495 bin dolara dünyanın en pahalı yemeği, hem de uzayda

Lüks bir uzay yolculuğu şirketi olan SpaceVIP, gelecek yıl başlaması planlanan altı saatlik yüksek teknolojili uzay balonu gezisi için MICHELIN yıldızlı deneysel restoran Alchemist’in şefi Rasmun Munk ile anlaştı. Gezinin duyurusunun üzerinden 24 saat geçmeden uzay aracına sığabilecek sayıdan çok daha fazla insan geziye katılmak için nereye kaydolabileceklerini sormaya başladı.
Neler oluyor? Rasmus Munk, deniz seviyesinden 30 kilometre yükseğe götürülecek altı misafirin menüsünü oluşturacak. Yemek esnasında kişilerin yakınlarına canlı yayın yapmalarına olanak tanınırken aynı zamanda dünyanın eğriliği üzerinden güneşin doğuşu izlenebilecek.
Menüde ne var? Menü henüz kesinleşmedi. Ancak Munk, yemeklerin de en az yolculuğun kendisi kadar yenilikçi olacağının altını çizdi ve ekledi: “Fikirler arasında aerojelden ilham alan yiyecekler ve kapsüllenmiş aromaların da yer almasını istiyorum.”
Bir adım ileriden: Rasmus Munk, gelecek planlarının daha fazla gezi düzenlemek ve daha sonra fiyatları düşürerek daha fazla insanın bu deneyimden keyif almasını sağlamak olduğunu söyledi.
Dahası: Space Perspectives tarafından inşa edilen uzay aracı herhangi bir eğitim veya özel donanım gerektirmiyor. Basınçlı bir kapsül, roket yerine NASA'nın geliştirdiği bir teknoloji olan uzay balonuyla kaldırılacak. Test uçuşları ise Nisan ayında başlayacak.
Bunu ilk düşünen SpaceVIP değil: 2023 senesinde Fransa merkezli Zephalto, 2025'ten itibaren insanlara en az 132 bin dolar karşılığında stratosferin kenarındaki bir balonda yemek yeme şansı sunmak istediklerini açıklamıştı.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
Şef Rasmus Munk, 500 bin dolara uzayda lüks bir tadım menüsü sunuyor. Jeff Bezos, alternatif et endüstrisine 60 milyon dolar bağışladı. "Bir şefin gözünden Gazze" Büyüteç'te.
27 Mar 2024

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Göçle taşınan, mahallelerde köklenen ve uzun süre “etnik” kategorisinde tutulan mutfaklar bugün fine dining’in parçası oluyor. Peki bir mutfak ne zaman prestij kazanıyor? Onu “yüksek gastronomi”ye taşıyan değer ölçütlerini kim belirliyor? Sosyoloji profesörü Zafer Yenal ve yemek editörü Reyhan Ülker, bu dönüşümün arkasındaki toplumsal ve gastronomik hiyerarşilere bakıyor.
26 Eyl 2026

Dışarıdan bakıldığında şarap kültürü ve turizmiyle, hatta biraz romantize edilmiş bir Fransız şarap imgesiyle özdeşleşen Beaujolais’nin, içeriden bakıldığında nasıl bir emek, iklim ve aile ekonomisi üzerine kurulduğunu Ceren Aral Desnos, bir beyaz yakalı olarak deneyimlediği bir günlük bağbozumu üzerinden anlatıyor.

Beslenme trendleri ortaya çıkarken bilimsel bilgi; medya, beden idealleri, sosyal normlar ve gıda endüstrisi tarafından seçiliyor, sadeleştiriliyor ve ürünleştiriliyor. Böylece bilim, gündelik yaşamın ve tüketim alışkanlıklarının parçası hâline gelirken sağlıklı beden, “doğru” beslenme ve kendimize iyi bakmak da sürekli yeniden tanımlanıyor.

Yunanistan’ın küçük Kiklad adalarından Sifnos, yerel ürünleri, geleneksel yemekleri ve son 15 yılda açılan şef restoranlarıyla ülkenin öne çıkan gastronomi duraklarından birine dönüştü. Adada nohut, peynir, kapari, kekik balı ve balık gibi ürünler hem geleneksel tavernaların hem de yeni nesil restoranların menülerinde yer buluyor. Seramikçilik gibi yüzyıllardır süren zanaatlar yemek kültürünün bir parçası olmaya devam ederken farklı ülkelerden şeflerle yapılan işbirlikleri de Sifnos mutfağını yeni tatlara ve tekniklere açıyor.

Bir zamanlar bir hayatta kalma becerisi olan foraging, bugün fine dining'in, wellness kültürünün ve sosyal medyanın ilgi alanında. Bu geri dönüş, insanın doğadan yeniden beslenmesinden çok, doğayla kopmuş ilişkisinin farkına varmasıyla ilgili olabilir.




