
Reçete: Melissa Clark
Malzemeler
- 470 gram krema (%35-40 yağ oranında)
- 245 gram tam yağlı süt
- 135 gram toz şeker
- 1 çimdik ince deniz tuzu
- 6 adet büyük yumurta sarısı
Yapılışı
- Küçük bir tencerede krema, süt, şeker ve toz şeker tamamen eriyene kadar yaklaşık 5 dakika pişirilir. Ardından tencere ocaktan alınır.
- Ayrı bir kapta yumurta sarıları çırpılır. Sürekli çırpılarak sıcak kremanın yaklaşık üçte biri yavaşça yumurta sarılarına eklenir.
- Yumurta sarısı karışımı krema karışımının devamının üzerine eklenir ve birlikte çırpılır.
- Tencere orta-düşük ısıdayken karışım bir kaşığın arkasını kaplayacak yoğunlukta bir kıvama ulaşana kadar (yaklaşık 170 C derece) yavaşça pişirilir.
- Daha sonra ince gözenekli bir süzgeçten geçirilerek bir kaseye süzülür ve oda sıcaklığına gelene kadar soğutulur.
- En az 4 saat veya gece boyunca dondurucuda bekletilir.
- Yumuşak bir dondurma elde etmek için servis öncesi dondurma makinesinde çırpılması önerilir.
Afiyetler!
İpucu 1: Elinizdeki bu temel dondurma tarifini dilerseniz olduğu hâliyle servis edebilir ya da istediğiniz malzemelerle lezzetlendirebilirsiniz. Malzeme önerilerini buradan görebilirsiniz.
İpucu 2: İhtiyaç duyulan yağ oranına sahip kremayı temin edemezseniz belirtilen toplam ölçünün ⅔'ü oranındaki kremaya ⅓ oranında süt kaymağı ekleyebilirsiniz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
"Kuzguncuk mantarı" kurabiyesinin fiyatına yönelik tepkiler restoran ve kafelerin boykotuyla sonuçlandı. Cuma günü rakıya %17 oranında zam gelmesi bekleniyor. İstanbul'un en iyi beş şarap barı Forbes için listelendi.
24 Nis 2024

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Batı Karadeniz’in iç kesimlerindeki Daday, deniz etkisinin azaldığı, yüksek rakımlı ve ormanlık bir coğrafyada yer alıyor. Ormanlar, meralar, tarım arazileri ve köyler birbiriyle iç içe. Üretim ise iklimin ve mevsimlerin çizdiği sınırlar içinde ilerliyor. İki gün boyunca ziyaret ettiğimiz çiftlikler, bu koşullarla kurulan farklı ilişkileri anlamak için iyi birer durak.

Bir zamanlar İstanbul’un takvimi deniz üzerinden tutulurdu. Palamutun, lüferin ve uskumrunun gelişi mutfakta neyin pişeceği kadar, kayıkların ne zaman suya ineceğini, balıkçı tezgahlarının görünümünü ve şehrin gündelik akışını da belirliyordu. Bazı şeyler hiç değişmiyor. Ekim geldiğinde İstanbul’da gözler hâlâ yeniden denize çevriliyor.

Londra’yı gastronomi üzerinden tanımak için her zaman şehrin en yeni restoranlarının peşine düşmek gerekmiyor. Bazen birkaç sokaklık bir rota, şehrin yemek kültürünün nasıl değiştiğini görmek için yeterli. Borough Market’tan Bermondsey Street’e kadarki bu bölge de bunun iyi örneklerinden biri. Emre Onar, sevdiği duraklar ve kendi deneyimleri üzerinden bu kısa mesafeyi adım adım anlatıyor; kahveyle başlayan rotayı pazar tezgahlarından restoranlara, oradan da Bermondsey Street’in sakinliğine taşıyor.

Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.
05 Eki 2026

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.




