‘Çikolatanın tadı değil ama fiyatı bitter olabilir’


Kilometre canavarı: UA Infinite Elite Sizin ve aşılacak mesafelerin arasına girecek engelleri; esneklik, konfor ve dayanıklılıkla kaldırıyoruz. UA Infinite Elite ile tanıştıktan sonra antrenörünüz "Koşmaya devam et" dediğinde tempoyu artıran siz olacaksınız. Bu koşuya hazır mısınız? Nasıl? UA Infinite Elite kilometreleri durmadan, yorulmadan kat edebilmeniz için tasarlandı. Hem uzun koşulara hem de günlük kullanıma uygun olan model, bacaklarınızın yorulmaması için en ideal oranda destek ve konfor sağlıyor. Under Armour’ın uzun süren dayanıklılık koşularına yönelik geliştirdiği UA Infinite Elite; ayağın üstünü saran Intelliknit üst kısmı , bölgesel esneme ve koruma özellikleriyle her ayağa uyum sağlayacak şekilde üretildi. UA HOVR+™, UA Infinite Elite’te hayat buluyor: UA Infinite Elite, yeni geliştirilen ve esnekliğiyle ön plana çıkan UA HOVR+™ yastıklama teknolojisiyle tasarlandı. Önceki tüm köpük orta tabanlardan daha hafif, daha yumuşak ve daha hızlı tepki veren bir taban sunan UA HOVR+™ teknolojisi sayesinde, köpükten üretilen bilek ve dil kısmından bağcıklara ve tabanlığa kadar her detayı uzun koşularda konfor sağlıyor. Eğimli topuk tasarımının yanı sıra hem hafif hem dayanıklı kauçuk taban, darbeyi emerek yumuşak ve dengeli bir hareketi mümkün hâle getiriyor. Under Armour: 1996 yılında kurulan, spor giyim, performans ve aksesuar markası Under Armour, tüm sporculara yönelik performans artıran geniş bir ürün yelpazesine sahip. Yurt dışı pazarında hızlı büyümesini sürdüren Under Armour, Türkiye’de Doğuş Perakende Grubu çatısı altında faaliyet gösteriyor ve mağazalarının yanı sıra online satış ve mobil uygulamasıyla pek çok satış noktasında spor tutkunlarıyla buluşuyor. Yeni uzun yol dostunuz UA Infinite Elite , underarmour.com.tr ve tüm UA mağazalarında.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Kakao fiyatları çıldırmış durumda. Global emtia piyasasında işlem gören gelecek ay teslimli ton başına kakao kontratları yalnızca üç ay içinde %100’den fazla artışla 9 bin USD seviyesini aştı. Nisan ayında sert bir hareketle tarihî zirvesini gören ve 10 bin USD barajını zorlayarak bakır fiyatlarını dahi geride bırakan kakao, hem gıda şirketlerini hem de çikolata severleri endişelendirmeye devam ediyor.

1959'dan bu yana kakao fiyatları
Kakao fiyatlarında yaşanan olağanüstü hareketler, aslında ikinci bir Lale Çılgınlığı’na değil, ciddi bir arz krizine işaret ediyor. Dünya kakao arzının %80’ini tek başına karşılayan Batı Afrika bölgesinde kaydedilen olumsuz iklim koşulları, artan gübre maliyetleri ve azalan rekolte dünya kakao piyasasını ciddi bir arz sıkıntısıyla karşı karşıya bırakıyor.
Dönemsel arz sıkıntılarının yanı sıra kakao çiftçiliğinin çoğunlukla geçimini sağlamakta zorlanan, yeniden yatırım yapma imkanından yoksun küçük çiftçiler tarafından yapılıyor olması ve dolayısıyla mevcut kakao ağaçlarının yenilenemeyip yaşlanarak mahsul verme kapasitesini kaybetmesi de kakao çiftçiliğinin verimliliği konusunda ciddi bir problem. Bütün bu faktörlerin üst üste binmesi, kakao fiyatlarına yukarı yönlü hareket etmek için yeterli nedeni sağlıyor.
Tüketici tercihi değişiyor
Yükselen gelecek ay teslimli kakao fiyatları, özellikle ABD ve Avrupa’da şimdiden fiyatlara yansımaya başlamış durumda. Konuyla ilgili bir araştırma yürüten JPMorgan Research; Hershey’s, Mars ve Lindt gibi çikolata üretim devlerinin şimdiden maliyet artışlarını satış fiyatlarına yansıtmakta olduğunu ifade ediyor.
Çikolata, talep esnekliği yüksek bir ürün olduğundan, fiyatların beklenmedik bir biçimde artıyor olması tüketicinin başka ürünleri tercih etmeye başlamasına da neden oluyor. Konuyla ilgili bir rapor hazırlayan Goldman Sachs, artan fiyatlar nedeniyle tüketici tercihinin çikolatalardan ziyade bisküvi ya da tuzlu atıştırmalıklara kaymakta olduğunu rapor ediyor.
JPMorgan gibi kurumlar, kakao fiyatlarının mevcut şartlarda bir süre daha yüksek kalmaya devam edeceği yönünde beklentiye sahip. Ancak iklim şartlarının normalleşmesi ve arz koşullarının düzelmesi hâlinde orta vadede fiyat düşüşlerinin gerçekleşebileceği beklentisi de korunuyor.
'Son 40 yılın en kötü arz sıkıntısı yaşanıyor'
Konuyla ilgili Aposto’ya konuşan Bloomberg HT Tarım Editörü İrfan Donat, kakao fiyatlarındaki artışın aslında yeni bir hikaye olmadığını ve fiyatların son bir yıldır istikrarlı bir biçimde artmakta olduğunu kaydetti.
Kakaonun 2023 yılında rekor kıran tarımsal emtialardan biri olduğunu ifade eden Donat, bu durumun 2024’te de devam edeceğine dair yeterli sinyalin bulunduğunu söyleyerek, “Bir noktada 10 bin 120 dolar seviyesine kadar çıktı kakao fiyatları. Bugün itibarıyla da 9 bin – 9 bin 200 dolar seviyeleri arasında. Bunu baz aldığımızda son bir ayda %43’lük, son bir yılda ise %243’lük bir artış var fiyatlarda” ifadelerini kullandı.
Dünya kakao üretiminin 2024 yılında son 40 yılın en kötü arz sıkıntısıyla karşı karşıya olduğunu ve fiyat artışlarının da çoğunlukla bundan kaynaklandığını ifade eden Donat, “Birincisi şu anda en büyük kakao üreticisi ülkeler iki tane; Fildişi Sahilleri ve Gana. Bu bölgelerde kötü hava koşulları nedeniyle arz sorunları etkili oldu. Fildişi Sahilleri ve Gana’da özellikle Aralık ayında çok şiddetli yağışlar meydana geldi ve mahsul zarar gördü. Hem de yağışlarla birlikte nem oranı yükseldiği için ekinler arasında mantar hastalığı yayıldı. Sonrasında ise aşırı sıcaklar başladı ve rekolte yine zarara uğradı” ifadelerini kullandı.
Söz konusu bölgelerde kakao ağaçlarının yaşlanarak verimsizleştiğine ve bazı kakao üretim sahalarının madenciliğe kurban edildiğine de dikkat çeken Donat, şu şekilde konuştu:
”Bunlar her birini üst üste topladığımızda, bu sene arzda ciddi bir daralma söz konusu. Gana bu yıl kakao üretim tahminini 850 bin ton olarak belirlemişti. Şimdi ise bu tahmin 650 bin tona düşürüldü. Fildişi Sahilleri’nde de kakao üretiminde geçtiğimiz yıla kıyasla %33’lük bir düşüş bekleniyor. Bu ülkeler dünyadaki kakao üretiminin %60’ını tek başına gerçekleştiriyor; dolayısıyla buradaki herhangi bir hareket dünya kakao piyasasını da direkt olarak etkiliyor.”
“Çikolatanın tadı değil ama fiyatları ‘bitter’ olacak”
Kakao fiyatlarındaki hızlı artışların son bir yıldır piyasaya yansımakta olduğunu da not eden Donat, bu zamların yurt dışında daha kontrollü yapılmakta olduğunu, Türkiye’de ise maliyet artışları nedeniyle farklı dinamiklerin devreye girdiğini aktardı:
"Son bir yıldır dünyada da çikolata maliyetleri artıyor ancak daha kontrollü artıyor. Orada yalnızca işin emtia tarafındaki fiyat hareketleri tüketiciye yansıyor. Türkiye’de ise hem dolar bazında kakao fiyatı artışı hem de yurt içi enflasyonla birlikte fiyatlar artıyor. TÜİK verilerine baktığımızda çikolata ürünlerine bir veya iki ayda bir %10-15 arasında zam geldiğini görüyoruz. Bu zamlar bundan sonra da gelmeye devam edecek.”
Çikolata firmalarının da bu süreci yönetmeye çalıştığına değinen Donat, firmaların bu noktada son birkaç yıldır diğer ürünlerde sıkça uygulanan farklı uygulamalara da başvurabileceğine değinerek, “Örneğin bitter dediğimiz, %65-70 oranında kakao içeriğine sahip olan ürünler var. Muhtemelen bu oranlar azalacaktır. Sütlü çikolatalarda da %45 civarında kakao kullanılıyorsa bu oran belki %40’a %35’e düşecektir. Ya da fiyata çok fazla yansıtmamak adına ambalajların küçültülmesi, gramajın azaltılması gibi uygulamalara gidilebilir. Örnek veriyorum 80 gramlık bir paketi 75 gramlık paketlerle satmaya başlayabilirler. Bu diğer ürünlerde de geçerli olmak üzere yıllardır zaten azar azar uygulanıyor” dedi.
“Ben genelde hep şöyle söylerim; bitter çikolatanın tadı biraz acımsıdır. Şimdi belki tadı bitter değil ama fiyatlar bitter olacak.”
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
TÜİK verilerine göre Şubat ayında sanayi üretimi yıllık bazda %11,5 artış gösterdi. Bu oran, baz etkisiyle de olsa son iki yılın en yüksek üretim artışı olarak kayda geçti.
09 Nis 2024

YAZARLAR

Emircan Yaman
Piyasalar ve Finans Editörü

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bu hafta hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalarda yoğun bir veri takvimi izlenecek. Yurt içinde Pazartesi günü açıklanacak Temmuz ayı merkezi yönetim bütçe verileri ön plana çıkarken, yurt dışında Çarşamba günü İngiltere enflasyonu ile Fed'in Temmuz ayı toplantı tutanakları takip edilecek.
17 Ağu 2026

BIST 100’ün Mayıs ayında 15 bin puanın üzerine çıktığı, ancak jeopolitik gerginlikler nedeniyle yatırımcıların risk iştahının geçen yılın aynı dönemine göre daha düşük seyrettiği ikinci çeyrekte, Borsa İstanbul’daki yatırımcı kompozisyonunda da belirgin bir ayrışma yaşandı. TÜYİD-Yatırımcı İlişkileri Derneği tarafından Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) verilerinden yola çıkılarak hazırlanan Borsa Trendleri Raporu’nun 2026 ikinci çeyrek sayısı, yerli ve yabancı yatırımcıların hem portföy büyüklüğü hem de endeks tercihleri bakımından birbirinden ayrışmaya devam ettiğini ortaya koydu.

Bu hafta hem yurt içi, hem de yurt dışı piyasalarda son derece kritik veriler radarımızda. Yurt içinde Perşembe günü açıklanacak cari işlemler dengesi ve TCMB Enflasyon Raporu ön plandayken, yurt dışında Çarşamba günü açıklanacak ABD TÜFE verileri bekleniyor.
10 Ağu 2026

Ülkemiz dünya ölçeğinde pahalı hâle gelmeye başladı; bu pahalılık her ay daha da artıyor. Bununla birlikte pahalılık artış hızımızda bir miktar gerileme var.

ABD 30 yıllık tahvil faizinin önceki hafta %5,2’yi aşması, yalnızca bir tahvilin satılması ya da fiyatının gerilemesi olarak okunmamalı. Bu hareket, küresel finans sisteminde uzun vadeli risk algısının ciddi şekilde yükseldiğine işaret ediyor. Başka bir ifadeyle, yatırımcıların enflasyon, kamu borcu, büyüme ve belirsizlik karşısında talep ettiği uzun vadeli risk primi yeniden fiyatlanmış durumda.




