İstanbul kraft birası: Mosaic IPA


Metro Türkiye ile bistrodayız Bazı ikililer asla ayrılamaz: Ketçap ve mayonez, Asterix ve Oburix, bal ve kaymak, diş fırçası ve diş macunu ve elbette bira ve eşlikçileri … Kim biranın yanından pates kızartmasını ayırmak ister veya denizden çıkıp içini serinletmeye karar verdiğinde yanına favori atıştırmalığını kondurmaz ki? Bize katılan Metro Türkiye , yazın gözde serinliğine Metro ürünleriyle eşlik etmeye davet ediyor. Neler var? Kalite, lezzet ve pratiklikle kalpleri kazanan Metro Türkiye öneriyor: Atıştırmalık için Metro Chef çıtır hellimden Jalapeno toplarına, çıtır patates kızartmalarından Cheddar toplarına ve mozarella çubuklarına kadar sana ve keyfine eşlik edecek, benzersiz lezzetleri Metro Türkiye raflarında bulabilirsin. “Gözüm doymaz benim” diyenlerdensen kullanıma hazır Metro Chef pizza tabanı sadece 7-8 dakikada Napoli rüzgârını evine getirebilir, Metro Chef Irk Burger serisi ve el yapımı hamburger ekmekleriyle şölen tadında bir menü oluşturabilirsin. Ana yemeklerin yanına mezeler de eklendi mi keyfimize doyum olmaz. Metro Chef yaprak sarması, haydari, humus gibi geleneksel mezelerden farklı baharatlarla tatlandırılmış füme somon ve roast beef’e kadar çeşit çeşit mezeyle kolayca sofraları süsleyebilirsin. Dahası: Rioba trüflü mayonez ve chipotle sosu gibi dokuz farklı sosla eşlikçiler arasında leziz kombinasyonlar yaratabilirsin. Sofrayı Metro Türkiye ile kurmak için gereken ne varsa hepsini buradan inceleyebilirsin.
Daha fazlasını öğren →
Nerede? 3Kafadar, İkitelli Organize Sanayi Bölgesi, Eskoop Sanayi Sitesi, D Blok, No: 36, Başakşehir/İstanbul
Ne zamandan beri? Aralık 2019
Kurucular: Hakan Özkan, Harun Aydın & Tarık Apak
Neden burası? Ev biracılığı, göçebe biracılık, yerel üretim: Biraya dair denenen farklı üretim tarzlarıyla erişilen ustalık.
Neden buranın Mosaic IPA'i? 3Kafadar denilince akla gelen ilk ürün, Gypsy Brewing'ten İstanbul birasına seferde markanın ilk yerli üretimi.
Üretimine Belçika'da Graft'la başlayan 3Kafadar'ın İstanbul’da üretilen ilk birası Mosaic'in üçünün de gönlündeki yeri ayrı. Daha evvel Belçika’da Belgian Blonde ve Gece Stout’un ağabeyi Porter’ı üreten Hakan, Harun ve Tarık Mosaic'in hikâyesinin Almanya’da Braubeviale isimli sektörün en büyük fuarına gidişlerine dayandığından bahsediyor. O zaman yeni bir ürün olan Mosaic isimli şerbetçi otundan alınan “göz hakkı”yla İstanbul’da Harun’un ofisinin alt katında üretilen ilk biranın ismini “Stolen Mosaic” koyuyorlar. Sonrasında Stolen'ı silip kısaca Mosaic diye anmaya başlıyorlar ve biranın ismi Mosaic IPA’ye dönüşüyor.
3Kafadar ortaya çıkan biraların arkasındaki hikâyelerin ürünlerle kurdukları bağı güçlendirdiğinden bahsediyor. Bu durumun biraların karakterleriyle olan ilişkisini de şöyle açıklıyor: "Bu hikâyelerin her biranın kendine özgü karakterine katkıda bulunduğunu düşünüyoruz. Tüm etiketleri kendimiz tasarlıyoruz ve dikkat edersen kullandığımız etiketler, sektördeki pek çok örneğin aksine, belirli bir tasarımın farklı renk versiyonlarında değil. Her birinin farklı ve özgün olduğunu görebilirsin."
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
"Şarap bir denizse bira bir okyanus." Bu hafta apéro'da: Ev biracılığının yereldeki öncüleri 3Kafadar'dan İstanbul kraft birasını dinliyoruz. Ardından biraya dair derin sohbetimizde Mustafa Yavaş'la Bodrum biralarının keyfine varıyoruz.
12 Tem 2023

YAZARLAR

Reyhan Ülker
İstanbul Bilgi Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları bölümü mezunu Reyhan, üniversite hayatı boyunca Mikla ve Ruhun Doysun başta olmak üzere şef Mehmet Gürs’ün çeşitli projelerinde yer aldı. Kopenhag'ta bulunan Noma’da tamamladığı staj programının ardından odağını "yemek hikayeleri"ne çevirmeye karar verdi. 2022 yılı Kasım ayından beri Aposto’da yemek editörlüğü yapıyor.

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.

Göçle taşınan, mahallelerde köklenen ve uzun süre “etnik” kategorisinde tutulan mutfaklar bugün fine dining’in parçası oluyor. Peki bir mutfak ne zaman prestij kazanıyor? Onu “yüksek gastronomi”ye taşıyan değer ölçütlerini kim belirliyor? Sosyoloji profesörü Zafer Yenal ve yemek editörü Reyhan Ülker, bu dönüşümün arkasındaki toplumsal ve gastronomik hiyerarşilere bakıyor.
26 Eyl 2026

Dışarıdan bakıldığında şarap kültürü ve turizmiyle, hatta biraz romantize edilmiş bir Fransız şarap imgesiyle özdeşleşen Beaujolais’nin, içeriden bakıldığında nasıl bir emek, iklim ve aile ekonomisi üzerine kurulduğunu Ceren Aral Desnos, bir beyaz yakalı olarak deneyimlediği bir günlük bağbozumu üzerinden anlatıyor.

Beslenme trendleri ortaya çıkarken bilimsel bilgi; medya, beden idealleri, sosyal normlar ve gıda endüstrisi tarafından seçiliyor, sadeleştiriliyor ve ürünleştiriliyor. Böylece bilim, gündelik yaşamın ve tüketim alışkanlıklarının parçası hâline gelirken sağlıklı beden, “doğru” beslenme ve kendimize iyi bakmak da sürekli yeniden tanımlanıyor.

Yunanistan’ın küçük Kiklad adalarından Sifnos, yerel ürünleri, geleneksel yemekleri ve son 15 yılda açılan şef restoranlarıyla ülkenin öne çıkan gastronomi duraklarından birine dönüştü. Adada nohut, peynir, kapari, kekik balı ve balık gibi ürünler hem geleneksel tavernaların hem de yeni nesil restoranların menülerinde yer buluyor. Seramikçilik gibi yüzyıllardır süren zanaatlar yemek kültürünün bir parçası olmaya devam ederken farklı ülkelerden şeflerle yapılan işbirlikleri de Sifnos mutfağını yeni tatlara ve tekniklere açıyor.





