Japon şarap üreticilerinin California'da canlanan mirası


35 Yaş Altı 3 Şef Yarışması’nı kazanan genç şefler belli oldu "Gıdanın Geleceği için Yerel ve Atıksız Mutfak" temasıyla düzenlenen 35 Yaş Altı 3 Şef Yarışması, 13 Şubat’ta düzenlenen finalle sonuçlandı. 2023 yılından bu yana düzenlenen yarışma, genç şeflerin gıda atıklarını azaltma ve sürdürülebilir mutfak tekniklerini benimseme konusunda teşvik edilmesini amaçlıyor. Neler oldu? Metro Türkiye’nin 10 yıl önce hayata geçirdiği, ülkemizin ilk gastronomi keşif platformu Gastronometro’da düzenlenen organizasyonda, finale kalan 10 genç şef ülkemizin yerel ürünlerini kullanarak atıksız mutfak prensipleriyle hazırladıkları ilham verici reçeteleriyle jüri karşısına çıktı. Barış Gümüş, Eyüp Can Parlak ve Musa Karateke yarışmanın kazanan şefleri olurken, bitki bazlı beslenmede mutfağı heyecanlandırıcı yeni teknikler üzerinde çalışan Buse Uca Aydın ise Jüri Özel Ödülü’ne layık görüldü. Dahası: Metro Türkiye ana sponsorluğunda Dude Table Gastronomi Pazarlama Ajansı tarafından düzenlenen yarışmayı kazanan genç şefler, Metro Türkiye'nin sürdürülebilirlik elçisi olurken, Portekiz’de, Metro'nun gastronomi platformunda atıksız ve sürdürülebilir mutfak odağında bir eğitim almaya hak kazandılar. Bu eğitim sayesinde genç şefler uluslararası arenada deneyim kazanarak, alanında uzman yabancı şeflerle tanışma ve yeni bir mutfak kültürünü de yakından tanıma fırsatı yakalamış olacak. 35 Yaş Altı 3 Şef Yarışması ile ilgili daha fazla bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
California, 20. yüzyılın başlarında Japon göçmen şarap üreticileri için önemli bir merkezdi. Ancak 1913'te yürürlüğe giren "Yabancı Arazi Yasası" ve sonraki düzenlemeler, Japonların toprak satın almasını veya işletmesini yasakladı. Bu durum, şarap üretimiyle uğraşan birçok Japon aileyi sektörün dışında bıraktı.
Kanae Nagasawa, bu mirasın önemli isimlerinden biriydi. 1875'te Sonoma'ya taşınarak Fountaingrove Winery’yi kurdu ve bölgedeki şarapçılığın gelişimine büyük katkıda bulundu. Ancak mülkiyet yasaları nedeniyle şaraphanesi elinden alındı ve ailesi 2. Dünya Savaşı sırasında toplama kamplarına gönderildi. Bunun ardından Japon şarap üreticilerinin California’daki 40-50 yıllık mirası büyük ölçüde silindi.
Atalarının izinde: Yeni nesil Japon şarap üreticileri
Son yıllarda Japon şarap üreticileri bu kaybolan mirası yeniden canlandırmak için çalışıyor. Sonoma’daki Freeman Vineyard and Winery’nin yardımcı şarap üreticisi Eiji Akaboshi, ailesinin geçmişini araştırarak büyük-büyük amcası Nagasawa’nın şarapçılık mirasını keşfetti. Bu bağ Akaboshi için aynı zamanda kültürel bir sorumluluk hâline geldi.
Tokyo’da büyüyen Akiko Freeman da benzer bir yolu takip etti. California’ya taşındıktan sonra eşiyle birlikte bir şaraphane kurdu ve şarap üretimine başladı. Büyükannesinden öğrendiği Japon tütsü sanatı kōdō harmanlama becerilerini geliştirmesinde önemli bir rol oynadı.
Japon üzümleri, yeni yönelimler
Napa Vadisi’ndeki Kazumi Wines’ın sahibi Michelle Kazumi Sakazaki, Japonya’ya özgü Koshu üzümünü Napa’da yetiştirerek benzersiz tat profilleri elde ediyor. Japonya’ya da ihraç edilen bu şarap, gelenek ve inovasyonu birleştiriyor.
Materra Cunat Family Vineyards’ın sahibi Miki Cunat ise Japon mutfak geleneğinden aldığı ilhamla şarap üretimine yöneldi. Şarabı Shinkan Chardonnay, büyükbabasının ormancılık tekniklerine saygı duruşu niteliğinde.
Japon şarap üreticileri geçmişte kaybettikleri mirası yeniden canlandırarak California’nın şarapçılık sahnesinde kendilerine sağlam bir yer edinmeye çalışıyor. Atalarının izinden giden bu yeni nesil, gelenek ile modern teknikleri harmanlayarak geleceği yeniden tanımlıyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
Japon şarap üreticilerinin California’daki kayıp mirası yeniden canlanıyor. Ardberg’in 25. yılında Ardbeg Viski Kulübü üyelerine özel Eureka! isimli yeni bir edisyon sunuldu.
19 Şub 2025

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Dışarıdan bakıldığında şarap kültürü ve turizmiyle, hatta biraz romantize edilmiş bir Fransız şarap imgesiyle özdeşleşen Beaujolais’nin, içeriden bakıldığında nasıl bir emek, iklim ve aile ekonomisi üzerine kurulduğunu Ceren Aral Desnos, bir beyaz yakalı olarak deneyimlediği bir günlük bağbozumu üzerinden anlatıyor.

Beslenme trendleri ortaya çıkarken bilimsel bilgi; medya, beden idealleri, sosyal normlar ve gıda endüstrisi tarafından seçiliyor, sadeleştiriliyor ve ürünleştiriliyor. Böylece bilim, gündelik yaşamın ve tüketim alışkanlıklarının parçası hâline gelirken sağlıklı beden, “doğru” beslenme ve kendimize iyi bakmak da sürekli yeniden tanımlanıyor.

Yunanistan’ın küçük Kiklad adalarından Sifnos, yerel ürünleri, geleneksel yemekleri ve son 15 yılda açılan şef restoranlarıyla ülkenin öne çıkan gastronomi duraklarından birine dönüştü. Adada nohut, peynir, kapari, kekik balı ve balık gibi ürünler hem geleneksel tavernaların hem de yeni nesil restoranların menülerinde yer buluyor. Seramikçilik gibi yüzyıllardır süren zanaatlar yemek kültürünün bir parçası olmaya devam ederken farklı ülkelerden şeflerle yapılan işbirlikleri de Sifnos mutfağını yeni tatlara ve tekniklere açıyor.

Bir zamanlar bir hayatta kalma becerisi olan foraging, bugün fine dining'in, wellness kültürünün ve sosyal medyanın ilgi alanında. Bu geri dönüş, insanın doğadan yeniden beslenmesinden çok, doğayla kopmuş ilişkisinin farkına varmasıyla ilgili olabilir.

Bordeaux’nun kurduğu şarap dünyası zamanla apelasyonlar, ödüller ve prestij üzerinden ortak bir ölçüte dönüştü. Fakat Asya’nın şarapla ilişkisi bunlardan çok daha eski. Çin’in Jiahu çömleklerinde ya da Japonya’nın Koshu bağlarında yazılan hikaye, şarabın tek bir coğrafyanın tanımlayabileceği kadar dar bir geçmişe sahip olmadığını gösteriyor. Bugün bu birikim, Batı’dan gelecek bir onaydan çok kendi referansları üzerinden yeni bir şarap kültürüne dönüşüyor.
22 Ağu 2026




