SALT Fried Chicken: Sosyal medyanın gücü

Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
"Butik işletmeler" deyince akla gelen seçeneklerden biri kuşkusuz burger restoranları. Son dönemde neredeyse her yerde gördüğümüz ve kendine özel tarifi olan bu işletmeler, günbegün müşteri kazanmaya devam ediyor. Özellikle Instagram ve TikTok'ta sık sık gördüğümüz işletmelerden biri de SALT Fried Chicken.
"Kızarmış tavuk" temalı bir butik işletme olan SALT'ın İstanbul'da Kadıköy ve Beşiktaş'ta olmak üzere iki şubesi bulunuyor. Ortaklarından Muratcan Roman ile her sabah saat 11:30'dan itibaren önünde uzun kuyrukların oluştuğu bu restoranı kurma hikâyelerini konuştuk. Ortağıyla mutfak okulunda tanışan Roman, Türkiye'de "kızarmış tavuk" temalı restoranların eksik olduğunu gördüklerini ve bu eksikliğe yöneldiklerini söylüyor.
Mekân açmanın ve yürütmenin birçok zorluğu olduğunu vurgulayan Roman, "Genelde bizi en çok zorlayan kısmı personel ve misafir ilişkileri oluyor. 'Müşteri her zaman haklıdır ve işletmeden mutsuz ayrılmamalıdır,' bizim için esastır. Bunu uygulamak en zorlayıcı konuların başında geliyor," diyor.

Fotoğraf: Deniz Sabuncu
SALT Fried Chicken'ın başarısının arkasındaki en büyük itici güç şüphesiz ki sosyal medya. Şirketin sosyal medya hesaplarıyla bizzat ilgilenen Roman, gelen her tepki, mesaj ve yoruma 15 dakika içinde dönüş yaptıklarını ve sosyal medya tanıtımına son derece önem verdiklerini belirtiyor. Bunları anlatırken bir yandan da uzun zaman sonra bizim için girdiği mutfakta yukarıda görmüş olduğunuz yemeği hazırlıyor. Sosyal medyanın işine güç kattığını söyleyen Roman, başarının bununla sınırlı olmadığını da vurgulayarak şunları söylüyor:
"Başarımızı asla ve asla kalite standartlarımızdan ödün vermemeye bağlıyoruz ve her zaman işimizin başında denetimlerimizi sürdürüyoruz. Bu denetim sos üretiminden servis yapan garsonun göstereceği tavırlara kadar geniş kapsamlı. Yaptığımız işte "Artık oldu," deyip durmuyoruz. Her gün 'Daha iyisini nasıl yapabiliriz?' diye çalışmaya devam ediyoruz."

Fotoğraf: Deniz Sabuncu
Muratcan Roman, butik bir işletme sahibi olmak için sermayenin gerekli olup olmadığına yönelik sorumuza mekân açmanın yanı sıra birkaç ay kendinizi garantiye alacak kadar sermayeye de ihtiyaç olduğunu vurgulayarak cevap veriyor. Maliyetlerin ciddi rakamlara ulaştığı konusunda uyaran Roman, "Her ne kadar Türkiye içerisinde olursak olalım işin inşaat kısmında atacağınız her adım dolar ve avroyla ilerliyor," diyor.
Kendi işletmeleri için "Herkes için ulaşılabilir olduk ve işimize her zaman hak ettiği değeri gösterdik. " diyen Muratcan Roman'ın butik işletme sahibi olmak isteyenlere tavsiyesi ise şöyle:
"Asla ve asla işe olan ilginizi hiç yitirmeyin ve sosyal medyanın gücünü küçümsemeyin."
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Yeme-içme sektöründe alternatif para kazanma yöntemleri neler? Butik mekân açmak mı sosyal medyadan satış yapmak mı daha mantıklı? Tadarak, tanıtarak ve tanışarak para kazanmak mümkün mü?
25 Şub 2022

YAZARLAR

İlkim Emirler
Deputy editor @ Aposto

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Avrupa’dan Japonya’ya birçok ülke, artan güvenlik kaygılarıyla birlikte savunma bütçelerini büyütüyor; bu harcamaların teknoloji, istihdam ve sanayi üzerinden ekonomiye de ivme kazandırması bekleniyor. Peki silahlanma, durgun ekonomiler için gerçekten bir büyüme motoruna dönüşebilir mi?

Giriş seviye pozisyonlarda işe alımlar, dünya genelinde hızla yavaşlıyor. Genç işsizliğindeki bu artış, özellikle beyaz yakalı işlerde büyük oranda yapay zekaya atfediliyor. Fakat yakın tarihli araştırmalar, yeni mezunların yaşadığı istihdam sıkıntısının asıl sorumlusunun uzaktan çalışma olabileceğine işaret ediyor.

Çin merkezli markaların peş peşe Türkiye pazarına girişi ve önemli bir satış başarısı elde etmesi, Türkiye’deki yöneticileri biraz rahatsız etmişti. Bunun üzerine Türk lobisinin de yönlendirmeleriyle vergiler, ithalat düzenlemeleri ve servis şartları üzerinden bu markaların önüne ciddi bir duvar örüldü. Ağustos ayına ilişkin pazar verileri ise bu “Çin işkencesi”nin sonuç verdiğini ortaya koydu.

Shein, Londra ve New York’taki halka arz girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından bu hafta nihayet Hong Kong borsasında halka açıldı. Birkaç yıl önce hızlı modanın yükselen yıldızı olarak görülen şirket, yatırımcıların karşısına zirve döneminden çok daha farklı bir tabloyla çıktı. Analistlere göre bu tablo, şirketi 100 milyar dolar değerlemeye taşıyan ekonomik koşulların artık ortadan kalktığını da kanıtladı.

Bir çalışanı değerli kılan yalnızca görev tanımında yazanları yerine getirmesi değil; aksaklıkları fark etmesi, sahiplenmesi ve çözümün parçası olmak istemesi de aynı zamanda. Çalışma arkadaşını, müşterisini, itibarını ve geleceğini dert edinen çalışanlar kurumları ileri taşıyor. Ancak dert edinmek yalnızca kişinin tercihi değil; bu çalışanlar sorgulama, fikir belirtme ve sorumluluk alma alanı buldukları ölçüde kurumun gelişimine gerçek bir katkı sunabiliyorlar.




