Şef Narda Lepes, 60 yaş üstü kadın garsonları işe alıyor

The World’s 50 Best Restaurants tarafından 2020'de Latin Amerika'nın En İyi Şefi seçilen Narda Lepes, restoran yönetimi için 60 yaş üstü kadınları işe alıyor. Lepes, La Vanguardia'ya verdiği röportajda hâlâ 2020’de aldığı bu kararın arkasında durduğunu belirtti; "olgun" kadınlar için "Müşterileri tanımak için zamanı daha doğru kullanıyorlar" dedi.
İlhamı nereden? Lepes, bu fikrin teyzesini gözlemlerken aklına geldiğinden bahsediyor:
"Onu evden çıkmaya, aktif olmaya o kadar istekli gördüm ki bu ortak bir ihtiyaç olmalı diye düşündüm. Ekipteki tüm kıdemli garsonların erken kalkması ve çalışmaya istekli olması şaşırtıcı değil. Genç personelimiz müşterilere eskisi kadar ilgi göstermiyorlar. Bu yüzden daha fazla deneyime sahip olanlardan öğrenmeleri iyi olur."
Cinsiyetler arası fırsat eşitsizliğine karşı: Arjantin'de çoğu genç kadın için profesyonel mutfağa erişimin zor olduğunu belirten Lepes, kadınların genellikle bulaşıkçı olarak işe alındıklarını ve erkeklerin aksine mutfak becerilerini sergilemekten çekindiklerini belirtiyor. Bu eşitsizlikle mücadele etmek için oluşturduğu kurslarla Lepes, kadınlara hem mutfak tekniklerini öğretiyor hem de çalışma hayatında başarılı olmak için gereken becerileri aktarıyor.
Hükümete eleştiriler: Lepes, Javier Milei liderliğindeki Arjantin hükümetinin yeni ekonomi politikalarını da açıkça eleştiriyor. "Açlık varsa huzur yoktur" diyerek yoksulluğun kısa sürede hızlı bir ivmeyle arttığına dikkat çekiyor. Pek çok gencin son dönemlerde ekonomik sebeplerle mutfağa girdiğine dikkat çeken Lepes, misyonunu sadece bir şef olarak değil, genç olsun ya da olmasın yeni nesil aşçıların akıl hocası ve destekçisi olarak görüyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
Heinz, kendi ketçaplarına özgü bir Pantone kırmızı tonu belirledi. Turuncu şarap tadımı Haziran'da, 316 Wine Bar'da. Arkestra, Ritmo Zeytino ile bu yaz Bodrum, Yalıkavak'ta.
29 May 2024

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Göçle taşınan, mahallelerde köklenen ve uzun süre “etnik” kategorisinde tutulan mutfaklar bugün fine dining’in parçası oluyor. Peki bir mutfak ne zaman prestij kazanıyor? Onu “yüksek gastronomi”ye taşıyan değer ölçütlerini kim belirliyor? Sosyoloji profesörü Zafer Yenal ve yemek editörü Reyhan Ülker, bu dönüşümün arkasındaki toplumsal ve gastronomik hiyerarşilere bakıyor.
26 Eyl 2026

Dışarıdan bakıldığında şarap kültürü ve turizmiyle, hatta biraz romantize edilmiş bir Fransız şarap imgesiyle özdeşleşen Beaujolais’nin, içeriden bakıldığında nasıl bir emek, iklim ve aile ekonomisi üzerine kurulduğunu Ceren Aral Desnos, bir beyaz yakalı olarak deneyimlediği bir günlük bağbozumu üzerinden anlatıyor.

Beslenme trendleri ortaya çıkarken bilimsel bilgi; medya, beden idealleri, sosyal normlar ve gıda endüstrisi tarafından seçiliyor, sadeleştiriliyor ve ürünleştiriliyor. Böylece bilim, gündelik yaşamın ve tüketim alışkanlıklarının parçası hâline gelirken sağlıklı beden, “doğru” beslenme ve kendimize iyi bakmak da sürekli yeniden tanımlanıyor.

Yunanistan’ın küçük Kiklad adalarından Sifnos, yerel ürünleri, geleneksel yemekleri ve son 15 yılda açılan şef restoranlarıyla ülkenin öne çıkan gastronomi duraklarından birine dönüştü. Adada nohut, peynir, kapari, kekik balı ve balık gibi ürünler hem geleneksel tavernaların hem de yeni nesil restoranların menülerinde yer buluyor. Seramikçilik gibi yüzyıllardır süren zanaatlar yemek kültürünün bir parçası olmaya devam ederken farklı ülkelerden şeflerle yapılan işbirlikleri de Sifnos mutfağını yeni tatlara ve tekniklere açıyor.

Bir zamanlar bir hayatta kalma becerisi olan foraging, bugün fine dining'in, wellness kültürünün ve sosyal medyanın ilgi alanında. Bu geri dönüş, insanın doğadan yeniden beslenmesinden çok, doğayla kopmuş ilişkisinin farkına varmasıyla ilgili olabilir.




