Türkiye’nin ekmeği tehdit altında

Konya Ovası’nın geniş tarım arazilerinde en az 400 metre derinliğe kadar su kuyuları açılarak yeraltı sularının aşırı çıkarılması bölge tarımını tehlikeye atıyor. Bu durumla ilgili endişelerini paylaşan Altınekin İlçesi Ziraat Odası Başkanı Bekir Kağnıcıoğu, "30 yıl önce bölgedeki kuyuların derinliği 30 ila 50 metre arasında değişiyordu. Bugün çiftçiler 400 ila 450 metre derinliğe ulaşmak için çabalıyor. Daha derin su kaynaklarının arayışı çiftçilere fahiş maliyetler getirirken aynı zamanda ovanın istikrarı için de ciddi bir tehdit oluşturuyor.” dedi.
- Neden önemli? Ülkenin toplam tarımsal üretiminin yaklaşık %10'unu sağlayan Konya Ovası'nın kapalı havza yapısı nedeniyle yeraltı su kaynaklarının fazla kullanımı tehlike arz ediyor. Kaynaklar azalmaya devam ettikçe bu durumun tarım endüstrisi ve ülkenin gıda güvenliği üzerinde yarattığı etkiler daha da belirgin hâle gelecek. Kağnıcıoğlu, bölgenin canlandırılması için suyun dış havzalardan yönlendirilmesinin gerekliliğini vurgulayarak acil önlem alınması gerektiğini savundu: “Ovanın kaderi bu önemli müdahaleye bağlı. Yeraltı sularının azalması devam ederse bir zamanlar müreffeh olan bu bölgeyi kuraklığın gölgelediği bir gelecek bekliyor."
- Ne dediler? Daha derin kuyulara ulaşmanın artan maliyetinin yükünü taşıyan yerel çiftçilerden Dursun Öz, ovanın su kaynaklarının dış havzalardan karşılanmasının tarımsal verimi canlandırmasını umut ettiğini belirtti. Yükselen kuyu derinlikleriyle boğuşan bir başka çiftçi Hakan Topaloğlu, ekonomik zorlukların altını çizerek "Maliyetler dayanılmaz bir yük hâline geldi. Eskiden 8 metreden 10 metreye kadar su sağlayan kuyuların şimdi 450 metreye kadar çıkarılması gerekiyor. Bu durumun yarattığı maddi sıkıntılar çok büyük. Bu yükü sonsuza kadar taşıyamayız." dedi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
apéro gazete'de bu hafta: Denizli şaraplarına gelen altın madalyalardan İskoç viskisinin azalan ihracat gelirine. Türkiye tarımının gündem başlıklarıyla topraktan sofraya haberler.
18 Ağu 2023

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Yunanistan’ın küçük Kiklad adalarından Sifnos, yerel ürünleri, geleneksel yemekleri ve son 15 yılda açılan şef restoranlarıyla ülkenin öne çıkan gastronomi duraklarından birine dönüştü. Adada nohut, peynir, kapari, kekik balı ve balık gibi ürünler hem geleneksel tavernaların hem de yeni nesil restoranların menülerinde yer buluyor. Seramikçilik gibi yüzyıllardır süren zanaatlar yemek kültürünün bir parçası olmaya devam ederken farklı ülkelerden şeflerle yapılan işbirlikleri de Sifnos mutfağını yeni tatlara ve tekniklere açıyor.

Bir zamanlar bir hayatta kalma becerisi olan foraging, bugün fine dining'in, wellness kültürünün ve sosyal medyanın ilgi alanında. Bu geri dönüş, insanın doğadan yeniden beslenmesinden çok, doğayla kopmuş ilişkisinin farkına varmasıyla ilgili olabilir.

Bordeaux’nun kurduğu şarap dünyası zamanla apelasyonlar, ödüller ve prestij üzerinden ortak bir ölçüte dönüştü. Fakat Asya’nın şarapla ilişkisi bunlardan çok daha eski. Çin’in Jiahu çömleklerinde ya da Japonya’nın Koshu bağlarında yazılan hikaye, şarabın tek bir coğrafyanın tanımlayabileceği kadar dar bir geçmişe sahip olmadığını gösteriyor. Bugün bu birikim, Batı’dan gelecek bir onaydan çok kendi referansları üzerinden yeni bir şarap kültürüne dönüşüyor.
22 Ağu 2026

Bir kısmı henüz kapılarını yeni açtı, bir kısmı yıllardır hayatımızda. Ortak noktaları ise aynı: Her biri Türkiye'nin yeme-içme sahnesine yeni bir fikir, yeni bir soluk ya da yeni bir yön öneriyorlar. Son dönemin en çok konuşulan 20 adresi bu seçkide.

İstanbul ve Çeşme'de günün farklı saatlerine yayılan beş restoranı biraraya getirdik. Kimi ekşi mayalı ekmekle güne başlıyor, kimi uzun yaz sofraları kuruyor, kimi ise kokteyl barıyla geceye keyif katıyor. Ortak noktaları ise mutfak kadar atmosfere de önem vermeleri.
15 Ağu 2026




