2033 yılı, 15,5 trilyon dolarlık bir ekonomi

Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
World Travel & Tourism Council (WTTC) verileri, önümüzdeki on yılda küresel turizmin önemli ölçüde büyüyeceğine işaret ediyor.
Detaylar: 2033 yılına kadar seyahatin 15,5 trilyon dolarlık bir sektör haline gelmesi ve küresel ekonominin %11,6'sından fazlasını oluşturması bekleniyor. Bu rakam, seyahatin küresel büyümenin %10,4'ünü temsil ettiği 2019 yılındaki 10 trilyon dolarlık değerine kıyasla %50'lik bir artış anlamına geliyor.
- Seyahat sadece küresel ekonominin çok büyük bir dilimini temsil etmekle kalmıyor, aynı zamanda ekonominin genelinden çok daha hızlı büyüyor.
Önemli nokta: Mayıs ayı sonunda yayımlanan World Economic Impact Report 2023 değerlendirmesinde, dünyanın başlıca turizm pazarlarının ekonomik katkıları inceleniyor ve GSYH katkısı açısından 2022 itibariyle en güçlü ilk beş seyahat ve turizm ekonomisi ABD, Çin, Almanya, İngiltere ve Japonya olarak 2019 öncesi dönemle aynı kalıyor.
- İlk 10 listesinin geri kalanında Fransa, Meksika, İtalya, Hindistan ve İspanya geliyor.
İstihdam: Sektörün bir bütün olarak, 2019'daki 334 milyon kişiye kıyasla; 2033 yılına kadar 430 milyon kişiye istihdam sağlayacaktır. Bu da kabaca, küresel olarak, her 9 işten 1'ine tekabül ediyor.
Açıklamalar: Bloomberg'in haberine göre WTTC Başkanı Julia Simpson, "Ekonomistler küresel GSYH'nin yıllık bazda yaklaşık %2,6 oranında büyüyeceğini söylüyor. Seyahat ve turizmde yıllık %5,1 civarında bir büyüme bekliyoruz" ifadelerini kullanıyor.
Ek bilgi: 2033 yılında Çin'in seyahat sektörünün 4 trilyon dolarlık bir katkı sağlayacağı ve Çin ekonomisinin %14,1'ini oluşturacağı tahmin ediliyor. Covid-19 öncesinde bu oran %14,3 seviyesindeydi.
- Çin'in küresel seyahat harcamalarına katkısının ise 2033 yılına kadar %22,3'e ulaşacağı tahmin ediliyor.
- Buna karşılık: ABD endüstrisinin 3 trilyon dolara ulaşacağı ve ABD ekonomisinin %10,1'ini temsil edeceği öngörülüyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Polaroid, üst üste ikinci yaz kampanyasını da yapay zeka karşıtı hissiyata ayırdı. Markanın sahillerdeki billboardlara yerleştirdiği reklamları "Veri merkezleri hepsini içip bitirmeden gidip denize atla" diyor; "yapay zekanın parmaklarımızın arasındaki kumu üretip üretemeyeceğini" sorguluyordu. Peki teknoloji liderlerinin kendilerini "tastewashing" ile yeniden paketlemeye çalıştığı bir dönemde markaların yapay zekayla mesafesi nasıl inandırıcı olur?

Ticaret Bakanlığı, yerli üretimi desteklemek ve cari açığı azaltmak amacıyla pek çok ithal üründe ek gümrük vergisi oranlarını artırdı. Her ne kadar bu düzenlemeler iç pazarda Çin ürünlerinin oluşturduğu haksız rekabetten kaynaklanan dezavantajları gidermeye yönelik olsa da, tüketiciye etkisinin zam olarak yansıyacağı beklentisi hâkim. Kur baskısıyla ithalatın üretmeye göre daha avantajlı olduğu Türkiye’de alınan bu kararların enflasyonla mücadeleye, cari açığın düşürülmesine ve yerli üretime etkileri ne olacak?

Türkiye’de kurumsal dönüşüm yönetimi denince akla ilk gelen isimlerden biri olan Burhan Karaçam’ın "Değişim, İnsan, CEO" kitabı, yakın zamanda okuruyla buluştu. Yeni kitabı vesilesiyle Aposto editörleriyle biraraya gelen Karaçam, yöneticilik serüveninden çıkardığı en önemli dersleri ve geleceğin yöneticilerine tavsiyelerini paylaştı.

Yıllarca bir girişimin ciddiyetini ölçmenin en kestirme yolu ekip büyüklüğüydü. "Kaç kişisiniz?" sorusu aslında "Ne kadar gerçeksiniz?" demekti. Yapay zeka, bu denklemi sessizce bozdu. Bugün en hızlı büyüyen şirketlerin bazıları, bir toplantı odasına sığacak ekiplerle yönetiliyor. Peki küçük bir ekip nasıl büyük iş çıkarıyor ve bu modelin görünmeyen bedeli ne?

Bugüne kadar liderlikle ilgili binlerce kitap ve makale yazıldı; pek çok farklı liderlik tanımı yapıldı. Yapılan onca tanımın içinde sanırım çoğunluğun hemfikir olduğu bir açı var: Kurumsal hayatta liderlik “insanlardan en yüksek verimi alabilmekle” ilgili. Bu verimlilikte doğru sorulara odaklanmanın payı da büyük.




