Yurt içinde ve yurt dışında olumlu hava hâkim

ABD piyasaları, son ekonomik veriler ve siyasi gelişmeler ışığında hareketli bir haftayı geride bırakmakta. Enflasyon rakamlarının ardından piyasalar, güçlü bir ekonomik toparlanma sinyalleri veriyor. Hisse senetlerinde yeni rekor seviyeler gözlemlenirken, tahvil piyasasında dikkat çekici hareketlilik göze çarpıyor.
Yurt içinde ve yurt dışında olumlu hava hâkim

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

ABD piyasaları, son ekonomik veriler ve siyasi gelişmeler ışığında hareketli bir haftayı geride bırakmakta. Enflasyon rakamlarının ardından piyasalar, güçlü bir ekonomik toparlanma sinyalleri veriyor. Hisse senetlerinde yeni rekor seviyeler gözlemlenirken, tahvil piyasasında dikkat çekici hareketlilik göze çarpıyor. Özellikle 10 yıllık tahvil faizleri yükselirken, yatırımcıların odak noktası işsizlik maaşı başvuruları ve Fed Başkanı Powell’ın açıklamalarında.

Seçim sonuçları ise piyasa beklentilerini destekler nitelikte. Cumhuriyetçilerin Kongre’deki dar çoğunluğu, piyasa dostu politikaların uygulanabilirliği konusunda belirsizlik yaratıyor. Ancak, tarifeler ve vergi kesintileri gibi politikaların ekonomik büyümeye olumlu katkı sağlayabileceği öne sürülüyor. Mevcut boğa piyasası güçlü görünümünü koruyor. Küresel bankaların gevşek para politikalarına geçişi ve düşük faiz oranları bu iyimserliği destekliyor. Ancak, daralmaya yönelik belirsizlikler, piyasalarda daha geniş bir risk yelpazesine işaret etmekte.

Döviz piyasalarında ise doların gücü dikkat çekiyor. EUR/USD paritesi, seçim sonrası dalgalı bir seyir izlerken, yatırımcıların dikkatleri ABD’nin ekonomi politikalarına odaklanmış durumda. Teknik seviyelerdeki direnç noktaları test edilirken, paritenin kısa vadede yatay bir seyir izlemesi bekleniyor. İngiltere Merkez Bankası'nın faiz indirimi kararı sonrası GBP/USD paritesi de benzer bir şekilde dengelenme sürecine girdi. 

Jeopolitik gerilimler ve enflasyon endişeleri olmasına rağmen altın piyasası zayıf performansını sürdürüyor. ABD seçim sonuçları sonrasında yatırımcıların risk iştahının artması, altın talebini bir miktar baskılayabilir Altın tarafında Ortadoğu ve Ukrayna’da devam eden gerginlikler altın talebini artırabilirken, ABD’de enflasyonun yükselmesi, altının güvenli liman olarak cazibesini de artırıyor. Ancak, risk iştahının artmasıyla birlikte altına olan talep kısmen baskılanabilir.

USD/TL paritesi, Trump'ın ekonomi politikalarına dair beklentilerle hareket ediyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, enflasyon tahminlerini yukarı yönlü revize ederken, tahvil piyasasında faizlerin sınırlı bir düşüş göstermesi bekleniyor. 2 yıllık ve 10 yıllık tahvil faizleri, global tahvil piyasalarıyla senkronize olarak düşüş gösterdi. Özellikle enflasyon beklentilerinin yönetilebilir seviyelerde kalması, tahvil faizlerindeki düşüşün ana nedenlerinden biri olarak öne çıkıyor. Türkiye’nin CDS primleri ise seçim sonrası düşüş trendini sürdürüyor. Bu durum, Türkiye’nin risk priminin azaldığına ve yabancı yatırımcılar için daha cazip hale geldiğine işaret ediyor.

Diğer yandan yabancı kurumlar TL için beklentilerini paylaşmakta. Önümüzdeki çeyrekte daha yavaş bir değer kaybı yaşamasını bekliyorlar, bu da TL'yi EUR karşısında özellikle cazip bir carry para birimi yapmakta. Reel efektif döviz kurundaki artışın hali hazırda TL’yi aşırı değerlenmiş seviyelere taşıdığı düşünülüyor. Bu nedenle, enflasyon daha düşük bir seviyede istikrar kazandığında veya cari açık bozulmaya başladığında, bu aşırı değerlenme farkının uzun vadede kapanacağı öngörülüyor. TCMB’nin Aralık 2024’te ilk faiz indirimi olarak 2,5 puanlık bir kesinti yapmasını ve faiz indirimlerini %27,5 Bloomberg terminal oranına ulaşana kadar dengeli bir hızda sürdürmesi bekleniyor. OIS eğrisinin ön ucunun şu anda adil fiyatlandığı düşünülmekte. Yüksek TL taşıma talebi nedeniyle kısa vadeli CCY faiz oranlarının, OIS oranlarının altında kalması bekleniyor. Düşen enflasyon ve zayıflayan ekonomik aktivite ile orta vadeli faiz oranları için daha iyi destek alanı görünüyor.

Sonuç olarak

Genel olarak özetlersek, Türkiye piyasası, seçim sonrası olumlu havayı en iyi şekilde yansıtan piyasalardan biri. Ancak, küresel piyasalardaki belirsizlikler ve Fed’in faiz politikalarına dair beklentiler, endeksin gelecekteki hareketlerini sınırlayabilir. Özellikle sanayi ve banka hisseleri bu süreçte ön plana çıkıyor ve en iyi performans gösterenler arasında yer alıyor.

ABD seçim sonuçları ve Trump yönetiminin politikaları, piyasalarda kısa vadeli bir iyimserlik yaratmış durumda. Ancak, uzun vadede makroekonomik veriler ve merkez bankalarının kararları, piyasa dinamiklerini şekillendirecek. Yatırımcılar, bu süreçte risk yönetimine ve portföy çeşitlendirmesine öncelik verebilir. Özellikle tahvil, altın ve döviz piyasalarındaki hareketlilikler, yatırım kararlarında belirleyici olacak.


Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

EXANTEEXANTE
∙

BÜLTEN SAYISI

∙

PREMIUM'A ÖZEL

💸 Dolarizasyon 6 yılın dibinde

TCMB'den gelen veriler uluslararası rezervlerin zirvesinden gerilediğine ve yabancıların hisse senedi satışlarına işaret ederken, BDDK tarafından gelen veriler mevduat dolarizasyonunun 6 yılın dibine gerilediğine işaret etti.

15 Kas 2024

Bloomberg

YAZARLAR

Eren Kuru

Sipay Hazine Müdürü ve yatırım danışmanı. Daha önce Borsa İstanbul’da İş Geliştirme Departmanı’nda, Vakıf Yatırım'da Yatırım Danışmanlığı ve Algoritmik Trading Departmanı'nda, Ziraat ve Allbatross Portföy tarafında da Fon Yönetimi'nde çalıştı.

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

Kalkınmanın jeoekonomisi: Küresel ticarette yeni dönem

ABD-İran savaşının ve artan korumacılığın etkisiyle küresel ticarette dengeler değişirken, ülkelerin ulusal güvenlik ve jeopolitik öncelikleri ekonomik kararlarında giderek daha belirleyici hale geliyor. Ancak teknolojik dönüşüm ve stratejik sektörlerdeki yatırımların gelişmiş ülkelerde yoğunlaşması, gelişmekte olan ülkelerin kalkınma ve gelir farkını kapatma çabalarını zorlaştırıyor.

Kalkınmanın jeoekonomisi: Küresel ticarette yeni dönem
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

Rekorlar kıran küresel tahvil faizleri neden artıyor ve bunu ne durdurabilir?

Küresel ekonomide en önemli gündem maddesi, uzun vadeli tahvil faizlerindeki önlenemeyen yükseliş olmaya devam ediyor. Sadece ABD’de değil, birçok gelişmiş ülkede on yıllık tahvil faizlerinin çok sert yükseldiği görülüyor. Peki neden ve bu gidişi ne durdurabilir?

Erhan Aslanoğlu

·

15 Eki 2026

Rekorlar kıran küresel tahvil faizleri neden artıyor ve bunu ne durdurabilir?
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

ABD'nin akaryakıt krizi nasıl Putin’e yaradı?

ABD Başkanı Donald Trump’ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı dizel tedarik anlaşması, ABD Kongresinde Cumhuriyetçiler ile Demokratların hükümetin kapanması sürecinde dahi yaşamadıkları ölçüde bir ortak mutabakat sağlamalarına neden oldu. Peki Trump neden böyle bir karar aldı? Rusya bu anlaşmadan ne kazanacak ve ABD’nin Ukrayna politikasında nasıl bir değişiklik yaşanıyor?

Emircan Yaman

·

14 Eki 2026

ABD'nin akaryakıt krizi nasıl Putin’e yaradı?
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

Sanayide yaz ayı bilançosu: İmalatta büyüme sıfıra yaklaştı

İmalat sanayiinde ilk dört ayda %1,3’e ulaşan üretim artışı, Ağustos ayında %0,2’ye geriledi. Giyim ve makine sektörlerinde daralma tüm şiddetiyle sürerken, önceki yıllarda büyüyen bazı sanayi kolları da yaz aylarında üretim kaybetmeye başladı.

Emircan Yaman

·

13 Eki 2026

Sanayide yaz ayı bilançosu: İmalatta büyüme sıfıra yaklaştı
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

2026 Nobel Ekonomi Ödülü: İnsan davranışları ekonomi politikalarını nasıl şekillendiriyor?

Nobel Ekonomi Ödülü’nü alan Robert Hall ve Michael Woodford’un çalışmalarının ortak noktası, ekonomik istikrarın yalnızca bugün alınan kararlara değil, insanların geleceğe ilişkin beklentilerine de bağlı olduğu düşüncesi oldu. Ödülün gerekçesinde “makroekonomik istikrarın mikroekonomik temellere yaptığı katkılar” ifadesi yer alırken burada Türkiye açısından da önemli çıkarımlar var. Bu teze göre, ekonomik istikrarın toplumsal karşılığı tek başına enflasyonun düşmesi değil.

Pelin Cengiz

·

12 Eki 2026

2026 Nobel Ekonomi Ödülü: İnsan davranışları ekonomi politikalarını nasıl şekillendiriyor?