Liralaşma ne alemde?


VitrA’dan çevre dostu lavabo
Sevgili okur, dünyayı yaşanabilir bir yer kılmaya devam etmek için sahip olduğun hassasiyeti; evde, ofiste, sokakta, kısacası dokunduğun her yerde çevre dostu tercihler yapmayı veya değişikliği başlatacak o ilk adımı atmak için burada…
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Türk lirası cinsinden mevduatların toplam mevduattan aldığı payın büyütülmesi ve kur korumalı mevduat (KKM) stokunun eritilmesi, ekonomi yönetimi için öncelikli hedeflerden bir tanesi. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre bu hedefin tutturulması için atılan adımlar da, mevduat kompozisyonunda birtakım değişikliklere yol açmış durumda.
Yeni yönetim, bir önceki yönetimin ismini koyduğu ve uyguladığı gibi oldukça sert bir “Liralaşma Stratejisi” gütmüyor olsa da; dövizden ve özellikle KKM’den TL’ye dönüş gibi amaçlar taşıyor. Bu hedefler doğrultusunda varlıklara bloke koyma cezalı TL’ye dönüş hedefleri ya da %90 menkul kıymet tesisi gerektiren faiz sınırlarından ziyade, TL’ye dönüş oranına göre zorunlu karşılıklara ek faiz ödenmesi veya TL cinsinden KKM’nin kısıtlanması gibi finansal kurumları sıkıştırmayan hedefler getirildi.
Peki bu hedefler, mevduatları liralaştırma konusunda ne kadar başarılı oldu?
Kur şoku ve KKM
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in göreve geldiği 2 Haziran haftasında bankacılık sektörü genelinde toplam mevduatlar 9 trilyon 261 milyar TL düzeyindeydi. Bu mevduatlar arasından TL cinsinden mevduatların aldığı pay %35,06, döviz cinsinden mevduatların aldığı pay %40,63, KKM’nin aldığı pay ise %24,31 seviyesinde yer alıyordu.
Yeni yönetim rasyonel politikalara dönüş, dezenflasyon ve yeniden inşa hedefleri koydu. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), bu hedefler doğrultusunda, rezervlerin yeniden inşası adına kamu bankaları yoluyla piyasalara döviz satışını sınırladı. Satışların sınırlanması ve ardından gelen yoğun talep nedeniyle yaşanan kur şoku ilk dönemde hem döviz, hem de KKM’nin toplam mevduatlar içindeki payının artmasına neden oldu.
Bu dönemde artan kurlar nedeniyle KKM hariç TL cinsinden mevduat stokunun toplam mevduatlar içinden aldığı pay, Temmuz ayında %32,36’ya, Ağustos’ta ise %31,65’e kadar geriledi. Bu dönemde döviz cinsinden mevduatların aldığı pay ise aynı aylarda sırasıyla önce Temmuz’da %42,76’ya yükselirken, Ağustos’ta ise %42,22’ye geriledi.
Bu dönemde aralıksız büyüyen mevduat türü ise KKM oldu. Bankacılık sektörü genelinde KKM stoku Temmuz ayında 0,67 puan artışla %24,98’ye, Ağustos ayında ise 1,15 puan artışla %26,13’e yükseldi.
KKM’den dönüş hedefleri
Yapılan astronomik kur ödemeleri nedeniyle KKM stokunun hızla büyüdüğünü ve program için risk oluşturmaya başladığını gören TCMB, Ağustos ayının sonunda bankalara döviz mevduatından ve KKM’den TL mevduata dönüşüm hedefleri getirdi. Konulan hedefler kısa zamanda etkin sonuçlar alınmasını sağladı. Hedefin uygulanmaya başlandığı ilk ay olan Eylül ayında KKM stoku 300 milyar TL’ye yakın erirken, KKM’nin toplam mevduatlar içinden aldığı pay ise 2 puana yakın azalışla %24,82’ye geriledi. Ekim ayında bu erime daha da hızlandı ve söz konusu pay %21,63’e indi.
Söz konusu dönemde TL mevduat stoku %28,3’lük hızlı bir büyüme kaydederek 5 trilyon 233 milyar TL’ye kadar yükseldi. Bu iki ayda TL mevduatın toplam mevduat içindeki payı 6 puana yakın artışla %39,62’ye ulaştı. Döviz mevduat stokunun payı ise 1,48 puan azalışla %40,74’e indi. Kasım ve Aralık aylarında da bu trend devam etti ve TL mevduat payı sırasıyla %39,62’ye ve %42,16’ya kadar çıktı.
TL mevduat stoku büyüyor
2024 yılına girildiğinde Haziran 2023’ten bu yana TL mevduatlar %71,2, döviz mevduatlar %40,8, KKM ise güç kaybediyor olsa da %3,7 büyüme kaydetmişti. Toplam mevduatlardan alınan pay ise TL mevduatlar için %42,16, döviz mevduatlar için %40,15, KKM içinse %17,69 seviyesindeydi.
TCMB bu dönemde, politika faizinde yapılan artışlar ve sterilizasyon hamlelerinin yanı sıra, KKM stokundaki azalışı hızlandırabilmek adına TL üzerinden KKM uygulamasını durdurdu. Bu hamle KKM stokundaki azalışa etki etse de, dövizden dönüşümlü KKM uygulamasının sürüyor olması nedeniyle azalışta belirgin bir hızlanma görülmedi.
Hedefin getirildiği yılbaşından Şubat ayının sonuna kadar TL mevduattaki artış ve KKM’deki gerileme sürdü. Bu dönemde toplam mevduatlar içinde TL mevduat payı %43,43’e kadar yükselirken, KKM payı ise %15,36’ya kadar indi. Mart ayında ise seçim sürecinin devreye girmesiyle oluşan geçici belirsizlik, özellikle gerçek kişileri döviz alımına sürükledi ve TL payının uzun süre sonra ilk kez azalmasına neden oldu.
Seçim döneminde toplam mevduatlar içinde TL payı 1,83 puan azalışla %41,51’e inerken, döviz payı ise 2,47 puan artışla %43,77’ye yükseldi. Ancak, Nisan ayının gelmesi ve seçim sürecinin sona ermesiyle birlikte bu seyir tekrardan TL mevduatlar lehine döndü.
Sonuç olarak
Mehmet Şimşek’in liderliğinde yeni yönetimin göreve geldiği Haziran 2023’ten bu yana TL cinsinden mevduat stoku %85,5 büyürken, döviz mevduat stoku %58,8 büyüme kaydetti. Söz konusu dönemde KKM stoku ise %10,6 oranında erimeye uğramış oldu. Yılbaşından bu yana bakıldığında ise TL mevduat stokunun %8,3; döviz mevduat stokunun %12,8 artış gösterdiği görüldü.
KKM için ayrı bir parantez açmak gerekirse; yeni yönetimin göreve gelmesinden bu yana toplam erime 226,5 milyar TL düzeyinde kaydedilirken, bankalara KKM’den TL’ye dönüş hedefinin getirildiği Eylül’den bu yana toplam erime 1 trilyon 102 milyar TL’ye ulaştı. Son üç ayda ise bu erimenin bir miktar hız kaybetmekte olduğu görüldü.
Bu dönemde artan mevduat faizleri, KKM’nin olabildiğince sınırlanması ve dönüşüm hedefleri TL mevduat payını artırırken, KKM payını düşürdü. BDDK verilerine göre TL mevduatın toplam mevduattan aldığı pay Haziran 2023’ten bu yana 7,9; yılbaşından bu yana ise 0,8 puan artışla %42,98’e yükseldi. Bu dönemde döviz mevduatının toplam mevduat pastasından aldığı pay 2 puan artışla %42,65’e yükselirken, KKM’nin aldığı pay ise 9,9 puan azalışla %14,37’ye geriledi.
Politika faizini ve ek makroihtiyati hamleleri takiben artan mevduat faizleri, dövizde potansiyel bir istikrarlı seyir ve bankalara KKM’den dönüş için getirilecek ek teşvikler, TL mevduat payının daha da artmasına yol açabilir. Ancak bu elbette mevcut politikaların devam etmesine bağlı.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Yurt dışında dün gözler bugün başlayacak olan FOMC toplantısına çevrilirken, yurt içinde ise BIST 100 endeksinin tarihinde ilk kez 10 bin puan seviyesini aşmış olmasının coşkusu yaşandı.
30 Nis 2024

YAZARLAR

Emircan Yaman
Piyasalar ve Finans Editörü

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Türkiye’de özel sektör tahvilleri, finansman bonoları ve kira sertifikalarında yaşanan ödeme sorunları fon krizinin ardından farklı bir boyuta taşındı. Yılbaşından 27 Ekim’e kadar 14 şirketin TL cinsi borçlanma araçlarında 60 ödeme aksaklığı yaşanırken, vadesinde ödenemeyen anapara toplamı 12 milyar 697 milyon liraya ulaştı.

Türkiye’de üretken yapay zeka kullanım oranı bir yılda %19,2’den %37,6’ya yükselirken, gençlerin önemli bir bölümü artık kişisel sorunlarını da yapay zekayla paylaşıyor. Teknoloji gündelik hayatın her alanına girerken geçim sıkıntısı, güvencesiz çalışma ve fırsat eşitsizliği gibi sorunlar varlığını koruyor. Peki yapay zekanın yarattığı ekonomik imkânlardan kimler yararlanacak ve bu teknolojik ilerleme daha fazla insan için iyi bir hayatı mümkün kılabilecek mi?

Yapay zekanın üretkenliği artırarak maliyetleri düşürmesi beklenirken veri merkezleri, gelişmiş çipler, elektrik ve altyapı yatırımları yeni bir maliyet baskısı yaratıyor. Fed yöneticileri, bu yatırımların talebi ve maliyetleri artırarak fiyat artışlarını ekonominin geneline yayabileceği uyarısı yapıyor. Tartışmanın merkezinde ise şu soru var: Yapay zekanın uzun vadeli ucuzluk vaadi, kısa vadeli maliyet dalgasını ne zaman dengeleyebilecek?

Bu hafta yurt içinde Eylül ayı işgücü ve dış ticaret istatistikleri ile üçüncü çeyrek turizm gelirleri öne çıkarken, yurt dışında Fed, Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Japonya Merkez Bankası'nın (BoJ) faiz kararları ön planda.
26 Eki 2026

Küresel endeks sağlayıcılarının Türkiye'ye bakışı sertleşmeye devam ediyor. Haziran ayında MSCI'ın uyarısıyla başlayan süreç, temmuzda S&P DJI'ın Türkiye'yi izleme listesine almasıyla devam etti. Ağustosta FTSE Russell Türk hisselerine yönelik endeks güncellemelerini erteledi. Üç kurumun da aksiyonu fiili dolaşım oranlarının güvenilirliği, hissedar şeffaflığı ve bazı küçük ölçekli şirketlerle ilişkili fonlar üzerinden yapıldığı düşünülen koordineli işlemlere dayanıyor.




