Yeni nostaljiden hiper çıtırlığa: 2025'te gıda sektörünü neler bekliyor?

Chapter Foods, 2024 verileri rehberliğinde hazırladığı yeni raporda, 2025'te gıda sektörünü bekleyen altı ana trendi ele aldı. Hiper çıtır ürünlerden yüksek proteinli ürünlere, yeni yılda ne yiyip ne içeceğiz?
Yeni nostaljiden hiper çıtırlığa: 2025'te gıda sektörünü neler bekliyor?

12 Şubat - Macrocenter - Apero
Macrocenter ile birlikte

Sevgililer Günü’ne Özel Homemade Lezzetleri Macrocenter’da

Aşkın en tatlı hali, paylaşılan bir kurabiye olabilir mi? Macrocenter , sizi sevdiğinizle birlikte tatlı anlar yaratmak için Sevgililer Günü için sınırlı sayıda üretilen Homemade kurabiyeleriyle tanışmaya davet ediyor.

Daha fazlasını öğren →

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

Ambalajlı gıda ve içecek sektörü büyük bir dönüşümün eşiğinde. Ancak hızla değişen dünya, tüketiciler ve dolayısıyla üreticiler için bir paradoksu da beraberinde getiriyor. Bu paradoksun bir ucunda rahatlamaya, iyileşmeye ihtiyacı olan ve bunun için nostaljiye sığınan insanlar var. Fakat bu insanlar, eski tatları yenilikçi ürünlerde arıyorlar. Buna da "yeni nostalji" veya "yenostalji" adı veriliyor.

Paradoksun şirketlere değen tarafında ise bu iki ucun arasında salınan talepler doğrultusunda ürün geliştirme çabası var. Ancak onların işi tüketiciler kadar kolay değil. Zira ekonomik zorluklara ek olarak gittikçe azalan doğal kaynak sorunuyla da mücadele ediyorlar. Bu da onları kakao gibi ürünlerin alternatiflerini aramaya yönlendiriyor. 

  • Dolayısıyla 2025’i özellikle ambalajlı gıda ve içecek sektörü için yeni bir dönemin başlangıcı olarak kabul etmek gerekiyor.

Chapter Foods, bu gelişmelerin ışığında 2025'te bizi bekleyen altı gıda trendini ele aldığı bir rapor yayımladı.

1. Hiper çıtır ürünler

Çıtır dokular son birkaç senedir gastronomi sektörünü ele geçirmiş olsa da ambalajlı gıdalara sıçraması için biraz beklemek gerekiyordu. Ancak bu bekleyiş, 2024 itibarıyla sona erdi ve bir zamanlar Etsy’de niş bir ürün kategorisi olarak karşımıza çıkan freeze-dried şekerlerin ana akım olmaya başladığını gördük. 

Bebeto ve Skittles gibi büyük şekerleme markaları bile kendi freeze-dried şekerlerini piyasaya sundu. Bunun dışında TikTok sayesinde parlayan diğer önemli oyuncular çıtır çikolata kaplaması içerisindeki soğuk kahve crackled coffee ve elbette ki Dubai çikolatası. Global bir fenomene dönüşen bu ikiliden crackled coffee'nin ömrü daha kısa olsa da tüketicilerdeki farklı doku arayışlarının iyi bir örneği oldu.

2. Her şey protein, makarna sosları bile

Protein, 2025’e girerken artık yalnızca vücut geliştirme ve sporla haşır neşir olan insanların değil hepimizin dolaplarında kendine yer buluyor. Herkes altın oranın peşinde: Minimum 100 gram. 

Ozempic gibi hızlı kilo verdiren ilaçların en büyük yan etkisinin iştah kapanması olduğunu düşündüğümüzde, kullanıcıların tok hissetmek ve kas kaybı yaşamamak için akıllarına ilk gelen de protein oluyor. 

Şu anda gazlı içeceklerden tutun mısır gevreklerine kadar birçok kategoride proteini artırılmış ürünlere denk gelebilirsiniz. Hatta lor peynirinden yapılan dondurmaya bile... 

Yani mesaj açık: Yenilebilirse protein ekle. 

3. Restoranlar soslarla birlikte eve taşınıyor

Restoranlar onlarca yıldır cesur tatların ana merkeziydi. Dışarıda yediğiniz bir ürünü evde yapmanız ise eğer çok iyi bir aşçı değilseniz çok zordu. Fakat pandemiden bu yana bunun değiştiğine şahitlik ediyoruz. 

Ambalajlı gıda sektörü artık restoranlara ayak uydurabiliyor. Hazır soslarla evlerde restoran kalitesinde yemekler yapabiliyoruz. Tam burada "restorandan paketli ambalaja" alt trendi devreye giriyor. Bu büyüyen pazarı kaçırmak istemeyen Momofuku ve Carbone gibi restoranlar premium sosları ile çoktan milyon dolarlık ciro yapan markalar hâline geldi bile.

4. Yenostalji

Ambalajlı gıda sektöründe nostalji, birçok diğer alandaki gibi yalnızca geriye bakma isteğinde görülmüyor aynı zamanda tüketicilerde bir konfor arayışına da işaret ediyor. Bu nedenle markalar birer birer arşivlerini açıp aroma ve estetik ilhamı arıyor ve tüketicilere özledikleri günleri yaşatmak için güncel konseptlerine geçmişten gelen ayrıntılar serpiştiriyor. 

Bu, çoğunlukla aroma üzerinden ilerlese de Pepsi ve Mountain Dew gibi markaların 90’lardaki estetik anlayışlarına dönmesi de aynı trendin bir diğer veçhesi.

5. Premium markalı ürünler

Marketlerin kendi özel markalı ürünleri her zaman kaliteli ürünler olarak algılanmazdı. Bütçe dostu olduklarına dair bir fikir birliği mevcuttu fakat premium olmaları beklenmezdi. 

Şimdilerde ise bu durum değişiyor. İngiliz market zincirleri son 10 senedir bu değişimin öncülüğünü yapsa da dünyanın geri kalanı da yeni yeni onlara ayak uyduruyor. ABD’deki Walmart’ın bile "better goods" adı altında premium markalı ürünler çıkarması da bu yüzden. Türkiye’de File’nin herkes tarafından övülen markası Harras da bizden bir örnek. 

6. Çikolata 2.0

Çikolata endüstrisi uzun süredir görece stabil denebilecek bir tedarik zincirine sahipti. 2023’ten beri ise sektörü bir hortlak gibi avlayan olaylar yaşanmaya başladı. Önce ağır iklim şartları, ardından yaşanan kakao ağacı hastalıkları ve bunun sonucunda azalan üretim derken fiyatlar, Mart 2024’te ton başına 3 bin dolardan 12 bin dolara çıktı. 

Sektör bu şokun etkisiyle alternatif çözümlere yatırımlarını artırdı. Kakaosuz çikolata üreticilerine bugünlerde Döhler ve Cargill gibi devasa hammadde üreticileri yatırım yapıyor. Alternatif ürün inovasyonlarından kimisi malt unundan kakao tadında karışım yaratmaya çalışırken kimisi baklaları fermente ederek çikolata tadı veren ürünlere ulaşmaya ve kimisi de kakao hücrelerini biyoreaktörlerde çoğaltarak kakaoyu laboratuvarda üretmeye uğraşıyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

NEREDE YAYIMLANDI?

apéroapéro
∙

BÜLTEN SAYISI

💌 14 Şubat yemekleri, gıda planı

Danimarka, dünyanın ilk bitki bazlı gıda planı için 170 milyon avroluk bir eylem fonu sunuyor. Haftanın yeme-içme ajandasından öne çıkanlar ve Sevgililer Günü yemekleri bültende.

12 Şub 2025

Macrocenter ile birlikte
Manisa'dan Alaşehir kapaması

YAZARLAR

Gülşah Seyhan

Topraktan.co'nun kurucusu ve CPG İş Geliştirme Danışmanı.

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

İLGİLİ OKUMALAR

apéroapéro
∙

HİKAYE

Daday'da iki gün: Hasattan kışa

Batı Karadeniz’in iç kesimlerindeki Daday, deniz etkisinin azaldığı, yüksek rakımlı ve ormanlık bir coğrafyada yer alıyor. Ormanlar, meralar, tarım arazileri ve köyler birbiriyle iç içe. Üretim ise iklimin ve mevsimlerin çizdiği sınırlar içinde ilerliyor. İki gün boyunca ziyaret ettiğimiz çiftlikler, bu koşullarla kurulan farklı ilişkileri anlamak için iyi birer durak.

Reyhan Ülker

·

24 Eki 2026

Daday'da iki gün: Hasattan kışa
apéroapéro
∙

HİKAYE

İstanbul’da mevsimi balık söylerdi

Bir zamanlar İstanbul’un takvimi deniz üzerinden tutulurdu. Palamutun, lüferin ve uskumrunun gelişi mutfakta neyin pişeceği kadar, kayıkların ne zaman suya ineceğini, balıkçı tezgahlarının görünümünü ve şehrin gündelik akışını da belirliyordu. Bazı şeyler hiç değişmiyor. Ekim geldiğinde İstanbul’da gözler hâlâ yeniden denize çevriliyor.

Büşra Soydemir

·

17 Eki 2026

İstanbul’da mevsimi balık söylerdi
apéroapéro
∙

HİKAYE

Londra gastronomi rotası: Borough Market’tan Bermondsey Street’e

Londra’yı gastronomi üzerinden tanımak için her zaman şehrin en yeni restoranlarının peşine düşmek gerekmiyor. Bazen birkaç sokaklık bir rota, şehrin yemek kültürünün nasıl değiştiğini görmek için yeterli. Borough Market’tan Bermondsey Street’e kadarki bu bölge de bunun iyi örneklerinden biri. Emre Onar, sevdiği duraklar ve kendi deneyimleri üzerinden bu kısa mesafeyi adım adım anlatıyor; kahveyle başlayan rotayı pazar tezgahlarından restoranlara, oradan da Bermondsey Street’in sakinliğine taşıyor.

Emre Onar

·

10 Eki 2026

Londra gastronomi rotası: Borough Market’tan Bermondsey Street’e
apéroapéro
∙

HİKAYE

Hasat, Mutfak ve Sofra: WMF ile Urla’da bir akşam

Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.

05 Eki 2026

Hasat, Mutfak ve Sofra: WMF ile Urla’da bir akşam
apéroapéro
∙

HİKAYE

Şef Kanji Kobayashi’nin İstanbul notları

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.

Reyhan Ülker

·

03 Eki 2026

Şef Kanji Kobayashi’nin İstanbul notları