Tercih sebebi olarak sürdürülebilirlik


Dardanel ’den sağlıklı ve lezzetli deniz ürünleri
Dardanel dondurulmuş deniz ürünleri Bugünkü bültene sağlıklı lezzetlerden oluşan ürün yelpazesini geliştirmeye devam eden ve birbirinden nefis tariflerle sofralara renk ve çeşitlilik katan Dardanel ’in d ondurulmuş deniz ürünleri serisini…
Daha fazlasını öğren →
ABD merkezli danışmanlık şirketi Kearney’nin her yıl yayımlanan Dünya Günü Anketi’ne göre tüketicilerin %42'si alışveriş esnasında ürün tercihlerinde markaların sürdürülebilirlik anlayışlarını dikkate aldıkları belirtildi. Önceki yılın anket sonuçlarına kıyasla görülen %18’lik artışla tüketicilerin satın alma kararlarında çevresel yaklaşımların giderek daha fazla rol oynadığı gözlemlendi. Ankette sürdürülebilirlik iddialarına sahip ürünleri satın almalarını neyin engellediği sorusuna tüketicilerin %46'sı birincil faktörün fiyatlar olduğunu söyledi. Bu oran 2022'ye göre 4 puan ve 2019'a göreyse 7 puan düşüşte.
- Neden önemli? Kearney, "Gezegene fayda sağlama niyetiyle iklim etkilerine dayalı olarak gıda seçimleri yapmak" olarak tanımladığı "iklimcilik" anlayışının fiyatlara daha az duyarlı olduğunu söyledi. 1000 tüketiciyle yapılan anket sonuçlarına göre enflasyonla beraber gıda kategorilerinde artan fiyatlara rağmen maliyetin çevresel fayda söz konusu olduğunda tüketici tercihlerine daha az etkisi olduğunu tespit etti. Ankete katılan tüketicilerin büyük çoğunluğu çevre dostu yiyecek seçeneklerine geçiş sorumluluğunu yiyecek ve içecek şirketlerine yükledi. Yanıtların yalnızca %26'sı yasa koyucuların ve düzenleyicilerin sorumluluğu üstlenmesi gerektiği yönünde.
- Arka plan: PepsiCo gibi endüstri devleri onarıcı tarımı benimseme yolunda ilerlerken Anheuser-Busch ve Conagra Brands gibi şirketler üretim sürecinde oluşan karbonu dengelediklerini iddia ettikleri ürünleri piyasaya sürdüler. Bazı eleştirmenler şirketlerin bahsi geçen uygulamaları yeterince yapmadıklarına inanıyor. Food & Water Watch'un Politika Direktörü Jim Walsh daha önce yaptığı açıklamasında endüstrinin mevcut çabalarının anlamlı bir değişiklik sağlamayacağını çünkü birçoğunun hâlâ zararlı böcek ilacı ve gübre kullandığını söyledi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
apéro gazete'de bu hafta: Haftanın tarım ve gastronomi haberleri, şeflerin ürettikleri söylemler, kendilerini konumlandırmaları, her geçen gün artan saygınlıkları ve etki alanlarıyla yemek-toplum ilişkisine dair.
28 Nis 2023

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Kemikleri ve iç organlarıyla yenen ortolan kuşu, Fransız gastronomisinin en tartışmalı yemeklerinden biri. Dumas’nın mutfak sözlüğünden "Succession"a uzanan hikayesi, bir lokmalık haz uğruna hayvanlara çektirilen acıyı gündeme getirirken geleneksel olarak ortolanları yerken başa örtülen peçete, başka bir soruyu da akla getiriyor: Yemek yerken neden saklanırız?

Nezleyken elma neden elma gibi gelmez, kırmızıya boyanmış beyaz bir şarap kırmızı şarap gibi algılanabilir mi? Lezzet yalnızca dilimizin işi değil. Koku, görme ve ağızda oluşan duyumların kesişiminde şekillenen bu deneyim, bir yiyeceği tanımamızdan onu sevmemize kadar pek çok şeyi etkiliyor.

Batı Karadeniz’in iç kesimlerindeki Daday, deniz etkisinin azaldığı, yüksek rakımlı ve ormanlık bir coğrafyada yer alıyor. Ormanlar, meralar, tarım arazileri ve köyler birbiriyle iç içe. Üretim ise iklimin ve mevsimlerin çizdiği sınırlar içinde ilerliyor. İki gün boyunca ziyaret ettiğimiz çiftlikler, bu koşullarla kurulan farklı ilişkileri anlamak için iyi birer durak.

Bir zamanlar İstanbul’un takvimi deniz üzerinden tutulurdu. Palamutun, lüferin ve uskumrunun gelişi mutfakta neyin pişeceği kadar, kayıkların ne zaman suya ineceğini, balıkçı tezgahlarının görünümünü ve şehrin gündelik akışını da belirliyordu. Bazı şeyler hiç değişmiyor. Ekim geldiğinde İstanbul’da gözler hâlâ yeniden denize çevriliyor.

Londra’yı gastronomi üzerinden tanımak için her zaman şehrin en yeni restoranlarının peşine düşmek gerekmiyor. Bazen birkaç sokaklık bir rota, şehrin yemek kültürünün nasıl değiştiğini görmek için yeterli. Borough Market’tan Bermondsey Street’e kadarki bu bölge de bunun iyi örneklerinden biri. Emre Onar, sevdiği duraklar ve kendi deneyimleri üzerinden bu kısa mesafeyi adım adım anlatıyor; kahveyle başlayan rotayı pazar tezgahlarından restoranlara, oradan da Bermondsey Street’in sakinliğine taşıyor.




