Küresel şarap üretiminde kritik düşüş

Erken don, şiddetli yağışlar ve kuraklık, dünyadaki bağcılık çıktısını önemli ölçüde etkiledi.
Küresel şarap üretiminde kritik düşüş

10 Kasım - Samsung - Angst
Samsung ile birlikte

Daha uzun bir yaşam döngüsü: Samsung Galaxy Z Flip5 ve Z Fold5

Galaxy Z Flip5 ve Z Fold5 aracılığıyla küçük eylemlerin gezegeniz üzerinde nasıl büyük ve olumlu bir etki yaratabileceğini yukarıdaki bilgi grafiğinden inceleyebilirsiniz. Yolculuğun merkezinde bizler ve gezegenimiz için daha fazla olanak…

Daha fazlasını öğren →

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

Uluslararası Bağ ve Şarap Örgütü’nün belirttiğine göre, aşırı hava koşullarının bağları sert bir şekilde etkilemesi sonucunda bu yıl küresel şarap üretimi 1961’den bu yana en düşük seviyeye düştü.

  • Çıktı: İlk tahminlere göre toplam üretim, 2022 yılına göre %7 azalarak 244.1 milyon hektolitre olarak gerçekleşti.
  • Ülkelerde durum: İtalya, üretimin %12 düşmesiyle dünyanın en büyük şarap üreticisi unvanını kaybetti ve Fransa üretimini sabit tutarak ilk sırayı geri aldı. Avustralya, Arjantin, Şili, Güney Afrika ve Brezilya’nın hepsi üretimde %10-30 arası bir düşüş yaşadı.
    • İspanya, üretimi %14 azalmasına rağmen dünyanın üçüncü en büyük şarap üreticisi olarak konumunu korudu ve 5 yıllık ortalamasından %19 düşük bir üretim gerçekleştirdi.
  • Açıklama: Üzüm ve şarap üreticisi/tüketicisi ülkelere veri sağlayan örgüt, "Bir kez daha, erken don, şiddetli yağışlar ve kuraklık gibi aşırı iklim koşulları dünya bağcılık çıktısını önemli ölçüde etkiledi." açıklamasında bulundu.
  • "İyi haber": Araştırma çıktılarının endüstri için bir avantaj olabileceği tek durumun piyasadaki dengesizliği hafifletmeye yardımcı olabileceği konuşuluyor.
    • Örgüt, "Küresel tüketimin düşmekte olduğu ve dünyanın birçok bölgesinde stokların yüksek olduğu bir bağlamda, beklenen düşük üretim dünya pazarında bir denge sağlayabilir." açıklamasında bulunuyor.
  • Önemli nokta:Üretimi etkileyen aşırı hava olaylarından bahsedilse de  durum henüz kesin bir şekilde iklim değişikliğiyle bağlantılı olarak lanse edilmiyor. 
    • Fransa’nın ulusal tarım araştırmaları enstitüsü INRAE’den tarım üzerindeki iklim değişikliğinin etkileri konusundaki uzman Iñaki Garcia de Cortazar-Atauri, İtalya’daki zararın tarım yapılan arazinin doğal toprağa göre suyu daha az emebilmesinden kaynaklandığını belirtti.
  • Editörün notu: Aşırı hava olaylarının giderek daha sık meydana geldiğini gözlemlemek mümkün. Aynı zamanda sıcak dalgalarının veya yağışlı dönemlerin belirli bölgeleri vurarak külleme gibi mevcut sorunları güçlendirdiği belirtiliyor.
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

AngstAngst
∙

BÜLTEN SAYISI

😨 Ekofobi: Doğayı koruma ve onarım geleneğine bir engel

Küresel çevre sorunlarının kötüleşmesini engellemek için üstesinden gelmemiz gereken bir fenomen var.

11 Kas 2023

Samsung ile birlikte
Fotoğraf: Canva Pro

YAZARLAR

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

AngstAngst
∙

HİKAYE

Birlikte yaşamanın arkeolojisi #2 | Kovuk, çember, eşik: Birlikte yaşamanın sınırları nasıl çiziliyor?

İnsanın toplulukla birlikte özneleşmesi, topluluğun içinde erimesini gerektirmez. Tersine, kendi sesini koruyabildiği, başkalarının sesini duyabildiği, ortak hayatı dönüştürmeye katılabildiği ölçüde, ben ile biz arasındaki ilişki yeni olanaklarla zenginleşerek güçlenir. Öyleyse birlikte yaşamanın sorusu, birarada kalırken birbirimizin özgürlüğünü nasıl koruyacağımızı yönelik olabilir. "Birlikte yaşamanın arkeolojisi" serisinin ikinci yazısında "kovuk, çember, eşik" kavramlarından hareketle birlikte yaşamanın sınırlarının nasıl çizildiğine odaklanıyoruz.

Metin V. Bayrak

·

25 Eki 2026

Birlikte yaşamanın arkeolojisi #2 | Kovuk, çember, eşik: Birlikte yaşamanın sınırları nasıl çiziliyor?
AngstAngst
∙

HİKAYE

Geleceğe hazırlıklı liderlik modeli: Değişimi anlatmaktan değişimin parçası olmaya uzanan yol haritası

Ekonomik baskılar ve belirsizlik, liderliği giderek operasyonel hedeflere ve bütçe takibine indirgiyor. Oysa teknolojik dönüşümden iklim krizine uzanan çok katmanlı bir dünyada stratejik öngörüden zihniyet değişimine, insan odaklı yaklaşımlardan değişim öncülüğüne uzanan yeni liderlik anlayışı, bugünü yönetmenin ötesinde geleceği okuyabilmeyi gerektiriyor. Peki liderler bu dönüşüme nasıl hazırlanabilir?

Sinem Çelik

·

22 Eki 2026

Geleceğe hazırlıklı liderlik modeli: Değişimi anlatmaktan değişimin parçası olmaya uzanan yol haritası
AngstAngst
∙

HİKAYE

Etki Alanı #1 | Dolly Parton nasıl 'Book Lady' oldu?

İnsanların hikayelerini çoğu zaman başarıları, kazandıkları ödüller ve kariyerlerindeki dönüm noktaları üzerinden anlatıyoruz. Peki sahip oldukları imkanlarla başkalarının hayatında neyi değiştirdiler? "Etki Alanı" yazı dizisinin ilk bölümünde doğduğu bölgede binlerce insana geçim kapısı açan ve milyonlarca çocuğa kitap ulaştıran bir program başlatan country müziğin en tanınmış isimlerinden Dolly Parton var.

Zeynep Erdoğan

·

18 Eki 2026

Etki Alanı #1 | Dolly Parton nasıl 'Book Lady' oldu?
AngstAngst
∙

HİKAYE

İstanbul'un kayıp dereleri: Kent suyun yolunu nasıl kapattı?

İstanbul’da dere yatakları yıllar içinde beton, yol, sanayi tesisleri ve konutlarla kuşatılırken kentin doğal su yolları giderek daraldı. İmar kararları, plansız yapılaşma ve altyapı yetersizlikleri, şiddetli yağışları sel felaketine dönüştüren riskleri büyüttü. İstanbul’un kayıp dereleri, kentin doğayla kurduğu ilişkinin nasıl değiştiğini ve yağmur suyunun önündeki engellerin nasıl biriktiğini gözler önüne seriyor…

Pelin Cengiz

·

15 Eki 2026

İstanbul'un kayıp dereleri: Kent suyun yolunu nasıl kapattı?
AngstAngst
∙

HİKAYE

Kabuk ile deniz arasında: Müşterekleşerek varolmak üzerine

Deniz kabuğunun derinliklerinde yankısını dinleyen özne, kendi sesiyle birlikte dışarıdaki dünyanın çok sesli çağrısını da işitmeye başladığında, artık ne tamamen içeridedir ne de tamamen dışarıda... Kabuk, hapishanesi olmaktan çıkar, bir köprü hâline gelir. Ve bu köprüden geçenler, içeride biriktirdikleri yankıyı yanlarında götürerek, onu müşterek bir dünyanın inşasında kullanmayı öğrenirler.

Eda Öztürk

·

14 Eki 2026

Kabuk ile deniz arasında: Müşterekleşerek varolmak üzerine