Kahvaltının "ekmekçe"si

Günün ilk öğününde kallavi anne kahvaltısı mı yoksa geçiştirmek üzere kurgulanan basit tercihler mi?
Kahvaltının "ekmekçe"si

26 Ağustos - For the Journey - apero
For the Journey ile birlikte

For the Journey Bozcaada Caz Festivali’nde Doğasındaki maceracı ruhu dışarı çıkarmak üzere For the Journey , bu yıl Bozcaada Caz Festivali’nde . Keşif Programı’nda dünyanın dört bir tarafından gelen dokuz farklı botanikle Bozcaada’nın endemik bitkilerini bir araya getirmenin peşinde oyun sahnesinde; cazın ritminde usta ellerden çıkan kokteylleriyle festival sahnesinde. Keşif Programı’ndan: For the Journey, apéro ile birlikte “Kırdan Bardağa Bozcaada” atölyesinde; baharatperest Burak Ayaz ile birlikte kokteylin anatomisini, Bozcaada’nın bitki örtüsünü ve gastronomik değerlerini tanımak üzere yola çıkıyor. Sabah saatlerinde adanın şahsına münhasır doğasında keşif yürüyüşünün (foraging) ardından öğlen saatlerine doğru festivalin Keşif Programı 'nın bu yılki "oyun" temasıyla özdeş bir ortamda, kimi aşina kimi yeni tanışılan bitkilerle kokteyl hazırlamanın inceliklerini anlatıyor. "For the Journey x apéro: Kırdan Bardağa Bozcaada" atölyesinden ardakalanlar ve kokteylin incelikleri 9 Eylül ’de apéro ’da. For the Journey’nin gezgin ruhuna yaraşır Bozcaada notları SOLİ ’nin Bozcaada sayısında .

Daha fazlasını öğren →

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

Sabah kalktığı anda yemek yiyebilen biri olmadığını söyleyen Erman’ın belli bir kahvaltı ritüeli yok: “Ama illa bir ritüelden bahsedeceksek geç kahvaltı yapmak gibi bir ritüelim olduğunu söyleyebiliriz. Tek başıma olduğumda kendime özenmeye genellikle üşenirim. Çok uğraştırmayan basit ama besleyici yemekleri tercih ediyorum.”

İki dilim Bröd arası blok mozzarella ve İzmir tulum

I) Ya hep ya hiç kahvaltısı

Erman, kahvaltıyı önemli bir öğün olarak kabul ediyor. Günümüzde bize küçüklüğümüzde öğütlendiği gibi her sabah kahvaltı yapmanın pek de kolay olmadığına değiniyor: “Bu konuda sanırım ‘ya hep ya hiç’ tarafındayım: ya gerçekten birçok seçenek barındıran kallavi bir Türk kahvaltısı ya da çok basit bir tost veya ekmek ve peynir ikilisi.”

Brioche üstü rezeneli Erzincan tulum kreması

II) “Ekmekçi”den bağımsız bir ekmek

Ekmek ve ekmek türevsiz yapılan bir kahvaltıya “kahvaltı” demek Erman için oldukça güç ve kesinlikle “ekmekçi” olmasından bağımsız olarak ortaya koyduğu bir düşünce. Yulaf işin içine girerse bu konuda biraz esneyebileceğini söylese de kulağa pek gerçekçi gelmiyor.

"Ekmek bıçağım nerede?"

Ekmeğe dair hassasiyetini ifade edebilmek için meselenin biraz da maşerî tarafına el atıyor: “Çok ekmek tüketen bir toplum olduğumuz için bunun çoğu kişi için de böyle olduğunu zannediyorum. Ekmekle ilişkimiz onu bir yemeğin yanında eşlikçi olarak görmekten ziyade diğerlerini ekmeğe katık etmek üzerine.” Anlaşılan o ki ekmek belki ekmekçiden bağımsız ama ekmekçi ekmekten bağımsız değil.

Kahvaltı sofrasından uzak kaldığı bazı günlerde nostaljik bir tercih olarak simit ve ayran ikilisine gittiğini söyleyen Erman “ekmeksiz doymamak” tabirini de usulca arkalıyor: “Ekmek ve türevlerini bu denklemden çıkarmak sofra alışkanlıkları açısından oldukça radikal bir karar olur.”

"Biraz da senin tostunun tadına bakayım"

III) Tulum, tulum, biraz daha tulum

Bazen kızarmış bir dilim üzerine bir parça peynirle bazen de bu sofrada olduğu gibi yanında çırpılmış yumurtayla tost hâlinde. Misafire daha fazla özenilmişse brioche üzeri füme dana kaburga, rezeneli Erzincan tulum kreması ve göz yumurtayla. Eşlikçisi otlu mantarla. Erman’ın aynı anda hem sade hem de özenli olmayı başarabilen “Bröd” kahvaltısı: pestolu domates, roka ve tane hardallı vinaigrette, biraz acuka, kimi tabakta Erzincan kiminde İzmir ama hemen hemen hepsinde var olmayı başarabilen malzeme tulumla.

Göz yumurtadan alınan göz hakkı

IV) Bir ekmeğin iki yarısı: Paylaşım kültürü

Bütün kültürlerde sadece kahvaltı değil tüm yemek masalarının birliktelikleri ve özel günleri çağrıştırdığına değinen Erman, bu hususta sofranın oynadığı rolü: “Ben de annemlere kahvaltıya gittiğimde çok daha geniş seçenekli bir masayla karşılaşıyorum. Bu insanları o masa etrafında daha fazla vakit geçirmeye, sohbet etmeye ve birlikte olmaya teşvik ediyor. Yoksa sabah işe giderken elinde bir poğaçayla kahvaltı yapan binlerce insan var. Fakat bir kahvaltı masasına oturmanın birlikteliğe işaret ettiği ya da birini kahvaltıya çağırmanın uzun sürmesi beklenen samimi bir etkinlik olduğu aşikâr.” şeklinde açıklıyor.

O tabak bitecek

Söz dönüyor dolaşıyor ve son lokmada tabii ki tekrar ekmeğe geliyor ama daha naif bir yerden: “Bence ekmeğini paylaşmak deyiminin çıkışı da benzer bir noktadan: seninle ekmeğimi paylaşıyorum çünkü sen benim için önemlisin.”

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

NEREDE YAYIMLANDI?

apéroapéro
∙

BÜLTEN SAYISI

🍽️ Kahvaltı sofrasının daimi eşlikçisi ama ekşisi

Bölünen ekmek, kurulan bağ. Bu hafta apéro'da: Zamandan bağımsız ekmeğin toprakta başlayan kültürü, sofrada süren gelenek ve ritüelleri.

26 Ağu 2023

For the Journey ile birlikte
Bröd'ün ekmekleri, Fotoğraf: Deniz Sabuncu

YAZARLAR

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

İLGİLİ OKUMALAR

apéroapéro
∙

HİKAYE

Mutfakların dili: Etnik mutfaklar nasıl yüksek gastronomiye dönüşüyor?

Göçle taşınan, mahallelerde köklenen ve uzun süre “etnik” kategorisinde tutulan mutfaklar bugün fine dining’in parçası oluyor. Peki bir mutfak ne zaman prestij kazanıyor? Onu “yüksek gastronomi”ye taşıyan değer ölçütlerini kim belirliyor? Sosyoloji profesörü Zafer Yenal ve yemek editörü Reyhan Ülker, bu dönüşümün arkasındaki toplumsal ve gastronomik hiyerarşilere bakıyor.

26 Eyl 2026

Mutfakların dili: Etnik mutfaklar nasıl yüksek gastronomiye dönüşüyor?
apéroapéro
∙

HİKAYE

Nouveau’dan ibaret olmayan Beaujolais: Bağda bir gün

Dışarıdan bakıldığında şarap kültürü ve turizmiyle, hatta biraz romantize edilmiş bir Fransız şarap imgesiyle özdeşleşen Beaujolais’nin, içeriden bakıldığında nasıl bir emek, iklim ve aile ekonomisi üzerine kurulduğunu Ceren Aral Desnos, bir beyaz yakalı olarak deneyimlediği bir günlük bağbozumu üzerinden anlatıyor.

Ceren Aral Desnos

·

19 Eyl 2026

Nouveau’dan ibaret olmayan Beaujolais: Bağda bir gün
apéroapéro
∙

HİKAYE

Bedenin modası, beslenmenin trendi: Peki şimdi ne yiyeceğiz?

Beslenme trendleri ortaya çıkarken bilimsel bilgi; medya, beden idealleri, sosyal normlar ve gıda endüstrisi tarafından seçiliyor, sadeleştiriliyor ve ürünleştiriliyor. Böylece bilim, gündelik yaşamın ve tüketim alışkanlıklarının parçası hâline gelirken sağlıklı beden, “doğru” beslenme ve kendimize iyi bakmak da sürekli yeniden tanımlanıyor.

Reyhan Ülker

·

12 Eyl 2026

Bedenin modası, beslenmenin trendi: Peki şimdi ne yiyeceğiz?
apéroapéro
∙

HİKAYE

Sifnos'un yolu: Bir ada nasıl gastronomi destinasyonuna dönüşür?

Yunanistan’ın küçük Kiklad adalarından Sifnos, yerel ürünleri, geleneksel yemekleri ve son 15 yılda açılan şef restoranlarıyla ülkenin öne çıkan gastronomi duraklarından birine dönüştü. Adada nohut, peynir, kapari, kekik balı ve balık gibi ürünler hem geleneksel tavernaların hem de yeni nesil restoranların menülerinde yer buluyor. Seramikçilik gibi yüzyıllardır süren zanaatlar yemek kültürünün bir parçası olmaya devam ederken farklı ülkelerden şeflerle yapılan işbirlikleri de Sifnos mutfağını yeni tatlara ve tekniklere açıyor.

Emre Onar

·

05 Eyl 2026

Sifnos'un yolu: Bir ada nasıl gastronomi destinasyonuna dönüşür?
apéroapéro
∙

HİKAYE

Doğaya dönüşün ilk dalgası: Foraging'in yeniden keşfi

Bir zamanlar bir hayatta kalma becerisi olan foraging, bugün fine dining'in, wellness kültürünün ve sosyal medyanın ilgi alanında. Bu geri dönüş, insanın doğadan yeniden beslenmesinden çok, doğayla kopmuş ilişkisinin farkına varmasıyla ilgili olabilir.

Reyhan Ülker

·

29 Ağu 2026

Doğaya dönüşün ilk dalgası: Foraging'in yeniden keşfi