Deprem sonrasında belirleyici sektörler: Ne bekleniyor?


Tüm ATM’lerde ayrıcalık: Odeabank Odeabanklıysanız tüm ATM'lerde ayrıcalıklısınız Müşterilerine çeşitli kolaylıklar sunarak yeni nesil bir bankacılık deneyimi sunan Odeabank , sağladığı ayrıcalıklara bir yenisini daha ekleyerek ATM işlemlerini kolaylaştırıyor. Nedir? Bireysel müşterilerine ATM’ler üzerinden para çekme, para yatırma ve bakiye sorgulama işlemlerinde avantaj sunan Odeabank , yurt içindeki 52 binden fazla ortak paylaşımda yer alan banka ATM’sinden ayda beş kez ücretsiz olarak işlem yapma fırsatı sunuyor. Neden önemli? Odeabank müşterileri acil durumlarda Odeabank ATM’si aramak durumunda kalmadan veya ek işlem ücreti ödemeden kapsama dahil tüm ATM’lerden kolaylıkla işlem yaparak zaman kazanıyor. Siz de Odeabank müşterisi olarak çeşitli ayrıcalıklardan faydalanmak için bu bağlantıyı ziyaret edebilir ve Müşteri Ol butonundaki formu doldurabilirsiniz. *Odea Bank A.Ş. piyasa koşullarını dikkate alarak kampanya dahilinde sunduğu işlem ücretsizlik uygulamasıyla kampanyanın diğer şartlarını değiştirme ve kampanyayı durdurma hakkını saklı tutar.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Deprem sonrası dönemde ülke ekonomisi ve iş gücünün dağılımına dair birçok rapor, birçok hesaplama ile karşılaşıyoruz. Her birinde öne çıkan bazı sektörler oluyor; bunlar fazlasıyla üstünde durulan, fazlasıyla üstünde durulacağı bilinen ve gelecekte fazlasıyla üstünde durulması gereken sektörler olarak üçe ayrılıyor.
TÜİK verilerine göre Türkiye nüfusu 2022 yılı itibarıyla 85,3 milyon iken depremden etkilenen illerin nüfusu ise 13 milyon; bu da demek oluyor ki her 6 kişiden 1’i deprem bölgesinde yaşıyor. Ek olarak, 2021 yılında Türkiye genelinde kişi başına düşen GSYH 85 bin 672 TL iken, OHAL kapsamındaki 11 ilde (Adana, Adıyaman, Elazığ, Diyarbakır, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Kilis, Malatya, Osmaniye Şanlıurfa) medyan değer 53 bin 862 TL seviyesinde. Prof. Dr. Selva Demiralp’in hesaplamalarına göre, bölge şehirlerinin GSYH’den aldıkları pay ağırlıklı olarak %1’in altında kalıyor.
Deprem sonrası en önemli konulardan biri spesifik alanlarda istihdam kaybı ve iç göçün olumsuz etkisi. Bugün, çalışan nüfusun ortalama %15’lik kısmı işsiz kaldı ve çok fazlası aynı sektör kolunda işini sürdürmeye devam edemeyecek. Deprem bölgesinde 2021 yılına dair iş gücü verilerini incelediğimizde ve medyanlarını aldığımızda tarım sektörünün %19,7, sanayi sektörünün %23,4 ve hizmetler sektörünün %51,8 seviyesinde çalışana sahip olduğu görülüyor. Hepsi Türkiye ortalamasına çok yakın olmakla beraber bölgede tarım sektörü çalışan sayısı, genel ortalamaların üzerinde.
Sektörel kaybı hesaplamak için her sektörün birbirine verdiği girdi ve çıktılar ölçülebilir, bunu hesaplanabilir genel denge modelleriyle yapmak mantıklı; tüketiciler, devlet maliye ve para politikası içinde var ve çok sektörlü ve çok illi biçimde modellenebilirler; fakat şu anda böyle bir veri mevcut değil. Elimizde mevcut olan veriler, TÜİK’in 2021 yılı mevcut sektör ve iş gücü istatistikleriyle sınırlı.
Deprem bölgesinde öne çıkanlar: Tarım ve hayvancılık
Tarımda gıda fiyatları uzunca bir süredir enflasyonun üzerinde artıyor, dar ve orta gelirlinin enflasyonu bu yüzden daha yüksek. Hâlihazırda çok da iyi performans göstermeyen tarım ve hayvancılık sektörleri için pek iyi bir senaryo beklemek mümkün değil. Deprem illerinde öne çıkan tarım ve hayvancılık, meslek kolu olarak terk edildiğinde bir daha geri dönülmesi zor sektörler olma özelliğine sahip; yıllardır bu işi yapan tecrübeli insanlar var, tüm işi başına yıkıldıktan sonra bir daha 30-40 hayvanla sıfırdan başlayamama olasılığı çok yüksek. Stok kaybı, hayvan telefi, toprak kaybı, ekim-sulama süreçlerinde türlü gecikmeler gibi birçok sebeple üretimde aksamalar olacaktır, buna ek olarak bitkisel üretim zamanı gelene kadar enkazların kaldırılması veya bölge halkının çalışabilir hale gelmesi mümkün olmadığından gecikmeler artacaktır.
2021 yılında Türkiye için toplam işlenen tarım alanı ve uzun ömürlü bitkiler toplamı 23.472.877 hektar iken, depremden etkilenen 11 il için bu toplam 3.963.193 hektar seviyesinde; bu da %17’lik bir orana tekabül ediyor. Bu veri, deprem bölgesi dışında kalmasına rağmen etkilenen alanlar da hesaba katıldığında, ülkedeki tarım bölgelerinin deprem sebebiyle neredeyse beşte biri oranında etkileneceği anlamına geliyor. Türkiye genelindeki canlı hayvan toplamı 473.874.729 adet iken, deprem bölgesinde bu sayı 46.556.548; yani ülkedeki toplam canlı (büyükbaş, küçükbaş, kanatlı) hayvan sayısının %10’u bu bölgelerde yaşamaktaydı.
Sanayi sektörü verilerinde, ülke genelinde iş kayıtlarına göre girişim sayıları toplamı 4.384.672 iken, OHAL illerinde bu sayı %12’lik bir oranla 538.371 adet seviyesinde. Mart ayının başında TCMB’den yapılan açıklamaya göre, deprem bölgesindeki sanayi altyapısı büyük ölçüde korunabilmiş durumda ve sanayi üretimi sürekliliğinde o kadar da büyük bir aksama beklenmiyor.
2023’ün muhtemel başrolleri: Konut, inşaat ve sigorta
Türkiye genelinde inşaat ve konut sektörlerine bakalım. Fay hatları haritası ile birlikte insanların kafasında bir yerleşim haritası belirdi. Bundan sonraki dönemde konut ve inşaat sektörü hareketli olacak gibi gözüküyor. Reel faizler çok uzun süredir ekside olduğundan, zaten insanların mali gücünü ve servetini korumak için yalnızca borsa ve gayrimenkulde duruyordu, hala da tutunacak dal orası. Daha yeni deprem yönetmeliklerine karşı talep artacaktır; ev fiyatları ve kiralar artacaktır. İstanbul, İzmir, Ankara, Mersin başta olmak üzere büyük şehirlere iç göç olacağı için ciddi bir baskı görebiliriz. Konut sektöründe bir süredir arz tarafında sıkıntı vardı, bir iki senedir fiyatları artıran buydu; şimdi sektörde sıkışma ciddi bir boyuta gelecektir. Konutlar deprem bölgesinde olan/olmayan olarak ayrışacak, özellikle 2000 öncesi eski konut sektörüne talep artacaktır.
Uluslararası piyasalarda düşüşte olan demir-çelik ve inşaat fiyatlarına içeride daha müdahaleci olunması bekleniyor. Daha geçtiğimiz hafta, HSBC’nin yayımladığı emtia raporunda Türk demir-çelik sektöründe görünümün iyileştiği belirtilerek Türk demir-çelik şirketleri için hedef fiyatlar yukarı yönlü güncellenmişti. Raporda çelik fiyatları ve talep tarafındaki pozitif görünümün, 2022 son çeyrekteki zayıf talebin toparlanmasına yardımcı olacağı vurgulandı; bu 2023 boyunca hareketli olması beklenen inşaat sektörü için de pozitif bir haber.
Deprem sigortası tarafında araştırmalar; 2000 yılında %4,6 olan DASK penetrasyon oranının 2015 yılında %38,9'a ulaştığını gösteriyor. 6 Şubat 2023 depremlerinin yaklaşık bir ay öncesinde açıklanan 13 Ocak 2023 verilerine göre ise, 20 milyon 32 bin konuttan %55,60'ının deprem riskine karşı teminat altına alındığı belirtiliyor. Mart ayının ortası itibarıyla kurumun hasar ödemeleri 3,3 milyar TL’yi aşmış durumda. Önümüzdeki süreç için de konut sigortası, hayat sigortası, hayvan hayatı sigortası, kaskolama oranlarında ciddi bir artış bekleniyor.
Yeniden inşa süreçlerinde unutulmaması gerekenler: Finans ve eğitim
Bölge halkının bölgede kalması, yoğun iç göç dalgası ve güvenlik sorunlarının engellenmesi, ekonomik toparlanmanın daha sağlam gerçekleşmesi için; ucuz ve depreme dirençli konut inşası, çeşitli sübvansiyonlarla iş kurma ve iş bulma süreçlerine destek, uydu sanayi bölgeleriyle hayvancılık ve tarımsal sanayilere teşvik gibi planlı ve sistemli çözümler getirilmeli. Bunun yanı sıra oluşturulması planlanan iş gücünün bölge istihdamıyla uyumlu biçimde gerçekleşmesi de son derece önemli. Klasik tarım ve hayvancılığın yanı sıra konferans turizmi, yeni organik tarımsal işletmeleri, enerji çözümleri ve bölgede ihtiyaç duyulan finans, eğitim ve sanayi merkezlerinin oluşturulması üzerine çalışmalar yapılması ekonomik kalkınmaya doğrudan katkıda bulunur. Bu da, büyük bir tarımsal potansiyele sahip OHAL bölgesinden vazgeçilmediğinden emin olmamızı sağlayacaktır.
Ertelenen borçlar, izleyeceğimiz yerel teşvik programları, deprem bölgesindeki tedarikçileri önceleyen kampanyalar gibi gelişmeleri takip ederken; deprem bölgesinde eğitim nasıl sürdürülür, alternatif eğitim merkezlerinde adaptasyon nasıl sağlanır, yeniden oluşturulması gereken eğitim alanları nasıl daha kapsamlı hale getirilebilir sorularına da yanıt aranması gerek. Aynı şekilde bölgenin finansal gelişimi, “yeniden inşa”dan ziyade daha güçlü bir biçimde sıfırdan oluşturulmak için üzerinde durulmaya değecek bir konu.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Depremin etkilediği, OHAL kapsamında bulunan 11 ilde depremin faturası ne büyüklükte? İş gücü hasarı, Türkiye genelinde sektörel istatistiklere nasıl yansıyacak?
15 Mar 2023

YAZARLAR

İdil Ertürk
İş Dünyası & Finans Editörü

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Gün bittiğinde o yapılacaklar listesindeki bütün tikleri atmış olmak profesyonel hayatın gereği olabilir. Müşterinizin, yöneticinizin memnuniyeti elbette önemli… Ancak bir şekilde kendi düşüncelerinizle baş başa kalma lüksünü bulabildiğiniz bir an olursa kendinize şu soruyu sorabilirsiniz: "Bugün sadece önüme yığılan işleri mi erittim, yoksa ortaya gerçekten bana ait bir şeyler koyabildim mi?"

Polaroid, üst üste ikinci yaz kampanyasını da yapay zeka karşıtı hissiyata ayırdı. Markanın sahillerdeki billboardlara yerleştirdiği reklamları "Veri merkezleri hepsini içip bitirmeden gidip denize atla" diyor; "yapay zekanın parmaklarımızın arasındaki kumu üretip üretemeyeceğini" sorguluyordu. Peki teknoloji liderlerinin kendilerini "tastewashing" ile yeniden paketlemeye çalıştığı bir dönemde markaların yapay zekayla mesafesi nasıl inandırıcı olur?

Ticaret Bakanlığı, yerli üretimi desteklemek ve cari açığı azaltmak amacıyla pek çok ithal üründe ek gümrük vergisi oranlarını artırdı. Her ne kadar bu düzenlemeler iç pazarda Çin ürünlerinin oluşturduğu haksız rekabetten kaynaklanan dezavantajları gidermeye yönelik olsa da, tüketiciye etkisinin zam olarak yansıyacağı beklentisi hâkim. Kur baskısıyla ithalatın üretmeye göre daha avantajlı olduğu Türkiye’de alınan bu kararların enflasyonla mücadeleye, cari açığın düşürülmesine ve yerli üretime etkileri ne olacak?

Türkiye’de kurumsal dönüşüm yönetimi denince akla ilk gelen isimlerden biri olan Burhan Karaçam’ın "Değişim, İnsan, CEO" kitabı, yakın zamanda okuruyla buluştu. Yeni kitabı vesilesiyle Aposto editörleriyle biraraya gelen Karaçam, yöneticilik serüveninden çıkardığı en önemli dersleri ve geleceğin yöneticilerine tavsiyelerini paylaştı.

Yıllarca bir girişimin ciddiyetini ölçmenin en kestirme yolu ekip büyüklüğüydü. "Kaç kişisiniz?" sorusu aslında "Ne kadar gerçeksiniz?" demekti. Yapay zeka, bu denklemi sessizce bozdu. Bugün en hızlı büyüyen şirketlerin bazıları, bir toplantı odasına sığacak ekiplerle yönetiliyor. Peki küçük bir ekip nasıl büyük iş çıkarıyor ve bu modelin görünmeyen bedeli ne?




