Sake Brewery’de bir gün

1550 yılından beri üretime devam eden Japonya’nın en eski sake üreticisinden notlar.
Sake Brewery’de bir gün

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

Anekdot: Ayça Budak

Japonya gezisi ekibimizin üyelerinden, Roka İstanbul’un şefi Suna Hakyemez, bizim için global Roka ekibiyle iletişime geçerek ziyaret için Sake Brewery tavsiyesi aldı. Sake’nin doğduğu yer olarak kabul edilen Imate istasyonuna çok yakın olan ülkenin en eski sake üreticisini ziyaret ettik: Konishi Fujiyama Gura. 

Konishi Fujiyama Gura, ısı kontrollü tanklarda ve modern tesislerde tüm yıl boyunca üretim yapma olanağı olmasına karşın, 1550 yılından beri sake için en doğru vakit olan kış aylarında üretim yapma geleneğini sürdürüyor. Fermantasyon oldukça serin bir ortamda 7 C civarında gerçekleşiyor. Bu nedenle geleneksel üreticiler kışın üç ay boyunca üretim tesisinden ayrılmadan bunu sürdürmek zorundalar.  


Brewery’i bize İthalat ve İhracat Müdürü Yosuke Togashi master brewer’larıyla gezdiriyor. 200'e yakın pirinç çeşidine sahip olan ülkede sake için az protein, çok nişasta ihtiva eden pirinç tercih ediliyor. Konishi bu nedenle sadece Kyoto bölgesinin Yamadanishiki adlı pirincini kullanıyor. Üretim sürecini özetlemek gerekirse; pirinçler dışındaki az nişastalı kısmı polishing adı verilen işlemden geçirilerek pirinç tanesinin ortasındaki bol nişastalı kısım kalıyor. Polishing yüzdesine göre sake’nin karakteri değişiyor. Etiketlerde görülen %70, %35, %60 gibi ibareler de bunu anlatıyor. Yıkanıp suda bekletilen pirinç taneleri bir buhar odasında yüksek sıcaklıklarda tutuluyor ardından koji mantarı yardımıyla nişastanın şekere dönüşmesi sağlanıyor. 

Sonraki adımda 7 C'de üç haftalık fermantasyon süreci başlıyor. Ortaya çıkan ürün sıvıyı ayırmak için presleniyor. Stile göre değişkenlik göstermekle beraber çoğunukla uygulanan filtrasyon işlemini sırayla pastörizasyon, en az 1 ay dinlendirme ve şişeleme takip ediliyor. 

Ziyaretimizin sonunda farklı stillerden 12 çeşit şaraptan oluşan bir tadım yapıyoruz. Her biri birbirinden etkileyici. Özellikle en yeni ürünleri olan De Ai köpüren sake ise kalbimizi çalıyor. De Ai, dışarıdan karbondioksit eklenmesiyle elde edilen gazefier’in başarılı bir örneği. Şerbetçi otuyla lezzetlendirilen bu sake, nefis bir aromatik yapıya sahip. Daha önce de köpüren sake tatmış fakat sevmemiştik. Fakat De Ai bambaşka!

Suna’ya bize bu eşsiz deneyimi organize ettiği için binlerce kez teşekkür ederiz.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

NEREDE YAYIMLANDI?

apéroapéro

BÜLTEN SAYISI

🎎 Beşi bir yerde, Japonya’da

Ayça Budak, Burçak Kazdal, Esen Hünal, Seray Kumbasar ve Suna Hakyemez, Japonya seyahatinden bildiriyor: En unutulmaz lokma hangisiydi? En iyi sake nereden alınır? En çok neye gülündü? En ilham verici deneyimin öyküsü nedir?

09 Mar 2024

Beşi bir yerde, Japonya'da

YAZARLAR

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

İLGİLİ OKUMALAR

apéroapéro

HİKAYE

Ethem Efendi Kahvaltı'da: Bir öğünden fazlası

Türkiye'de kahvaltı hiçbir zaman yalnızca günün ilk öğünü olmadı. Ailelerin, dostlukların ve gündelik hayatın etrafında şekillenen bu kültür, Erenköy'deki Mehmet Ali Paşa Köşkü'nde bulunan Ethem Efendi Kahvaltı'yla geçmişi ve bugünü aynı sofrada buluşturuyor.

11 Tem 2026

Ethem Efendi Kahvaltı'da: Bir öğünden fazlası
apéroapéro

HİKAYE

Londra'da Türk mutfağının yeni dönemi

Londra’da Türk mutfağı artık yalnızca kebapçılar ve mahalle restoranlarından ibaret değil. Şehrin merkezinde açılan yeni nesil restoranlar, sokak lezzetlerini yeniden yorumlayan girişimler ve farklı kitlelerle kurulan yeni ilişkiler, mutfağın görünürlüğünü ve algısını değiştiriyor. Soho’dan Dalston’a uzanan bu rota, Türk mutfağının Londra gastronomi sahnesindeki yerini takip ediyor.

04 Tem 2026

Londra'da Türk mutfağının yeni dönemi
apéroapéro

HİKAYE

Hona: Ahıska'dan kalanlar

Beyoğlu’nun, ahşap dokulu ve minimalist atmosferiyle öne çıkan Uzak Doğu etkili restoranı Hona'dayız. Hona, şef Ansar Kemaloğlu’nun ailesinin sürgün edildiği köyün adı. Özbekistan’da geçen çocukluk yılları, Uzak Doğu mutfaklarıyla kurulan erken temas, Türk mutfağına yöneliş ve Uygur mutfağında başlayan profesyonel deneyim, bugün Hona’yı şekillendiren fikrin temelini oluşturuyor.

Reyhan Ülker

·

27 Haz 2026

Hona: Ahıska'dan kalanlar
apéroapéro

HİKAYE

Ege’den Boğaz’a, Bodrum’dan Çeşme’ye: Denizin kıyısında beş sofra

Ege kıyıları ve İstanbul Boğazı boyunca uzanan beş restorana konuk olduk. Her biri denizle kurulan ilişkiyi farklı yorumlarla ele alıyor. Kimi mevsime teslim olup günlük avın peşinden gidiyor, kimi ocakbaşını esintili bir Bodrum akşamına taşıyor, kimi ise köklü aile hikayelerini aynı bahçede yaşatıyor. Ortak noktaları ise ürünün kendisine duyulan güven ve ortak kurulan sofralar.

20 Haz 2026

Ege’den Boğaz’a, Bodrum’dan Çeşme’ye: Denizin kıyısında beş sofra
apéroapéro

HİKAYE

Narenciye punch: Alkolsüz ve isli

Punch denince akla genellikle alkollü içecekler gelse de bu tarif, narenciye, çay ve baharat notalarının öne çıktığı alkolsüz bir yorum sunuyor. İsli karakteriyle öne çıkan Lapsang Souchong çayı, limon ve portakal kabuklarından hazırlanan oleo-saccharum ile birleşirken; tonik ve soda suyu karışıma ferahlatıcı bir canlılık kazandırıyor. Önceden hazırlanan soğuk demleme çay sayesinde derin aromalara sahip bu punch, kalabalık davetler için ideal.

20 Haz 2026

Narenciye punch: Alkolsüz ve isli