Tadı damakta ve zihinde kalanlar


Taze makarnalar, mevsime göre değişen soslar: Molino Cucina İyi yemeği belirleyen birçok etken bulunuyor: Seçilen malzemeler, malzemelerin işlenme biçimi, pişirme tekniği, süre, ölçü... İşler pişirmeden sonra da bitmiyor, yemek deneyimini bütünlüklü düşününce sunum ve servis de işin içine giriyor. Tüm bu yönleriyle yemek, yalnızca bir ihtiyaç olmaktan çıkıyor, kimileri için bir tutkuya dönüşüyor. Molino Cucina da yemek yapmanın ve yemek yemenin beş duyuya hitap ettiğini, başından sonuna bütünlüklü bir deneyim olduğunu bilen markalardan biri... Bu bilinçle Molino Cucina, mevsimine göre değişen sos alternatifleri ve günlük el yapımı taze makarnalar üretiyor. Molino Cucina’yı farklı kılan ne? Molino Cucina bir taze makarna üreticisi, porsiyonluk makarnalarını günlük olarak üretiyor ve İstanbul'da 1-3 saat içinde adrese ulaştırıyor. Fusilli, Pappardelle, Penne, Rigatoni gibi farklı şekillerdeki makarnaların yanı sıra Molino Cucina'nın mevsimine göre değişen sos alternatifleri de öne çıkıyor. Makarnaya uygun sosu ve hazırlama talimatını birlikte sunan Molino Cucina, İtalyan restoranı kalitesinde bir makarna deneyimini evlere taşıma olanağı sunuyor. Ürünler: Molino Cucina taptaze üretilmiş ve aynı gün içinde ulaştırılmış bir makarna deneyimi yaşamak isteyenler için en uyumlu makarna ve sosları bir araya getiriyor. Örneğin Fusilli, Burro all'Aglio ya da Pesto gibi sos alternatifleriyle sunulurken Spaghetti klasiklerden vazgeçemeyenler için Bolognese, yeniliğe açık olanlar için Frutti di Mare ya da Tartufo Nero gibi soslarla birlikte sunuluyor. Üç adet alımlarda %10 indirim, beş adet alımlarsa ise %15 indirim fırsatı sunan Molino Cucina 100 lira ve üzeri alışverişlerde ücretsiz teslimat da gerçekleştiriyor. Romantik bir akşam yemeği, arkadaşlarla sohbetin uzayacağı gurme bir akşam ya da aile boyu özel lezzetler deneyeceğiniz bir öğün hayal ediyorsanız Molino Cucina size en uygun alternatifleri sunuyor. Molino Cucina’yı yakından tanımak ve ilk alışverişinizi yapmak için internet sitesini ziyaret edebilir, Molino Cucina’nın mevsimine göre değişen lezzetlerini ilk elden takip etmek için Instagram hesabına göz atabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Yeni yıla girerken eşine dostuna hediyeler almış, evladının suratına paketlenmiş bir gülücük yerleştirmiş, ziyaret edemediğine hediye göndermek için laf arasında adreslerini almaya çalışmış sizlere, biraz da kendinize alabileceğiniz hediyelerden bahsedelim dedik. Bu yılın sonunda hepimiz küçük şımarıklıkları hak ettik. Aslında her zaman hak ediyoruz.
📚Kitap:
- İçindekiler: Vogue Türkiye ve GQ Türkiye yemek editörü Cemre Torun’un ve kendinden menkul turşu kraliçesi Begüm Yaramancı’nın ortak eseri İçindekiler 2 adlı tarif ve yemek yazıları kitabı seçkin mekânlarda ve raflarda yerini aldı.
- İmbikten kadehe: Adı bazen dilimizde dönmeyen Burkay Adalığ’ın, namıdiğer Meleklerin Payı’nın, İmbikten Kadehe: Distile İçkiler Dünyası isimli yeni içki kültürü kitabı çıktı. Hikâyesi imbikten kadehe uzanan tüm içkilere dair kitapta rakı da baş köşeye oturtulmuş.
- Şeftalinin 50 tonu: Koca yanaklı, Netflix’in sempatik yüzü, Momofuku imparatorluğunun kurucusu David Chang, Eat A Peach isimli otobiyografisini eylül ayında yayımladı. Kitap, Chang’in çocukken golf dehâsı oluşundan aşçılığına, ardından fenomen bir şef oluşuna uzanıyor. Chang, bu süreçlerde yaşadığı psikolojik zorluklardan duru ve samimi bir şekilde bahsediyor.
- Fakat: Chang, kitapta öfkesinden ve kontrol çabalarından bahsettiği bölümlerde, yaşananları ve çalışanlarına zulmettiği dönemleri tek taraflı aktardığı için eleştirildi.
🍴Yemek:
Apéro, kuruluşundan bu yana her hafta size İşte Açanlar bölümünde mideye indirebileceğiniz tavsiyelerde bulundu. Bu hafta yılı kapatırken bir elin nesi var iki elin sesi var prensibiyle size altına imza atacağımız tavsiyelerden getirdik.
- Şarap ve yemek meddahı Levon Bağış’ın tavsiyeleri için bu bağlantıyı, Instagram rumuzuyla dahi Türkiye yemek sektörünün ne kadar merkezinde olduğunu gösteren, Sapor İstanbul kurucusu Tuba Şatana’nın tavsiyeleri için ise bu bağlantıyı verelim.
- Bizim favorilerimizden bir seçki: Güzel Anılar Dükkânı’nın sarımsaklı acılı fıstıkları, Giresunlu Fındıkçım’ın fındık ezmesi, Alancha Patisserie’nin Mielina'ları, Mevsimlik Turşular’ın fasulye turşusu. Şöyle sofra dizmelik bir liste arayanlar için elceğizlerimizle hazırladığımız Şarküteri Tahtası Rehberi’mizi de buraya bırakalım.
- Yasalar gereğince tavsiye olarak veremediğimiz nice butik bira markası, küçük şarap üreticisi ve yeni çıkan rakılar için de saygı duruşumuza kendi seçkilerinizle bir kadeh kaldırarak eşlik edebilirsiniz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Yılbaşı özel menüsü: Evlere şenlik kokteyl tarifleri, 2020'nin yerel gıda girişimleri, kutlama yemekleri ve kalender meşrep Apéro maskot.
30 Ara 2020

YAZARLAR

Berkok Yüksel
A former child writing about food and London for Aposto.

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.
05 Eki 2026

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.

Göçle taşınan, mahallelerde köklenen ve uzun süre “etnik” kategorisinde tutulan mutfaklar bugün fine dining’in parçası oluyor. Peki bir mutfak ne zaman prestij kazanıyor? Onu “yüksek gastronomi”ye taşıyan değer ölçütlerini kim belirliyor? Sosyoloji profesörü Zafer Yenal ve yemek editörü Reyhan Ülker, bu dönüşümün arkasındaki toplumsal ve gastronomik hiyerarşilere bakıyor.

Dışarıdan bakıldığında şarap kültürü ve turizmiyle, hatta biraz romantize edilmiş bir Fransız şarap imgesiyle özdeşleşen Beaujolais’nin, içeriden bakıldığında nasıl bir emek, iklim ve aile ekonomisi üzerine kurulduğunu Ceren Aral Desnos, bir beyaz yakalı olarak deneyimlediği bir günlük bağbozumu üzerinden anlatıyor.

Beslenme trendleri ortaya çıkarken bilimsel bilgi; medya, beden idealleri, sosyal normlar ve gıda endüstrisi tarafından seçiliyor, sadeleştiriliyor ve ürünleştiriliyor. Böylece bilim, gündelik yaşamın ve tüketim alışkanlıklarının parçası hâline gelirken sağlıklı beden, “doğru” beslenme ve kendimize iyi bakmak da sürekli yeniden tanımlanıyor.





