Yapay zeka rallisi yeni bir dot-com balonu mu?

Bu yıl S&P 500'deki %11,98'lik kazancın neredeyse tümü yapay zekaya yatırım yapan hisselere bağlı olarak kaydedildi
Yapay zeka rallisi yeni bir dot-com balonu mu?

14 Nisan - Inveo Ventures - Pareto
Inveo Ventures ile birlikte

Yeni nesil değer yatırımcısı: Inveo Ventures Geleceğin şirketlerinden birini kurmak ve sermaye yaratmanın yanı sıra bir değer köprüsü inşa etmek istiyorsanız sizi bir yatırımdan daha fazlasını sunan Inveo Ventures ile tanıştırmak isteriz. Nedir? Inveo Yatırım Holding ve Gedik Yatırım grubunun kurduğu girişim sermayesi yatırım ortaklığı şirketi olan Inveo Ventures , girişimcilik ve risk sermayesi hakkındaki bilgi birikimi sayesinde yenilikçi ve ölçeklenebilir teknoloji şirketleriyle değer yaratıyor. Kurucuları ve ekipleri destekleyerek tüm zorlukların üstesinden gelmelerine yardımcı olmak için çalışıyor. Neden Inveo Ventures? Girişimlerin Seri A öncesi köprü yatırım turlarına odaklanıyor, teknoloji tabanlı ve yatırım tezine uygun girişimler için ‘sektör agnostik’ bir şekilde değerlendirmelerini gerçekleştiriyor. Gerçekleştirdiği girişim yatırımlarının ‘ortak yönetim merkezi’ olarak hareket eden şirket; portföy girişimleri, grup ve ekosistem arasında adeta bir ‘değer köprüsü’ olarak konumlanıyor. Mevcut portföy iştiraklerine verdiği iş geliştirme, strateji, finans vb. desteklerle grubun değer yaratan yatırımcı olma kültürünü sürdürüyor. Dahası: hiVC yapısının yönetimini de gerçekleştiren Inveo Ventures, hiVC ve 100% hiVC iştiraki hiBoost şapkasıyla değerlendirdiği girişimlerin fikir aşamasından başlayan ‘erken aşama yatırım turlarına’ da katılım sağlıyor. Çok yakında: Inveo Ventures, bu yıl itibarıyla henüz açıklanmayan ancak yakın zamanda açıklanacak yatırım duyurularıyla portföyünü genişletmeyi planlıyor. Inveo Ventures ile yatırımınıza değer katmak için inveoventures.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

Yapay zekâ teknolojisindeki gelişimi ve bu gelişimin şirketlerin kârlılık ve üretkenlikleri üzerindeki etkisini bolca konuştuğumuz bir dönem yaşıyoruz. Ocak ayında Microsoft’un bir sohbet robotu olan ChatGPT'ye yaptığı yatırımı genişletmesiyle başlayan yapay zeka yarışı, diğer büyük teknoloji şirketlerinin kendi planlarını duyurmalarıyla birlikte iyice kızıştı. Bu durum o kadar ileri gitti ki, geride bıraktığımız bilanço döneminde ABD’de yatırımcıların temel kaygısı şirketlerin başta yapay zekâ olmak üzere teknolojiyi nasıl kullandığı oldu. Şirketlerin yönetim ekipleri de doğal olarak yatırımcıların bu iştahından yararlandı ve 2000'deki dot-com çılgınlığını hatırlatan bir ortamla bilanço dönemi geride bırakıldı. Bu yazıda; yılın başında Microsoft ile başlayan, Google’ın Bard’ı ile büyüyen ve çip üreticisi Nvidia’nın bilançosuyla birlikte hız kazanan yapay zeka rallisinin temel dinamiklerini özetliyor ve bu ralliyi dot-com balonu ile kıyaslıyoruz.

Yapay zekada silahlanma yarışı

Yapay zeka ve robot teknolojisinin şirketler tarafından benimsenmesi bir süredir "dördüncü sanayi devrimi" olarak anılıyor. Yapay zeka teknolojileri hayatımızı değiştirme potansiyeli taşıdığı gibi, şirket perspektifinden bu teknolojideki gelişmeler farklı sektörlerde verimliliğin artırılması ve daha geniş kar marjları anlamına geliyor. Microsoft'un bu yılın başında ChatGPT’ye olan yatırımını artırdığını açıklamasıyla kendi hisselerine 500 milyar ABD dolarından fazla değer kattığını görüyoruz.

Geride kaldığını anlayan Google ise arayı kapatmak için biraz aceleci davrandı ve Şubat ayında yapay zeka stratejisini açıklamaya yönelik girişiminde, ChatGPT’ye rakip olan sohbet botu Bard’ı tanıtırken başarısız oldu. Diğer yandan şirket geçtiğimiz haftalarda yıllık olarak düzenlediği “I/O” konferansında Google yapay zeka sürümünün gücünü gösteren ve onu bir uygulama paketiyle mevcut sistemlerine entegre eden bir dizi duyuru daha yaptı. Böylelikle rüzgar terse döndü ve gelişmelerle birlikte Alphabet'in hisse senedi fiyatı mayıs ayında yaklaşık %21 değer kazandı. Böylelikle şirket ile emsalleri arasında daha önce açılmış olan değerleme farkı da daralmış oldu.

Microsoft ve Google’ın yarışına Amazon ve Meta Platforms da seyirci kalmadı. Nitekim Meta benzer bir ürünü bu yıl içinde piyasaya sürmeyi planladığını belirtirken, Amazon da çevrimiçi mağazasının arama işlevinde kullanmak üzere "ChatGPT tarzı” bir ürün geliştirdiğini söyledi.

Yapay zekada silahlanma yarışı, farklı sektörlerden şirketlerin teknolojiden yararlanma planları hakkında açıklama yapmasıyla birlikte daha da büyüdü. Örneğin son haftalarda; Kraft Heinz’ın satış üretkenliğini artırma amacıyla yapay zekâ kullanımını gündeme taşıdığına, Wendys’in ise arabaya servis sürecini yapay zeka teknolojisiyle gerçekleştirmeyi planladığına tanık olduk.

Dot-com krizi

Tüm şirketlerin ve yatırımcıların bir anda aynı yöne doğru hareket etmeye başlaması ister istemez çoğu yatırımcının aklına dot-com balonunu getirdi. Dot-com balonu 1990'ların sonlarında yaşanan bir borsa balonuydu. ABD’de teknoloji endeksi Nasdaq 1995’ten Mart 2020’deki zirvesine kadar %800 artış gösterdi. Endeks 3 yıl içerisinde bu zirveden %740 düştü ve balon sırasındaki tüm kazanımlarını geri verdi. Endeksin yeniden 2000 yılındaki zirveye ulaşması yaklaşık 15 yıl aldı. Dot-com çöküşü sırasında birçok küçük ölçekli çevrimiçi alışveriş ve iletişim şirketi iflas etti. Amazon ve Cisco Systems gibi daha büyük şirketler ise piyasa değerlerinin önemli bir bölümünü kaybetti.

Dot-com balonunun üç önemli nedeni vardı:

1- Dot-com şirketlerinin yüksek değerlemeleri

Bu dönemde halka arz olan teknoloji ve internet şirketleri yüksek yatırımcı talebi ve değerleme modellerinin zayıflığı nedeniyle gerçekçi olmayan fiyat ve çarpanlardan halka arz oldu. Analistler halka arz olan şirketlerin nakit yaratabilme potansiyelinden ziyade web site trafiği metriklerine odaklandı.

2- Girişim sermayesi fonları ve düşük faizler

Teknoloji ve internet şirketlerine sermaye akışı girişim sermayesi fonları üzerinden gerçekleşti. O dönem için düşük kabul edilebilecek faiz ortamında yatırımcılar borçlanarak birikimlerini girişim sermayelerine aktardılar. Girişim sermayelerinin aldığı ekstrem riskler dot-com balonunu daha da büyüten faktör oldu.

3- Medya etkisi

Medya şirketleri teknoloji şirketlerinin gelecek beklentileri hakkında yazdıkları raporlarla yatırımcıları riskli teknoloji şirketlerine sürüklediler. Önde gelen finans medya kanalları sektörü süsleyen raporlarla fiyatlardaki yükselişi körükledi.

Balon hissiyatı

Bu nedenle her ne kadar yapay zekanın uzun vadeli faydaları inkâr edilemez olsa da dot-com tecrübesi yatırımcıların hisse piyasalarında kısa vadede yaşanan yukarı yönlü bu hızlı fiyatlamada kaygılanmasına neden oluyor. Bloomberg verilerine göre, şirketlerin kazanç raporlarında ve konferans görüşmelerinde teknolojiden bahsetme sayısı ilk çeyrek itibarıyla rekor bir seviyeye ulaştı. Fiyat hareketi perspektifinden bakıldığında; bu yıl S&P 500'deki kazançların (+%11,98) neredeyse tümü yapay zekaya yatırım yapan hisselere bağlı olarak kaydedildi. Bu hisse senetleri dışarıda bırakıldığında S&P 500 endeksi yıl başından bu yana yaklaşık %2 değer kaybetti. Çip üreticisi Nvidia 200’ün üzerinde fiyat/kazanç oranına ulaşırken (S&P 500 ortalaması 20.50 seviyesinde) dot-com döneminde olduğu gibi şirketler ve medya kanalları yapay zeka temasını manşetlere taşıdı.

Yukarıda da vurguladığımız üzere S&P 500 bu yıl bir avuç isim tarafından destekleniyor. ChatGPT ile başlayan çılgınlık Fed’in faiz artışlarına bağlı olarak kötüleşen ekonomik ve şirket kazanç görünümüne rağmen S&P 500’ün neden bu kadar iyi durumda olduğunu kısmen açıklayabiliyor.

Neden balon olmayabilir?

Diğer yandan dot-com balonu ile yapay zekâ rallisini birbirinden ayırabilecek önemli farklılıkların bulunduğunun altını çizmek gerekiyor. Dot-com dönemine benzer şekilde “yapay zeka” temasıyla bir halka arz çılgınlığı yaşanmıyor. Faiz oranlarının yüksek olması ve piyasada azalan likidite yatırımcıların yüksek riskli varlıklara olan talebini sınırlandırıyor ve herhangi bir varlık sınıfında yaşanan olası bir hızlı fiyat artışında hemen yatırımcıların hemen temel değerleri sorgulamasını sağlıyor. 

Yapay zeka temasıyla prim sağlayan teknoloji şirketleri, dünyanın en büyük şirketleri arasında yer alıyor ve Apple ile birlikte S&P 500’ün toplam piyasa değerinin %25’inden fazlasını oluşturuyor. Bu şirketler hâlihazırda düzenli bir gelir modeline ve yüksek nakit varlığa sahip; dolayısıyla finansallarının oldukça güçlü olduğunu hatırlamak gerekiyor. Son olarak her ne kadar Nvidia başta olmak üzere yapay zeka şirketleri yüksek fiyat/kazanç oranı ile işlem görse de, S&P 500 genelinde ve küçük piyasa değerine sahip şirketlerde benzer bir durumun söz konusu olmaması dikkat çekiyor.  

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

NEREDE YAYIMLANDI?

ParetoPareto

BÜLTEN SAYISI

🎈 Yapay zeka rallisi, fonlamalarda düşüş

Yapay zeka vs. dotcom balonu, fonlamadaki düşüşün Avrupa teknoloji sektörüne yansıması

12 Haz 2023

Inveo Ventures ile birlikte
🎈 Yapay zeka rallisi, fonlamalarda düşüş

YAZARLAR

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR

ParetoPareto

HİKAYE

Anti-AI markaların yükselişi: Yapay zeka parmaklarınızın arasındaki kumu üretebilir mi?

Polaroid, üst üste ikinci yaz kampanyasını da yapay zeka karşıtı hissiyata ayırdı. Markanın sahillerdeki billboardlara yerleştirdiği reklamları "Veri merkezleri hepsini içip bitirmeden gidip denize atla" diyor; "yapay zekanın parmaklarımızın arasındaki kumu üretip üretemeyeceğini" sorguluyordu. Peki teknoloji liderlerinin kendilerini "tastewashing" ile yeniden paketlemeye çalıştığı bir dönemde markaların yapay zekayla mesafesi nasıl inandırıcı olur?

Deniz Kaynak

·

15 Tem 2026

Anti-AI markaların yükselişi: Yapay zeka parmaklarınızın arasındaki kumu üretebilir mi?
ParetoPareto

HİKAYE

Üretimi desteklemeden ek gümrük vergisi getirmek ekonomiyi canlandırır mı?

Ticaret Bakanlığı, yerli üretimi desteklemek ve cari açığı azaltmak amacıyla pek çok ithal üründe ek gümrük vergisi oranlarını artırdı. Her ne kadar bu düzenlemeler iç pazarda Çin ürünlerinin oluşturduğu haksız rekabetten kaynaklanan dezavantajları gidermeye yönelik olsa da, tüketiciye etkisinin zam olarak yansıyacağı beklentisi hâkim. Kur baskısıyla ithalatın üretmeye göre daha avantajlı olduğu Türkiye’de alınan bu kararların enflasyonla mücadeleye, cari açığın düşürülmesine ve yerli üretime etkileri ne olacak?

Pelin Cengiz

·

15 Tem 2026

Üretimi desteklemeden ek gümrük vergisi getirmek ekonomiyi canlandırır mı?
ParetoPareto

HİKAYE

Burhan Karaçam ile AI çağında liderlik: Çıraklığı yaşamayan gençler nasıl usta olacak?

Türkiye’de kurumsal dönüşüm yönetimi denince akla ilk gelen isimlerden biri olan Burhan Karaçam’ın "Değişim, İnsan, CEO" kitabı, yakın zamanda okuruyla buluştu. Yeni kitabı vesilesiyle Aposto editörleriyle biraraya gelen Karaçam, yöneticilik serüveninden çıkardığı en önemli dersleri ve geleceğin yöneticilerine tavsiyelerini paylaştı.

Doğa Yurduneri

·

14 Tem 2026

Burhan Karaçam ile AI çağında liderlik: Çıraklığı yaşamayan gençler nasıl usta olacak?
ParetoPareto

HİKAYE

5 kişilik ekip, 50 kişilik iş: AI çağında girişim kurmak

Yıllarca bir girişimin ciddiyetini ölçmenin en kestirme yolu ekip büyüklüğüydü. "Kaç kişisiniz?" sorusu aslında "Ne kadar gerçeksiniz?" demekti. Yapay zeka, bu denklemi sessizce bozdu. Bugün en hızlı büyüyen şirketlerin bazıları, bir toplantı odasına sığacak ekiplerle yönetiliyor. Peki küçük bir ekip nasıl büyük iş çıkarıyor ve bu modelin görünmeyen bedeli ne?

Hüseyin Kaplan

·

14 Tem 2026

5 kişilik ekip, 50 kişilik iş: AI çağında girişim kurmak
ParetoPareto

HİKAYE

Şirketlerin kaderinde lider etkisi: Doğru soruları sormak neden önemli?

Bugüne kadar liderlikle ilgili binlerce kitap ve makale yazıldı; pek çok farklı liderlik tanımı yapıldı. Yapılan onca tanımın içinde sanırım çoğunluğun hemfikir olduğu bir açı var: Kurumsal hayatta liderlik “insanlardan en yüksek verimi alabilmekle” ilgili. Bu verimlilikte doğru sorulara odaklanmanın payı da büyük.

Şirketlerin kaderinde lider etkisi: Doğru soruları sormak neden önemli?