

Ne istediğini bilenlere özel: Schweppes Tonic Water ile Timeless Rose
Bardağındaki içeceğin göz kamaştıran rengini düşlediğin an, ‘ canım koşarak bu mocktail’i hazırlamak istiyor ’ diyeceğin; zamansız lezzet Timeless Rose için tarifimiz hazır. Ne istediğini bilenlerin çantasına Schweppes Tonic Water ’ı…
Daha fazlasını öğren →
Urban Bread, Hacımimi
Banana bread: Urban Bread’in en mahalleli ve aynı zamanda uluslararası şubesi seçtiğimiz Lüleci Hendek’te konumlananı. Neden? Çünkü her gün aynı saatte işine gücüne gidenlerin buluşma noktası olmasının yanı sıra daha sabah kahveni içmemişken dünyanın her noktasından insanla tanışabileceğin ve yıllardır pek de kullanman gerekmeyen İtalyancanı kullanabileceğin bir yer de ondan. Glutenlisinden; kabuğu çıtır içi yumuşak ekşi mayalı ekmekleriyle nam salmış olsa da glutensiz seçkisiyle de bulunduğu mahallelerde kurumlaşmamış “glutensiz yaşam” topluluğunun uğrak adreslerinden. E bizim de (gluteni öcü bulduğumuzdan değil ama şişiriyor, bilirsin). Banana bread, dolaptan servis edildiği için muzun kekin içinde bir dondurma hissi yaratmasıyla damağımızda diğerlerine göre öne geçiyor. Badem unuyla yapılıyor. Bir de vegan! Bir de şekersiz. Meraklısına.
Vacilando, Hacımimi
Limonlu Antep fıstıklı badem unlu kek: Vacilando pandemi kısıtlamalarıyla geçen ıssız günlerde Arnatuvköy’den Galata’ya transfer olan bir fırın, tatlıcı. Güleryüzlü ekibi ve antika seven bir arkadaşın evindeymişsin gibi hissettiğin ortamı şöyle dursun, ekşi mayalı sıcak kruvasanı bisikletleriyle kapının önüne getirecek kadar bu işi sevgi ve büyük emekle icra ediyorlar. Günümüz kuryelerini düşünecek olunca pek romantik. Neyse, bugün konumuz Vacilando’nun eşsiz hizmetleri değil, gözümüzdeki son yıldızı, limonlu Antep fıstıklı ve badem unuyla yapılan keki. Glutensiz ve yağsız rakiplerinin aksine ıslak oluşunu sevdik. Limon ve Antep fıstığının da iyi bir ikili olduğunu hep düşünmüşüzdür, bir kere daha ikna olduk.

Ekşi-tatlı, limonlu glutensiz kek ve sabırsız fotoğrafçı
Yaya Fırın, Hacımimi
Fındık unlu tereyağlı kurabiye: Vacilando’nun komşusu Yaya Fırın, Dibek Sokak’ın bir başka uğrak noktası. Arthur ve Chopin’li -kim olduğunu merak ettiysen Instagram sayfasında kendileriyle tanışabilirsin- Yaya Fırın, gerçek bir mahalleli. Instagram hesabını takip ederken bile bir arkadaşının hesabını takip ediyormuşsun gibi hissettiriyor. Pek tabii şu sürekli yemek yapan ve her paylaşımında ayaklarını mutfağa götüren arkadaşlardan. Portakallı ve bitter çikolatalı keki ve sürpriz o gün ne çıktı diye kapısını aşındırdığımız Yaya Fırın’da bu defa yeni incelikli konumuz fındık unlu tereyağlı kurabiye. Dengeli tuz oranı, ufacık fındık parçaları ve ağızda dağılan --gerçekten reklamlardaki gibi- kıvamıyla dünyadaki tüm fındıklı kurabiyeler arasında gurmelerin değil gönüllerin birinciliğine oynayabilir. Sonradan ağızda kalan tereyağlı fındık aroması sürsün diye bile her gün bir tane yenir. 250 gramlık paketlerde satılıyor. Birkaç gün içinde gide gele bitiriliyor -bizce-.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Menü baştan sona iştah açanlarla kuruluyor bu hafta. Rotamızda Beyoğlu sokakları. Mahallenin yenisinde ekşi-tatlı kokteyl, Bebek'in yenisinde zeytinyağlı dondurma, Hacımimi Mahallesi'nde glutensiz tatlı arayışı ve yazlık kabak tabakları.
17 Ağu 2022

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Batı Karadeniz’in iç kesimlerindeki Daday, deniz etkisinin azaldığı, yüksek rakımlı ve ormanlık bir coğrafyada yer alıyor. Ormanlar, meralar, tarım arazileri ve köyler birbiriyle iç içe. Üretim ise iklimin ve mevsimlerin çizdiği sınırlar içinde ilerliyor. İki gün boyunca ziyaret ettiğimiz çiftlikler, bu koşullarla kurulan farklı ilişkileri anlamak için iyi birer durak.

Bir zamanlar İstanbul’un takvimi deniz üzerinden tutulurdu. Palamutun, lüferin ve uskumrunun gelişi mutfakta neyin pişeceği kadar, kayıkların ne zaman suya ineceğini, balıkçı tezgahlarının görünümünü ve şehrin gündelik akışını da belirliyordu. Bazı şeyler hiç değişmiyor. Ekim geldiğinde İstanbul’da gözler hâlâ yeniden denize çevriliyor.

Londra’yı gastronomi üzerinden tanımak için her zaman şehrin en yeni restoranlarının peşine düşmek gerekmiyor. Bazen birkaç sokaklık bir rota, şehrin yemek kültürünün nasıl değiştiğini görmek için yeterli. Borough Market’tan Bermondsey Street’e kadarki bu bölge de bunun iyi örneklerinden biri. Emre Onar, sevdiği duraklar ve kendi deneyimleri üzerinden bu kısa mesafeyi adım adım anlatıyor; kahveyle başlayan rotayı pazar tezgahlarından restoranlara, oradan da Bermondsey Street’in sakinliğine taşıyor.

Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.
05 Eki 2026

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.




