Şarap nasıl vegan olmaz?


Tazedirekt her mevsim yanınızda
Mevsim geçişlerinin “bi öyle bi böyle” olan hava koşullarına karşı vücudunuzun verdiği direnç mücadelesinde hiç korkmayın ki yalnız değilsiniz. Sağlığınızı korumaya yardımcı olmak için Tazedirekt her zaman olduğu gibi yine yanınızda.
Daha fazlasını öğren →
"Ne vegandır, ne değildir?" tartışmalarında insanı en şaşırtanlardan biri şarabın vegan olmayabileceği gerçeği. Peki esas maddesi üzüm olan bir sıvı nasıl vegan olmaz? Tahminler yürütüldüğünde akla pekâlâ şunlar gelebilir:
İncir ve şeftali örneklerinde olduğu gibi üzüm içine yerleşmiş kurtçukların preslenme aşamasına dâhil olmasıyla.
❌ Doğada bunlar yaşanıyor olabilir — geceleri yuttuğumuz sinekler, farkına varmadan midemizde sonlanan karıncalar veganlığı bozmaz. Veganlık, karbon ayak izimizi azaltmak için elimizden geleni yaptığımız dünyada, hayvanların da insanlar kadar yaşamaya hakkı olduğuna dair bir inanç. Bunun uğruna tatlardan ve alışkanlıklarımızdan vazgeçtiğimiz bir yaşam biçimi, ulusal sınırları ve duvarları hiçe sayışıyla belki de ileriki yıllarda insanları bir araya toplayacak politik bir duruş. Dolayısıyla hayır, aradığımız yanıt bu değil.
Acaba şarabın tatlandırılma aşamasında bal mı kullanılıyor? Çünkü bal, vegan değil — insan, arıların kendileri için ürettiği balı alıp yerine vitaminden yoksun şekerli bir besin maddesi koyuyor; arıların direncini düşürüyor, ömrünü kısaltıyor ve kraliçe arının kovanı terk etmemesi için kanatlarını kesiyor.
❌ Hayır. Zaman zaman şeker takviyeleri yapılıyor olsa da şaraba bal eklenmiyor. Fakat bu yazıyı yazarken edindiğim bilgilere göre kökleri MÖ 7000 yılında Çin’e kadar uzanan bir bal şarabı kültürü var. Onu elbette içmiyoruz.
Yoksa sorun şişenin mantarında mı? Çünkü mantar ne bitki ne de hayvan.
❌ Evrimsel hayat ağacının üç esas dalından biri, ökaryot grubu. Fungi, mantarlar âlemindeki familyalardan biri. Bilimsel olarak hayvanlar âlemine daha yakın olsa da mantarın merkezî bir sinir sistemi olmadığı için vegan beslenmeye uygun olduğu kanıtlandı. Bu konuda teoriler süredursun — şarap mantarı, meşe mantarı ağacının (quercus suber) kabuğundan yapılıyor. Aradığımız yanıt burada değil. Bal, mantar ve gözle görünmeyen, muhtemelen çoktan ölmüş solucanlar, böcekler, sinekler şarabın vegan olmama sebebi değilse o hâlde problem nerede? Hiç aklınıza gelmeyebilecek filtrelemede.
Berrak bir sıvıya ulaşmak isteyen firmaların şarap üretiminde kullandıkları inceltici maddeler arasında kan ve kemik iliği; süt proteini kazein; deniz kabuklularının kabuk liflerinden çıkarılan çitin; yumurta akından elde edilen albümin; balık yağı; hayvansal atıkların kaynatılmasıyla elde edilen jelatin ve balık mesane zarından yapılan balık tutkalı bulunuyor.
Neyse ki Türkiye’de bu çok rastlanılan bir yöntem değil. Sevilen, Urla, Arcadia, Pamukkale, Ayda, Baruso, Barbare, Gülor, Kavur (2011 ve sonrası), Melen, Umurbey, Sezar, benim vegan şarap listeme girenler ama emin olmak için özellikle küçük üreticilere filtreleme işlemini danışmak şart. Yurt dışında masada açılan veya marketten aldığın şarabın etiketinde "vegan" yazmıyorsa kontrol etmek için uluslararası bir kaynak da bu bağlantıda mevcut.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
Şarabı vegan yapan koşullar, bir kahveci önerisi, sözlükte yeni kelime.
15 Eyl 2021

YAZARLAR

Hazal Yılmaz
Editor @ Aposto

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Batı Karadeniz’in iç kesimlerindeki Daday, deniz etkisinin azaldığı, yüksek rakımlı ve ormanlık bir coğrafyada yer alıyor. Ormanlar, meralar, tarım arazileri ve köyler birbiriyle iç içe. Üretim ise iklimin ve mevsimlerin çizdiği sınırlar içinde ilerliyor. İki gün boyunca ziyaret ettiğimiz çiftlikler, bu koşullarla kurulan farklı ilişkileri anlamak için iyi birer durak.

Bir zamanlar İstanbul’un takvimi deniz üzerinden tutulurdu. Palamutun, lüferin ve uskumrunun gelişi mutfakta neyin pişeceği kadar, kayıkların ne zaman suya ineceğini, balıkçı tezgahlarının görünümünü ve şehrin gündelik akışını da belirliyordu. Bazı şeyler hiç değişmiyor. Ekim geldiğinde İstanbul’da gözler hâlâ yeniden denize çevriliyor.

Londra’yı gastronomi üzerinden tanımak için her zaman şehrin en yeni restoranlarının peşine düşmek gerekmiyor. Bazen birkaç sokaklık bir rota, şehrin yemek kültürünün nasıl değiştiğini görmek için yeterli. Borough Market’tan Bermondsey Street’e kadarki bu bölge de bunun iyi örneklerinden biri. Emre Onar, sevdiği duraklar ve kendi deneyimleri üzerinden bu kısa mesafeyi adım adım anlatıyor; kahveyle başlayan rotayı pazar tezgahlarından restoranlara, oradan da Bermondsey Street’in sakinliğine taşıyor.

Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.
05 Eki 2026

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.





