Tarçınlı ve hellimli baklava

Reçete: Yotam Ottolenghi
Malzemeler
İç harcı için
- 30 gram tuzsuz tereyağı, eritilmiş
- 130 gram yarım ceviz, kavrulmuş ve ince doğranmış
- 4 gram öğütülmüş tarçın
- 8 gram toz hindistan cevizi
- 20 gram toz şeker veya pudra şekeri
- 1 limon kabuğu rendesi
Baklava katları için
- 16 yaprak (yaklaşık 200 gram) baklavalık yufka
- 70 gram tuzsuz tereyağı, eritilmiş
- 130 gram iri rendelenmiş hellim peyniri
Gül suyu şerbeti için
- 150 gram toz
- 2 yemek kaşığı limon suyu
- 8 gram gül suyu
- Üzeri için kurutulmuş gül yaprağı
Yapılışı
- Fırın 240 C dereceye ısıtılır. İç harcın tüm malzemeleri karıştırılıp bir kenara alınır.
- 20 x 20 santimetrelik, tercihen alçak kenarlı bir fırın kabına baklavalık yufkalar yaprağın kenarları tavanın yanlarından yukarı çıkacak şekilde yerleştirilir. 8 adet yufkanın her birinin üzerine biraz tereyağı sürülerek devam edilir.
- Önce rendelenmiş hellim ardından da cevizli karışımın tamamını eşit şekilde yufkanın üzerine serpilir. Üzerine yerleştirilen yufka iyice bastırılır ve biraz tereyağı sürdükten sonra ve kalan 8 kat yufka da aynı şekilde tereyağı sürülerek yerleştirilir.
- Son kat da fırça yardımıyla yağlandıktan sonra yufkaların kenarları baklavanın altına hafifçe sıkıştırılarak düzeltilir.
- Küçük, keskin bir bıçak kullanarak baklava 16 parçaya bölünür ve fırına verilir.
- Baklava, 18 dakika boyunca üzeri kızarana kadar pişirildikten sonra tepsi çevrilerek diğer ucunun da kızarması sağlanır.
- Baklava pişerken gül suyu şerbeti hazırlanır: Şeker ve 90 mililitre su küçük bir tencerede orta-yüksek ateşte 2-3 dakika ısıtılır, şeker eriyip kaynamaya başlayına kadar arada bir karıştırılır.
- Kaynadıktan sonra ısı orta-düşük seviyeye düşürülür, limon ve gül suyu eklenir. Yaklaşık 180 mililitre hafif koyulaşmış bir şerbet kalana kadar 6-7 dakika yavaşça kaynatılır. Sonrasında ateşten alınıp bir kenara koyulur.
- Baklava fırından çıkar çıkmaz şerbetin üçte ikisi üzerine dökülür ve gül yaprakları hafifçe ezilerek serpilir. Soğuması için 5 dakika bekletilip ardından her dilimin üstüne fazladan 1 veya 2 kaşık şerbet gezdirilerek ılıkken servis edilir.
Afiyetler!
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
David Chang, "chili crunch" üzerinden yürüttüğü agresif marka politikası nedeniyle eleştiri oklarının hedefinde. Noma Projects ekibi New York şehir turuna çıkıyor. Gastronomi kolektifi We Are Ona bu sefer sofrasını Milano'da kuruyor.
10 Nis 2024

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Tarımda kriz çoğu zaman üretim, iklim ya da ekonomi üzerinden tartışılıyor. Oysa gözden kaçan daha temel bir mesele var: Bilginin kim tarafından üretildiği. Tarımsal bilginin köyden laboratuvara, devletten piyasaya ve bugün algoritmalara kadarki süreçlerini izleyerek çiftçinin bu değişimde nasıl edilgenleştiğini ve neden yeniden bilgi üretiminin öznesi olması gerektiğini tartışıyoruz.
25 Tem 2026

Fine dining dünyasının baskıları, aile mirasları, kapanmayan yaralar ve kırılgan dostluklar... The Bear final sezonunda yeni hikayeler anlatmak yerine yıllardır taşıdığı yüklerle aynı masaya oturuyor. Dizinin Mikey'nin gölgesi, restoran kültürü, Carmy'nin liderlik krizi, Richie'nin dönüşümü etrafında beş sezondur ördüğü temalar, son sezonda birer birer çözülüyor.
18 Tem 2026

Türkiye'de kahvaltı hiçbir zaman yalnızca günün ilk öğünü olmadı. Ailelerin, dostlukların ve gündelik hayatın etrafında şekillenen bu kültür, Erenköy'deki Mehmet Ali Paşa Köşkü'nde bulunan Ethem Efendi Kahvaltı'yla geçmişi ve bugünü aynı sofrada buluşturuyor.
11 Tem 2026

Londra’da Türk mutfağı artık yalnızca kebapçılar ve mahalle restoranlarından ibaret değil. Şehrin merkezinde açılan yeni nesil restoranlar, sokak lezzetlerini yeniden yorumlayan girişimler ve farklı kitlelerle kurulan yeni ilişkiler, mutfağın görünürlüğünü ve algısını değiştiriyor. Soho’dan Dalston’a uzanan bu rota, Türk mutfağının Londra gastronomi sahnesindeki yerini takip ediyor.
04 Tem 2026

Beyoğlu’nun, ahşap dokulu ve minimalist atmosferiyle öne çıkan Uzak Doğu etkili restoranı Hona'dayız. Hona, şef Ansar Kemaloğlu’nun ailesinin sürgün edildiği köyün adı. Özbekistan’da geçen çocukluk yılları, Uzak Doğu mutfaklarıyla kurulan erken temas, Türk mutfağına yöneliş ve Uygur mutfağında başlayan profesyonel deneyim, bugün Hona’yı şekillendiren fikrin temelini oluşturuyor.




