Millî bir kahvaltı meselesi

Nesrin'in memleketten ithal kahvaltı sofrası.
Millî bir kahvaltı meselesi

16 Eylül - Siemens - apéro
Siemens ile birlikte

Siemens EQ900 Tam Otomatik Kahve Makinesi : Kahvenizi nasıl alırdınız? Siemens EQ900 Kalbi damağında atan sevgili apéro okuru, kendi zevklerinizin peşinden tutkuyla gittiğiniz yolculuğunuzda sizi en yakın arkadaşınız olmaya aday Siemens EQ900 Tam Otomatik Kahve Makinesi ile tanıştırmak isteriz. Nedir? Kahve çekirdeklerinde gizlenen aromayı Siemens EQ900 ile ortaya çıkarma vakti geldi. Çünkü akıllı teknolojilerle donatılan bu kahve makinesi, en ince ayrıntısına kadar tam sizlik bir kahve hazırlamak için tasarlandı. Neler var? Zevkler ve renklerin tartışılması için BaristaMode hazır! Farklı kahve aromalarını ve tat kombinasyonlarını BaristaMode ile özgürce keşfedebilir; demleme ayarı, öğütme seviyesi, kahve ve süt miktarı, su basıncı, demleme süresi ve sıcaklık gibi detaylarla benzersiz kahvenizi yaratabilirsiniz. Kahve çeşidi ve kavurma seviyesini seçtikten sonra geriye beanIdent Sistemi ’nin hünerlerini izlemek kalıyor. Bu özellik, kavurma biçimi gibi kahve çekirdeğinin tat profilinin tam olarak ortaya çıkması için gereken tüm demleme ayarlarını, aromanın mükemmelliği için incelikli şekilde ayarlar. Tam dokunmatik iSelect ekranı , menüye kolayca göz atmanızı sağlarken dilediğiniz kahveyi tam da istediğiniz şekilde yapmanızı mümkün kılıyor. superSilent özelliğiyle kahvenizin tadı gibi hazırlanma süreci de bir o kadar huzurlu. Siz kahvenizi Siemens EQ900 Tam Otomatik Kahve Makinesi ile nasıl alırsınız bilemiyoruz ama tam zevkinize uygun, hayallerinizdeki gibi olacağına eminiz.

Daha fazlasını öğren

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

Bir pazar kahvaltısı anı: Göğermiş peynirinin kokusu önderliğinde en az beş farklı peynir. Envaiçeşit reçeller, zeytinler, hamur işleri. Nesrin annesinden "masada saatlerce oturtacak kahvaltıların uzmanı” olarak bahsediyor. Hâl böyle olunca da evin babasının çalışmadığı tek gün olan pazar sabahları kurulan sofrayla kahvaltı şölen havasında geçiyor. Pazar günlerinin anlamını değiştiren, diğer günlerin hızlıca geçmesini sağlayan bu yemek ritüeli için Nesrin’in uygun gördüğü tanım: “Masanın etrafında saatlerce oturtan rakı sofrasından hâllice.”

I) Sofranın huzurunda: Pişirmek ve beslemek

Nesrin’in küçüklüğünden kalma kahvaltı anıları rengârenkken büyüdükçe işler epey değişiyor: “Sabahın yedisinde hazırlanan istiridye sosları, susam yağları, farklı unlarla elde edilen fırından yeni çıkmış ekmeklerin test ettiğim köşesi, personele pişirdiğim çorba, ekşi salata sosları derken sabahtan akşama hatta geceye kadar devam eden döngüyle bir şefin tattığı her lokma. Bir bakmışsın ki masaya oturup yemek yenilmeden biten bir gün daha.” 

Yumurta salatası


Beden hem yemeğe hem de yemeğe dair içselleştirilen birçok duyguya açken güne devam edebilmek adına o an için mantıklı gelenin sadece kahve içmek olduğunu belirtiyor Nesrin ve ekliyor: “Sadece tadarak hazırladığım birçok yemeğin huzurunda, onları pişiren ve insanları besleyen ben olunca bir masaya oturduğumda yediklerim de zamanla sadeleşmeye başladı.” 

Çok uluslu peynir tahtası


II) Peki ya kahvaltı?

Bir şefin günlük rutininde tadımlarla geçiştirilen diğer tüm öğünler gibi kahvaltı da es geçiliyor. Fakat başka bir sebeple: “Kahvaltı kalabalık sofralarda anlamlıydı. Yalnız başına yenilmemesi gerekiyormuş gibi hissettiriyor. En azından benim hayatımda uzunca bir süre böyle oldu diyebilirim. Ta ki Danimarka’ya taşınana kadar. Çalışma saatlerinin azalması, masanın kalabalıklaşması ve iştahımın zamanla yerine gelmesiyle sabah kahvaltı ritüelim bir dilim kızarmış tahıllı çavdar ekmeği, tuzlu tereyağı ve incecik kesilmiş Tilsit Havarti peyniriyle tekrar hayatıma girdi.”

Pålægschokolade: Beyaz ekşi maya ekmek üzeri ince kıtır çikolata


III) Yumurtanın hâlleri ve eşlikçileri

Beyaz ekmeği yücelten menemen, pazar kahvaltısında hep köşede duran otlu yumurta salatası ya da Fransız mutfağına âşık eden ve üniversitede öğrenilen kadifemsi dokuda çırpılmış yumurta: Nesrin’in olmazsa olmazı yumurtanın en sevdiği hâlleri. Danimarka’da kurduğu kahvaltıları en az üç çeşit yumurtayla başlattığından bahsediyor: “Bu sefer masaya herkesin kendine özgü yumurta eşleşmesini bulması adına her türlüsünü ekledim.” Yumurtaya eşlik etmek üzere peşi sıra; halhali ve portakal dolgulu zeytinler geliyor. Diğer yanda çilek ve portakal reçeli. Devamındaysa kuru domates, kahvaltılık zahter, keçi peyniri ve tabii ki börek.

Kahvaltı sofrasının tam ortası Akdeniz hasadı


IV) İthal kahvaltı sofrası: Nereden? Memleketten

Kopenhag’ta göçmenlerin yoğunlukta olduğu bölgelerin marketlerinde her türlü malzemeye ulaşılabiliyor. Norrebro’da yer alan Lygten Bazar Nesrin’in Türkiye’den ithal ekmek ayvasını dahi bulduğu ve ara sıra uğrayıp yokladığı bir dükkân: “Geçen gün Türk marketinde kendimi sivri biber ararken buldum. Her gün bakıp alıştığın bir manzara olarak pazar kahvaltısı beni tekrar heyecanlandırmaya başladı. Tek sorun iyi kaliteli malzemenin buraya sık uğramaması. İyi kalite bir nar ekşisi veyahut keçi peyniri ya da sucuk bulmak neredeyse imkânsız. Bir İtalyan süpermarketine girip ithal edilen ürünlerin ambalajlarını görünce çok içlenmiştim.” Peki ya Türkiye ziyaretlerinden getirilenler? “En son dönerken yanımda sadece halhali zeytin, turşu biber ve kuru zahter getirdim. Kilo kilo peyniri bavulda taşımaya henüz hazır değilim.” 

Son lokma Nesrin’in geleneksel Türk kahvaltı sofrasına uyguladığı yaratıcı dokunuşla: “Sütle çırpılmış yumuşak tereyağına zeytin ezmesi ekliyorum. Üzerine portakal kabuğu rendesiyle tam bir Noel kahvaltısı havasında.”

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

NEREDE YAYIMLANDI?

apéroapéro

BÜLTEN SAYISI

🍽️ Kahvaltı sofrasından çok uluslu kahvaltı kulübüne

"Meğerse peynirin tadı birlikte saatlerce vakit geçirebilmenin güzelliğindeymiş." Bu hafta Nesrin'in memleketten ötede kurulan sofrasında halhali zeytini, kahvaltılık zahter ve el açması börek var.

16 Eyl 2023

Siemens ile birlikte
Nesrin'in sofrası, Fotoğraf: Juri Krasilnikoff

YAZARLAR

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

İLGİLİ OKUMALAR

apéroapéro

HİKAYE

Ethem Efendi Kahvaltı'da: Bir öğünden fazlası

Türkiye'de kahvaltı hiçbir zaman yalnızca günün ilk öğünü olmadı. Ailelerin, dostlukların ve gündelik hayatın etrafında şekillenen bu kültür, Erenköy'deki Mehmet Ali Paşa Köşkü'nde bulunan Ethem Efendi Kahvaltı'yla geçmişi ve bugünü aynı sofrada buluşturuyor.

11 Tem 2026

Ethem Efendi Kahvaltı'da: Bir öğünden fazlası
apéroapéro

HİKAYE

Londra'da Türk mutfağının yeni dönemi

Londra’da Türk mutfağı artık yalnızca kebapçılar ve mahalle restoranlarından ibaret değil. Şehrin merkezinde açılan yeni nesil restoranlar, sokak lezzetlerini yeniden yorumlayan girişimler ve farklı kitlelerle kurulan yeni ilişkiler, mutfağın görünürlüğünü ve algısını değiştiriyor. Soho’dan Dalston’a uzanan bu rota, Türk mutfağının Londra gastronomi sahnesindeki yerini takip ediyor.

04 Tem 2026

Londra'da Türk mutfağının yeni dönemi
apéroapéro

HİKAYE

Hona: Ahıska'dan kalanlar

Beyoğlu’nun, ahşap dokulu ve minimalist atmosferiyle öne çıkan Uzak Doğu etkili restoranı Hona'dayız. Hona, şef Ansar Kemaloğlu’nun ailesinin sürgün edildiği köyün adı. Özbekistan’da geçen çocukluk yılları, Uzak Doğu mutfaklarıyla kurulan erken temas, Türk mutfağına yöneliş ve Uygur mutfağında başlayan profesyonel deneyim, bugün Hona’yı şekillendiren fikrin temelini oluşturuyor.

Reyhan Ülker

·

27 Haz 2026

Hona: Ahıska'dan kalanlar
apéroapéro

HİKAYE

Ege’den Boğaz’a, Bodrum’dan Çeşme’ye: Denizin kıyısında beş sofra

Ege kıyıları ve İstanbul Boğazı boyunca uzanan beş restorana konuk olduk. Her biri denizle kurulan ilişkiyi farklı yorumlarla ele alıyor. Kimi mevsime teslim olup günlük avın peşinden gidiyor, kimi ocakbaşını esintili bir Bodrum akşamına taşıyor, kimi ise köklü aile hikayelerini aynı bahçede yaşatıyor. Ortak noktaları ise ürünün kendisine duyulan güven ve ortak kurulan sofralar.

20 Haz 2026

Ege’den Boğaz’a, Bodrum’dan Çeşme’ye: Denizin kıyısında beş sofra
apéroapéro

HİKAYE

Narenciye punch: Alkolsüz ve isli

Punch denince akla genellikle alkollü içecekler gelse de bu tarif, narenciye, çay ve baharat notalarının öne çıktığı alkolsüz bir yorum sunuyor. İsli karakteriyle öne çıkan Lapsang Souchong çayı, limon ve portakal kabuklarından hazırlanan oleo-saccharum ile birleşirken; tonik ve soda suyu karışıma ferahlatıcı bir canlılık kazandırıyor. Önceden hazırlanan soğuk demleme çay sayesinde derin aromalara sahip bu punch, kalabalık davetler için ideal.

20 Haz 2026

Narenciye punch: Alkolsüz ve isli