Gastronominin ekonomiyle buluşması

3. Global Gastroekonomi Zirvesi: Yüksek gelişim potansiyeline sahip, hızlı büyüyen ve ekonomiyi destekleyici etkisi olan gastroekonomiye dair pek çok konu.
Gastronominin ekonomiyle buluşması

18 Mayıs - Brothers - apéro
Extra Gastronomy by Brothers ile birlikte

Şehirde yaza, keyfe ve lezzete karışıyoruz: Extra Gastronomy Food Market by Brothers

Sevgili apéro okuru, yazı tam da hak ettiği şekilde karşılayacak, lezzetin ön planda olduğu bir buluşmaya davetlisin. İşte karşında Extra Gastronomy Food Market by Brothers .

Daha fazlasını öğren →

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

Pandeminin tersten esen rüzgârlarıyla yakın zamana kadar en çok sarsılan sektörlerin başında yeme-içme ve turizm geliyordu. Sokağa çıkma kısıtlamalarının uygulandığı dönemde büyük zararlar eden oteller ve restoranlar, Covid sonrası toparlanmanın beklendiği günümüzdeyse diğer birçok işletmenin yanı sıra enflasyonun etkisiyle artan maliyetlerden muzdarip. 

Diğer yandan: Dünyada pek çok ülkede yaşam pahalılığının artması, parası döviz karşısında değer kaybeden ülkelerde turizm rüzgârlarının esmesi için bir kapı aralıyor gibi görünüyor. Seyahat şirketi Post Office’in yiyecek ve içecek gibi bazı tatil harcamalarını ele aldığı araştırmasında Türkiye, en ucuz iki tatil rotasından biri olarak öne çıkıyor — zira Türkiye’de yapılan bir tatilin maliyeti 2021'den bu yana %36,8 oranında düştü.

Gastroekonomi değer yaratabilir

Turizmi ve kalkınmayı sağlamaya yardımcı bir alan, gastronomi turizmini ekonomik büyümeyi destekleyen bir model olarak ele alan gastroekonomi. 11 Mayıs’ta İstanbul’da Turizm, Restoran Yatırımcıları ve Gastronomi İşletmeleri Derneği (TURYİD) tarafından düzenlenen 3. Global Gastroekonomi Zirvesi’nin gündeminde sürdürülebilir gastronomi ve turizm, misafir deneyimi, sektördeki dönüşüm ve geleceği tartışmak yer alıyordu. Üzerinde durulan bir diğer konu, Türkiye’nin bu alanda sahip olduğu zengin kaynakları en iyi şekilde kullanmak için stratejiler geliştirilmesine katkıda bulunmak ve ihracatı desteklemek gibi hedefler doğrultusunda yapılabileceklerdi. 

Tarım teknolojileri ve girişim ekosistemi

FutureBright Group kurucu ortağı Akan Abdula, PMI (ürün ve hizmet satın alma) endeksine atıfta bulunarak dünyanın üretim ve tedarik zinciri sorunu olduğuna dikkat çekti. Diğer yandan, “Fonların kasasında 100 trilyon dolar nakit para duruyor ancak bu miktarı karşılayacak talebe yanıt verebilmek için 1,5 dünya gerekiyor,” ifadelerini de ekledi. 

Tabii ülkelerin ve şirketlerin, karbon emisyonu taahhütleri çerçevesinde bu parayı harcaması gerekecek. İklim krizinin hem faili hem mağduru olarak görülebilen kentleşme, ülkemizde tarım alanlarının azalmasına yol açıyor. Abdula’nın paylaştığı veriler bunu destekliyor: 

Son 10 yılda çiftçi sayısı %38 azaldı, çoğu büyük şehirlere göç etti ve tarım alanları %15 küçüldü. Bu durumda daha az kaynak kullanımını ve verimliliği destekleyen tarım teknolojileri öne çıkabileceği gibi, girişim ekosistemiyle tarımın buluşması önemli atılımlar meydana gelmesine zemin hazırlayabilir.

Zirveye katılan UiPath Avrupa Başkan Yardımcısı Tansu Yeğen de bu alandaki bir girişime yakın zamanda yatırım yaptığından ve tarım teknolojileriyle bitkisel süt ve et alternatifleri, kolajen gibi ürünler üretirken su ve enerji tasarrufu yapan girişimlerin sayısının arttığına dikkat çekti. 

İki gelişme: Birkaç ay önce izlenebilir tarımı destekleyen ForFarming, eylül ayında 3,2 milyon dolar değerlemeye ulaştığını, aldığı 450 bin dolar yatırımla küresel genişlemeyi sürdüreceğini açıklamıştı. Uydu ve drone teknolojileri alanında çalışan Agrovisio, ilk yatırımını aldığı ocak ayından kasıma kadar geçen sürede ikinci yatırım turunu 2 milyon avro değerlemeyle tamamlamıştı.

“Türkiye’nin petrolü: üzüm.”

Çocukluğumun geçtiği Manisa’da yaz kendisini yavaş yavaş hissettirirken ailemin üzüm bağlarını ziyaret ederek daha sonra sarma sarmak için yaprak topladığımızı, üzüm olmayan asma dalını bulduktan sonra iç kısmını (filiz) yerken dişlerimin kamaştığını hatırlıyorum. İstanbul’a taşındıktan, iş hayatına atıldıktan sonra sık sık, “Manisa’da neden şarap üretilmiyor?” sorusuyla karşılaştım. 

ABD, İtalya Fransa ve Almanya gibi ülkelerde üretilen üzümün %57’sinin şarap olarak tüketildiğini düşünürsek Türkiye gibi tarım, turizm ve ihracat anlamında zengin bir ülkede üretilen üzümün çok büyük kısmının yaş ve kuru üzüm olarak tüketildiğini ve ihraç edildiğini duymak bir miktar üzücü.

Zirveye katılan Mey Diageo Genel Müdürü Levent Kömür de şarabı, Türkiye turizminin petrolü (belki de verisi) olarak görüyor zira 2021’de Türkiye’nin birim ihracat değeri % 17 oranında artarak kilogram başına 1,29 dolara çıktı. Şarapta bu potansiyel 2,5 dolara yükseliyor.

Şarap dönüşümü

Türkiye’nin üçte biri oranında bağ alanına sahip Yeni Zelanda, bu konuda örnek alınabilecek bir yol haritası izlemiş. Zirvede konuşan danışman Gözdem Gürbüzatik, ülkenin şarap ekonomisine bakışının değişmesiyle şarap üretimi yatırımını, rekabeti ve dolayısıyla kaliteyi, üreticileri ve bağ alanlarını artıran bir dönüşüm yaşandığına dikkat çekti. 

Bu çabaların sonucu şu an kendini gösteriyor: Yeni Zelanda, 95 yıl boyunca hiç şarap ihracatı yapmamışken şu anda dünyanın en büyük ihracat hacmine sahip 7. ülke konumunda. Yunanistan’da yaşanan benzer dönüşümde turizm sektörüyle el ele ilerleyerek misafirlere sunduğu yerel ürünleri gastronomik değere çevirmesi önemli kazanımlar sağlamış. 

Gürbüzatik, Yunanistan’ın yerel ürünler ve yerel girişimlerin ekonomiye sağladığı katkının tadını çıkarırken Türkiye’nin 10 katı ihracat yaptığını vurguladı. İklim krizinin etkisiyle şu anda bağ alanlarının azaldığı ve kuraklığın mahsulleri olumsuz etkilediği Türkiye’nin benzer bir atılım gerçekleştirebilmesi içinse kamu sektörüyle özel sektörün el ele vermesi ve akademik dayanaklarla yeni, dönemin ihtiyaçlarına uygun ürünlerin üretimi desteklenmeli.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

NEREDE YAYIMLANDI?

apéroapéro
∙

BÜLTEN SAYISI

∙

PREMIUM'A ÖZEL

💸 Gastroekonomi zirvesi, OMM INN mutfağı

3. Global Gastroekonomi Zirvesi'nden izlenimler ve öğrenimler; vegan bir mutfağın genç şefi.

18 May 2022

Fotoğraf: Deniz Sabuncu

YAZARLAR

Beste Göksel

Business editor @ Aposto

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

İLGİLİ OKUMALAR

apéroapéro
∙

HİKAYE

İstanbul’da mevsimi balık söylerdi

Bir zamanlar İstanbul’un takvimi deniz üzerinden tutulurdu. Palamutun, lüferin ve uskumrunun gelişi mutfakta neyin pişeceği kadar, kayıkların ne zaman suya ineceğini, balıkçı tezgahlarının görünümünü ve şehrin gündelik akışını da belirliyordu. Bazı şeyler hiç değişmiyor. Ekim geldiğinde İstanbul’da gözler hâlâ yeniden denize çevriliyor.

Büşra Soydemir

·

17 Eki 2026

İstanbul’da mevsimi balık söylerdi
apéroapéro
∙

HİKAYE

Londra gastronomi rotası: Borough Market’tan Bermondsey Street’e

Londra’yı gastronomi üzerinden tanımak için her zaman şehrin en yeni restoranlarının peşine düşmek gerekmiyor. Bazen birkaç sokaklık bir rota, şehrin yemek kültürünün nasıl değiştiğini görmek için yeterli. Borough Market’tan Bermondsey Street’e kadarki bu bölge de bunun iyi örneklerinden biri. Emre Onar, sevdiği duraklar ve kendi deneyimleri üzerinden bu kısa mesafeyi adım adım anlatıyor; kahveyle başlayan rotayı pazar tezgahlarından restoranlara, oradan da Bermondsey Street’in sakinliğine taşıyor.

Emre Onar

·

10 Eki 2026

Londra gastronomi rotası: Borough Market’tan Bermondsey Street’e
apéroapéro
∙

HİKAYE

Hasat, Mutfak ve Sofra: WMF ile Urla’da bir akşam

Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.

05 Eki 2026

Hasat, Mutfak ve Sofra: WMF ile Urla’da bir akşam
apéroapéro
∙

HİKAYE

Şef Kanji Kobayashi’nin İstanbul notları

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.

Reyhan Ülker

·

03 Eki 2026

Şef Kanji Kobayashi’nin İstanbul notları
apéroapéro
∙

HİKAYE

Mutfakların dili: Etnik mutfaklar nasıl yüksek gastronomiye dönüşüyor?

Göçle taşınan, mahallelerde köklenen ve uzun süre “etnik” kategorisinde tutulan mutfaklar bugün fine dining’in parçası oluyor. Peki bir mutfak ne zaman prestij kazanıyor? Onu “yüksek gastronomi”ye taşıyan değer ölçütlerini kim belirliyor? Sosyoloji profesörü Zafer Yenal ve yemek editörü Reyhan Ülker, bu dönüşümün arkasındaki toplumsal ve gastronomik hiyerarşilere bakıyor.

Reyhan Ülker

·

26 Eyl 2026

Mutfakların dili: Etnik mutfaklar nasıl yüksek gastronomiye dönüşüyor?