Cem Ekşi

🌿🌊 Mabou Pera 🍽️
Cem Ekşi

13 Mart - İBB Kültür AŞ - İstanbul
İBB Kültür AŞ ile birlikte

İBB Kültür AŞ’den bahara müzik dolu bir merhaba: İstanbul Kavuştayı

Duymayan kalmasın! İstanbul Kavuştayı konserleri hızını hiç kesmeden devam ediyor.

Daha fazlasını öğren →

Aposto İstanbul

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

Portre’nin bu haftaki konuğu: Cem Ekşi. Bambaşka diyarları aynı tabakta buluşturan dokunuşlarıyla gönlümüzde ve midemizde yer etmiş şef Cem Ekşi, Mabou Pera’nın kurucusu ve kendi mutfağının şefi. Mabou’da, belirli aralıklarla değişen menülerinden sana en hitap eden eklektik tatları yakalayabileceğin, yeni vitraylarından da gözünü almakta zorlanacağın keyifli bir fine-dining deneyim seni bekliyor. Asmalı Mescit’in butik restoranı Mabou Pera’da akıllardan düşmeyecek tecrübelere ev sahipliği yaptığı için şefimize teşekkür ediyor ve sözü ona bırakıyoruz. 

1. İstanbul gastronomisine dürüst bir restoran sunmayı amaçlıyorsunuz. Nedir bizi dürüstlükten uzaklaştırmış olan? 

Gülerek söylemem gerekiyor ki aslında her şey. Müşterilerin bilinçsizliğinden her anlamda faydalanmaya çalışan bir gastronomi kültürümüz oluştu; gerçek olmayan felsefeler, kendini organik ve lokal diye adlandıran sahte tedarikçiler, kalifiye olmayan servis personeli, abartılı fiyatlar, beyaz masa örtüsü altında mdf masa tablalar… Bizde ise neyse o. 

Kimse artık misafir ağırlamaya önem göstermiyor, herkes müşteriye mümkün mertebe düşük bir maliyetle hizmet verip mümkün mertebe yüksek kazanç sağlamanın peşine düşüyor. Burda işte büyük bir ayrım var. Misafiri karşılamak, mutlu etmek, onunla bir hatıra yaratıp bağ kurmak istersin. Yalnızca müşteriye bir ürün satmak istersen o ürünü satar, karşılığında  da paranı alırsın, sonra da herkes evine döner. Biz yemek satmıyoruz, misafir ağırlıyoruz. 

2. Fine-dining bir deneyim diye anlattık biz ama Mabou’nun kara tahtasında Berlin usulü döner yazılı olduğu günlerle de rastlaştık. Ne dersiniz ileride konsepti sadece sokak lezzetleri olan bir dükkânın başında da sizi görebilir miyiz? 

Biz Mabou’ya aslında fine-dining demiyoruz çünkü fine-dining terimi artık Türkiye’de çok farklı bir hâl aldı. Bizim amacımız güzel bir ortamda, çok samimi bir servisle çok güzel bir yemek sunmak ve her tabakta — tatlı dâhil ekmek bandırma isteği uyandırmak. 

Evet, Mabou bizim yolculuğumuzun henüz başlangıcı. Sokak yemeği, perakende, kahve, şarküteri gibi yeme içme sektörüyle alakalı olan her alanda yer almak istiyorum. Daha çok şey yapıp hepsini aktarmak istiyorum. Beyoğlu’nun gastronomisini yüceltmek benim en büyük hayalim. 

3. Teması İstanbul olan three-course bir akşam ziyafeti hazırlamanız gerekiyor diyelim, menüde bizi neler beklerdi? 

İkram olarak isot ve keçiboynuzu pekmeziyle tatlandırılmış ayranlı ve sumaklı deniz ala ceviche, yanında sıcak kızıl buğday ekmeği, Kemah tuzu ve ekşitilmiş tereyağı. Başlangıç için limon yağı ve manda yoğurduyla servis edilen ızgara armut. Ana yemekte ise ıstakozlu kuru fasulye, yanında da taze soğan. Tatlı da krem brüle olurdu.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto İstanbul

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto İstanbulAposto İstanbul
∙

BÜLTEN SAYISI

💽 Sónar Istanbul zamanı, Bant Mag. Havuz'da Kirli Çıkı No: 3

Karlı bir mart sabahından herkese merhaba. İstanbul bu hafta Sónar Istanbul'a hızlıca kavuşmanın heyecanını yaşarken Atlas 1948 ve İstanbul Sinema Müzesi'nde Zühre projesine dâhil oluyor, ardından da KALT'ın Podcast'ini canlı dinliyor.

13 Mar 2022

İBB Kültür AŞ ile birlikte
Deniz Sabuncu

YAZARLAR

Naz Eraslan

Copywriter @Aposto

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

‘İstanbul’un Gözü’ Ara Güler'den geriye kalan kent manzaraları

Ara Güler’in objektifinden kalan İstanbul’u bütünüyle geri getirmek mümkün değil. Sokaklar değişti, bazı yapılar ortadan kalktı, kıyılar başka işlevler kazandı. Ara Güler’in ölümünün 8. yılında fotoğraflarına yeniden bakmak, yalnızca eski günleri anmak için değil, yaşadığımız kenti sorgulamak için de bir fırsat.

Vartan Estukyan

·

16 Eki 2026

‘İstanbul’un Gözü’ Ara Güler'den geriye kalan kent manzaraları
Bizi bu şehir sinirlendiriyor olabilir mi?

Bir zamanlar iyi geldiği için adı "terapi" konan bölgelere sahip bu şehir, bugünlerde çoğumuzun psikolojisinin bozulmasının sebeplerinden biri hâline gelmiş gibi. Belki de sorun İstanbul’un yalnızca çok kalabalık olması değildir. Belki sorun, İstanbul’un bize kendimiz için giderek daha az yer bırakması. Belki mesele yalnızca trafik değil, gürültü değil, nüfus değil, beton değil. Bütün bunların arasında kendimize ait küçücük bir alan bulamamak.

Vartan Estukyan

·

04 Eki 2026

Bizi bu şehir sinirlendiriyor olabilir mi?
Eski Şark Eserleri Müzesi yeniden açıldı: İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nin gözden kaçan hikayeleri

Dört yıllık tadilatın ardından yeniden açılan Eski Şark Eserleri Müzesi, İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin geniş koleksiyonundaki hikayelerin peşine düşmek için İstanbullulara bahane oldu. Dört bin yıllık bir aşk şiirinden Assur’un süslü cinlerine, Midillili bir köpeğin mezartaşından müze bahçesindeki altı Bizans, üstü Osmanlı çeşmesine, bu kez hemen akla gelen başyapıtlarla değil, ilk bakışta gözden kaçabilecek ilginç hikayeler eşliğinde geziyoruz müzeyi.

Deniz Kaynak

·

09 Ağu 2026

Eski Şark Eserleri Müzesi yeniden açıldı: İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nin gözden kaçan hikayeleri
İstanbul’da neden bir Doğu Roma müzesi yok?

İstanbul’da gezerken bazen bir sarnıcın önünden geçeriz, bazen bir sur parçasının yanından. Bazen eski bir kilisenin, bazen bir saray kalıntısının, bazen de adını bilmediğimiz bir sütunun önünde dururuz. Çoğu zaman fark etmeyiz; fark ettiğimizde de bu kalıntıları ayrı ayrı görürüz. Ayasofya bir yerde durur, Kariye başka bir yerde. Oysa bütün bunlar aynı büyük hikayenin parçalarıdır: İstanbul’un bin yılı aşan Roma / Doğu Roma başkentliği.

Şerif Yenen

·

04 Ağu 2026

İstanbul’da neden bir Doğu Roma müzesi yok?
Kent hakkı ve bellek: Kadıköy değişiyor, peki kimin için?

Kadıköy değişiyor ama bu sadece yapısal bir dönüşüm değil. Bu, bir mahallenin değişen yaşam kültürünün, aşınan kent belleğinin ve yaşadığı çevre üzerinde söz sahibi olmak isteyen sakinlerinin hikayesi aynı zamanda. Caferağa Mahallesi Muhtarı Hanife Dağıstanlı, son 15 yılda semtin geçirdiği dönüşümü kent belleği, kamusal alan ve aidiyet üzerinden değerlendiriyor.

Zeynep Sipahi

·

22 Tem 2026

Kent hakkı ve bellek: Kadıköy değişiyor, peki kimin için?