Cebese

Karpuz ve kimyon birlikteliği üzerine.
Cebese

22 Haziran - HaHa Kafe - apéro
HaHa Kafe ile birlikte

İstanbul’un zengin çay-kahve kültürünü HaHa Kafe ’de deneyimliyoruz

Bugünün bültenine tam da apéro okurunun iştahına, iyi tatların peşinden koşan merakına ve e tabii bir de keyifli sohbetlerine ev sahipliği yapmaya oldukça yakışacak bir mekânı konuk ediyoruz. Türk çayını ve kahvesini tüm dünyayla paylaşmak…

Daha fazlasını öğren →

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

Son dönemlerde, aroma eşleştirme üzerine yazılmış Art and Science of Foodpairing isimli kitapla vakit geçiriyorum. Birbiriyle eşleşen aromaların neden uyum sağladığını araştıran ve aroma kombinasyonlarına dair yeni bulguları paylaşan Foodpairing isimli veri tabanının öncüleri tarafından yazılan bu kitap, okuruna doğrudan sunduğu eşleşmeler ve düşünme şemalarıyla oluşturulabilecek yeni kombinasyonlara rehberlik ediyor. 

Karpuz ve kimyon eşleşmesi de bu düşünce şemalarını kullanarak keşfettim. Karpuzun etsi tadı kimyonla bir ortaklık kuruyor. Ortaya çıkan kokteyl de ferah ve basit olduğu kadar karmaşık tatlar da hissettiriyor. 

Garniş için bir klasik olan karpuz ve peynir ikilisi de hoş bir yancı olarak sahnede yerini alıyor. Arapça karpuz anlamına gelen cebese, kimyon çayı ve karpuzuyla meşhur Halep şehrine gönderme yapıyor. İsim fikri için değerli dostum Emir Ali Enç’e buradan şükranlarımı sunuyorum.

Malzemeler

  • 60 ml votka 
  • 75 ml ekşileştirilmiş karpuz suyu (*)
  • 15 ml kimyon şurubu (**)
  • Garniş için keçi peyniri kreması (***)
  • Gerdan için fesleğenli tuz

Hazırlanışı: Bütün içerik shaker içinde çalkalanıp buzlu kısa bardağa süzülür. Bardağın kenarına ince bir tabaka hâlinde fesleğenli tuz sürülür. Garniş olarak bir dilim karpuzun üzerine keçi peyniri kreması sıkılıp bardağın üzerine yerleştirilir. İsteğe bağlı olarak bir dal hardal filizi kullanılması garnişimize renk ve keskinlik katacaktır.

(*) Ekşileştirilmiş karpuz suyu için malzemeler 

  • 1 litre karpuz suyu (tercihen soğuk sıkım yöntemiyle elde edilmiş) 
  • 7,5 gr limon tuzu
  • 7,5 gr malik asit 

Hazırlanışı: Bütün malzemeler bir kabın içinde karıştırıldıktan sonra şişelenip buz dolabında 5 gün saklanabilir.

Not: Karpuz suyunu sıkarken beyaz kısımlardan uzak durmakta fayda var. Son üründe istenmeyen bir sebze tadı ortaya çıkarabilir.

(**) Kimyon şurubu için malzemeler 

  • 100 gr tane kimyon 
  • 1 adet çubuk tarçın 
  • 5 adet yıldız anason 
  • 1 kg şeker 
  • 1 litre su

Hazırlanışı: Baharatlar tavada kokuları çıkana kadar kavrulur. Şeker ve su ilave edilip 30 saniye kadar karıştırılarak kaynatılır. Soğuduktan sonra süzülüp şişelenerek buzdolabında 1 hafta saklanabilir.

 (***) Keçi peyniri kreması için malzemeler

  • 250 gr keçi tulumu 
  • 250 gr krema 
  • 1 gr xhantam gum (isteğe bağlı)

Hazırlanışı: Bütün malzeme blender yardımıyla parçalanıp fişek sosluğa boşaltılır. Buzdolabında hava teması olmadan 3 güne kadar saklanabilir.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

NEREDE YAYIMLANDI?

apéroapéro
∙

BÜLTEN SAYISI

🍹 Karpuzlu, kimyonlu, bol buzlu kokteyl menüsü

Mevsimlerden yaz, günlerden kokteyl: Yazı yaşarken malzeme üstadı Edi Burak Ayaz'dan kokteyl tarifleri olmadan olmaz dedik ve kurduk masayı. Buyurmaz mısınız efendim?

22 Haz 2022

HaHa Kafe ile birlikte
İllüstrasyon: Ezgi Arslan

YAZARLAR

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

İLGİLİ OKUMALAR

apéroapéro
∙

HİKAYE

İstanbul’da mevsimi balık söylerdi

Bir zamanlar İstanbul’un takvimi deniz üzerinden tutulurdu. Palamutun, lüferin ve uskumrunun gelişi mutfakta neyin pişeceği kadar, kayıkların ne zaman suya ineceğini, balıkçı tezgahlarının görünümünü ve şehrin gündelik akışını da belirliyordu. Bazı şeyler hiç değişmiyor. Ekim geldiğinde İstanbul’da gözler hâlâ yeniden denize çevriliyor.

Büşra Soydemir

·

17 Eki 2026

İstanbul’da mevsimi balık söylerdi
apéroapéro
∙

HİKAYE

Londra gastronomi rotası: Borough Market’tan Bermondsey Street’e

Londra’yı gastronomi üzerinden tanımak için her zaman şehrin en yeni restoranlarının peşine düşmek gerekmiyor. Bazen birkaç sokaklık bir rota, şehrin yemek kültürünün nasıl değiştiğini görmek için yeterli. Borough Market’tan Bermondsey Street’e kadarki bu bölge de bunun iyi örneklerinden biri. Emre Onar, sevdiği duraklar ve kendi deneyimleri üzerinden bu kısa mesafeyi adım adım anlatıyor; kahveyle başlayan rotayı pazar tezgahlarından restoranlara, oradan da Bermondsey Street’in sakinliğine taşıyor.

Emre Onar

·

10 Eki 2026

Londra gastronomi rotası: Borough Market’tan Bermondsey Street’e
apéroapéro
∙

HİKAYE

Hasat, Mutfak ve Sofra: WMF ile Urla’da bir akşam

Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.

05 Eki 2026

Hasat, Mutfak ve Sofra: WMF ile Urla’da bir akşam
apéroapéro
∙

HİKAYE

Şef Kanji Kobayashi’nin İstanbul notları

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.

Reyhan Ülker

·

03 Eki 2026

Şef Kanji Kobayashi’nin İstanbul notları
apéroapéro
∙

HİKAYE

Mutfakların dili: Etnik mutfaklar nasıl yüksek gastronomiye dönüşüyor?

Göçle taşınan, mahallelerde köklenen ve uzun süre “etnik” kategorisinde tutulan mutfaklar bugün fine dining’in parçası oluyor. Peki bir mutfak ne zaman prestij kazanıyor? Onu “yüksek gastronomi”ye taşıyan değer ölçütlerini kim belirliyor? Sosyoloji profesörü Zafer Yenal ve yemek editörü Reyhan Ülker, bu dönüşümün arkasındaki toplumsal ve gastronomik hiyerarşilere bakıyor.

Reyhan Ülker

·

26 Eyl 2026

Mutfakların dili: Etnik mutfaklar nasıl yüksek gastronomiye dönüşüyor?