Sofralardaki görünmez emek: Mevsimlik tarım işçiliği

Gün sonunda kendimize demlediğimiz yorgunluk çayının içinde “yorgun” bir emek var.
Sofralardaki görünmez emek: Mevsimlik tarım işçiliği

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

Tarım üretiminin doğanın ahengine bağlı olan döngüsel yapısı tarım işini de mevsimselleştiriyor. Doğa izin verdiğinde ekiyoruz, izin verdiğinde topluyoruz. İşçilere olan talep de buna göre şekilleniyor.

Nasıl işliyor? Mevsimlik tarım işçisi olarak çalışan aileler "dayıbaşı" ismiyle bilinen tarım iş araçlarının yönlendirmesiyle yılın belli dönemlerinde belli işlere dağıtılıyor. Dayıbaşılık, aslında emek yoğun sektörlerde politika yoksunluğu sebebiyle ortaya çıkan ve komisyonculuk faaliyetiyle para kazandıran bir sistem. Bu kişileri, işveren ve işçi arasında bağlantı kurarak istihdam edilmesine vesile olduğu her işçiden komisyon ücreti alan, kayıt dışı istihdam bürosu olarak da tanımlamak mümkün. Mevsimlik tarım işi yapan kişiler ve aileler, çocuk iş gücünün de kullanıldığı, bazı durumlarda tüm hane halkının üretime katıldığı bir düzende, memleketlerinden dayıbaşının yönlendirdiği bölgelere göç ediyor, yılın belli aylarını burada çalışarak geçiriyor ve her şey yolunda giderse emeklerinin karşılığını alıp memleketlerine geri dönüyor. 

Regülasyondan uzak: Anlaşılacağı üzere bu sistem çerçevesinde kurulan istihdam ilişkisi regülasyon ve hak korumasından uzak. İşverenin dayıbaşından talebi, sağlamış olduğu işçilerin istenen süre boyunca aralıksız çalışmaları. İşçilerin talepleri ise bahsedilen işe tekabül eden ücretlerini almak ve çalışmayla yaşam koşullarının “kabul edilebilir” olması. Kabul edilebilirlik ölçütünün göreceli olduğu malum; fakat mevsimlik tarım işçilerinin de kabul edilebilir yaşam koşullarına dair pazarlık için masaya oturmaya yetecek kadar kozları maalesef yok. 

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) 2019 yılına ilişkin “Tarımsal İşletme İş Gücü Ücret Yapısı İstatistikleri” başlığında açıkladığı verilere göre ülkede mevsimlik tarım işçilerine ödenen en yüksek günlük ücret 141 TL olarak Çanakkale’de erkek işçilere ödeniyor. En düşük ücretse günlük 50 TL olarak Hatay’da kadın tarım işçilerine ödeniyor. Birleşmiş Milletler Mülteci Yüksek Komiserliği’nin (UNHCR) 2014'te yayımladığı rapora göre gezici mevsimlik tarım işçilerinin %80’i çadırlarda veya benzeri geçici konutlarda kalıyor. %56’sı elektriğe, %62’si musluk suyuna, sıhhi tuvalet ve banyo koşullarına rahat erişemiyor. Durum böyle olunca pandemi sürecinde işçiler, daha da büyük endişelerle ve iş güvenlik problemleriyle çalışmaya mecbur kalıyor. 

Türkiye iller ve cinsiyet bazında en düşük ve en yüksek mevsimlik tarım işçisi yevmiyeleri (2019) Kaynak: TÜİK
Türkiye iller ve cinsiyet bazında en düşük ve en yüksek mevsimlik tarım işçisi yevmiyeleri (2019)
Kaynak: TÜİK

İstihdam kaynağında değişim: 2011’de Suriye’de başlayan iç savaştan sonra Türkiye, dünyada en çok mülteciye kapı açan ülke oldu. Göç İdaresi Başkanlığı’nın son verilerine göre Türkiye’de geçici koruma kapsamında bulunan yaklaşık 3 milyon 600 bin Suriye vatandaşı var. Türkiye-Suriye sınırında yoğunlaşan mülteci popülasyonu ise kayıt dışı bir şekilde faaliyet gösteren dayıbaşlarının 2011’den beri en çok tercih ettiği iş gücü kaynağı hâlinde. Dayıbaşılık sistemine mahkûm bir şekilde iş bulup hayatlarını devam ettiren mevsimlik tarım işçilerinin, geçici koruma altındaki Suriye vatandaşı nüfusunun toplam nüfusa oranının yüksek olduğu illerde (Kilis, Hayat, Şanlıurfa, Antep) büyük bir emek sömürüsüyle mücadele ettikleri ortada. Başka çareleri olmayan aileler, eskisinden daha da düşük ücretlere çalıştırılıyor. Bundan önce bu bölgelerde mevsimlik tarım işiyle geçinen ailelerin, krizden sonra dayıbaşlarının artık yüzlerine bakmamasıyla açıkta kalmaları ise bu konuda bir politika geliştirilmesini elzem kılan bir başka etmen.

Peki bu görünmez işçilik hepimiz için niye bu kadar önemli? Mevsimsel işçilik her gün tükettiğimiz bazı ürünlerin arkasındaki üretim sürecinin yadsınamaz bir gerçeği. Çay veya şeker gibi soframızın demirbaşı olmuş ürünlerin çoğu mevsimlik tarım işçilerinin minibüslerde yöreden yöreye giderek emeğini tarlaya akıtmasıyla bize ulaşıyor. Yaz başı şeker pancarı tarlalarında çapalama yapan, mayısta Aksaray’da ayçiçeği toplayan, yazın farklı aylarında Rize’de çay hasatına giden, Malatya’da kayısı toplayan, yaz sonu fındık tarlalarında çalışan mevsimlik işçiler, sonbahara girdiğimiz bu aylarda pamuk tarlalarında hasata başlayacak. Ne emekleri ne de dertleri görünür olan mevsimlik tarım işçileri sofralarımızda gördüğümüz ürünlerin arkasındaki görünmez emek. 

Ne yapılmalı? Gün sonunda kendimize demlediğimiz yorgunluk çayının içinde “yorgun” bir emek var. Gezici mevsimlik tarım işçilerinin kötü yaşam ve çalışma koşullarından kurtarılması, dayıbaşları ve üreticiler tarafından istismar edilmemesi ve sendikalaşabilmeleri için merkezî ve yerel yönetimlere büyük sorumluluk düşüyor. Fakat yalnızca bu değil. Hayatlarını kazanmaya gittikleri illerde toplum tarafından maruz kaldıkları ırkçılık da yüzleştikleri bir başka problem. Geçtiğimiz eylül ayında Mardin’den Sakarya’ya çalışmak için gelen mevsimlik tarım işçilerinin bölgedeki insanlar tarafından darp edilişi ve işçilerin Kürt olmaları sebebiyle hakaret ve şiddete maruz kaldıkları iddiası hâlâ akıllarda. Böyle olayların gerçekleşmemesi için bir çözüm bulunana kadar yaşananların unutulmaması dileğiyle…

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

NEREDE YAYIMLANDI?

apéroapéro

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

🌈 Mevsimlik tarım işçiliği, gıdada sahtecilik, kapsayıcı mekânlar

Bardağın boş ve dolu tarafı: Vegan bal, gıda sahteciliğine blockchain önlemi, güvenli mekân ağı, mevsimlik tarım işçileri

21 Eki 2020

🌈 Mevsimlik tarım işçiliği, gıdada sahtecilik, kapsayıcı mekânlar

YAZARLAR

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

İLGİLİ OKUMALAR

apéroapéro

HİKAYE

Bedenin modası, beslenmenin trendi: Peki şimdi ne yiyeceğiz?

Beslenme trendleri ortaya çıkarken bilimsel bilgi; medya, beden idealleri, sosyal normlar ve gıda endüstrisi tarafından seçiliyor, sadeleştiriliyor ve ürünleştiriliyor. Böylece bilim, gündelik yaşamın ve tüketim alışkanlıklarının parçası hâline gelirken sağlıklı beden, “doğru” beslenme ve kendimize iyi bakmak da sürekli yeniden tanımlanıyor.

Reyhan Ülker

·

12 Eyl 2026

Bedenin modası, beslenmenin trendi: Peki şimdi ne yiyeceğiz?
apéroapéro

HİKAYE

Sifnos'un yolu: Bir ada nasıl gastronomi destinasyonuna dönüşür?

Yunanistan’ın küçük Kiklad adalarından Sifnos, yerel ürünleri, geleneksel yemekleri ve son 15 yılda açılan şef restoranlarıyla ülkenin öne çıkan gastronomi duraklarından birine dönüştü. Adada nohut, peynir, kapari, kekik balı ve balık gibi ürünler hem geleneksel tavernaların hem de yeni nesil restoranların menülerinde yer buluyor. Seramikçilik gibi yüzyıllardır süren zanaatlar yemek kültürünün bir parçası olmaya devam ederken farklı ülkelerden şeflerle yapılan işbirlikleri de Sifnos mutfağını yeni tatlara ve tekniklere açıyor.

Emre Onar

·

05 Eyl 2026

Sifnos'un yolu: Bir ada nasıl gastronomi destinasyonuna dönüşür?
apéroapéro

HİKAYE

Doğaya dönüşün ilk dalgası: Foraging'in yeniden keşfi

Bir zamanlar bir hayatta kalma becerisi olan foraging, bugün fine dining'in, wellness kültürünün ve sosyal medyanın ilgi alanında. Bu geri dönüş, insanın doğadan yeniden beslenmesinden çok, doğayla kopmuş ilişkisinin farkına varmasıyla ilgili olabilir.

Reyhan Ülker

·

29 Ağu 2026

Doğaya dönüşün ilk dalgası: Foraging'in yeniden keşfi
apéroapéro

HİKAYE

Bordeaux’dan sonra: Şarabın görünmeyen coğrafyasında

Bordeaux’nun kurduğu şarap dünyası zamanla apelasyonlar, ödüller ve prestij üzerinden ortak bir ölçüte dönüştü. Fakat Asya’nın şarapla ilişkisi bunlardan çok daha eski. Çin’in Jiahu çömleklerinde ya da Japonya’nın Koshu bağlarında yazılan hikaye, şarabın tek bir coğrafyanın tanımlayabileceği kadar dar bir geçmişe sahip olmadığını gösteriyor. Bugün bu birikim, Batı’dan gelecek bir onaydan çok kendi referansları üzerinden yeni bir şarap kültürüne dönüşüyor.

22 Ağu 2026

Bordeaux’dan sonra: Şarabın görünmeyen coğrafyasında
apéroapéro

HİKAYE

apéro 20: Masanın yeni hâli

Bir kısmı henüz kapılarını yeni açtı, bir kısmı yıllardır hayatımızda. Ortak noktaları ise aynı: Her biri Türkiye'nin yeme-içme sahnesine yeni bir fikir, yeni bir soluk ya da yeni bir yön öneriyorlar. Son dönemin en çok konuşulan 20 adresi bu seçkide.

Reyhan Ülker

·

15 Ağu 2026

apéro 20: Masanın yeni hâli