Kuzey Karolina sakinleri çevresel adalet mücadelesinde


İyi müzik için iştah duyanlara: Literal Radio
Şehrin yeni groove radyosu Havada gönül tellerini titretecek bir sıcaklık, modumuzda ise bu güzel hislere yakışacak iyi müziğin heyecanı var. Özlem duyduğumuz ritim için nerede bir araya geleceğimizi artık biliyoruz; sadece bir radyo…
Daha fazlasını öğren →
Vermont Law and Graduate School, Çevresel Adalet Kliniği'nden avukatlar Kuzey Carolina kırsalındaki 3 ilçede yaşayanlar adına ABD Çevre Koruma Ajansı'na (EPA) medeni haklar şikayetinde bulundu. Şikayet bölge sakinlerinin tavuk çiftliklerinin hayatlarını nasıl etkilediğine dair ayrıntılı açıklamalar içeriyor.
Neden? Son 20 yılda Kuzey Carolina'daki tavuk endüstrisi büyüyerek her yıl 1 milyara yakın tavuk üretir hâle geldi. 2017'de eyaletteki tavukların 3’te 2’si, her biri yılda yarım milyondan fazla tavuk satan çiftliklerden geliyordu. Araştırmalar bu çiftliklerden çıkan atıkların yer altı sularını, yerel su yollarını ve havayı kirleterek yerel halkın sağlığını tehdit ettiğini gösteriyor. Tavuk çiftlikleri hâlihazırda domuz üretiminin yerel toplulukların sağlığına ve refahına uzun süredir zarar verdiği bilinen ilçelere inşa edildi.
Arka plan: 1964 Medeni Haklar Yasası'nın VI. Devlet Çevre Teşkilatı’nın düzenlemeleri, tavuk çiftliklerinin herhangi bir izin almadan açılmasına izin verdi. Bu düzenleme sonucu açılan çiftliklerin çoğu düşük gelirli, beyaz olmayan halkın yaşadığı bölgelerde yoğunlaşıyor. Söz konusu şikayet çevresel etkilerin yanı sıra Eyalet Çevre Kalite Departmanı’nın (DEQ) yaptıkları başarısız düzenlemeyle Siyahi, Yerli ve Latin Amerikalı sakinlere karşı ayrımcılık yaptığını iddia ediyor. Şikayet üzerinde çalışan Avukat Fredrick Ole Ikayo, "Eyalet yasası uyarınca DEQ düzenlemeler sonucunda belirli yerlerde meydana gelen kümülatif etkileri hesaba katmak zorundadır. Fakat şu anki durumda departman, kümes hayvanı tesislerinin nerede olduğunu ya da havayı ve suyu nasıl kirlettiklerini dahi bilmiyorlar." Davaya yönelik dikkat çeken bir konuysa avukatlar Başkan Biden'ın yönetiminin "çevresel adalete bütün-hükümet yaklaşımı"nı daha ayrıntılı olarak özetleyen bir yürütme emri yayınladığı ay içinde şikayette bulundular.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
apéro gazete'de bu hafta: Haftanın tarım ve gastronomi haberleri, Türkiye'de son 15 yılda alkollü içeceklere uygulanan vergileri, yasakları ve getirilen düzenlemeleri derledik. Sektörel yansımalarını şarap üreticisi Selda Tokat'la konuştuk.
05 May 2023

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Batı Karadeniz’in iç kesimlerindeki Daday, deniz etkisinin azaldığı, yüksek rakımlı ve ormanlık bir coğrafyada yer alıyor. Ormanlar, meralar, tarım arazileri ve köyler birbiriyle iç içe. Üretim ise iklimin ve mevsimlerin çizdiği sınırlar içinde ilerliyor. İki gün boyunca ziyaret ettiğimiz çiftlikler, bu koşullarla kurulan farklı ilişkileri anlamak için iyi birer durak.

Bir zamanlar İstanbul’un takvimi deniz üzerinden tutulurdu. Palamutun, lüferin ve uskumrunun gelişi mutfakta neyin pişeceği kadar, kayıkların ne zaman suya ineceğini, balıkçı tezgahlarının görünümünü ve şehrin gündelik akışını da belirliyordu. Bazı şeyler hiç değişmiyor. Ekim geldiğinde İstanbul’da gözler hâlâ yeniden denize çevriliyor.

Londra’yı gastronomi üzerinden tanımak için her zaman şehrin en yeni restoranlarının peşine düşmek gerekmiyor. Bazen birkaç sokaklık bir rota, şehrin yemek kültürünün nasıl değiştiğini görmek için yeterli. Borough Market’tan Bermondsey Street’e kadarki bu bölge de bunun iyi örneklerinden biri. Emre Onar, sevdiği duraklar ve kendi deneyimleri üzerinden bu kısa mesafeyi adım adım anlatıyor; kahveyle başlayan rotayı pazar tezgahlarından restoranlara, oradan da Bermondsey Street’in sakinliğine taşıyor.

Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.
05 Eki 2026

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.




