Umut Karakuş'la: Anadolu mutfak kültüründen kadim teknikler

Bir şefin ilhamının kaynağını sorgularken karşımıza fermantasyon ve gelenek ikilisi çıkıyor. Mutfağın zaman kapsülü teknik, gelenek ve yenilik arasındaki etkileşimi şef Umut Karakuş anlatıyor.
Umut Karakuş'la: Anadolu mutfak kültüründen kadim teknikler

20 Ocak - Metro Türkiye - apéro
Metro Türkiye ile birlikte

Metro Türkiye'den eski usul yeni trend: Fermente ürünler Yeni bir akım gibi konuşulsa da Anadolu’da aslında yüzyıllardır kullanılan bir yöntem olan fermantasyon, Anadolu mutfak kültürünün en önemli ögeleri arasında yer alıyor. Gıdaların uzun süreli korunmasını ve saklanmasını sağlayan fermantasyon tekniği, gıda atıklarını önlemeyi de mümkün kılıyor. Fermantasyonun hem sağlığımıza hem de mutfaklarımızın sürdürülebilirliğine sağladığı faydalara dikkat çeken Metro Türkiye , turşu çeşitlerinden tarhanaya, filizlendirilmiş fermente bakliyatlardan meyveli sirkelere kadar çeşitli ürünler sunarak fermente gıdaların mutfaklarda daha fazla kullanılması için çalışıyor. Fermente gıdaların demirbaşı: Meyve sirkeleri Metro Türkiye ’nin kendi markası Metro Chef ile sunduğu fermente gıdaların başında gelen meyve sirkelerinin 8 farklı çeşidi bulunuyor: Alıç, nar, vişne, ceviz, erik, incir, kekik ve kokteyl sirke. Filtresiz, katkısız türleriyle Metro Chef meyve sirkeleri , %100 meyveden elde ediliyor ve Metro Usulüyle raflara geliyor. En az %4 düşük asidite oranıyla dikkat çeken meyve sirkeleri aynı zamanda parlak rengi ve dengeli tadıyla da tabaklarda farklılık yaratıyor. Metro Usulü Nar Sirkesi’nin hikâyesine buradan ulaşabilirsin.

Daha fazlasını öğren

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

Köklü geçmişiyle fermantasyonun ardındaki hikayeleri ve bunun yerel yemek kültürünün canlı dokusunu şekillendirmedeki rolünü açığa çıkarmak için Muutto’nun kurucusu ve şefi Umut Karakuş’la sohbete oturuyoruz. Anne mutfağından gelen geleneksel tarifleri kendi mutfak perspektifiyle yeniden yorumlayan Umut, Fransa mutfağı mezunu olduğunu belirterek kültürünü tam manasıyla kavrayamadığı bir mutfağın en fazla iyi bir kopyasını yapabileceğini düşünüyor ve kendini neden içinde doğup büyüdüğü kültürün pişiricisi olarak tanımladığını şu sözlerle açıklıyor: “Yaptığım bütün yemekler kültürel bazlı. Çünkü biliyorum ki ancak kültürel dokularını bildiğim bir işe yönelirsem derinlik katabilirim.” 

Yoğurdun yoğurtla yapıldığını öğrendiği çocukluk çağlarında tanıştığı fermantasyon, bugün mutfağında hiç eksik etmediği ve hatta makarnasını dahi yaptığı annesinin beyaz lahana turşusu, ekşi mayalı ekmek, yoğurt gibi süt bazlı ürünlerle hep elini altında. Tatlı ekşili, meyvelerle yapılmış chutney türevi turşular ise Umut’un bu konudaki yeni oyun alanı. Umut’un ilham kaynaklarını, fermantasyon tekniklerini ve Anadolu mutfak kültürünün vazgeçilmezi olan fermente lezzetlerin ardındaki hikayeleri dinliyoruz. 

Mutfakta hazırlıklar tam gaz sürüyor.


Mutfağınızda hangi fermantasyon tekniklerini kullanıyorsunuz? 

Bir ürünü fermente etmek en basit tabiriyle “çürütmek”, gıda ekonomisi açısından önemli olduğu kadar sağlıklı ürünü korumak ve mevsiminin dışında kullanmak açısından da çok değerli. Bu nedenle belirli bir tekniğe odaklanmak yerine hemen hemen bütün teknikleri kullanıyoruz. Bu konuda bugüne kadar kazanılmış bütün bilgilerden faydalanıyoruz. Çünkü mutfak anlayışımızın temeli fermantasyon üzerine kurulu: Ekşi mayalı ekmeği de içeceklerimizi de bu teknikleri kullanarak yapıyoruz. Bir yandan peynir altı suyu kullanıyor, diğer yandan da Anadolu’daki kadim kültürün en büyük ürün saklama ve mevsimsel ürün kullanma yöntemlerinden tuzlu saklama turşuları yapıyoruz. Birçok farklı süreçte ve reçetede de fermente ürünlerden faydalanıyoruz.

"Yüzlerce yıl önce insanlar, ürünleri yetişmediği dönemlerde kullanabilmek için saklamak istemişler. Bu yönüyle baktığımızda fermantasyon aynı zamanda kadim bir kültürün de yansıması."

Bir şef olarak, fermantasyonun mevsimsellik ve sürdürülebilirlikle ilişkisinden nasıl bahsedersiniz? 

Bu üçlü arasında oldukça köklü bir ilişki söz konusu. Ben 1984 doğumluyum. O yıllarda insanlar yazın satın alabildikleri bütün malzemeleri alıp, kışa saklarlardı. Günümüzde her mevsim her ürüne ulaşmak kolay olsa da o zamanlar bu durum geçerli değildi. Fermantasyon kültürünün ortaya çıkma öyküsü de buna dayanıyor diyebiliriz. 

Yüzlerce yıl önce insanlar, ürünleri yetişmediği dönemlerde kullanabilmek için saklamak istemişler. Bu yönüyle baktığımızda fermantasyon aynı zamanda kadim bir kültürün de yansıması. Mevsimsellik, koruma ve sürdürme yönleriyle fermantasyon, insanlığın gıda üzerine ne kadar düşünüp emek verdiğini ve geliştirmek için nasıl çabaladığını anlamamız için önemli bir detay.

Anadolu’da mutfak kültürünün çeşitliliği ve gelenek aktarımında hem teknik hem de ürünler açısından fermantasyonun rolü nedir? 

Anadolu’nun yeme içme kültüründe fermantasyon, özellikle turşu yapma ve mayalamayla önemli bir yere sahip. Bütün öğünlerde fermente bir ürünün yeri olduğunu görebiliyoruz: Kahvaltı lorla, peynirle yapılır, öğle ya da akşam yemeğinin yanında kesinlikle turşu ya da yoğurt olur. Öyle ki turşunun kavurması dahi yapılır. İnsanlık tarih boyunca elindeki ürünü hem korumak hem de daha zor koşullara saklamak için hep bir arayışta olmuş. 

Göbeklitepe’yi de göz önüne aldığımızda, Anadolu coğrafyasında başladığına inandığım bu arayış dünyaya bir şekilde yayılmış. Bu nedenle, Anadolu mutfak kültürünün en derin ve vazgeçilmez tekniklerinin başlıcası olarak fermantasyonu gösterebiliriz.  

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

NEREDE YAYIMLANDI?

apéroapéro

BÜLTEN SAYISI

🫙 Eski Usul Yeni Trend: Fermantasyon

Anneannelerin mutfağından uluslararası sofralara. Fermantasyonun gelenek ile yenilik arasında yarattığı dinamik etkileşime odaklanıyoruz. Tekniğin doğasındaki çok yönlülüğü Metro Türkiye'nin geniş ürün yelpazesi üzerinden inceliyoruz.

20 Oca 2024

Metro Türkiye ile birlikte
Pastırma turşusu tabağı. Fotoğraf: Deniz Sabuncu

YAZARLAR

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

İLGİLİ OKUMALAR

apéroapéro

HİKAYE

Nouveau’dan ibaret olmayan Beaujolais: Bağda bir gün

Dışarıdan bakıldığında şarap kültürü ve turizmiyle, hatta biraz romantize edilmiş bir Fransız şarap imgesiyle özdeşleşen Beaujolais’nin, içeriden bakıldığında nasıl bir emek, iklim ve aile ekonomisi üzerine kurulduğunu Ceren Aral Desnos, bir beyaz yakalı olarak deneyimlediği bir günlük bağbozumu üzerinden anlatıyor.

Ceren Aral Desnos

·

19 Eyl 2026

Nouveau’dan ibaret olmayan Beaujolais: Bağda bir gün
apéroapéro

HİKAYE

Bedenin modası, beslenmenin trendi: Peki şimdi ne yiyeceğiz?

Beslenme trendleri ortaya çıkarken bilimsel bilgi; medya, beden idealleri, sosyal normlar ve gıda endüstrisi tarafından seçiliyor, sadeleştiriliyor ve ürünleştiriliyor. Böylece bilim, gündelik yaşamın ve tüketim alışkanlıklarının parçası hâline gelirken sağlıklı beden, “doğru” beslenme ve kendimize iyi bakmak da sürekli yeniden tanımlanıyor.

Reyhan Ülker

·

12 Eyl 2026

Bedenin modası, beslenmenin trendi: Peki şimdi ne yiyeceğiz?
apéroapéro

HİKAYE

Sifnos'un yolu: Bir ada nasıl gastronomi destinasyonuna dönüşür?

Yunanistan’ın küçük Kiklad adalarından Sifnos, yerel ürünleri, geleneksel yemekleri ve son 15 yılda açılan şef restoranlarıyla ülkenin öne çıkan gastronomi duraklarından birine dönüştü. Adada nohut, peynir, kapari, kekik balı ve balık gibi ürünler hem geleneksel tavernaların hem de yeni nesil restoranların menülerinde yer buluyor. Seramikçilik gibi yüzyıllardır süren zanaatlar yemek kültürünün bir parçası olmaya devam ederken farklı ülkelerden şeflerle yapılan işbirlikleri de Sifnos mutfağını yeni tatlara ve tekniklere açıyor.

Emre Onar

·

05 Eyl 2026

Sifnos'un yolu: Bir ada nasıl gastronomi destinasyonuna dönüşür?
apéroapéro

HİKAYE

Doğaya dönüşün ilk dalgası: Foraging'in yeniden keşfi

Bir zamanlar bir hayatta kalma becerisi olan foraging, bugün fine dining'in, wellness kültürünün ve sosyal medyanın ilgi alanında. Bu geri dönüş, insanın doğadan yeniden beslenmesinden çok, doğayla kopmuş ilişkisinin farkına varmasıyla ilgili olabilir.

Reyhan Ülker

·

29 Ağu 2026

Doğaya dönüşün ilk dalgası: Foraging'in yeniden keşfi
apéroapéro

HİKAYE

Bordeaux’dan sonra: Şarabın görünmeyen coğrafyasında

Bordeaux’nun kurduğu şarap dünyası zamanla apelasyonlar, ödüller ve prestij üzerinden ortak bir ölçüte dönüştü. Fakat Asya’nın şarapla ilişkisi bunlardan çok daha eski. Çin’in Jiahu çömleklerinde ya da Japonya’nın Koshu bağlarında yazılan hikaye, şarabın tek bir coğrafyanın tanımlayabileceği kadar dar bir geçmişe sahip olmadığını gösteriyor. Bugün bu birikim, Batı’dan gelecek bir onaydan çok kendi referansları üzerinden yeni bir şarap kültürüne dönüşüyor.

22 Ağu 2026

Bordeaux’dan sonra: Şarabın görünmeyen coğrafyasında