Türkiye'de gecelememe sayısı

Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ikinci çeyrek turizm istatistiklerine göre 2022 ve 2023 yılları karşılaştırıldığında, turizm geliri ve ziyaretçi sayısında artış görülüyor. Turizm geliri 2023 yılında 12 milyar 975 milyon 307 bin dolar ile önceki yıla göre %23,1 oranında artış gösterirken, ziyaretçi sayısı da %17,2 oranında artarak 13 milyon 995 bin 495 kişiye ulaştı.
Bir adım geriden: Turizm gelirleri 2023'ün altı aylık döneminde yaklaşık 22 milyar dolara ulaşarak 2012'ye kadar uzanan kayıtlardaki en yüksek seviyeye ulaştı.
- Güçlü rakamlar; iyi bir turizm sezonunun rekor cari açığı azaltmaya yardımcı olacağını düşündüren, sevindirici bir haber oldu.
Önemli detay: İkinci çeyrek verilerindeki dikkat çekici nokta; turistlerin geçirdikleri ortalama gece sayısındaki düşüş oldu. 2022 yılında turistlerin ortalama geceleme sayısı 9,4 iken, bu rakamın 2023 yılında 8,4'e düştüğü görülüyor. Bu, 2015'ten bu yana görülen en düşük seviye. Turistlerin genellikle tercih ettiği, tüm ihtiyaçlarını paket hâlinde sunan "her şey dahil" konaklama türü ortalama kalış sürelerini etkiliyor olabilir. Ayrıca, her şey dahil paketler turistleri vakitlerinin büyük kısmını otelde geçirmeye teşvik ediyor. Yabancı turistin otel dışında daha az harcama yapmasına da yol açıyor.
Perspektif: Bu durumun arkasında yabancı turistlerin Türkiye'de konut satın alma eğilimi de yatıyor olabilir. Zira, yabancı turistlerin son yıllarda artan gayrimenkul iştahının, ortalama geceleme süresindeki azalmaya yansıması çok olası.
- Geçtiğimiz üç yılın ikinci çeyrek verilerine baktığımızda, toplam yabancıya konut satışları arasında Rus ve Ukraynalıların payı 2021'de %10,1 seviyesindeyken işgalin başlamasının ardından 2022'de %24,1 seviyesine çıkmış. 2023'ün ikinci çeyreğine gelindiğindeyse toplam satışlar azalmış olsa da, Rusya ve Ukraynalı payı %36 seviyesine yükselmiş. Türkiye'ye en çok seyahat eden turistlerin de bu uyruklardan olduğu düşünüldüğünde, artan konut satın alımı turizm verilerine yansımış olabilir.
Neden önemli? Son yıllarda Türk lirasının değer kaybı, Türkiye'yi yabancı turistler için cazip bir seçenek hâline getirmişti ve Türkiye, diğer Avrupa ülkelerine göre daha uygun fiyatlı bir seyahat deneyimi sunarak, bütçe dostu bir turizm destinasyonu konumundaydı. Şimdi ise, konaklama sürelerinin azalma sebepleri arasında ekonomik nedenler, seyahat maliyetlerinin yükselmesi ve turizm tesislerindeki fiyat artışlarının yer alıyor olması muhtemel. Turizm sektöründeki yüksek enflasyon ve işletmelerin maliyet artırması, turistlerin seyahatlerini daha kısa süreli yapmalarına neden olabilir.
Enflasyon: 2023 verilerine göre, gecelik harcama miktarı 2022 yılındaki 95 dolar seviyesinden 112 dolara yükseldi. Geçtiğimiz aylarda Türkiye'de tatil yapmanın yabancı turistler için bile son derece pahalı hâle geldiği ifade edildi.
Hesaplamalar: Financial Times'ın haberine göre, Asgari ücrete gelen zamlarla birlikte, otelin toplam giderlerinin yaklaşık %40'ını oluşturan işgücü maliyetleri keskin bir şekilde arttı. Artan maliyetlere ayak uydurabilmek için de, oda fiyatlarının avro bazında %20 artırılması gerekti. Böylece ülke genelinde, otel ve restoran fiyatları Temmuz ayında bir önceki yılın aynı ayına göre lira bazında %83 arttı.
Endişeler: Artan fiyatlar karşısında yabancı turistler dikkatlerini Mısır ve İspanya gibi başka ülkelere yöneltti. Nasıl Bir Ekonomi'den Selenay Yağcı'nın Haziran tarihli haberine göre, Türkiye'de tatile çıkmak Yunanistan ile aynı fiyata mal olurken, İspanya'dan daha pahalıya geliyor. Sektör temsilcilerinin asıl endişesi, artmaya devam edecek fiyatlar nedeniyle ekim ayında başlayacak 2024 kontratlarında Avrupalı turistin de yönünü rakiplere çevirmesi.
Sonuç olarak: Türk turizm sektörünün, gelir ve turist sayısındaki artışla olumlu bir dönem yaşadığı söylenebilir. Ancak; ortalama kalış sürelerinin azalması, sektörün bazı zorluklarla karşılaştığını veya yakın zamanda karşılaşma riski taşıdığını gösteriyor olabilir. Bu zorlukların üstesinden gelmek için, ekonomik tedbirler ve sektörü destekleyici politikaların hayata geçirilmesi gerekiyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Enflasyon, TL'de değer kaybı ve Rusya'nın Ukrayna işgali Türk turizmine nasıl yansıdı? Toplu taşıma/taksimetre zammı ve mücevherde ithalat düzenlemesine sektör nasıl tepki verdi?
09 Ağu 2023

YAZARLAR

İdil Ertürk
İş Dünyası & Finans Editörü

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Verileri anlık hava tahmini gibi düşünebiliriz, stratejiyi ise iklim bilgisi gibi... Yağan her yaz yağmurunda mont giymeye kalkan, kış güneşine aldanıp hemen tişörte dönen bir marka ancak hasta olur. Pazarlama ve iletişim dünyasının ihtiyacı olan, anlık sağanaklara göre her çeyrekte gardırop değiştirmek değil, mevsimin genel yönünü okuyup rotasında sağlam durabilmek.

Bir dönem önlenemez yükselişiyle teknoloji girişimleri kadar hızlı değerlenen Netflix, son dönemlerde geleneksel bir medya şirketini andıran performansıyla yatırımcılarını hayal kırıklığına uğratıyor. Platformun hit içerik üretimindeki yavaşlama, henüz belirgin biçimde bilançoya yansımamış olsa da içerik izleme alışkanlıkları ve piyasa değerine ilişkin metrikler, Netflix’in ağır ağır irtifa kaybettiğine işaret ediyor.

"Ödünç dikkat çağı" bugünlerde yeni bir şey gibi paketleniyor ama neredeyse reklamcılık kadar eski bir tartışma bu. Öte yandan viral akımlar, memler, trend sesler, influencerlar çağında araştırmalar, ödünç dikkatin kapıyı açsa da alışkanlık yaratmadığını da gösteriyor. Peki bu tartışmaların ortasında reklamcılıktan elde kalan ne? Bunun cevabı şeffaf süreçler, doğrulanabilir sonuçlar, kanıtlar ve gerçek insan emeğinde yatıyor.

Eskiden yalnızca satın alınan ürünleri taşımak için kullanılan bez çantalar, bugün tüketiciler için bir statü sembolüne, markalar için ise maliyetsiz bir reklam aracına dönüşüyor. Giderek daha fazla işletme, esas faaliyet alanının dışına çıkarak bez çantalardan tişörtlere, şapkalardan kupalara kadar uzanan “merch” koleksiyonları oluştururken bir dönemler ücretsiz dağıtılan bu promosyon ürünleri, tüketicilerin para ödemeye gönüllü olduğu yeni bir pazar yaratıyor.

Ortadoğu'daki savaşın tetiklediği akaryakıt krizi, elektrikli otomobillere yönelik talebi yeniden artırırken sektördeki dengeleri de değiştiriyor. Son bir yılda elektrifikasyon yatırımlarını küçülten otomobil devleri, yükselen talep ve Çin’deki üreticilerin güçlenen rekabeti karşısında gelecek stratejilerini yeniden değerlendirmek zorunda kalıyor.




