Türkiye pestisit kalıntısında AB’de ilk sırada


Söz konusu gıdanın geleceği: 35 Yaş Altı 3 Şef Yarışması Gastronometro’da yaklaşık 10 yıldır genç şeflere yönelik pek çok atölye ve seminer düzenleyen, atıksız mutfak prensiplerini ve sürdürülebilir restoran dönüşümünü teşvik etmek için kılavuzlar ve eğitimler hazırlayan Metro Türkiye , 35 Yaş Altı 3 Şef Yarışması kapsamında 6 Kasım’a kadar genç şeflerin başvurularını bekliyor. Nedir? Metro Türkiye ana sponsorluğunda, Dude Table organizasyonuyla düzenlenecek yarışmada yetenekli genç şefler, “Gıdanın Geleceği için Atıksız Mutfak” temasında yarışacak. Türk mutfağının sürdürülebilirlik elçisi olarak seçilecek 3 şef; lezzet, teknik, sunum, atıksız reçetelerin yaratıcılığı, yerel ve coğrafi işaretli ürün kullanımı, çalışma disiplini ve hijyen kriterlerine göre belirlenecek. Neden önemli? Atığı azaltmanın asıl yolunun genç şeflerin atıksız mutfak pratiklerini ana disiplin hâline getirmesinden geçtiğini belirten Metro Türkiye , genç şefleri; mutfakta gıda atığını azaltma, mevsimsel ve yerli ürün kullanma ve daha çevreci mutfak uygulamalarını geliştirme yönünde teşvik etme amacıyla yarışmayı düzenliyor. Dahası: Yarışmanın kazananı 3 genç şef, atıksız mutfak odağında Avrupa’da eğitim hakkı elde edecek. Böylece uluslararası arenada deneyim kazanırken aynı zamanda yabancı şeflerle de tanışma ve birebirde çalışma şansı yakalayacaklar. Yarışmanın finali 7 Aralık ’ta Gastronometro’da gerçekleşecek ve kazanan 3 genç şef jüri oylamasıyla açıklanacak. 6 Kasım’a kadar başvurmak isteyen genç şefler bu adresi ziyaret edebilir.
Daha fazlasını öğren →
Avrupa Birliği Alarm ve Dayanışma Ağı (ACN)’nın Gıda ve Yemler İçin Hızlı Alarm Sistemi (RASFF)’ne gelen bildirimlerin de dahil edildiği rapora göre 2022’de pestisit başta olmak üzere tarım zehiri kalıntılarının bulunmasıyla ilgili hakkında en çok bildirim yapılan ülkenin Türkiye olduğu belirtildi. Rapora göre Türkiye kaynaklı ürünler için toplamda 557 bildirim yapılırken Türkiye’yi 299 bildirimle Hindistan izledi. Türkiye, 2021’de de listede ilk sırada yer almıştı.
- Neden önemli? 2022 yılında Türkiye menşeli 430 parti ürün pestisit kalıntısı nedeniyle RASSF’ye bildirildi. Bu ürünler arasında biber ve narenciyenin yanı sıra üzüm, asma yaprağı, patlıcan, kabak, domates, karpuz ve armut var. Tespit edilen en yaygın pestisitler klorpirifos (251), etilen oksit ve 2-kloroetanol (186) ile klorpirifos metil (142). Klorpirifos, Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi tarafından 2016’da yasaklandı. Aynı kararın Türkiye’de de eş zamanlı olarak alınmasına rağmen ihraç edilen ürünlerde bu maddelerin bulunması yasaklı olan pestisitlerin de hâlâ kullanıldığını gösteriyor.
- Dahası: ACN raporuna göre Türkiye’de üretilen ballar da %93’le en yüksek şüpheli numune oranına sahip ürünler arasında. Türkiye’den gelen 39 parti tohum, kabuklu yemiş ve türevi ürünlerde ise aflatoksin tespit edildi. Toksik bir madde olarak nitelendirilen aflatoksin, gıda ve yemlerde en önemli bulaşanlardan biri olarak kabul ediliyor. Gıda güvenliği açısından önemli bir tehlike oluşturan bu madde yüksek dozlarda tüketildiğinde zehir etkisi yaratıyor.
- Arka plan: Bakanlığın verilerine göre, 2022 yılında pestisitin en fazla kullanıldığı il 4 bin 272 tonla Antalya. Bu ili 4 bin 213 tonla Manisa, 3 bin 985 tonla Mersin, 3 bin 276 tonla Adana ve 2 bin 280 tonla Malatya izledi. Türkiye’nin 10 ilindeki pestisit kullanım miktarı 28 bin 136 tonu bulurken, bu rakam Türkiye genelinde kullanılan pestisitin neredeyse yarısına denk geliyor. Türkiye’de en fazla kullanılan pestisit türleri ise fungisit (%35), herbisit (%26), insektisit (%22) ve akarisit (%4). Bir herbisit olan glifosat ise Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı’na göre “Grup 2A kanserojen” olarak tanımlamasına rağmen Türkiye kullanımı hâlâ devam ediyor.
- Nedir? Pestisitler, bitki zararlılarını ve yabani otları önlemek, yok etmek, püskürtmek veya azaltmak gibi amaçlarla kullanılıyor. Ancak bu kimyasal maddeler hedef zararlıya seçicilik göstermediği için hedef dışındaki canlılara da zarar verebiliyor. Bir pestisit için çeşitli sağlık zararlarına yol açtığına ilişkin kanıtlar biriktikçe kullanımına sınırlama ya da yasaklama getiriliyor. Ancak bir pestisite yasaklama getirilmesi o pestisitin gıda sisteminden çıktığı anlamına gelmiyor. Buna ek; pestisitler atıldığı ortamda kalmayarak atmosfere karışıyor. Bu da solunum ve mide bağırsak sistemleri, kalp hastalıkları, hipotansiyon ve aritmi gibi ölüme kadar gidebilecek akut ve kronik sağlık sorunlarına yol açıyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
apéro gazete'de bu hafta: Türkiye tarım zehirleri kullanımında birinci sırada. DSÖ'nün aspartam hakkında yaptığı açıklamaların ardından işlenmiş gıda ve tatlandırıcıların depresyona neden olduğuna dair yeni bir araştırma yayımlandı.
11 Eki 2023

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Göçle taşınan, mahallelerde köklenen ve uzun süre “etnik” kategorisinde tutulan mutfaklar bugün fine dining’in parçası oluyor. Peki bir mutfak ne zaman prestij kazanıyor? Onu “yüksek gastronomi”ye taşıyan değer ölçütlerini kim belirliyor? Sosyoloji profesörü Zafer Yenal ve yemek editörü Reyhan Ülker, bu dönüşümün arkasındaki toplumsal ve gastronomik hiyerarşilere bakıyor.
26 Eyl 2026

Dışarıdan bakıldığında şarap kültürü ve turizmiyle, hatta biraz romantize edilmiş bir Fransız şarap imgesiyle özdeşleşen Beaujolais’nin, içeriden bakıldığında nasıl bir emek, iklim ve aile ekonomisi üzerine kurulduğunu Ceren Aral Desnos, bir beyaz yakalı olarak deneyimlediği bir günlük bağbozumu üzerinden anlatıyor.

Beslenme trendleri ortaya çıkarken bilimsel bilgi; medya, beden idealleri, sosyal normlar ve gıda endüstrisi tarafından seçiliyor, sadeleştiriliyor ve ürünleştiriliyor. Böylece bilim, gündelik yaşamın ve tüketim alışkanlıklarının parçası hâline gelirken sağlıklı beden, “doğru” beslenme ve kendimize iyi bakmak da sürekli yeniden tanımlanıyor.

Yunanistan’ın küçük Kiklad adalarından Sifnos, yerel ürünleri, geleneksel yemekleri ve son 15 yılda açılan şef restoranlarıyla ülkenin öne çıkan gastronomi duraklarından birine dönüştü. Adada nohut, peynir, kapari, kekik balı ve balık gibi ürünler hem geleneksel tavernaların hem de yeni nesil restoranların menülerinde yer buluyor. Seramikçilik gibi yüzyıllardır süren zanaatlar yemek kültürünün bir parçası olmaya devam ederken farklı ülkelerden şeflerle yapılan işbirlikleri de Sifnos mutfağını yeni tatlara ve tekniklere açıyor.

Bir zamanlar bir hayatta kalma becerisi olan foraging, bugün fine dining'in, wellness kültürünün ve sosyal medyanın ilgi alanında. Bu geri dönüş, insanın doğadan yeniden beslenmesinden çok, doğayla kopmuş ilişkisinin farkına varmasıyla ilgili olabilir.




