Japon şarap üreticilerinin California'da canlanan mirası


35 Yaş Altı 3 Şef Yarışması’nı kazanan genç şefler belli oldu
"Gıdanın Geleceği için Yerel ve Atıksız Mutfak" temasıyla düzenlenen 35 Yaş Altı 3 Şef Yarışması, 13 Şubat’ta düzenlenen finalle sonuçlandı. 2023 yılından bu yana düzenlenen yarışma, genç şeflerin gıda atıklarını azaltma ve sürdürülebilir…
Daha fazlasını öğren →
California, 20. yüzyılın başlarında Japon göçmen şarap üreticileri için önemli bir merkezdi. Ancak 1913'te yürürlüğe giren "Yabancı Arazi Yasası" ve sonraki düzenlemeler, Japonların toprak satın almasını veya işletmesini yasakladı. Bu durum, şarap üretimiyle uğraşan birçok Japon aileyi sektörün dışında bıraktı.
Kanae Nagasawa, bu mirasın önemli isimlerinden biriydi. 1875'te Sonoma'ya taşınarak Fountaingrove Winery’yi kurdu ve bölgedeki şarapçılığın gelişimine büyük katkıda bulundu. Ancak mülkiyet yasaları nedeniyle şaraphanesi elinden alındı ve ailesi 2. Dünya Savaşı sırasında toplama kamplarına gönderildi. Bunun ardından Japon şarap üreticilerinin California’daki 40-50 yıllık mirası büyük ölçüde silindi.
Atalarının izinde: Yeni nesil Japon şarap üreticileri
Son yıllarda Japon şarap üreticileri bu kaybolan mirası yeniden canlandırmak için çalışıyor. Sonoma’daki Freeman Vineyard and Winery’nin yardımcı şarap üreticisi Eiji Akaboshi, ailesinin geçmişini araştırarak büyük-büyük amcası Nagasawa’nın şarapçılık mirasını keşfetti. Bu bağ Akaboshi için aynı zamanda kültürel bir sorumluluk hâline geldi.
Tokyo’da büyüyen Akiko Freeman da benzer bir yolu takip etti. California’ya taşındıktan sonra eşiyle birlikte bir şaraphane kurdu ve şarap üretimine başladı. Büyükannesinden öğrendiği Japon tütsü sanatı kōdō harmanlama becerilerini geliştirmesinde önemli bir rol oynadı.
Japon üzümleri, yeni yönelimler
Napa Vadisi’ndeki Kazumi Wines’ın sahibi Michelle Kazumi Sakazaki, Japonya’ya özgü Koshu üzümünü Napa’da yetiştirerek benzersiz tat profilleri elde ediyor. Japonya’ya da ihraç edilen bu şarap, gelenek ve inovasyonu birleştiriyor.
Materra Cunat Family Vineyards’ın sahibi Miki Cunat ise Japon mutfak geleneğinden aldığı ilhamla şarap üretimine yöneldi. Şarabı Shinkan Chardonnay, büyükbabasının ormancılık tekniklerine saygı duruşu niteliğinde.
Japon şarap üreticileri geçmişte kaybettikleri mirası yeniden canlandırarak California’nın şarapçılık sahnesinde kendilerine sağlam bir yer edinmeye çalışıyor. Atalarının izinden giden bu yeni nesil, gelenek ile modern teknikleri harmanlayarak geleceği yeniden tanımlıyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
Japon şarap üreticilerinin California’daki kayıp mirası yeniden canlanıyor. Ardberg’in 25. yılında Ardbeg Viski Kulübü üyelerine özel Eureka! isimli yeni bir edisyon sunuldu.
19 Şub 2025

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir zamanlar İstanbul’un takvimi deniz üzerinden tutulurdu. Palamutun, lüferin ve uskumrunun gelişi mutfakta neyin pişeceği kadar, kayıkların ne zaman suya ineceğini, balıkçı tezgahlarının görünümünü ve şehrin gündelik akışını da belirliyordu. Bazı şeyler hiç değişmiyor. Ekim geldiğinde İstanbul’da gözler hâlâ yeniden denize çevriliyor.

Londra’yı gastronomi üzerinden tanımak için her zaman şehrin en yeni restoranlarının peşine düşmek gerekmiyor. Bazen birkaç sokaklık bir rota, şehrin yemek kültürünün nasıl değiştiğini görmek için yeterli. Borough Market’tan Bermondsey Street’e kadarki bu bölge de bunun iyi örneklerinden biri. Emre Onar, sevdiği duraklar ve kendi deneyimleri üzerinden bu kısa mesafeyi adım adım anlatıyor; kahveyle başlayan rotayı pazar tezgahlarından restoranlara, oradan da Bermondsey Street’in sakinliğine taşıyor.

Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.
05 Eki 2026

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.

Göçle taşınan, mahallelerde köklenen ve uzun süre “etnik” kategorisinde tutulan mutfaklar bugün fine dining’in parçası oluyor. Peki bir mutfak ne zaman prestij kazanıyor? Onu “yüksek gastronomi”ye taşıyan değer ölçütlerini kim belirliyor? Sosyoloji profesörü Zafer Yenal ve yemek editörü Reyhan Ülker, bu dönüşümün arkasındaki toplumsal ve gastronomik hiyerarşilere bakıyor.




