Galler viskisine özel korumalı coğrafi işaret

Brexit'in ardından AB'nin yerel ürünlere yönelik uyguladığı coğrafi işaret sistemi artık Birleşik Krallık’ta da uygulanmaya başladı. 2021'de Güney Galler’in öncülük ettiği bu sistemle Gower kuzuları Birleşik Krallık tarafından tanınan ilk İngiltere ürünü oldu. Geçtiğimiz günlerde Güney ve Batı Galler'deki dört damıtma tesisi Coles, Da Mhile, In the Welsh Wind ve Penderyn’in tek malt viskilerine de “Korumalı Coğrafi İşaret” olarak tanımlanan “UK GI” statüsü verildi.
- Neden? UK GI etiketi altında kayıtlı ürünler sadece Büyük Britanya'daki satışlarındaki koruma altındalar; sistem AB ve Kuzey İrlanda'da geçerli değil. Galler Hükümet Kurumu “Birleşik Krallık Coğrafi İşaret Planı’nın AB korumalı statüsüne başvurmak isteyenler için bir basamak görevi göreceğini umuyoruz.” dedi. Son yıllarda üretimi hızla genişleyen tek malt Galler viskine yönelik etikete dair Penderyn İçki Fabrikası’nın CEO'su Stephen Davies "Tek malt Galler viskisi için UK GI statüsünün elde edilmesi bir üretici olarak Penderyn ve Galler viski endüstrisi için önemli bir kilometre taşı görevi görüyor." yorumunda bulundu. Statüyü “İleriye yönelik heyecan verici bir adım" olarak tanımlayan Davies "Bu statü hem ürün kalitesinin hem de menşe kaynağının korunmasına yardımcı olacak." dedi.
- Neden önemli? Bu tür koruma düzenlemeleri belirli bir bölgeye bağlı ürünlerin orjinalliğini ticari marka haline getirmek ve korumak üzere uzun yıllardır uygulanan tarım hukukuna ilişkin bir özellik. Gorgonzola peyniri, Kalamata zeytinleri ve Lautrec pembe sarımsağı AB mevzuatı kapsamında koruma altındaki ürünlerden bazıları. Bu düzenleme daha düşük kaliteli orjinal olmayan ürünlerin yerel pazarlara girişini engelliyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
apéro gazete'de bu hafta: Hindistan'dan Galler'e ama öncesinde Türkiye'ye: İklim değişikliğinden tarıma, coğrafi işaretten ihracat yasaklarına topraktan sofraya haberler.
28 Tem 2023

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Batı Karadeniz’in iç kesimlerindeki Daday, deniz etkisinin azaldığı, yüksek rakımlı ve ormanlık bir coğrafyada yer alıyor. Ormanlar, meralar, tarım arazileri ve köyler birbiriyle iç içe. Üretim ise iklimin ve mevsimlerin çizdiği sınırlar içinde ilerliyor. İki gün boyunca ziyaret ettiğimiz çiftlikler, bu koşullarla kurulan farklı ilişkileri anlamak için iyi birer durak.

Bir zamanlar İstanbul’un takvimi deniz üzerinden tutulurdu. Palamutun, lüferin ve uskumrunun gelişi mutfakta neyin pişeceği kadar, kayıkların ne zaman suya ineceğini, balıkçı tezgahlarının görünümünü ve şehrin gündelik akışını da belirliyordu. Bazı şeyler hiç değişmiyor. Ekim geldiğinde İstanbul’da gözler hâlâ yeniden denize çevriliyor.

Londra’yı gastronomi üzerinden tanımak için her zaman şehrin en yeni restoranlarının peşine düşmek gerekmiyor. Bazen birkaç sokaklık bir rota, şehrin yemek kültürünün nasıl değiştiğini görmek için yeterli. Borough Market’tan Bermondsey Street’e kadarki bu bölge de bunun iyi örneklerinden biri. Emre Onar, sevdiği duraklar ve kendi deneyimleri üzerinden bu kısa mesafeyi adım adım anlatıyor; kahveyle başlayan rotayı pazar tezgahlarından restoranlara, oradan da Bermondsey Street’in sakinliğine taşıyor.

Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.
05 Eki 2026

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.




