

Siemens EQ900 Tam Otomatik Kahve Makinesi : Kahvenizi nasıl alırdınız? Siemens EQ900 Kalbi damağında atan sevgili apéro okuru, kendi zevklerinizin peşinden tutkuyla gittiğiniz yolculuğunuzda sizi en yakın arkadaşınız olmaya aday Siemens EQ900 Tam Otomatik Kahve Makinesi ile tanıştırmak isteriz. Nedir? Kahve çekirdeklerinde gizlenen aromayı Siemens EQ900 ile ortaya çıkarma vakti geldi. Çünkü akıllı teknolojilerle donatılan bu kahve makinesi, en ince ayrıntısına kadar tam sizlik bir kahve hazırlamak için tasarlandı. Neler var? Zevkler ve renklerin tartışılması için BaristaMode hazır! Farklı kahve aromalarını ve tat kombinasyonlarını BaristaMode ile özgürce keşfedebilir; demleme ayarı, öğütme seviyesi, kahve ve süt miktarı, su basıncı, demleme süresi ve sıcaklık gibi detaylarla benzersiz kahvenizi yaratabilirsiniz. Kahve çeşidi ve kavurma seviyesini seçtikten sonra geriye beanIdent Sistemi ’nin hünerlerini izlemek kalıyor. Bu özellik, kavurma biçimi gibi kahve çekirdeğinin tat profilinin tam olarak ortaya çıkması için gereken tüm demleme ayarlarını, aromanın mükemmelliği için incelikli şekilde ayarlar. Tam dokunmatik iSelect ekranı , menüye kolayca göz atmanızı sağlarken dilediğiniz kahveyi tam da istediğiniz şekilde yapmanızı mümkün kılıyor. superSilent özelliğiyle kahvenizin tadı gibi hazırlanma süreci de bir o kadar huzurlu. Siz kahvenizi Siemens EQ900 Tam Otomatik Kahve Makinesi ile nasıl alırsınız bilemiyoruz ama tam zevkinize uygun, hayallerinizdeki gibi olacağına eminiz.
Daha fazlasını öğren →
Bir pazar kahvaltısı anı: Göğermiş peynirinin kokusu önderliğinde en az beş farklı peynir. Envaiçeşit reçeller, zeytinler, hamur işleri. Nesrin annesinden "masada saatlerce oturtacak kahvaltıların uzmanı” olarak bahsediyor. Hâl böyle olunca da evin babasının çalışmadığı tek gün olan pazar sabahları kurulan sofrayla kahvaltı şölen havasında geçiyor. Pazar günlerinin anlamını değiştiren, diğer günlerin hızlıca geçmesini sağlayan bu yemek ritüeli için Nesrin’in uygun gördüğü tanım: “Masanın etrafında saatlerce oturtan rakı sofrasından hâllice.”
I) Sofranın huzurunda: Pişirmek ve beslemek
Nesrin’in küçüklüğünden kalma kahvaltı anıları rengârenkken büyüdükçe işler epey değişiyor: “Sabahın yedisinde hazırlanan istiridye sosları, susam yağları, farklı unlarla elde edilen fırından yeni çıkmış ekmeklerin test ettiğim köşesi, personele pişirdiğim çorba, ekşi salata sosları derken sabahtan akşama hatta geceye kadar devam eden döngüyle bir şefin tattığı her lokma. Bir bakmışsın ki masaya oturup yemek yenilmeden biten bir gün daha.”

Yumurta salatası
Beden hem yemeğe hem de yemeğe dair içselleştirilen birçok duyguya açken güne devam edebilmek adına o an için mantıklı gelenin sadece kahve içmek olduğunu belirtiyor Nesrin ve ekliyor: “Sadece tadarak hazırladığım birçok yemeğin huzurunda, onları pişiren ve insanları besleyen ben olunca bir masaya oturduğumda yediklerim de zamanla sadeleşmeye başladı.”
Çok uluslu peynir tahtası
II) Peki ya kahvaltı?
Bir şefin günlük rutininde tadımlarla geçiştirilen diğer tüm öğünler gibi kahvaltı da es geçiliyor. Fakat başka bir sebeple: “Kahvaltı kalabalık sofralarda anlamlıydı. Yalnız başına yenilmemesi gerekiyormuş gibi hissettiriyor. En azından benim hayatımda uzunca bir süre böyle oldu diyebilirim. Ta ki Danimarka’ya taşınana kadar. Çalışma saatlerinin azalması, masanın kalabalıklaşması ve iştahımın zamanla yerine gelmesiyle sabah kahvaltı ritüelim bir dilim kızarmış tahıllı çavdar ekmeği, tuzlu tereyağı ve incecik kesilmiş Tilsit Havarti peyniriyle tekrar hayatıma girdi.”
Pålægschokolade: Beyaz ekşi maya ekmek üzeri ince kıtır çikolata
III) Yumurtanın hâlleri ve eşlikçileri
Beyaz ekmeği yücelten menemen, pazar kahvaltısında hep köşede duran otlu yumurta salatası ya da Fransız mutfağına âşık eden ve üniversitede öğrenilen kadifemsi dokuda çırpılmış yumurta: Nesrin’in olmazsa olmazı yumurtanın en sevdiği hâlleri. Danimarka’da kurduğu kahvaltıları en az üç çeşit yumurtayla başlattığından bahsediyor: “Bu sefer masaya herkesin kendine özgü yumurta eşleşmesini bulması adına her türlüsünü ekledim.” Yumurtaya eşlik etmek üzere peşi sıra; halhali ve portakal dolgulu zeytinler geliyor. Diğer yanda çilek ve portakal reçeli. Devamındaysa kuru domates, kahvaltılık zahter, keçi peyniri ve tabii ki börek.
Kahvaltı sofrasının tam ortası Akdeniz hasadı
IV) İthal kahvaltı sofrası: Nereden? Memleketten
Kopenhag’ta göçmenlerin yoğunlukta olduğu bölgelerin marketlerinde her türlü malzemeye ulaşılabiliyor. Norrebro’da yer alan Lygten Bazar Nesrin’in Türkiye’den ithal ekmek ayvasını dahi bulduğu ve ara sıra uğrayıp yokladığı bir dükkân: “Geçen gün Türk marketinde kendimi sivri biber ararken buldum. Her gün bakıp alıştığın bir manzara olarak pazar kahvaltısı beni tekrar heyecanlandırmaya başladı. Tek sorun iyi kaliteli malzemenin buraya sık uğramaması. İyi kalite bir nar ekşisi veyahut keçi peyniri ya da sucuk bulmak neredeyse imkânsız. Bir İtalyan süpermarketine girip ithal edilen ürünlerin ambalajlarını görünce çok içlenmiştim.” Peki ya Türkiye ziyaretlerinden getirilenler? “En son dönerken yanımda sadece halhali zeytin, turşu biber ve kuru zahter getirdim. Kilo kilo peyniri bavulda taşımaya henüz hazır değilim.”
Son lokma Nesrin’in geleneksel Türk kahvaltı sofrasına uyguladığı yaratıcı dokunuşla: “Sütle çırpılmış yumuşak tereyağına zeytin ezmesi ekliyorum. Üzerine portakal kabuğu rendesiyle tam bir Noel kahvaltısı havasında.”
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
"Meğerse peynirin tadı birlikte saatlerce vakit geçirebilmenin güzelliğindeymiş." Bu hafta Nesrin'in memleketten ötede kurulan sofrasında halhali zeytini, kahvaltılık zahter ve el açması börek var.
16 Eyl 2023

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Bordeaux’nun kurduğu şarap dünyası zamanla apelasyonlar, ödüller ve prestij üzerinden ortak bir ölçüte dönüştü. Fakat Asya’nın şarapla ilişkisi bunlardan çok daha eski. Çin’in Jiahu çömleklerinde ya da Japonya’nın Koshu bağlarında yazılan hikaye, şarabın tek bir coğrafyanın tanımlayabileceği kadar dar bir geçmişe sahip olmadığını gösteriyor. Bugün bu birikim, Batı’dan gelecek bir onaydan çok kendi referansları üzerinden yeni bir şarap kültürüne dönüşüyor.
22 Ağu 2026

Bir kısmı henüz kapılarını yeni açtı, bir kısmı yıllardır hayatımızda. Ortak noktaları ise aynı: Her biri Türkiye'nin yeme-içme sahnesine yeni bir fikir, yeni bir soluk ya da yeni bir yön öneriyorlar. Son dönemin en çok konuşulan 20 adresi bu seçkide.

İstanbul ve Çeşme'de günün farklı saatlerine yayılan beş restoranı biraraya getirdik. Kimi ekşi mayalı ekmekle güne başlıyor, kimi uzun yaz sofraları kuruyor, kimi ise kokteyl barıyla geceye keyif katıyor. Ortak noktaları ise mutfak kadar atmosfere de önem vermeleri.
15 Ağu 2026

Ayvalık'tan 45 dakika uzaklıkta bir ada: Midilli'de nerede yenir, nerede kalınır, ouzo nerede içilir, neler gezilir? Feribot, kapıda vize ve sezon bilgileriyle, tüm mekanların adresleri ve Google Maps bağlantılarıyla eksiksiz Midilli gastrorehberi.
13 Ağu 2026

Molyvos'tan Plomari'ye, Mytilene'den Kalloni Körfezi'ne Midilli'nin en iyi restoranları ve tavernaları: adresler, Google Maps bağlantıları ve fiyat bantlarıyla bölge bölge nerede yenir rehberi.
13 Ağu 2026







