roman ile ilgili hikayeler
Harun İsmail Çırak’ın ilk romanı "Tazı", Türkiye’de suç edebiyatının uzun süredir dolaştığı tanıdık sokaklara giriyor gibi görünse de kısa sürede okuru bambaşka bir algı düzlemine taşıyor. İlk bakışta bir “emekli tetikçinin son işi” anlatısı olarak okunabilecek bu hikaye, ilerledikçe sert bir noir kurguya dönüşüyor. Ana karakter Bahtiyar’ın psikolojik gelgitleri ve sıra dışı yaşamıysa romana yeni bir katman ekliyor.
06 Şub 2026

23 Oca 2026
Sabahattin Ali’nin "Kürk Mantolu Madonna"sı, 1943’te yayımlandığında Türk edebiyatında sessiz ama derinden bir iz bırakmıştı. Türkiye'de özellikle son 15 yılda vapurda, kafede veya metroda her yaştan okurun elinde görmeye alıştığımız, zaman zaman bir “popüler kültür nesnesi” hâline geldiği için eleştirilen bu romanın 80 yıl sonra Birleşik Krallık’ta gerçek bir edebiyat fenomenine dönüşmesi ise pek çok kişi için sürpriz oldu.

Özgürlüklerin aşındırıldığı, küresel çapta felaketlerin zuhur ettiği, yapay zekanın bir düşmana dönüştüğü bir dünyada rastlantıların buluşturduğu iki gencin aşkı, hayata dair umutları nereye kadar taşıyabilir? Cem Akaş'ın yeni romanı "Sözcüklerin Anlamı" edebiyat, felsefe ve siyasete ilişkin açtığı ara yollarla okurunu anlamın dik yokuşlarına sürüyor.

12 Oca 2026
07 Oca 2026
05 Oca 2026
"Leylekler Aşklar Söylentiler" romanıyla bir Cumhuriyet ailesi üzerinden toplumumuzun yüz yıllık değişimini irdeleyen Sedef Betil, bu değişimin karakterini şöyle resmediyor: "Günümüzde düşünce ufuklarımız daraldı. İleriye ışık tutan hiçbir şey yok. Bir sürü şey üretiliyor ama bir yandan da iyi kötü, doğru yanlış, içleri boşaltılmış değerler kargaşası yaşanıyor. Artık yaygın bir sorun bu!"

10 Ara 2025
30 Kas 2025
23 Kas 2025
23 Kas 2025
11 Kas 2025
20 Eki 2025
Beş öykü kitabı ve kadınlar, çocuklar ve hayatın türlü acılarına göğüs geren karakterleriyle tanıdığımız Polat Özlüoğlu'nun ilk romanı "Kalbin Durduğu Bütün Zamanlar" öyküsü, kurgusu ve dilinden çok romanı alıp götüren Meşhur Hanım'la anılacak. Kitabın hikayesini Özlüoğlu'ndan dinledik.

13 Eki 2025
2025 Nobel Edebiyat Ödülü, Macar yazar László Krasznahorkai’ye verildi. Bu tercihin gerekçesi de tek cümlelik bir manifesto gibiydi: “Apokaliptik terörün ortasında bile sanatın gücünü yeniden doğrulayan sarsıcı ve vizyoner külliyatı.” Bu cümledeki her sözcük, László Krasznahorkai’nin dünyasına ait: Vizyoner, yıkımın tam ortasında, ama hâlâ sanata, hâlâ dile inanan bir yazar.

09 Eki 2025
05 Eki 2025

