Kuş bakışı: Türkiye'de alkollü içeceklerin son 15 yılı


İyi müzik için iştah duyanlara: Literal Radio
Şehrin yeni groove radyosu Havada gönül tellerini titretecek bir sıcaklık, modumuzda ise bu güzel hislere yakışacak iyi müziğin heyecanı var. Özlem duyduğumuz ritim için nerede bir araya geleceğimizi artık biliyoruz; sadece bir radyo…
Daha fazlasını öğren →
Yeni Rakı Global’in 25 Nisan'da "O gün geldiğinde böyle kutlayacağız. Birbirimize sarılıp yeniden başlayacağız." sloganıyla paylaştığı reklam filminin ardından seçim göndermesi tartışmaları yaşanırken herkesin aklına reklamlar başta olmak üzere alkollü içeceklere dair alınan yasaklar geldi. Önce rakının, ardından genel çerçevede alkollü içecek sektörünün son 15 yılını kuş bakışı inceliyoruz.
Rakının önlemez yükselişi
Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu’nun yayımladığı 2023 Yılına Doğru Alkollü İçki Sektörü isimli rapora göre rakı üretimi son 15 yılda %60’dan fazla oranla 46 milyon litreden 31 milyon litreye geriledi. Üretilen toplam rakının sadece %9,8'ine denk gelen rakı ihracatıysa son 15 yılda 2,1 milyon litreden 3,3 milyon litreye kadar çıkabildi. Rakı üretimindeki daralma suma için gereken kuru üzüm üretimine de etki etti. 2007’den sonra kuru üzüm ekim alanlarında başlayan daralmayla 2004’te 1,5 milyon dekarlık kuru üzüm alanı 2022’de 1,28 milyon dekar oldu.
Alkollü içeceklere gelen zamlarda bayrak tutan pozisyondaki rakının yıllar içinde fiyat değişimi de incelemeye değer: 2002’de 70’lik rakının fiyatı 8,25 lira civarındayken son 20 yılda %2000 artarak 255 liraya ulaştı. 2002 yılında alkollü içecekler ÖTV tahsilatının toplam vergi gelirleri içindeki payı %5,4 iken 2021 yılında %19,6’ya yükseldi. Şu anda rakı fiyatının %296’sı vergilerden oluşuyor.
Diğer yandan yılda iki kez gelen Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) zammından dolayı artan fiyatlarla kaçak üretim her geçen yıl artış gösteriyor. Sadece 2019 yılında 796 bin litre kaçak içki ele geçirildi çok sayıda insan hayatını kaybetti. Son 14 yılda alkollü içeceklerden devletin elde ettiği ÖTV geliri 116 milyar liradan fazlayken kaçak üretim sebebiyle 3 milyar liraya yakın vergi kaybedildi.
Son 15 yılda alınan kararlar
Son 15 yılda Türkiye'de sektöre yönelik alınan kararlar; torba yasadan çıkanlar, yılda 2 kez gelen ÖTV zamları, reklam yasakları ve sınırlandırmalar, her ne kadar yalnızca alkollü içecek endüstrisini değil; buna bağlı olarak restorancılık, gastroturizm, tarım ve katma değerli ürün kategorisini de dolaylı olarak ve kimi zaman doğrudan etkiliyor. Bu sebeple konuyu yalnızca yaşam tarzına müdahale ya da kısıtlamalar olarak görmek de yeterli değil. Alkollü içecekler sektörü sunduklarıyla gastronomik deneyimin bir parçası olmasının ötesinde Türkiye’nin tarımsal hammaddesini oldukça yüksek katma değerli bir ürüne dönüştürdüğünü hatırlatmak gerekiyor. Bunun ötesinde hâlihazırdaki vergilendirme sistemiyle de devlet adına önemli bir gelir kaynağı. Tarladan kadehe yaratılan değer zincirinin devamlılığında her yıl binlerce çiftçinin anasondan şerbetçiotuna, üzümden arpaya yoğun emeği söz konusu. Kadehtekinin nereden geldiğini göz ardı ettiğimiz noktada hiçbir alkollü içeceğin bugün şişede durduğu gibi durmayacağını anımsamak elzem. Dolayısıyla konuyu tüketici-kurumsal üretici ikiliğinden çıkarılması ve sektörde faaliyet gösteren firmaların koşullarıyla birlikte tarımsal üretim tarafının da en az onun kadar gelişmesi ve destek görmesi gerekiyor.
- 7 Ocak 2011 tarihli yönetmelikle alkollü içeceklere dair çeşitli yasaklar yayımlandı. Reklam yasağı maddesi gereğince Efes Pilsen Spor Kulübü’nün adı 29 Haziran 2011’de Anadolu Efes Spor Kulübü olarak değiştirildi. 2012 Eylül’den itibaren Yükseköğretim Kurulu tarafından üniversite kampüslerindeki sosyal alanlarda içki satışı yasaklandı.
- 31 Mayıs 2012’de Özel Tüketim Vergi Kanunu’na getirilen bazı düzenlemelerle alkollü içeceklerdeki vergi tutarına Ocak ve Temmuz aylarında olmak üzere yılda 2 kez enflasyon oranında zam geliyor.
- 24 Mayıs 2013’te getirilen alkollü içeceklere dair reklam ve promosyon yasaklarını kapsayan torba yasa 11 Haziran 2013’te yürürlüğe girdi. Bu kapsamda; 22.00-06.00 saatleri arasında perakende alkollü içki satışı yasaklandı. Alkollü içeceklerin yanında hediye verilen logolu ürünler yasaklandı. Alkollü mekanların ve tekel bayiilerin tabelalarındaki reklamlar kaldırıldı. Televizyon, dizi, film ve müzik kliplerinde alkollü içecek görüntüsü yasaklandı.
- Aralık 2017’de Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’na bağlanan Tütün ve Alkol Piyasası Denetleme Kurulu (TAPDK) tarafından 2015’te getirilen yasak sebebiyle yılbaşı sepetlerinde alkollü içeceğe yer verilmiyor.
- 2 Şubat 2023’te Resmî Gazete’de yayımlanan yönetmelikte yapılan değişikliklere göre 5 cl’den küçük ambalaj hacmine sahip alkollü içeceklerle bira hariç 300 cl’den büyük ambalaj hacmine sahip alkollü içecekler ithal edilemeyecek, üretilemeyecek ve piyasaya arz edilemeyecek.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
apéro gazete'de bu hafta: Haftanın tarım ve gastronomi haberleri, Türkiye'de son 15 yılda alkollü içeceklere uygulanan vergileri, yasakları ve getirilen düzenlemeleri derledik. Sektörel yansımalarını şarap üreticisi Selda Tokat'la konuştuk.
05 May 2023

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir zamanlar İstanbul’un takvimi deniz üzerinden tutulurdu. Palamutun, lüferin ve uskumrunun gelişi mutfakta neyin pişeceği kadar, kayıkların ne zaman suya ineceğini, balıkçı tezgahlarının görünümünü ve şehrin gündelik akışını da belirliyordu. Bazı şeyler hiç değişmiyor. Ekim geldiğinde İstanbul’da gözler hâlâ yeniden denize çevriliyor.

Londra’yı gastronomi üzerinden tanımak için her zaman şehrin en yeni restoranlarının peşine düşmek gerekmiyor. Bazen birkaç sokaklık bir rota, şehrin yemek kültürünün nasıl değiştiğini görmek için yeterli. Borough Market’tan Bermondsey Street’e kadarki bu bölge de bunun iyi örneklerinden biri. Emre Onar, sevdiği duraklar ve kendi deneyimleri üzerinden bu kısa mesafeyi adım adım anlatıyor; kahveyle başlayan rotayı pazar tezgahlarından restoranlara, oradan da Bermondsey Street’in sakinliğine taşıyor.

Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.
05 Eki 2026

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.

Göçle taşınan, mahallelerde köklenen ve uzun süre “etnik” kategorisinde tutulan mutfaklar bugün fine dining’in parçası oluyor. Peki bir mutfak ne zaman prestij kazanıyor? Onu “yüksek gastronomi”ye taşıyan değer ölçütlerini kim belirliyor? Sosyoloji profesörü Zafer Yenal ve yemek editörü Reyhan Ülker, bu dönüşümün arkasındaki toplumsal ve gastronomik hiyerarşilere bakıyor.




