İneklere çevre dostu besin: Deniz yosunu


Söz konusu gıdanın geleceği: 35 Yaş Altı 3 Şef Yarışması
Gastronometro’da yaklaşık 10 yıldır genç şeflere yönelik pek çok atölye ve seminer düzenleyen, atıksız mutfak prensiplerini ve sürdürülebilir restoran dönüşümünü teşvik etmek için kılavuzlar ve eğitimler hazırlayan Metro Türkiye , 35 Yaş…
Daha fazlasını öğren →
İsveç deniz yosunu gibi metan azaltıcı inek yemi katkı maddelerinin kullanımını hükümet politikası haline getirmeye hazırlanıyor. İsveç Çevre Koruma Ajansı'nın metan emisyonlarının azaltılmasına ilişkin raporu bu alandaki gelişimin son yıllarda hızlandığını ve daha yüksek potansiyele sahip bir dizi yeni alışılmadık katkı maddesi arasında yer aldığını belirtiyor.
- Neden önemli? Üreticilere göre kırmızı alglerin günlük beslenmede yer alması hayvansal gıda üretiminin yol açtığı metan emisyonlarını %90'a kadar azaltabilir. Ancak yetkililer, alglerin ekimi ve kullanımı konusunda daha fazla bilgiye ihtiyaç duyulduğunu söyledi.
- Arka plan: Deniz yosunuyla beslenmenin etkilerine ilişkin keşif ilk olarak Avustralya'daki araştırmacılar tarafından yapıldı. İlk adımda ineğin midesindeki mikroorganizmaların metan üretmesini önleyerek işe yaradığı gözlemlendi. Yemlere yönelik bazı katkı maddelerinin çevresel açıdan sebep olunan olumsuz etkiyi azaltmakta önemli bir potansiyele sahip olduğu görülse de üretim sistemlerinde kullanılmasını engelleyen uzun vadeli etkiler ve faktörler konusunda hâlâ belirsizlik olduğu uyarısı yapılıyor.
- Detaylar: Raporda bulguların bir sonucu olarak, hükümetin diğer yetkililerle birlikte geleceğin alternatif yem katkı maddelerinin geliştirilmesi için daha fazla araştırma ve analiz yapılması gerektiği belirtiliyor. Rapora göre, çalışma hatları sosyo ekonomik etki, çiftçilere ve gıda zincirindeki diğer aşamalara yönelik destek, inovasyon girişimleri ve endüstriyle artan işbirliği gibi hususları da içermeli.
- Ne dediler? 2021 yılında İsveç'in tarım sektörü 3,6 milyon ton karbondioksit eşdeğerinde metan üretti; bunun 2,9 milyon tonu sığır sindirimi yoluyla açığa çıktı. İsveç Çevre Koruma Ajansı İklim Analisti Emma Carlen şunları söyledi: "Metan azaltıcı yem katkı maddesinin İsveç'teki sığırlardan kaynaklanan metanı azaltmaya yönelik bir önlem olabileceğine inanıyoruz. Mevcut üretim seviyesinde bu etkiyi yaratabilecek çok fazla başka önlemimiz yok. Ancak bunun hala oldukça yeni olduğuna ve gerçekten net bir politika önlemi alabilmemiz için yapılması gereken daha fazla araştırma olduğu da bir gerçek." Sığır yemi üretmek için İsveç'in batı kıyısında karada kurulu bir deniz yosunu fabrikası geliştiren Volta Greentech'in Kurucu Ortağı ve CEO'su Fredrik Åkerman “Geliştirdiğimiz yeni stratejiyle katkı maddesi inek yemine dahil edildi. Yürütülen pilot projelerde şu ana kadar ineklerdeki metan emisyonları miktarı günde %80 oranında azaldı,” dedi. Åkerman, raporun tavsiyelerinin sektörün gelişimi için hayati önem taşıdığını da sözlerine ekledi: “Teşvikler sunulmadığı takdirde sektörde kârlılığı koruyabilmek için emisyonları azaltmak üzere maddi kayba sebep olan bir ürünü satmamız oldukça zor. Dolayısıyla bu aşamada doğru politika geliştirilmesi çok önemli.”
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
apéro gazete'de bu hafta: Türkiye tarım zehirleri kullanımında birinci sırada. DSÖ'nün aspartam hakkında yaptığı açıklamaların ardından işlenmiş gıda ve tatlandırıcıların depresyona neden olduğuna dair yeni bir araştırma yayımlandı.
11 Eki 2023

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir zamanlar İstanbul’un takvimi deniz üzerinden tutulurdu. Palamutun, lüferin ve uskumrunun gelişi mutfakta neyin pişeceği kadar, kayıkların ne zaman suya ineceğini, balıkçı tezgahlarının görünümünü ve şehrin gündelik akışını da belirliyordu. Bazı şeyler hiç değişmiyor. Ekim geldiğinde İstanbul’da gözler hâlâ yeniden denize çevriliyor.

Londra’yı gastronomi üzerinden tanımak için her zaman şehrin en yeni restoranlarının peşine düşmek gerekmiyor. Bazen birkaç sokaklık bir rota, şehrin yemek kültürünün nasıl değiştiğini görmek için yeterli. Borough Market’tan Bermondsey Street’e kadarki bu bölge de bunun iyi örneklerinden biri. Emre Onar, sevdiği duraklar ve kendi deneyimleri üzerinden bu kısa mesafeyi adım adım anlatıyor; kahveyle başlayan rotayı pazar tezgahlarından restoranlara, oradan da Bermondsey Street’in sakinliğine taşıyor.

Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.
05 Eki 2026

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.

Göçle taşınan, mahallelerde köklenen ve uzun süre “etnik” kategorisinde tutulan mutfaklar bugün fine dining’in parçası oluyor. Peki bir mutfak ne zaman prestij kazanıyor? Onu “yüksek gastronomi”ye taşıyan değer ölçütlerini kim belirliyor? Sosyoloji profesörü Zafer Yenal ve yemek editörü Reyhan Ülker, bu dönüşümün arkasındaki toplumsal ve gastronomik hiyerarşilere bakıyor.




