Fırında ricottalı makarna


Hem bitki bazlı hem pratik: Metro Chef Veggie Bitki Bazlı Mezeler Beslenmede bitki bazlı gıdaları tercih edenlerin oranı her geçen gün artarken yapılan araştırmalar dünya çapındaki veganların sayısının yaklaşık 88 milyon olduğunu ortaya koyuyor. Bitki bazlı ve vegan yaşam tarzını tercih eden tüketici sayısındaki bu artış, profesyonel mutfaklarda ve menülerde vegan ve bitki bazlı tabakların daha fazla yer alması için beklentiyi de beraberinde getiriyor. Bu ihtiyaca, ‘Sofrada Herkese Yer Var’ diyerek bitki bazlı ürün çeşitliliğini genişleten Metro Türkiye nefis bir cevap veriyor: Metro Chef Veggie Bitki Bazlı Mezeler . Neler var? Metro Chef’in meze ailesini bitki bazlı bir şölene dönüştüren çeşitler arasında Metro Chef Veggie Bitki Bazlı Haydari , Köz Patlıcanlı Meze, Havuç Tarator ve Kurutulmuş Domatesli Meze yer alıyor. Üstelik Haydari, Köz Patlıcanlı Meze ve Havuç Tarator, yoğurda alternatif Metro Chef Veggie Fermente Süzme Kaju ile yapılıyor. Neden tercih etmeli? Naturel sızma zeytinyağıyla hazırlanan Metro Chef Veggie bitki bazlı meze çeşitleri, probiyotik içeriğiyle dikkat çekerken gluten, katkı maddesi ve koruyucu içermiyor . Sofraya herkes için bir tabak koyan bu lezzetler, mutfakta zaman kazanmanızı da sağlayarak keyiflere keyif katıyor. Daha başka: Metro Türkiye, Metro Chef Veggie ile falafel, makarna, içli köfte, lahmacun, pizza gibi ürünlerin yanı sıra Rioba markası altında mayonez, ranch sos, organik smoothie ve organik çay gibi daha pek çok alternatif ürün sunuyor. Türkiye’nin ilk gastronomi keşif platformu olan Gastronometro şefleri tarafından onaylı ve V-label sertifikasına sahip Metro Chef Veggie Bitki Bazlı Mezeleri buradan inceleyebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Reçete: Ali Slagle
Malzemeler
- 1 adet limon
- 2 adet cherry veya başka türde küçük domates
- 1 adet soğan, ince dilimlenmiş
- 4 dal adaçayı, kekik veya fesleğen (isteğe bağlı)
- 3 yemek kaşığı zeytinyağı
- 1 kilogram deniz kabuğu, orecchiette veya boru şeklinde makarna
- 110 gram panko ekmek kırıntısı
- 230 gram Parmesan, rendelenmiş
- 1 kilogram ricotta
- Tuz, karabiber
Yapılışı
- Fırın 220 C dereceye ısıtılır. Büyük bir tencerede tuzlu su kaynatılır. Limon orta boy bir kaseye rendelenip dörde bölünür.
- Bir pişirme kabında, limon parçaları, domates, soğan, 3 dal taze baharat ve 2 yemek kaşığı zeytinyağı biraraya getirilir. Tuz ve karabiberle tatlandırılıp soğan yumuşayana ve domatesler patlayana kadar 20-25 dakika pişirilir.
- Bu esnada makarna paketin üzerindeki talimatlara göre 1 dakikadan az pişirilir. Makarna süzülürken 1 bardak makarna suyu ayrılır.
- Limon kabuğu rendesi kasesine panko, Parmesan'ın yarısı, kalan 1 dal taze baharat ve 1 yemek kaşığı zeytinyağı eklenip karıştırılır. Tuz ve karabiberle tatlandırılıp bir kenara ayrılır.
- Pişen limon parçalaları maşa yardımıyla bulunduğu kabın içine sıkılır. Limonlar ve baharat dalları kaptan alınır. Ricotta, 1 bardak makarna suyu ve kalan Parmesan domateslerin olduğu pişirme kabına alınıp karıştırılır.
- Kaba en son makarna eklenip karıştırılır. Üzerine Panko karışımını serpilip üstü altın rengi olana ve kenarları köpürene kadar 10-15 dakika fırınlanır.
Afiyetler!
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Markus, yaz menüsüne geçtiğini duyurdu. Filistinli şef Fadi Kattan çocukluğundan kalma bir tarifin hikayesini Apartamento için yazdı. Kylie Kong restorancılığı bırakıyor.
22 May 2024

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.
05 Eki 2026

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.

Göçle taşınan, mahallelerde köklenen ve uzun süre “etnik” kategorisinde tutulan mutfaklar bugün fine dining’in parçası oluyor. Peki bir mutfak ne zaman prestij kazanıyor? Onu “yüksek gastronomi”ye taşıyan değer ölçütlerini kim belirliyor? Sosyoloji profesörü Zafer Yenal ve yemek editörü Reyhan Ülker, bu dönüşümün arkasındaki toplumsal ve gastronomik hiyerarşilere bakıyor.

Dışarıdan bakıldığında şarap kültürü ve turizmiyle, hatta biraz romantize edilmiş bir Fransız şarap imgesiyle özdeşleşen Beaujolais’nin, içeriden bakıldığında nasıl bir emek, iklim ve aile ekonomisi üzerine kurulduğunu Ceren Aral Desnos, bir beyaz yakalı olarak deneyimlediği bir günlük bağbozumu üzerinden anlatıyor.

Beslenme trendleri ortaya çıkarken bilimsel bilgi; medya, beden idealleri, sosyal normlar ve gıda endüstrisi tarafından seçiliyor, sadeleştiriliyor ve ürünleştiriliyor. Böylece bilim, gündelik yaşamın ve tüketim alışkanlıklarının parçası hâline gelirken sağlıklı beden, “doğru” beslenme ve kendimize iyi bakmak da sürekli yeniden tanımlanıyor.




