İstanbul'da yeme-içme sahnesine taze giriş yapanlar


Hellmann’s ile sofralarınızda fark yaratın
Hellmann’s mayonezinin yolculuğu, 1913 yılında, New York’ta küçük bir şarküteri dükkanında başladı. Richard Hellmann, o zamana kadar yalnızca şeflerin özel tariflerinde yer alan mayonezi herkesin mutfağına taşıma hedefiyle ilk kez…
Daha fazlasını öğren →
İstanbul'un gastronomi sahnesi sürekli gelişiyor ve yenilikçi mekanlar her geçen gün şehre dinamizm katıyor. Son dönemde açılan ve konsepti, mutfak yaklaşımı ve atmosferiyle öne çıkan yeme-içme mekanları.
NUIT BLANCHE
Etiler’in en yeni mekanlarından NUIT BLANCHE, sofistike dekorasyonu, modern Avrupa mutfağından seçkin lezzetleri ve geniş şarap-menüsüyle dikkat çekiyor. Akşam yemeği servisi sonrası, müzik ve kokteyl bar konseptiyle geç saatlere kadar hareketli bir atmosfer sunuyor.
- Ne yemeli? Trüflü risotto, ıstakoz linguine, özel yapım kokteyller
- Nerede? Etiler, Nisbetiye Caddesi, No:60, Beşiktaş/İstanbul
Terra Middle’Terranean
Renaissance Polat İstanbul Hotel’in bünyesinde açılan Terra Middle’Terranean, Akdeniz ve Ortadoğu mutfağını biraraya getiren zengin bir menü sunuyor. Samimi ve şık atmosferiyle dikkat çeken restoran, özellikle taze deniz ürünleri, odun fırınından çıkan otantik pideleri ve aromatik mezeleriyle ön plana çıkıyor.
- Ne yemeli? Fıstıklı humus, odun fırınında kuzu kaburga, safranlı deniz mahsullü pilav
- Nerede? Sahil Yolu Caddesi, No:2, Yeşilyurt, İstanbul
Cantinery
Cantinery, Zorlu Center’daki popüler mekanının ardından ikinci şubesini İstinyePark’ın yeni bölümünde açtı. Şehirli ve dinamik atmosferiyle hem iş yemekleri hem de arkadaş buluşmaları için ideal bir nokta. Menüsünde Akdeniz mutfağından esinlenmiş modern tabaklar, imza kokteyller ve tatlılar bulunuyor.
- Ne yemeli? Trüf yağlı patates kızartması, dana kaburga burger, tiramisu
- Nerede? Pınar Mahallesi, Katar Caddesi No:11, İstinyePark AVM, Sarıyer, İstanbul
Sakhalin'den Sakhalin Salad
Sakhalin İstanbul
Rusya'nın ünlü deniz ürünleri restoranı Sakhalin, Bodrum’dan sonra İstanbul Zorlu Center’daki yeni şubesiyle lezzet meraklılarını ağırlıyor. MICHELIN yıldızlı şef Vladimir Mukhin’in imzasını taşıyan menü taze deniz ürünleriyle öne çıkıyor. Restoranın merkezinde konumlanan raw bar, konukların kendi deniz mahsullerini seçerek hazırlanmasını izleyebilecekleri bir deneyim sunuyor.
- Ne yemeli? Havyar seçenekleri, çiğ deniz mahsullerinin sunulduğu raw bar
- Nerede? Zorlu Center, Zorlu PSM arka girişi, İstanbul
Pixi
Pixi, göz alıcı iç mekan tasarımı ve modern mutfağıyla Etiler’in yeni gözde mekanlarından biri oldu. Gecenin ilerleyen saatlerinde bar konseptine dönüşen Pixi, özel kokteylleri ve DJ performanslarıyla fark yaratıyor.
- Ne yemeli? Izgara ahtapot, kuzu omuz, özel Pixi kokteylleri
- Nerede? Etiler Mahallesi, Nispetiye Caddesi, Seheryıldızı Sokak, No: 3, Beşiktaş/İstanbul
Avlu Ocakbaşı
Beyoğlu’nun tarihî yapılarından Alman Kültür Vakfı’nın avlusunda yer alan Avlu Ocakbaşı, klasik ocakbaşı kültürünü modern dokunuşlarla sunuyor. Adana’dan özel olarak getirilen etler, şalgam suyu ve meyhane kültürüne uygun mezelere 90’lar Türkçe pop müzikleri eşlik ediyor.
- Ne yemeli? Kuzu şiş, Adana kebap, geleneksel mezeler
- Nerede? Tomtom Mahallesi, Yeni Çarşı Caddesi, No:32, Kat -1, Beyoğlu, İstanbul
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Afrika'nın ilk havyarı, Madagaskar'dan dünyanın prestijli mutfaklarına uzanan bir başarı hikayesi yazdı. İstanbul'un mutfak yaklaşımı ve atmosferiyle öne çıkan en yeni mekanları da bültende.
26 Şub 2025

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Batı Karadeniz’in iç kesimlerindeki Daday, deniz etkisinin azaldığı, yüksek rakımlı ve ormanlık bir coğrafyada yer alıyor. Ormanlar, meralar, tarım arazileri ve köyler birbiriyle iç içe. Üretim ise iklimin ve mevsimlerin çizdiği sınırlar içinde ilerliyor. İki gün boyunca ziyaret ettiğimiz çiftlikler, bu koşullarla kurulan farklı ilişkileri anlamak için iyi birer durak.

Bir zamanlar İstanbul’un takvimi deniz üzerinden tutulurdu. Palamutun, lüferin ve uskumrunun gelişi mutfakta neyin pişeceği kadar, kayıkların ne zaman suya ineceğini, balıkçı tezgahlarının görünümünü ve şehrin gündelik akışını da belirliyordu. Bazı şeyler hiç değişmiyor. Ekim geldiğinde İstanbul’da gözler hâlâ yeniden denize çevriliyor.

Londra’yı gastronomi üzerinden tanımak için her zaman şehrin en yeni restoranlarının peşine düşmek gerekmiyor. Bazen birkaç sokaklık bir rota, şehrin yemek kültürünün nasıl değiştiğini görmek için yeterli. Borough Market’tan Bermondsey Street’e kadarki bu bölge de bunun iyi örneklerinden biri. Emre Onar, sevdiği duraklar ve kendi deneyimleri üzerinden bu kısa mesafeyi adım adım anlatıyor; kahveyle başlayan rotayı pazar tezgahlarından restoranlara, oradan da Bermondsey Street’in sakinliğine taşıyor.

Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.
05 Eki 2026

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.





