkardığı en önemli dersleri ve geleceğin yöneticilerine tavsiyelerini paylaştı.

Yıllarca bir girişimin ciddiyetini ölçmenin en kestirme yolu ekip büyüklüğüydü. "Kaç kişisiniz?" sorusu aslında "Ne kadar gerçeksiniz?" demekti. Yapay zeka, bu denklemi sessizce bozdu. Bugün en hızlı büyüyen şirketlerin bazıları, bir toplantı odasına sığacak ekiplerle yönetiliyor. Peki küçük bir ekip nasıl büyük iş çıkarıyor ve bu modelin görünmeyen bedeli ne?

Bugüne kadar liderlikle ilgili binlerce kitap ve makale yazıldı; pek çok farklı liderlik tanımı yapıldı. Yapılan onca tanımın içinde sanırım çoğunluğun hemfikir olduğu bir açı var: Kurumsal hayatta liderlik “insanlardan en yüksek verimi alabilmekle” ilgili. Bu verimlilikte doğru sorulara odaklanmanın payı da büyük.




