Yatırım Finansman ile Gündem Masası


Yatırım Finansman 'da YF Yüzyüze ile görüntülü görüşme yaparak kolayca hesabınızı açabilir ve sermaye piyasalarında anında işlem yapmaya başlayabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Berna Önsel, Strateji ve Yatırım Danışmanlığı Uzmanı
Fed Frene Bastı
ABD’de, beklenen Fed kararı geldi ve faizler sabit tutuldu. Buna karşın piyasa beklentilerinin aksine 2023 yılı içerisinde iki faiz artırımı daha yapılması bekleniyor. Powell’ın konuşması Fed’in enflasyon konusunda net olarak rahatsız olduğunu göstermekte. Faiz indirim beklentileri ise 2024 yılına ertelenmiş durumda. Fed’i faiz artırım konusunda en çok cesaretlendiren kalem ise istihdam piyasası. Son aylarda güçlenen istihdam verileri Fed’in faiz artırım sürecini dolaylı olarak destekliyor.
Powell’ın konuşmasında öne çıkan bir diğer unsur ise, enflasyonun sektörel bazda dayanıklı mal ve konut piyasasını negatif etkilediğini belirtmesi oldu. Bankacılık krizinin etkilerini görmek için çok erken olduğuna da değinen Powell, özellikle ‘kredi koşullarındaki sıkılaşmanın’ da karar üzerinde ikinci önemli katalizör olduğunu belirtti.
Genel olarak, Fed’in piyasayı önümüzdeki süreçte izlemeye odaklanacağını görüyoruz. Temmuz toplantısı için net bir beklentinin görüşülmediğinin altı çizilse de dot plot (noktasal grafik) çıkan sonuçlar 18 üyeden 9’unun nihai faiz oranını %5,6 olarak gördüğüne işaret ediyor. Mart toplantısında bu %5,1 seviyesindeydi. Manşet enflasyondaki gerilemeye rağmen, çekirdek enflasyonda net bir sonuç görülmek istenmesi ve çekirdek PCE beklentisinin %3,6’dan %3,9’a revize edilmesi Temmuz toplantısı için ana gösterge olarak bu iki verinin baz alınacağını gösterir nitelikte.
Verinin ardından, dolar endeksi ve ABD tahvil getirilerindeki yükselişin devam etmesini bekliyoruz. Ancak, hem dolar endeksinde hem de tahvil getirilerinde kilit direnç seviyeleri aşılmadığı müddetçe merkez bankaları haftasının ardından piyasalarda bir süre temkinli hareketler görülebilir.
Endekslere baktığımızda, S&P 500’te yıl içerisinde yeni zirveler test edilirken, Bloomberg terminalden alınan yıl sonu endeks hedef fiyat beklentisi 4784 seviyesinde. Bu da yaklaşık %9.5 yükselişe işaret ediyor. Bank of America başta olmak üzere birçok Wall Street kurumu endeks için beklentilerini yukarı yönde revize etti. VIX volatilite endeksine baktığımızda, endeks tarihsel olarak 2Ç fiyatlamalarının altında kalmayı sürdürüyor. Dün itibari ile 15,00 değerinin altında günü tamamlayan endekste 2021 sonrası en düşük aralık görülüyor. Öte yandan piyasa fiyatlamalarını yansıtan ve hisseler üzerine yapılan opsiyon aktivitesi üzerinden yön tayini için kullanılan CBOE Put/Call rasyosu olumlu gelişmeler eşliğinde ‘alım’ yönlü sinyal vermeyi sürdürüyor.
Yıl Sonu Tahminlerine Göre İletişim Sektörü En Çok Kâr Büyümesi Beklenen Sektör
FactSet verilerine göre, S&P500’deki şirketlerin kârlarının 2023'ün 2. çeyreğinde düşmesini beklerken, aynı zamanda yılın ikinci yarısında karların yeniden artmasını öngörüyor. 2023 3. çeyrek için tahmini kar büyüme oranı %0,8 iken 2023'ün 4. çeyreği için tahmini kar büyüme oranı %8,2 beklenmekte. Sektör ve şirket bazında da bakacak olursak; sektör düzeyinde, on bir sektörden dokuzunun 2023'ün dördüncü çeyreğinde yıllık karlarını artıracağı tahmin ediliyor.
Söz konusu dokuz sektörden beşinin bu çeyrek için en az %10 kar artışı bildirmesi beklenmekte. Bunlar arasında: İletişim Hizmetleri (%36,3), Kamu Hizmetleri (%26,2), İsteğe Bağlı Tüketim (%21,3), Bilgi Teknolojisi (%12,4) ve Bankacılık-Finans (%11,2) sektörü sıralanabilir.
İletişim Hizmetleri ve Bilgi Teknolojileri sektörlerinin, toplamda kâr büyümesine en çok katkıyı yapması da beklenmekte. İkinci çeyrek finansal döneminin 14 Temmuz’da bankalardan gelecek olan sonuçlarla başlaması bekleniyor.
Çin Ekonomisinden Zayıf Sinyaller Gelmeye Devam Ediyor
Barclays, Çin Merkez Bankası’nın (PBOC) faiz oranlarında indirime devam ederek parasal genişlemeyi önümüzdeki yıl hızlandıracağını öngörüyor. Banka analistleri, PBOC'nın 2023'ün üçüncü çeyreğinden 2024'ün ilk çeyreğine kadar her çeyrekte politika faizlerinde 10 baz puanlık indirim bekliyor.
Kurum, kredi genişlemesini desteklemek için PBOC’nin bankalara yönelik zorunlu karşılık oranını 25'er baz puan düşürmesini bekliyor. Yeni tahminler, PBOC'nin Salı günü kısa vadeli faiz oranlarını 10 baz puan düşürmesinin ardından geldi. Çin'in Mayıs ayındaki sanayi üretimi ve perakende satış büyümesinin tahminleri karşılamaması, dünyanın en büyük petrol ithalatçısında zayıf ekonomik toparlanmaya ilişkin endişelerin güçlenmesine yol açtı. Bu da petrol fiyatları üzerinde bir diğer baskı unsuru oluşturuyor. ABD tarafında yaz tatili dönemini kapsayan ‘sürüş sezonu’ zayıf bir başlangıç yapmış gibi görünüyor. Toplam petrol talebi ülkede sağlıklı görünse de (NGL'ler ve diğer petrol benzerleri hariç), yine de yıllık 0,3 milyon varil/gün düşüşe işaret ediyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Avrupa Merkez Bankası, politika faizini piyasa beklentilerine paralel olarak 25 baz puan daha artırdı. Başkan Lagarde, verdiği mesajlarda faiz artırımlarına devam edileceği sinyallerini verdi.
16 Haz 2023

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Fed, üç yılı aşkın aranın ardından politika faizini 25 baz puan artırarak %3,75-4,00 aralığına yükseltti. Yeni projeksiyonlar, 2026 sonuna kadar bir faiz artışının daha gündemde olduğunu, 2027’de ise faizin mevcut seviyesinde kalabileceğini gösteriyor. Yükselen tahvil getirileri ve enflasyon baskısı, Fed’i piyasaların beklediği daha sıkı para politikalarına doğru ittyor.

Finansal piyasalar açısından tarihi bir hafta geçiriyoruz demek sanıyorum abartı olmayacak. İçeride sermaye piyasalarımızda yaşanan sarsıntı, dışarıda tahvil faizlerinin zirveleri zorlamasıyla merkez bankalarının daha güçlü harekete geçmesi, hemen hemen her türlü finansal enstrümanda sert hareketlere yol açtı.

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), 17 Eylül gün içinde yayımladığı bültende Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1, Pardus ve Bulls olmak üzere yedi portföy yönetim şirketinin kurucusu olduğu, katılma payları TEFAS’ta işlem gören bütün yatırım fonlarını platformda alım ve satıma kapattığını duyurdu. Aynı kararla unvanları tek tek yazılan 130 fonun da SPK tarafından tayin edilecek yöntemle tasfiye ettirilmesine hükmedildi. Peki tasfiye kararı verilen bir fonda yatırımcının payına ve parasına ne olacak?

Serbest fonlarda yatırımcıların parasını ne zaman alacağı, fonun değerleme ve iade koşullarına göre belirleniyor. SPK’nın 28 Ağustos tarihli düzenlemesi, likidite riski kapsamında iade taleplerinin karşılanması için bu koşulların önceden ilan süresi beklenmeden değiştirilmesine izin veriyor. Atlas Portföy’ün DFI fonunda satış işlemlerini aylık değerleme tarihine bağlayan uygulaması da bu hüküm kapsamında yapıldı.

TÜSİAD Başkanı Ozan Diren, Dünya gazetesinden Recep Erçin’e verdiği söyleşide, Türkiye’nin kamu öncülüğünde hazırlanacak ve uygulaması yakından izlenecek 10-15 yıllık sanayi planlarına ihtiyaç duyduğunu söyledi. Türkiye halihazırda beş yıllık kalkınma planları hazırlıyor. Peki planlar ve destekler mevcutken neden yeniden planlamayı konuşuyoruz? Türkiye’nin geçmişte fabrikalar kurarak başladığı planlama deneyiminde ne değişti ve bugün hazırlanacak bir planın üretim kararları üzerinde nasıl bir etkisi olabilir?



