CO2'den elde edilen tereyağının tadı 'gerçek' gibi


Tostumuzu yedik, Tamamen Organik Tost ’ta bekliyoruz
Tost bizler için sadece ekmek arası bir şey değil. Gece gece (illa ki) perilerinin bizi aşkla ziyaret ettiği, sabah neşesinin peynir gibi içinden aktığı, onu yiyip beklemenin magazine bile sıçradığı üstün bir lezzet.
Daha fazlasını öğren →
California merkezli girişim Savor, süt içermeyen alternatif lezzetler üretmek için hayvanlara ihtiyacı ortadan kaldırırken lezzeti de orijinali kadar iyi hâle getiren karmaşık bir süreç geliştirdiğini iddia ediyor.
Neler oluyor? Microsoft milyarderi Bill Gates'in desteklediği Savor, karbondioksit, hidrojen ve oksijen zincirleriyle yağ molekülleri oluşmasına olanak tanıyan termokimyasal bir işlem kullanarak dondurma, peynir ve süt için süt içermeyen alternatifler yaratmayı deniyor. Şirket yakın zamanda yeni ürettiği hayvansal gıda içermeyen tereyağı alternatifini duyurdu.
Neden önemli? Hayvancılık önemli bir sera gazı kaynağı olduğu için et ve süt tüketiminin azaltılması insanlığın çevresel etkisini azaltmanın en önemli yollarından biri olarak görülüyor. Savor, ürettikleri tereyağının kalori başına yaklaşık 0,8 gram CO2 eşdeğerindeyken, hayvansal bazlı tereyağının çevresel ayak izinin kalori başına yaklaşık 2,4 g CO2 eşdeğerinde olduğunu vurguluyor.
Peki ya lezzet? Et ve süt ürünleri için geliştirilen alternatifler son yıllarda giderek daha da popülerleşirken bazıları lezzet açısından yetersiz kalıyor. Savor, ürettikleri tereyağının tadının daha baskın olduğunu söylüyor.
Bill Gates’in yorumu: Alıcıların bu tür sentetik yağlara yönelip yönelmeyeceği soru işareti yaratırken, girişimi savunan Gates şunları paylaştı:
"Laboratuvar yapımı katı ve sıvı yağlara geçiş fikri ilk başta tuhaf görünebilir ancak karbon ayak izimizi önemli ölçüde azaltma potansiyelleri çok büyük. Kanıtlanmış teknolojilerden ve süreçlerden yararlanarak iklim hedeflerimize ulaşmaya bir adım daha yaklaşıyoruz. Süreç sera gazı salımına yol açmıyor ve tarım arazisi kullanmıyor. Geleneksel tarımın kullandığı suyun binde birinden daha azı harcanıyor. En önemlisi, tadı gerçekten çok güzel; tıpkı gerçeği gibi çünkü kimyasal olarak tam da öyle."
BM Gıda ve Tarım Örgütü'ne göre: Tüm süt ve et ürünleri üretimini kapsayan hayvancılık sektörü, küresel sera gazı emisyonlarının %14,5'ini oluşturuyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
The New York Times'ın ünlü yemek eleştirmeni Pete Wells istifa etti. Türkiye şarapçılığının önemli isimlerinden Yasin Tokat hayatını kaybetti. Burger King'ten roller coaster ile gerçek fast-food deneyimi.
24 Tem 2024

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir zamanlar İstanbul’un takvimi deniz üzerinden tutulurdu. Palamutun, lüferin ve uskumrunun gelişi mutfakta neyin pişeceği kadar, kayıkların ne zaman suya ineceğini, balıkçı tezgahlarının görünümünü ve şehrin gündelik akışını da belirliyordu. Bazı şeyler hiç değişmiyor. Ekim geldiğinde İstanbul’da gözler hâlâ yeniden denize çevriliyor.

Londra’yı gastronomi üzerinden tanımak için her zaman şehrin en yeni restoranlarının peşine düşmek gerekmiyor. Bazen birkaç sokaklık bir rota, şehrin yemek kültürünün nasıl değiştiğini görmek için yeterli. Borough Market’tan Bermondsey Street’e kadarki bu bölge de bunun iyi örneklerinden biri. Emre Onar, sevdiği duraklar ve kendi deneyimleri üzerinden bu kısa mesafeyi adım adım anlatıyor; kahveyle başlayan rotayı pazar tezgahlarından restoranlara, oradan da Bermondsey Street’in sakinliğine taşıyor.

Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.
05 Eki 2026

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.

Göçle taşınan, mahallelerde köklenen ve uzun süre “etnik” kategorisinde tutulan mutfaklar bugün fine dining’in parçası oluyor. Peki bir mutfak ne zaman prestij kazanıyor? Onu “yüksek gastronomi”ye taşıyan değer ölçütlerini kim belirliyor? Sosyoloji profesörü Zafer Yenal ve yemek editörü Reyhan Ülker, bu dönüşümün arkasındaki toplumsal ve gastronomik hiyerarşilere bakıyor.




