Savaşın gölgesinde varlık fiyatlamaları

EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Bu hafta Rusya ile Ukrayna arasındaki gerilimin tırmanması, küresel finans piyasalarını önemli ölçüde etkileyerek volatilitenin artmasına ve yatırımcıların daha defansif bir tutum benimsemesine yol açtı. Ukrayna'nın ABD ve İngiltere’den tedarik edilen uzun menzilli füzeleri Rusya topraklarına fırlatması ve Rusya'nın misilleme olarak kıtalararası balistik füze saldırıları dahil yoğunlaşan askeri eylemleri, jeopolitik riskleri artırarak dünya çapında çeşitli varlık sınıflarında dalgalanmalara neden oldu.
Bu çatışmanın etkisiyle Avrupa borsalarında kayda değer düşüşler yaşandı. Stoxx Europe 600 endeksi %0,5 değer kaybederken, Almanya'nın DAX ve Fransa'nın CAC 40 endeksleri %0,7 oranında geriledi. Bu düşüşler, Avrupa'nın bölgeye yakınlığı ve ekonomik bağları göz önüne alındığında, çatışmanın Avrupa ekonomisi üzerindeki potansiyel etkilerine ilişkin endişeleri yansıtıyor olabilir. Wall Street endeksleri ise başlangıçtaki düşüşlere rağmen direnç gösterdi. S&P 500 endeksi, Nvidia gibi teknoloji şirketlerinin güçlü performansı sayesinde %0,4'lük bir kazanç sağladı. Bu durum, jeopolitik gerilimlerin piyasayı olumsuz etkilediği anlarda bile güçlü kurumsal kazançların ve sektörel dinamiklerin dengeleyici olabileceğini gösteriyor.
Ortadoğu endeksleri de küresel çalkantıdan çok fazla etkilenmedi. Körfez borsaları genel olarak gerilerken, Abu Dabi ve Dubai endeksleri sırasıyla %1,00 ve %0,70 oranında düşüş kaydetti. Bu hareketler, küresel piyasaların birbirine bağlılığını ve jeopolitik olayların yaygın etkisini bir kez daha gözler önüne serdi. Türkiye’de ise başlangıçta negatif fiyatlama görüldü; birçok hisse senedi devre keserken, diğer taraftan TL tahviller ve offshore TL gibi varlıklar değer kazandı. Ancak TCMB’nin faiz kararının ardından bankacılık endeksi %6’nın üzerinde yükselişle günü tamamladı, diğer endeksler ise %3’ten fazla artış gösterdi. Teknik olarak BIST 100 endeksinin 9.300 seviyesinin üzerinde kalması, jeopolitik risklerin azalması durumunda pozitif seyrin sürebileceği sinyalini veriyor.
Gerilimin arttığı bu ortamda, risk algısı düşük yatırımcılar devlet tahvilleri gibi güvenli liman varlıklarına yöneliyor. ABD Hazine tahvillerine olan talep, 10 yıllık tahvil getirilerini yaklaşık 10 baz puan düşürerek %4,35’e geriletti. Benzer şekilde, Alman tahvil getirileri de düşüş göstererek %2,37 seviyesine indi. Bu hareketler, jeopolitik belirsizliklerin güvenli liman talebini artırdığını ve klasik "güvenliğe kaçış" tepkisini yansıttığını gösteriyor.
Gelişmekte olan piyasa tahvilleri ise jeopolitik ve ekonomik şoklara karşı daha hassas oldukları için özellikle olumsuz etkilendi. Rusya ve Ukrayna ekonomileriyle güçlü bağları bulunan Doğu Avrupa ülkelerinin devlet borçları üzerindeki spreadler genişledi. Örneğin, Macaristan ve Polonya tahvil getirileri, artan risk primleriyle birlikte yükseldi. Türkiye'nin eurobondları ise bu riskten büyük ölçüde etkilenmedi; risk primi 260 baz puanın altında işlem görürken, eurobondlar %4,40’ın altında fiyatlandı.
Avrupa kurumsal tahvil piyasaları da ekonomik istikrar ve kredi riskine ilişkin endişeler nedeniyle baskı altında kaldı. Yatırım sınıfı tahvillerin getirileri artarken, kredi spreadleri genişledi ve bu da artan risk algısını yansıttı. Yüksek getirili tahviller, potansiyel ekonomik olumsuzluklar karşısında daha fazla baskı gördü.
Petrol piyasası, çatışmalara sert tepki vermedi. Brent ham petrol vadeli işlemleri %0,4 artışla varil başına 71,33 dolara, ABD ham petrol vadeli işlemleri ise %0,3 artışla 67,20 dolara yükseldi. Bu artışlar, çatışmanın Rus petrol altyapısını etkileyebileceği endişelerinden kaynaklandı. Altın fiyatları ise yukarı yönlü ivmesini sürdürerek art arda dördüncü seansta da yükseldi. Spot altın %0,3 artışla ons başına 2.657,40 dolara çıkarak 11 Kasım'dan bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Değerli metalin bu yükselişi, jeopolitik belirsizlikler karşısında güvenli liman olarak görülen rolünü yansıtıyor.
Son olarak, Rusya-Ukrayna gerilimi yatırımcıları güvenli liman varlıklarına yönlendirerek Japon yeni ve İsviçre frangına değer kazandırdı. Altının devam eden yükselişi ise jeopolitik istikrarsızlık dönemlerinde yatırımcıların bu değerli metale yönelme eğilimini bir kez daha ortaya koyuyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
TCMB politika faizini sabit bırakarak bekleneni vermiş olsa da, kararın ardından açıklanan metin beklenenden çok daha güvercin nitelikler taşıyordu.
22 Kas 2024

YAZARLAR

Eren Kuru
Sipay Hazine Müdürü ve yatırım danışmanı. Daha önce Borsa İstanbul’da İş Geliştirme Departmanı’nda, Vakıf Yatırım'da Yatırım Danışmanlığı ve Algoritmik Trading Departmanı'nda, Ziraat ve Allbatross Portföy tarafında da Fon Yönetimi'nde çalıştı.

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR



