Sağlık için hangisini tercih etmeli: Tereyağı mı, bitkisel yağ mı?


Metro Türkiye ile mutfakta eşitlik var
Yaklaşık 1.400 kadın çalışanıyla ülkemizde cinsiyet eşitliği konusunda önde gelen şirketlerden Metro Türkiye , ‘İşin cinsiyeti yok’ yaklaşımını benimseyerek hayatın her alanında cinsiyet eşitliğini sağlama çalışmalarını sürdürüyor. Bu…
Daha fazlasını öğren →
Yakın tarihli bir araştırmaya göre tereyağı yerine zeytinyağı, soya fasulyesi yağı veya kanola yağı gibi bitkisel yağları kullanmak, erken ölüm ve kanser riskini azaltmaya yardımcı olabilir. Çalışmanın sonuçlarına göre günde 10 gram tereyağını eşit miktarda bitkisel yağ ile değiştirmek genel ölüm oranını ve kanser kaynaklı ölüm oranını %17 oranında azaltabilir.
Doymuş yağ oranı yüksek olan tereyağı, LDL (kötü) kolesterol seviyelerini artırarak kalp hastalığı riskini yükseltiyor. Tekli doymamış yağlar ve Omega-3 açısından zengin yağlar (zeytinyağı, ceviz yağı, keten tohumu yağı gibi) kalp sağlığını destekleyici özellikler taşıyor.
Tereyağını tamamen bırakmak gerekli mi? Her ne kadar araştırmalar bitkisel yağların daha sağlıklı olduğunu gösterse de tereyağı tamamen kötülenmemeli. Uzmanlara göre tereyağı ölçülü tüketildiğinde çeşitli faydalar sağlıyor. Otla beslenen ineklerden elde edilen tereyağı, normal tereyağına kıyasla daha fazla Omega-3, konjuge linoleik asit (CLA) ve K2 vitamini içeriyor. Bu besin ögeleri bağışıklık sistemini güçlendirse de uzmanlar daha sağlıklı yağ kaynaklarının diyette öncelikli olması gerektiğini vurguluyor.
Peki hangi yağları tercih etmeliyiz? Genel olarak dengeli bir beslenme yaklaşımı benimsemek ve sağlıklı yağlara yönelmek en iyi seçenek gibi görünüyor. Özellikle şu besinler ön plana çıkıyor:
- Zeytinyağı, kalp dostu tekli doymamış yağlar içeriyor. Avokado, hem sağlıklı yağlar hem de lif açısından zengin. Kuruyemişler ve tohumlar, Omega-3 ve diğer sağlıklı yağları barındırıyor. Somon, uskumru gibi yağlı balıklar kalp sağlığını destekleyen Omega-3 yağ asitleri içeriyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Türk mutfağı dersi Japonya’da Otsuma Kadın Üniversitesi’nde ders olarak okutulacak. Yıldız Holding bünyesindeki Pladis, gıda girişimleri için başlattığı programla teknoloji, sağlık ve sürdürülebilirlik girişimlerini destekleyecek.
19 Mar 2025

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir zamanlar İstanbul’un takvimi deniz üzerinden tutulurdu. Palamutun, lüferin ve uskumrunun gelişi mutfakta neyin pişeceği kadar, kayıkların ne zaman suya ineceğini, balıkçı tezgahlarının görünümünü ve şehrin gündelik akışını da belirliyordu. Bazı şeyler hiç değişmiyor. Ekim geldiğinde İstanbul’da gözler hâlâ yeniden denize çevriliyor.

Londra’yı gastronomi üzerinden tanımak için her zaman şehrin en yeni restoranlarının peşine düşmek gerekmiyor. Bazen birkaç sokaklık bir rota, şehrin yemek kültürünün nasıl değiştiğini görmek için yeterli. Borough Market’tan Bermondsey Street’e kadarki bu bölge de bunun iyi örneklerinden biri. Emre Onar, sevdiği duraklar ve kendi deneyimleri üzerinden bu kısa mesafeyi adım adım anlatıyor; kahveyle başlayan rotayı pazar tezgahlarından restoranlara, oradan da Bermondsey Street’in sakinliğine taşıyor.

Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.
05 Eki 2026

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.

Göçle taşınan, mahallelerde köklenen ve uzun süre “etnik” kategorisinde tutulan mutfaklar bugün fine dining’in parçası oluyor. Peki bir mutfak ne zaman prestij kazanıyor? Onu “yüksek gastronomi”ye taşıyan değer ölçütlerini kim belirliyor? Sosyoloji profesörü Zafer Yenal ve yemek editörü Reyhan Ülker, bu dönüşümün arkasındaki toplumsal ve gastronomik hiyerarşilere bakıyor.




