G7’nin iklim taahhütleri yetersiz mi?


Western Union’la hızlı, kolay, güvenilir uluslararası para transferi “Yurt dışından Türkiye’ye ya da Türkiye’den yurt dışına, isme, hızla para nasıl gönderebilirim? Gönderdiğim parayı banka, şube adı belirtmeden alıcım sadece kimliğini gösterip çekebilir mi sorularını siz de soruyorsanız cevabınız; Western Union . Western Union’la Türkiye’den, Bağımsız Devletler Topluluğu ve diğer ülkelere, şubeden ya da şubeye gitmeden anlaşmalı bankalardaki hesabınızdan hızlı ve güvenli para transferi yapabilirsiniz. Neden Western Union? Hızlı : Seçtiğiniz servise bağlı olarak, sevdikleriniz dakikalar* içerisinde parasını alabilir. Güvenilir : 145 yılı aşan tecrübeye dayanarak, milyonlarca insan her gün para transferi için Western Union’a güveniyor. Kolay : İster şubeden, ister internetten ya da bankanızın cep şubesinden; doğrudan bir banka hesabına ya da dünya genelinde 500.000’in üzerinde noktadan nakit para alma imkanı sunuyor. Western Union’la para transferi aşağıdaki adımları takip ederek çok kolay Para göndermek için; Transfer detaylarınızı şubedeki yetkiliye iletin. Göndermek istediğiniz tutardaki parayı, transfer ücretini ve geçerli kimliğinizi yetkiliye verin. Basılan formu imzalayın ve para transfer kontrol numaranızı alın (MTCN). Alıcınıza parayı çekmesi için para transfer kontrol numarası dahil gerekli bilgileri verin. Para almak için; Şubedeki yetkiliye para transferi kontrol numarası (MTCN) dahil, transfer detaylarınızı verin. Geçerli kimliğinizi gösterin. Basılan formu imzalayın ve paranızı alın. Western Union’ın Rusya, Ukrayna ve Bağımsız Devletler Topluluğu’na 4$’dan başlayan özel fiyatlarlarıyla tanışmak ve ayrıntılı bilgi almak için bu bağlantıyı kullanabilirsiniz. * Gönderilen tutar, gönderinin yapıldığı ülke, döviz rezervi, regülasyon, kimlik tespiti, acenta çalışma saatleri, zaman dilimi farklılıkları ya da gecikmeli ödeme seçenekleri dahil çeşitli işlem koşullarına göre gecikme veya hizmet verememe durumu söz konusu olabilir. Ek kısıtlamalar geçerli olabilir.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
"Gezegenimize neler olduğunu ve önümüzdeki 10 yıl içinde neler yapmamız gerektiğini biliyoruz.” Bu sözler, geçen hafta G7 Zirvesi’nde iklim değişikliği ile mücadelenin görüşüleceği toplantı salonunda yankılandı. Sesin sahibi, Birleşik Krallık kökenli çevreci Sir David Attenborough'dan başkası değildi. Attenborough, gelişmiş ülkelerin iklim konusunda tarihin en önemli kararları ile karşı karşıya olduğunu söyleyerek G7 liderlerini harekete geçmeye davet etti; ancak liderlerin iklim değişikliği ile mücadele konusundaki taahhütleri beklentileri karşılayamadı.
Alınan kararlar
Birleşik Krallık, ABD, Kanada, Japonya, Fransa, Almanya ve İtalya'dan oluşan G7 ülkelerinin liderleri kasım ayında Glasgow'da yapılacak COP26 İklim Değişikliği Konferansı öncesinde daha sert bir iklim eylem planı sunarak küresel sıcaklıklardaki artışı 1,5 °C ile sınırlayacak “yeşil devrimin” sözünü verdi. Ayrıca, ülke liderleri tarafından paylaşılan sonuç bildirisinde "Gelişmiş ülkelerin 2025’e kadar ortaklaşa biçimde özel ve kamu kaynaklarından yılda 100 milyar dolarlık finansman hedefini yineliyoruz," ifadeleri yer aldı.
Zirvede alınan karalardan bazıları şöyle:
- 2030’a kadar emisyonlar yarıya indirilecek ve 2050’de net sıfır emisyona ulaşılacak.
- Kara ve okyanusların en az %30’u korunacak.
- Gelişmekte olan ülkelerde yeni kömür üretiminin finansmanına son verilecek ve kömür tüketiminin durdurulması için 2,8 milyar dolara yakın finansman sağlanacak.
Aktivistlerin hayal kırıklığı
Liderlerin iklim taahhütleri; daha somut, iddialı vaatler bekleyen aktivistleri ve çevre örgütlerini mutlu etmedi. Uzmanlar, kararların yetersiz ve ayrıntıdan yoksun olduğunu, hedeflerin sadece yeniden teyit edildiğini ve bu hedeflere ulaşmak için gereken fonların sağlanmadığı görüşünde birleşiyor.
- Uluslararası yardım örgütü Action Aid'den Teresa Anderson, G7'nin ilk olarak 2009'da önerdiği 100 milyar dolarlık finansman hedefini tekrarlamasının krizin aciliyetine ve ölçeğine hitap etmediği görüşünü savundu.
- Climate Action Genel Müdürü Tasneem Essop, "Zengin ülkeler mevcut yükümlülükleri tekrarlamanın ötesine geçmeli ve masaya yeni, ek finansman koymalı," diyerek toplantı çıktılarından rahatsızlığını belirtti.
- Greenpeace’in direktörü Jennifer Morgan ise "Bu, G7'nin liderlik gösterebileceği tarihi bir andı ve bunun yerine büyük bir boşluk bıraktılar. Bu da hayal kırıklığına sebep oluyor," dedi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu hafta gündemimizde G7 Zirvesi'nde Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi'ne alternatif olarak tanıtılan Build Back Better World isimli altyapı girişimi, G7 ülkelerinin iklim taahhütleri ve Fed ile TCMB'nin faiz kararları var.
21 Haz 2021

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Polaroid, üst üste ikinci yaz kampanyasını da yapay zeka karşıtı hissiyata ayırdı. Markanın sahillerdeki billboardlara yerleştirdiği reklamları "Veri merkezleri hepsini içip bitirmeden gidip denize atla" diyor; "yapay zekanın parmaklarımızın arasındaki kumu üretip üretemeyeceğini" sorguluyordu. Peki teknoloji liderlerinin kendilerini "tastewashing" ile yeniden paketlemeye çalıştığı bir dönemde markaların yapay zekayla mesafesi nasıl inandırıcı olur?

Ticaret Bakanlığı, yerli üretimi desteklemek ve cari açığı azaltmak amacıyla pek çok ithal üründe ek gümrük vergisi oranlarını artırdı. Her ne kadar bu düzenlemeler iç pazarda Çin ürünlerinin oluşturduğu haksız rekabetten kaynaklanan dezavantajları gidermeye yönelik olsa da, tüketiciye etkisinin zam olarak yansıyacağı beklentisi hâkim. Kur baskısıyla ithalatın üretmeye göre daha avantajlı olduğu Türkiye’de alınan bu kararların enflasyonla mücadeleye, cari açığın düşürülmesine ve yerli üretime etkileri ne olacak?

Türkiye’de kurumsal dönüşüm yönetimi denince akla ilk gelen isimlerden biri olan Burhan Karaçam’ın "Değişim, İnsan, CEO" kitabı, yakın zamanda okuruyla buluştu. Yeni kitabı vesilesiyle Aposto editörleriyle biraraya gelen Karaçam, yöneticilik serüveninden çıkardığı en önemli dersleri ve geleceğin yöneticilerine tavsiyelerini paylaştı.

Yıllarca bir girişimin ciddiyetini ölçmenin en kestirme yolu ekip büyüklüğüydü. "Kaç kişisiniz?" sorusu aslında "Ne kadar gerçeksiniz?" demekti. Yapay zeka, bu denklemi sessizce bozdu. Bugün en hızlı büyüyen şirketlerin bazıları, bir toplantı odasına sığacak ekiplerle yönetiliyor. Peki küçük bir ekip nasıl büyük iş çıkarıyor ve bu modelin görünmeyen bedeli ne?

Bugüne kadar liderlikle ilgili binlerce kitap ve makale yazıldı; pek çok farklı liderlik tanımı yapıldı. Yapılan onca tanımın içinde sanırım çoğunluğun hemfikir olduğu bir açı var: Kurumsal hayatta liderlik “insanlardan en yüksek verimi alabilmekle” ilgili. Bu verimlilikte doğru sorulara odaklanmanın payı da büyük.



